Kapının önünde postacıyla konuşan kapıcı, onlar geçtikten sonra arkalarından bakıp kafasını salladı. ''Beyefendinin kızı öleli daha iki hafta oldu... inanılacak gibi değil,'' dedi. ''Öteki bey kim?'' diye sordu postacı. ''Ben ne bileyim. Kadının yedek aşığı olsa gerek. Doğrusunu istersen, öteki kiracılardan utanıyorum bunlar böyle girip çıktıkça... Oysa, zengin, cömert bir beydir kendisi, Üstelik bunun nesini beğeniyor anlamış değilim. İnsan kendine metres tutacaksa, şöyle iriyarı, tombul birini bulmalı bana sorarsan.'' ''Aşkın gözü kördür,'' dedi postacı düşünceli bir edayla.
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nina on bir yaşında, maceraperest bir kız çocuğudur. Postacı olan babası, bir gün eve gizemli “Çözüm Bakanlığı”na gönderilmiş bir mektup getirir. Nina bu mektubu okumaktan kendini alamaz ve babasının çantasından mektubu ödünç alır. Mektup okulda zorbalığa uğrayan dokuz yaşındaki Ruben tarafından yazılmıştır. Nina ve en iyi arkadaşı Alfa, Çözüm Bakanlığı diye bir yer olmadığı için Ruben‘e yardım etmeye karar verirler. Ne var ki Ruben ve yaşlı komşusu sayesinde yanıldıklarını anlarlar: bir zamanlar çözüm bakanlığı diye bir bir yer gerçekten de var olmuştur! Üstelik üç sorunu çözmeyi başarırlarsa bakanlığı yeniden kurmaları mümkün olacaktır. Çözüm Bakanlığı, zorbalığa göğüs geren bir grup arkadaş hakkında ilham verici, eğlenceli ve macera dolu bir roman!
Mezarlık, kendini beğenmişliğin taşa dönüşmüş haliydi. Ölünce akıllanacaklarına, mezarlık sakinleri yaşadıkları zamankinden daha da ahmaklaşmışlardı. Anıtları, ne kadar önemli kişiler olduklarını belirtmek için dikilmişti. Burada gömülü olanlar babalar, kardeşler, oğullar ya da nineler değil, yalnızca kurumsal önemi olan kişiler; ünvanları, dereceleri, nişanları olan kişilerdi; şuradaki postacı bile seçtiği meslekle, toplumsal yeri ile gösteriş, yapıyor övünüyordu.
Artık mesaj.
Yok deyip de beni perişan etme; Sevgilimden mektup var mı postacı? Tel çekmiştim giden ayın üçüne, Cevap gelmez korku düştü içime Karıştır çantayı, bir bak içine; Sevgilimden mektup var mı postacı?
Alıntı
"Ama benim kıskandığım şey ölümün değildi. Daha çok uçmak ve ortadan kaybolmakla ilgili kısmıydı. Ve yukarıdan dünyayı seyredişini kıskandım."