En güzelini sona sakladım: "Père Lachaise Krematoryu mu'nu yakınlarınıza tavsiye eder misiniz?"
yoo freud çok akıcı anlaşılır dilde yazmış bu kitabı
ayrıca [birer bütün olarak] sözcüklerin garip bir şekilde birbirlerine bağlandığı ve aynı şekilde zincirlendiği belli bir zihinsel işleyişin bulunduğu sonucunu çıkarmayı umuyordu. Yazarların derlediği dil sürçmesi örnekleri, önce bu yazarlar tarafından tümüyle betimleyici kategorilere ayrılmıştır. Transposition (takdim-tehir) kategorisi var örneğin (“Milo Venüsü” yerine “Venüs Milosu” gibi); pre-sonances ya da anticipations (sezinlemeler) kategorisi (örneğin “es war mir auf der Schwest… auf der Brust so schwer”); post-sonances ya da perseverations (saplantılar) kategorisi (örneğin “anzustossen” yerine “ich fordere Sie auf, auf das Wohl unseres Chefs aufzustossen”); contaminations (bulaştırmalar) (örneğin “er setzt sich einen Kopf auf” ve “er Stellt sich auf die Hinterbeine”nin karıştırılıp birleştirilmesiyle oluşan “er setzt sich auf den Hinterkopf”); ve (“…Brutkasten” yerine “ich gebe die Präparate in den Briefkasten”) örneğinde olduğu gibi sözcükleri bir diğerinin yerine koyma kategorileri gibi temel kategorilerden başka daha az önemli (ya da bizim açımızdan daha az anlam taşıyan) birkaç başka kategori de var. Yukarıdaki gruplandırmalarda, transpozisyon (takdim-tehir), çarpıtma, karıştırma vb.nin bir sözcükteki tek bir sesle, hecelerle ya da söylenmek istenen tümcenin bir bölümünü oluşturan sözcüklerin bütünüyle ilgili olması sonucu değiştirmez.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Reklam
toplumsal pratik nedir?
toplumsal pratik, dışarıdan bir belirleyici olmaksızın bedenin toplumsal olarak öğrendiği bilgi türüdür. toplumsal cinsiyet bu anlamda bedenin bilinçli yaptığı bir eylem değildir. toplumsal cinsiyet pre-reflexive, basitçe mekanik davranışların öğrenilmesinden oluşmaz; bedenin inanarak yaşadığı bir pratik, bir mimesis'tir, taklittir.
Kapitalizm, sosyalizm ve demokrasi
Bizim açımızdan demokrasi olmadan sosyalizm düşünülemez. Modem sosyalizmden, üretimin toplumsal örgütlenmesini değil, aynı zamanda toplumun demokratik örgütlenmesini anlıyoruz. Dolayısıyla sosyalizm demokrasiye kopmaz bağlarla bağlıdır. Demokrasi olmayan sosyalizm yoktur. Ancak bu önerme tersine çevrildiğinde, aynı ölçüde doğru olmuyor. Sosyalizm olmadan demokrasi pekala mümkündür. Örneğin, özel mülkiyete dayalı üretim biçimine katılımın esas olduğu, herkes arasında eşit eko­nomik koşulların mevcut olduğu küçük köylü topluluklarında, sosyalizmden ayn bir an demokrasi olduğu bile düşünülebilir. Her durumda, demokrasinin sosyalizm olmadan mümkün olduğu ve onu öncclediği söylenebilir. Demokrasi ile sosyalizmin bir araç-amaç ilişkisiyle bağlı olduğunu düşünenlerin aklında belli ki bu pre-sosyalist demokrasi bulunmaktadır, ancak genelde onun, kelimenin tam anlamıyla bir amacın aracı olmadığını da aceleyle eklerler. Bu yorum en sert şekilde reddedilmelidir, çünkü kabul gördüğü takdirde, hareketimizi çok tehlikeli yollara götürecektir.
Sayfa 18 - Yazılama Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Cizvitlerin Günah Çıkarma Hücreleri
İhtiyar bir papaza yirmi yaşlarında, sarışın, Normandiyalı bir kızcağız gelir. Kafese doğru eğilerek papaza günahını fısıldamaya başlar. “Aman kızım, gene mi günah işledin?” der papaz, “Ah, Sancta Maria, hem de başka birisiyle, ha! Ne zamana kadar devam edecek bu, utanmıyor musun hiç?” Kız, gözyaşları içinde, “Ah mon père, ne yapayım,” der. Ah pederim, bu ona öyle bir zevk, bana da o kadar az zahmet veriyor ki! Cevaba bak. Ben bile pes ettim: Tabiat ananın haykırması bu; bakirelikten iyi bence! Kendi hesabıma günahını affettim, gidecektim, ama gene de dönmek zorunda kaldım. Bizim papazın, hücre deliğinden, kıza o gece için randevu verdiğini duydum."
“Holografik tarih” diyebileceğimiz şeyin belki de en iyi örneğini bizzat Karl Marx sunar. Marx evrimci değildir, tarihi "yukarıdan aşağı" yazar: Onun başlangıç noktası çağdaş küresel kapitalist düzendir ve insan toplumunun tüm tarihini kapitalizme aşamalı bir yaklaşma olarak bu pozisyondan okur. Ancak bu erekselcilik değildir: Tarih kapitalizm tarafından bir telos olarak yönlendirilmez fakat kapitalizm ortaya çıkar çıkmaz, (pre-)tarihin tümünün anahtarını sağlar: Marx'ın meşhur anlatısının, Grundrisse'de aktarıldığı üzere, tarihöncesi toplumlardan Asyatik despotizme, antik kölecilik ve feodalizm yoluyla kapitalizme doğrusal gelişimi bunun örneğidir. Fakat bu gelişimde erekselci zorunluluk yoktur; Marx bu biçimde olması gerekirdi ya da her zaman bu biçimde olacaktı iddiasında bulunmaz.
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.
Reklam
Reklam