“Holografik tarih” diyebileceğimiz şeyin belki de en iyi örneğini bizzat Karl Marx sunar. Marx evrimci değildir, tarihi "yukarıdan aşağı" yazar: Onun başlangıç noktası çağdaş küresel kapitalist düzendir ve insan toplumunun tüm tarihini kapitalizme aşamalı bir yaklaşma olarak bu pozisyondan okur. Ancak bu erekselcilik değildir: Tarih kapitalizm tarafından bir telos olarak yönlendirilmez fakat kapitalizm ortaya çıkar çıkmaz, (pre-)tarihin tümünün anahtarını sağlar: Marx'ın meşhur anlatısının, Grundrisse'de aktarıldığı üzere, tarihöncesi toplumlardan Asyatik despotizme, antik kölecilik ve feodalizm yoluyla kapitalizme doğrusal gelişimi bunun örneğidir. Fakat bu gelişimde erekselci zorunluluk yoktur; Marx bu biçimde olması gerekirdi ya da her zaman bu biçimde olacaktı iddiasında bulunmaz.
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: Barış Gönülşen, 2026, İstanbul.