"The daily effort comes from no deliberate intention or program, but straight from the heart."
Adam Smith’in etrafındaki klasik teorisyenlerin bu konuya dair pek fazla düşünceleri yoktur: Onların gözünde bir müzikal eser, tüm diğer üretimler gibi, ancak üreticisinin gerçek ücretini ve/veya anaparayı verenin kazancını artırıyorsa zenginlik yaratır. Bu bağlamda bir müzisyen, partisyon veya konser bileti satışını sağlayabiliyorsa “verimli”dir. Başka bir deyişle müzik, sadece sunumu ticarileştirilebilirse değer yaratmaktadır ve bu değer, bedelinin işleyişidir. Ama bu ekonomistler, kazanç sağlamasa bile müziğin bir değeri olduğunun ve konser bilet fiyatlarının da çalınan eserin estetik değerine bağlı olmadığının farkına varmak zorundadırlar. Bu da onları müziğin son derece özel değeri üzerinde düşünmeye ve bir müzik eserinin, piyasada alınıp satılan değerlerle pek alakası olmadığını kabul etmeye zorlar. O soyut bir biçim, bir program, bir kalıp, bir yorumcu-uygulayıcıya verilmiş emir dizisidir. Klasik ekonominin yasalarına uymaz: Onu kaybetmeden verebiliriz; kullandıkça eskimez; paylaşıldığında hiçbir şey kaybedilmez; kimse onu duyan tek kişi olmakla bir şey kazanmaz; değeri, onu üretmek için harcanan zamana bağlı olmaz. Dolayısıyla klasik ekonomistler şunu fark eder: Üretim olarak ayırt edip, ayrı bir yere koymaya başladıkları müzik, onların bütün yasalarını çiğnemektedir; ama marjinal oluşu da kaygılanmaya gerek duymamaları için yeterlidir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ekonomide devletçilik adına bazı yeni önlemler alan hükümet, bu önlemleri anayasaya ve parti programına da ekledi. 1931 yılında devletçilik, diğer beş ilkeyle birlikte CHP programına da girdi. 1935 yılında Kemalizm adıyla adlandırılan program, 1937’de Anayasa’ya da eklendi. Böylece kendisini devlet partisi olarak ilan eden CHP, devletçilik adı altında otoriter bir rejim benimseyerek âdeta bir dikta yönetimine dönüştü.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
19 Mayıs 1984 - Cumartesi "Katırlarla karagözcülere iş kalmadı." Mustafa Irgat, Gülin Tokat, Selçuk ve Nilgün geldiler. Ak­ kum adlı bir yere gittik. (TEOS), Seferihisar, Sığacık. Baba'nın Yeri adlı bir yerde yemek yedik, Gülin bir TV program izledi okul ödevi için. Genç Osman, 20 Mayıs 1622'de boğdurulur. 1461 Kapalı Çarşı'nın kuruluşu.
Sayfa 219
Alıntı
İnsan bir çekirdeğe benzer. Nasılki o çekirdeğe kudretten manevî ve ehemmiyetli cihazat ve kaderden ince ve kıymetli program verilmiş. Tâ ki, toprak altında çalışıp, tâ o dar âlemden çıkıp, geniş olan hava âlemine girip, Hâlıkından istidad lisanıyla bir ağaç olmasını isteyip, kendine lâyık bir kemal bulsun. Eğer o çekirdek, sû'-i mizacından dolayı ona verilen cihazat-ı maneviyeyi, toprak altında bazı mevadd-ı muzırrayı celbine sarfetse; o dar yerde kısa bir zamanda faidesiz tefessüh edip çürüyecektir.
Sayfa 321·Kitabı okuyor
Genç arkadaşım, evrene gözlemci olarak geldiğini unutma. Vücut giysisi içinde ruh demek aslında makine içindeki program demektir ve birbirini tamamlar. Biri donanım, diğeri yazılımdır.