İnanılan, yararlı olduğu düşünülen, herkese değil bir çevreye ait öğretiyi, toplum nezdinde yaygınlaştırmayıp anlama kapasitesi olan kimselerle, bir program dahilinde paylaşmaya ezoterizm denir.
Siz bana bakmayın. Artık bütün tembihleri unutmuş, kapılarını teselliye kapatmış, basireti kördüğüm olmuş biriyim. Beni uygar kılan koşumları kemiriyorum. Program, prosedür, protokol umurumda değil. Göğsümde barut macunu gibi bir öfke kabarıyor.
Program esnasında seçtiğim romanlardan çeşitli diyaloglar okuyorsam, aniden onların kimliğine bürünüveriyordum. Kimi okuyorsam o oluyordum. Bir gün ölümden kurtulmak için katedrale hapsolan Esmeralda, diğer bir gün çok istediği meşhur yazar kimliğine kavuştuktan sonra bu yalan dünyadan sıkılıp kendi gerçeğine, yani denizin sularına dönerek ölmeyi seçen Martin Eden oluyordum. Bir gece engizisyon tarafından 1755 Lizbon depreminden sorumlu tutularak kamçılanan Candide olarak giriyordum yatağıma, diğer bir gece duvardaki değişen portresiyle aynadaki yüzünü karşılaştıran Dorian Gray olarak. Bazı günler, Mersault olup, annemin cenazesinde gözyaşı dökmeyişimin hesabını veriyordum, bazı günler Bihter olup ihanetimin altında eziliyordum.
Önce o kahramanların gerçekliğinin içine giriyor, sonra da onlardan biri olup çıkıyordum. Bizzat onların yerine geçmeyi başaramamışsam bile en azından yakın bir dost gibi peşlerine takılıyordum. Mümtaz ve Nuran’la birlikte İstanbul’u keşfe çıkıyor, huzuru arıyordum mesela. Ya da Kâmran, Çalıkuşu Feride’yi bahçedeki salıncakta sallarken, bir köşede durup onları izliyordum. Kitapların bana sunduğu dünyayı her zaman elimdekine tercih etmiştim. Yine de bu program bir orta yol bulmak için iyi bir fırsat gibi görünüyordu. Kitaplarda yaşayacak, sonra akşamları radyoya gidip yaşadıklarımı gerçek hayata kusacaktım. Bana lazım olan tam da böyle bir şeydi.
"Gelişimsel yaklaşım, öğrencilerin okulda başarılı olmaları için ihtiyaçları olan belli beceri ve yaşantıların kazandırılması girişimidir. Gelişimsel yaklaşımda öğrenciler kendileri ve başkaları hakkında daha çok şey öğrenme fırsatı bulurlar. Öğrenciler kişiler arası bir kriz olmadan önce, kişiler arası beceriler öğrenirler. Eğer bir kriz olursa, öğrenciler problemleri ile kendileri baş edebilirler. Öğrenciler savunmada değillerse daha fazla öğrenmeye açıktırlar. Gelişimsel rehberlik yolu ile öğrenciler pozitif ve etkili bir etkileşimde bulunabilmeyi öğrenirlerse, daha aktif olarak öğrenebilirler ve daha olumlu okul çevresi edinirler. Gelişimsel program esnek bir programdır. Öğrenci ihtiyaçlarına uyum sağlar. Gelişimsel yaklaşım öğrenme çevresini önemser. Öğretmenler, öğrenciler ve okuldaki herkes rehberliğin öğrenme atmosferi için çalıştığını bilir".
Son yıllarda müşahede ettiğimiz önemli bir problem de İlahiyat fakültelerini tercih eden az sayıdaki başarılı öğrenciye yönelik bir program uygulanamaması, diğer öğrenciler arasında kaybolup gitmeleri ve hatta körelmeleridir. Ülkemizde derecelik öğrencilerin mutlaka uzmanların nezaretinde daha verimli bir programa tabi tutulmaları gerekir. Ancak maalesef eğitim sistemimiz bu tür esnekliklere uygun değildir. Bunun uygulanabilmesi de fedakâr ve idealist idarecilere kalmıştır..