bismillahirrahmanirrahim
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 00:34
Cenabı Hakkın 99 esmasını anlatan bu güzel kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Rabbimizin isimlerinin manaları, Kuranı Kerimde nerede geçtiği, kaç defa geçtiği, isimlerin insan üzerindeki etkisi o kadar güzel açıklanmış anlatılmış ki. Okuyunca beni daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.. Benim bu kitapla tanışmam tevafuken oldu. HASSAN EL BENNA mektebi ramazana kadar cenabı hakkın isimlerini anlatan dersler başlattı şartları da bu güzel kitabı elimizde olması bu kitaba göre haftalık 4 5 isim üzerine konuşmak ders yapmaktı. Elhamdülillah o kadar güzel bir proğram yaptılar ki ben Rabbimin isimlerini biliyor zannederken aslında hiçbirşey bilmediğimi anladım. Bu kitab sayesinde Rabbimi daha iyi tanıdım. Emeği geçen herkesten ALLAH RAZI OLSUN..
Din
99 Esma Sonsuz ManaFatma Bayram · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025816 okunma
9/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2023 71. kitabı
#kaplan2 #ayhan Puan 10/9 Herkese merhabalar. Sizlere severek okuduğum bir kitap ile geldim. Serinin 2.kitabı ama ben bir kopukluk hissetmedim. Son derece akıcı, merak uyandırıcı ahh o son olmasaydı iyiydi ya neyseee... Ayhan eski bir milli sporcudur. Ailesini ve ülkesini gururlandıran Ayhan gün geçtikçe son derece tanınan ve gurur duyulan biri olur. Bir zaman sonra babasını kaybeden Ayhan için hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Eski tutumunu kaybedince ise geri plana alınır. Daha sonra da annesini kaybedince artık o eski Ayhan değildir. Sporcu ve centilmen kişiliğini kaybedince arka plana atılması kaçınılmaz olur. Yılların deneyimi ve ustası artık öğretici olur. Ama burada da artık tahammül sınırlarını aşınca ihraç edilir. Ayhan da tıpkı eski günlerde ki gibi ailesini gururlandırmak isteyince onlardan kalan varını yoğunu satıp bir spor salonu açar. Oya Hanım ile de tanışıp birlikte sokak çocukları için çok güzel işler yaparlar. Kaplan ile de Oya hanımın okulu sayesinde tanışır. Çapkın ve sadakatsiz olan Ayhan bu okul da Elif ile tanışır. Elif için kursa yazılan Ayhan için artık onu fark etmesini istemekten başka bir şey yokken aralarında olan gerilimin aslında karşılıklı aşk olduğunu fark etmeleri ise biraz uzun sürer. Diğer taraftan Kaplan ile özel bir program üzerine çalışan ve onda ışık gören Ayhan bir diğer taraftanda belediye başkanının özel programı ile sokak çocukları için de çalışma başlatır. Tesadüf eseri tanıştığı eski Türkiye güzeli Bircan ile aralarında olan tehlikeli yakınlaşma ise onun hayatında bomba etkisi yaratır. Uzun lafın kısası sayfaları hızla çevireceğiz bir kitap sizi bekliyor.
Kaplan 2 AyhanAlper Özkan · Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık · 202316 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Umut Fakirin Ekmeği
Puan vermedi
Kendi değerlendirmemi de kapsayan Bora Erdağı’nın, 10.01.2017’de Birgün’de yayınlanmış, çevirmeniyle röportajını ilginize sunarak, okuması beni hayli yormuş bu esere dair alıntılarımı noktalamak istedim. Tanıl Bora’nın insanüstü çevirmenlik emeğine saygılarımla… Bloch’un ‘Umut İlkesi’ni Almanca aslından çeviren Tanıl Bora, “Bloch, fakirin ekmeği olan umuda dikkat kesiliyor; o umut dünyasında boş hayal, yanılsama, avuntu olarak görülen motiflerin kaynaklarına bakmaya çağırıyor bizi” diyor. BORA ERDAĞI Umudun ve cesaretin arandığı bir coğrafyada ve tarihsellikte bulunduğumuz aşikâr. Almanca aslından çevirdiğiniz Ernst Bloch’un Umut İlkesi bizim bu arayışımıza nasıl bir katkıda bulunabilir? Bu zor bir soru, zira Umut İlkesi “eylem kılavuzu” mahiyeti taşımıyor. Gerçi, Bloch’un kitabı yazdığı dönemdeki bakışıyla, “dünyanın selâmetini” Sovyetler Birliği’nin reel-politikasında aradığı yerler yok değil. Fakat kitabın kalıcı ve aslî yanı oralarda değil. Umut İlkesi’nin sağlayacağı katkı, sanırım öncelikle umudu bizzat bir güç kaynağı olarak tanımlamasında. Güç kaynağından da önce, onu insanın insan olmasını sağlayan bir ‘dürtü’, bir ‘itki’ olarak anlamasında. Hep daha iyisini istemek, hep “başka türlüsünü” hayal etmek, “başka türlü bir şey” tasavvur etmeye çalışmak; bastırılabilen, şekli veya mecrası değiştirilebilen, fakat kaybolmayan, hep orada olan bir insan istidadı, ona göre. İnsanın yetinmezliği, ‘doymazlığı’, hevesi, merakı, umuda su yürümesini sağlıyor. Türkçedeki “umut fakirin ekmeği” deyimini bilseydi, zannederim üzerine atlardı Bloch. Bu söz, tevekküle yorulmaya müsait konformist karakteriyle de onun ilgisini çekerdi. Zira Bloch, umudun, fakiri, ezileni “boş” hayallerle oyalıyor olsa bile, onun fakirin bir potansiyeli olduğunu düşünür. Fakir harekete geçecekse,
Umut İlkesiErnst Bloch · İletişim Yayıncılık · 201211 okunma
7/10
·391 syf.··
2023 5. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 17:16
Kitabın adı çok ilgimi çekmişti. Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok. Osman Pamukoğlu'nun kitaplarını ve yazı dilini seviyorum. Benim okuduğum kitapta çokta yazım ve noktalama hatası mevcuttu. bazı yerlerde cümlenin anlamını değiştirecek kadar. Bu ufak tefek hatalar dışında, bu kitap; Osman Pamukoğlu'nun 1993'ten 1995'e kadar bölgedeki harekatları, sosyal yaşamı, halkı, askeri, bürokrasiyi, dönemin yayınlanmış gazetelerinden alıntıları, resmi evraklar, telefon görüşmelerini ve harekatlarda yaşananları barındırıyor. Açık söylemek gerekirse dönemin ruhunu bana çok iyi bir şekilde betimledi, yansıttı. Osman Pamukoğlu'nun gözünden Askeriye'yi gösterdi. Kitabın bir bölümünde, gezelim görelim adlı tv programının, komandolarla birlikte bir program yaptıklarını öğrendim. youtube'dan açıp, o dönem komando tugayında yapılan gezelim görelim programını izledim. gerçekten de etkilenmiştim. Kitabın sonunda, ekler bölümünde, 1984'ten 1995'e kadar hayatını kaybeden askerlerimizin bilgileri var. daha sonrasındaki sayfalarda ise, renkli fotoğraf albümü var. keyifli kitaptı.
Anı-Mektup-Günlük
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20241,707 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2023 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2023 15:07
İlk defa İskender Pala'nın bir kitabını okudum. Polisiye kitaplar için tavsiye istemiştim. Tavsiyeler arasındaki kitaplardan biriydi. Kitabın dili son serece akıcıydı. Başta pek önyargılı başlamıştım. Fakat beni şaşırttı. Kitabı polisiye ve din konularını sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. Bol aksiyon içerin kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitap adını Hz. İbrahim’den almaktadır. Abum Rabum kelimesi büyük baba anlamına gelmektedir. Söz konusu büyük baba ise Hz. İbrahim’dir. Kitabın konu ise Kommagene hükümdarı Antiochos tarafından Sin-Ammar’a yaptırılan anıt mezardaki hazinenin ele geçirilmesidir. Sin-Ammar Hz. İbrahim’in akidesi üzerine yaşayan biridir. Sin-Ammar yapacağı saray görünümlü anıtmezarın göklerle bağlantısı olsun istiyormuş. Güneş’e, Ay’a ve İştar’a tapan insanlara göklerin gerçek sahibi olan Allah’ın, İbrahim’e vahiy gönderen Allah’ın kudretini göstermek için niyetlenmiştir. Sin-Ammar Hz. İbrahim’in ayak izlerini taşıyan bir şifre yapmıştır. Şifre olarak Hz. İbrahim’in akidesinin temel taşlarını seçmesi kendisinin de öyle inandığını göstermektedir. Olay örgüsü, Sümer ve Akat dilleri üzerine çalışmalar yapan Japon araştırma görevlisi Keiko’nun ölümüyle başlıyor. Bu cinayet ile birlikte Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanların ortak noktası olan Hz. İbrahim’in mirasına götüren olaylar zincirinde CIA, MİT, MOSSAD gibi istihbarat örgütleri de olaya dahil olmaktadır. Kitap içerisinden; Dinleri bir bilgisayar programlarına benzetmesi hoşuma gitmişti. Şöyle ki; Müslümanların bugünkü perişan ve pejmürde hallerini nasıl açıklarsınız? soruna yanıt olarak benzetme yapılmış. Bu sorunun cevabının iki nedeni var: Birincisi, Müslümanların bu programı(İslam'ı) kullanmadaki yetersizlikleri; ki bu, kullanıcının hatalı olduğunu gösterir, programın değil ( yani
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
2/10
·299 syf.··
2023 46. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2023 10:06
bu kitaba ikinin bile fazla olduğunu düşünüyorum ama sevdiğim iki karakterin hatırına verdim. kitap America isimli ana karakterimzin evine bir zarf gelmesiyle başlıyor. Bu zarfa göre 35 kız içinden seçilirse evlenebilecek prensle. Kitapta kast sistemi var ve America'nın pek iyi bir durumda olduğunu söyleyemeyiz. Bu yüzden ailesi gitmesi gerektiğini düşünüyor. Tabii America biraz farklı(???) olduğu için hemen karşı çıkıyor. Ben o kızlardan değilim ayaklarına falan yatıyor ama gidiyor başka ne yapacak kitabın devam etmesi lazım. Gitmesini de sevgilisi istiyor. Hoşlandığın kızı saraya prensle evlenmesi için göndermek de baya mantıklı bir fikir gibi gelmiş yazara. Saraya varınca diğer 34 kızla birlikte evlilik programı çekiyorlar. Onları program için hazırlarken still değişikliği yapmak istiyorlar. Amerika izin vermiyor ve bunu yaparken yine onun ne kadar farklı olduğu vurgulanıyor. Herkes elbise giyerken o pantolon falan istiyor. Sonra prense açıkça benim hoşlandığım biri var arkadaş kalalım ben sana evleneceğin kişiyi seçmen konusunda yardım ederim diyor. Prens çok farklı bir kız olduğu için America'ya bayılıyor. Aman tanrım pantolon giyiyor ve yarışmanın formatına aykırı olarak beni sevmiyor!!! Ne kadar da çekici bir kız. Sonra öpüşüyorlar. Friend with benefits sanırım. Sonra kızın sevgilisi geliyo saraya. Aşk üçgeni lazım. 35 kızın bir erkek için savaşması yeterince entrika içermiyor çünkü. America da iki erkeği parmağında oynatıyor. Hatta ikisini de seviyor??? Korkunç bir kitaptı, devamını okuyacağımı sanmıyorum. Zaten olacak şeyler fazlasıyla açık ve America'dan oldukça nefret ettim
Edebiyat
Beni SeçKiera Cass · Dex Yayınevi · 20131,456 okunma