Çanakkale Savaşları'nın en yoğun olduğu günlerde güneyde İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yapan Ermeniler, doğu cephesinde de gönüllü olarak Rusların emri altına girdiler. Rusya'nın Van Konsolosu Temren'in, Rus Sefiri'ne yolladığı rapordan anlıyoruz ki, Rusların Van'ı işgal plânı 1908'de başlamıştı. Temren, yeraltı su tesisatında yakalanan 12 Ermeni komitacı arasında Rus tebalıların da bulunduklarını bildiriyor ve ne yapması gerektiğini soruyordu. O'na ne cevap verildi bilmiyoruz. Fakat bir süre sonra nerede ipten kazıktan kurtulmuş öğretmen, papaz, milletvekili, müfettiş türünden câni ruhlu Ermeni maceraperesti varsa, Rusların yönetip yönlendirdiği dünya âlemce bilinen Taşnak Komitası'nın Van Şubesi'ne doluştu! Elebaşıları iki kişiydi: İşhan ve Aram. Her iki sergerde de Kafkas Erinenisıydi. Bunlardan Aram Manukyan, bir Kafkas kasabası olan Şusta'da doğmuş, ilk ve orta tahsilini yaptığı Ermeni okulundan eşkıya olarak mezun olup, dağlara çıkmıştı. Batum'da Alev Basyan tarafından şehit edilen Van Valisi Ali Rıza Paşa'nın katli olayına azmettirici olarak karıştığı için yakalanıp, idama mahkûm edilmiş, tam asılacağı sırada Meşrutiyet imdadına yetişmişti. Alla paçayı kurtarmış bir müddet yine öğretmenlik yapmış, fakat sonra gene dağa çıkmıştı. İşhan adındaki öteki sergerde Rusya'da işlediği suçlardan dolayı idama mahkum olmuş, o da Türkiye'ye kaçarak canını kurtarmıştı. Meşrutiyet'ten sonra Van'ın kaderi bu iki serseri ile bu serserilerden pek de farkları olmayan bizim iki Van Mebusu'nun eline geçti: Lüzumsuz isimlerinden sıkça bahsettiğimiz. Vremyan ve Papazyan! Van İsyanı'nı Ruslar adına örgütleyen bu adamlar, Akdamar Adası'ndaki Ruhban Okulu'nu kapattılar, okula sarf edilmek için gönderilen paraya elkoydular. Örgüt militanlarını Ermeni köylerine öğretmen ve papaz tayin