Keyifli bir kitap yerine mükemmel bir kitap diyebiliriz. Keyifli bir şarkı yerine güzel bir şarkı, keyifli bir yazı yerine önemli veya huzur veren bir yazı, keyifli bir oyun yerine eğlendirici bir oyun diyebiliriz. Bir kitaptan, bir şarkıdan, bir yazıdan, bir geziden, bir oyundan, bir programdan çok tabii olarak keyif alabiliriz. Ama doğrudan doğruya keyifli kitap, keyifli şarkı, keyifli yazı, keyifli program diyemeyiz.
Sayfa 131 - YAKIN PLAN / Keyifli Kitap - Keyifli Şarkı Keyifli Yazı
Edebiyat
Afganistan Sefaret Görevi
23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM açılmış, yeni bir hükûmet kurulmuştu. Yeni hükûmetin dış politikasında Doğu ülkeleri öncelikliydi. Rusya’ya heyet gönderilirken Azerbaycan ve Afganistan’a da temsilciler gönderilmiştir. Ankara’da kurulan yeni Türk hükûmetini ilk tanıyan ülke Afganistan’a gönderilmek üzere; 18 Ağustos 1920 tarihli kararla Abdurrahman Peşaveri temsilcik görevine uygun görülmüştür. Yıllardır Türk ordusunda subaylık yapan Peşaveri, Atatürk’ün güvendiği bir adam olması hasebiyle onun tarafından resmî murahhas olarak atanmıştır.146Abdurrahman’a verilen itimatname yani güven mektubunda ondan “Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmetinin millî ordusuna mensup zabitandan Abdurrahman Bey” şeklinde bahsedilerek Afganistan nezdinde mutemet temsilci olduğu belirtilmiştir. Türkçe ve Fransızca olmak üzere iki nüsha hâlinde hazırlanan itimatnamede Hariciye Vekili Ahmet Muhtar Bey’le Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal’in imzaları bulunmaktadır. Peşaveri, 20 Ağustos 1920’de Kabil’e gitmek üzere Ankara’dan yola çıkmıştır. Erzurum ve Nahcivan'a uğrayarak Moskova üzerinden Kabil’e geçmiştir. Yolculuğa çıkarken yanında güven mektubunun yanı sıra Mustafa Kemal Paşa tarafından Emir Amanullah Han’a yazılmış özel bir mektup da gönderilmiştir. Bu mektup Sevr Antlaşması’nın akabinde kaleme alınmıştır. İngiltere’ye karşı düşmanlık duyguları ve ortak bir tavırda birleşmek gayesinin vurgulandığı mektupta özet olarak şunlara değinilmiştir: “İngiltere, Hindistan’a el koyduğu günden beri bütün Asya’ya boyun eğdirmiş ve özellikle de İslam halklarına büyük zulümlerde bulunmuştur. Ancak Müslüman halklarda son yıllarda meydana gelen uyanış İngilizleri rahatsız ederek saldırılarını şiddetlendirmesine sebep olmuştur. İngilizler, İslam’ın kılıcı durumundaki Osmanlı Türklerini yok etmek
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Evrimsel önemi en fazla olan moleküler buluşlar şöyledir: (1) Yeni bir organizmanın yapı taşlarını genetik programın (DNA) kendisi sağlamaz; genetik program sadece fenotipin yapılması için gerekli bilgidir (mavi kopya). (2) Nükleik asitlerden proteinlere doğru giden yol tek yönlü dür. Proteinlerdeki bilgi nükleik asitlere doğru geri yönde translasyona uğramaz; "yumuşak kalıtım" diye bir şey yoktur. (3) Sadece genetik şifre değil, temel moleküler mekanizmaların pek çoğu en ilkel prokaryotlardan yukarıya tüm organizmalarda aynıdır.
1000 Kitap
Chambord Kontu (V. Henri) olayını hatırlıyor musunuz? Bu da bir kral, lejitimist [iktidarın meşruluğunu soya dayandıran monarşi taraftarı]... İspanya'da Don Carlos'un yaptığı gibi, o da aynı dönemde Fransa'da iktidar arayışına girmişti. Hatta birbirlerini aynı aileden, aynı kökten sayabilirler, ama ne kadar farklı! Biri inançlarına gömülmüş, kendi kabuğuna çekilmiş, melankolik, kibar, insan bir tip. Chambord Kontu, kral olabildiği (kısa süre tabii) en kaçınılmaz anda asla rüzgârlara kapılmadı, "beyaz bayrağını" teslim etmedi ve bu tavrıyla neredeyse bir Don Kişot gibi yüce gönüllü, gerçek bir şövalye olduğunu gösterdi, kralların eski soyunu azametle sona erdirmek için ruh temizliği ve yoksulluk andıyla yollara düşen eski zaman şövalyesi, saygıyı hak eden bir kişi (azamet bir parça gülünç kaçıyor, ama güldürü olmadan da hayat olmuyor). Kendisi için değil, yalnızca Fransa'nın kurtuluşu için kral olmak istediğinden iktidarı ve tahtı reddetmişti, çünkü bakış açısına göre kendisinden istenen ödünler (aslında çok uygun ödünlerdi) Fransa'nın kurtuluşuyla bağdaşmıyordu, işte bu yüzden kral olmak istemedi. Sırf iktidara ulaşmak için elinden ne geliyorsa vaat eden, ödün veren, milleti aldatan, dünün işçisi, malın gözü Napolyon'la arasındaki fark işte buydu! Chambord Kontunu Don Kişot'la bir tuttum, bundan daha yüksek bir övgü bilmem. Don Kişot'u okurken, gönül kırıcı, zeki berber Sanson Carrasco'nun Don Kişot'u yendiği bölüme geldiğinde, çocukken iki gözü iki çeşme ağladığını söyleyen kimdi, Heine miydi, hatırlamıyorum. Dünya üzerinde bundan daha derin ve güçlü bir yapıt yazılmamıştır. Hâlâ insan düşüncesinin son ve en yüce sözüdür, ama insanoğlunun yansıtabildiği en acılı alaydır da, kıyamet kopsaydı ve insanlar şöyle bir soruyla karşılaşsaydı: "Sizler yeryüzündeki hayatınızın
Sayfa 296 - 297, 298, 299,300, 301,302,303Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
1 düşünce biçiminiz objektif gerçeklere dayanmalıdır 2 değerlendirme ve yaklaşım biçimini size ve problemi çözmeye yardımcı olmalıdır 3 yaklaşım biçiminiz diğer insanlarla Çatışma ve sürtüşmelerini azaltmalıdır 4 değerlendirme biçiminiz kısa ve uzun dönemli amaçlarınıza katkıda bulunmalıdır 5 yorum biçiminizin size duygusal bir çatışma ve gerginliği sürüklememesi gerekir . Güvenli tavrın temel nitelikleri Açık samimiyet dürüst ve doğrudandır Kendisini ve duygularını açıkça ortaya koyar Gerektiği yerde kendini över ancak başkalarına asla küçümsemez veya suçlamaz Başkalarının olumlu özelliklerini görür ve konuşur Karşısındakinin kendisini iyi hissetmesini sağlar Tehdit etmez işbirliğinin olumlu sonuçlarından haberdar eder Haklarını korur Ancak başkalarının hak ve duygularını hesaba katar Sorumluluk taşır ahlaklıdır Seçimlerini kendi amaçları doğrultusunda yapar Bunun sonucu çevrelerinden takdir gören istenen ve aranan kimseler olur . Güvenli bir davranış biçimi içindeki kişinin dıştan gözlenen özellikleri ile kişinin kendi duyguları ve o güne kadar benimsemiş olduğu davranış biçimi ne olursa olsun konuştuğu kişi ile doğrudan göz ilişkisi Kuran dik bir beden duruşuna koruyan konuştuğu kişiyle uygun bir mesafe içinde olan jest ve mimiklerden ifadesini kuvvetlendirmek için yararlanan sesine özür diler bir ton vermeyip açık işitilir ve düzgün bir sesle konuşan kişiler çevrelerindeki insanlar tarafından daha Olumlu olarak algılanmakta ve istediklerini elde etmektedirler . Zaman hayattır Zamanı boşa geçirmek hayatı başa geçirmek demektir zamanı iyi kullanmak için yapılması gereken düşünce ve ayrıntılarla oyalanmayıp kısa zamanda çok iş yapmak değildir Zamanını iyi düzenleyemeyen bir insan kaçınılmaz olarak stres altındadır etkili çalışmak zamanı belirlenmiş öncelikler
18.15: Ödev Seansı - 1 Toplantıdan hemen sonra çocuklar, toplantıda belirlenen program doğrultusunda ilk ödevlerine başlarken, ebeveynler de akşam yemeğini hazırlamaya başlarlar.
Kitap Alıntısı