Bir yanda Milattan Önce (MÖ) 356-323 yılları arasında yaşayan Yunan Antik Makedonya Krallığı’nın kralı Büyük İskender, diğer yanda, MÖ 100 ve 44 yılları arasında yaşayan Roma Cumhuriyeti’nin son diktatörü Sezar… Ve bu iki hayat hikayesinin kaydını tutan, MS 46 yılında doğan biyografinin babası Plutarkhos…
“Hedefimiz tarih yazmak değil yaşamları kaydetmek” diyen Plutarkhos’un Paralel Hayatlar serisinde yazdığı İskender-Sezar kitabı İskender’le açılıyor.
Babası Philippos, azarladığı bir muhafızı tarafından öldürülünce 20 yaşında ülkenin başına geçen İskender, gençliğinde ünlü filozof Aristoteles’in öğrencisi olmuş. İskender okumayı seven biriymiş ve en sevdiği, kılavuz olarak gördüğü Homeros’un İlyada’sıymış.
30 yaşına geldiğinde Yunanistan’dan Kuzeybatı Hindistan’a kadar uzanan antik dünyanın en büyük imparatorluklarından birini oluşturmuş.
Plutarkhos’a göre bu büyük savaşçı, ondan bir şey isteyenlere değil de verdiklerini almayanlara kızarmış. Hatta annesi bir mektubunda, “Arkadaşlarına sevgini başka türlü ispatla. Herkesin zengin ve kudretli olmasını sağlarken, kendin zayıflıyorsun,” diye nasihat vermiş.
Son zamanlarında askeri zaferleriyle sertleşen İskender, herkesten şüphelenir olmuş. Babil’de, bir tören sonrasında da hastalanarak aniden öldüğünde sadece 32 yaşındaymış. Ölümünden altı yıl sonra zehirlenerek suikasta uğradığı iddiaları ortaya çıkmış.
Ve Sezar…
Plutarkhos’un hayatını kaleme aldığı ikinci hayat hikayesi, Romalı asker ve Roma Cumhuriyeti’nin son diktatörü Jül Sezar. MÖ 100 ile 44 yılları arasında yaşayan Sezar, hitabet yeteneğiyle yükselmiş. Halka yaranmak için toprakları bölüştürmüş, bedava buğday dağıtılmasına dair kanunlar çıkarmış. Ayrıca önde gelen Romalıların kimine konsüllük ve praetorluk vadediyor, kimilerini övgüler ve kârlı ihalelerle