son zamanlarda karakter diye bir şeyin olmadığını düşünmeye başladım. nice yazar, şöyle karakter yarattım, böyle karakter yazdım diye böbürlenir. okurlar da o karakterlerin şusunu busunu çok iyi bilirmiş gibi konuşmaktan geri durmazlar, fakat işin özü yazarların yalanlar uydurarak kafa bulmasından, okurun da bu yalanlara bayılmasından başka bir şey değildir. doğrusunu söylemek gerekirse sabit ve nihai karakter diye bir şey bile yoktur, asıl olan, romancıların nasıl yazacaklarını bilmedikleri bir şeydir. olur da bunu denerlerse ortaya çıkan ürün bir roman olmayacaktır. gerçek insanları anlamak güçtür. tanrı bile onları kolayca anlayacak güçte değildir. fakat belki de sırf kendim böyle ne yapsan olmaz birisiyim diye diğer insanların da aynı olduğunu varsayarak doğrudan sonuç kısmına atlıyor olabilirim. eğer öyleyse kabalık etmiş olurum.
"Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vâkıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.."