Erken Soğuk Savaş döneminde MAH ve özellikle de Polis İstihbarat, oldukça siyasallaşmış kurumlardı. Bu siyasallaşma bazı istihbaratçıların siyasi iktidara özel erişim sağlayarak kendilerine daha fazla finansal kaynak ayrılmasını sağlamalarına neden oluyordu. Bu da bazı durumlarda istihbaratçıların gerçek güvenlik sorunlarının detaylı analizi yerine siyasetçilerin duymak istediklerini söylemelerine neden oluyordu. İstihbaratın manipülasyonu ve istihbarat örgütleri ile siyasi iktidar arasındaki problemli ilişki, 1940 ve 1950'lerdeki ayrılıkçı Kürt hareketi ve yine 1950'lerdeki Suriye politikasındaki fiyasko gibi Türkiye'yi o dönemde birçok kez önemli güvenlik tehditlerine açık hale getirdi. Türkiye'de istihbaratın siyasallaşması, Amerika ve İngiltere'deki örneklerden farklıdır. ABD ve İngiltere'de istihbarat değerlendirmeleri, siyasi iktidar üstünde etki yaratmak için siyasetçilerin politika önceliklerine uyumlu hale getirilmek üzere manipüle edilebilirler. Siyasi iktidar da istihbarat teşkilatlarına kendi politikalarını benimseyen kişileri atayarak bu durumu sağlamaya çalışabilir. Fakat bu durum genellikle iç politikadaki güç ilişkilerini manipüle etmek üzere kullanılmaz.