Yasin

Yasin
@reactux
Selçuk Üniversitesi - Biyokimya
Zengin grubundaki oyuncular oyun boyunca piyonları çok daha sert bir şekilde masaya vuruyor, masadaki ikramlardan çok daha fazla yiyor, fakir gruba atanmış rakiplerine karşı daha kaba davranışlar sergiliyor, oturdukları alana çok daha fazla yayılıyorlar… Okudukça siniriniz bozulmadı mı? İnanması güç ama tamamen adaletsiz bir oyunda kazandıkları için insanlar tüm bu davranışları sergiliyor ve üstüne kendi stratejileriyle başarılı olduklarından emin oluyorlar.
Sayfa 50·Kitabı okudu
"Eğer bir şey yapacaksan en iyisini yap." "Çöpçü olacaksan, temizlediğin yeri görenler "buradan dünya­nın en iyi çöpçüsü geçmiş" desinler... Bu tür boş ama dolu gibi görünen sözlere bayılıyorum. İçi ta­mamen boş, üstelik beklenenin aksine bir insanı motive etmekten daha çok işleri zorlaştırıyor. "Bir şey yapacaksan en iyisini yap" deme­nin beraberinde getireceği başarısızlık korkusu ve büyük sorumlu­luk, birçok insan için işe henüz başlamadan bırakma sebebi.
Sayfa 46·Kitabı okudu
İçiniz kararsa da, moraliniz bozulsa da kitabın sonuna kadar direnin. Hatta kitabı okurken bol bol çiko­lata yiyin :). Sonuçta onca yılın ardından gerçekler ile yüzleşmenin kolay olmayacağı aşikar. Çikolata ile salgılanacak dopaminlerden bu süreçte destek almanızda bir sakınca yok bence. O zaman eğer başa­rısız olacağımız gerçeği ile yüzleşmeye başladıysak şimdi sıra neden bu gerçeğe rağmen başarısızlıktan bu kadar da korktuğumuza gelsin. Sonuçta korkunun başarısızlıktan kaçınmaya hiçbir faydası yok, enin­ de sonunda başarısız olacağız. O zaman neden korkalım ki, gelin hep birlikte başarısız olalım.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Bu kitap sadece kendi şartlarınız dahilinde sizin için en doğru olanı yapmanızı sağlayacak. Başlangıçta belki içiniz kararacak ama kitabın sonunda gerçeklerin aslında sizler için çok daha motive edici bir yolu nasıl da açacağını anlatacağım.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Tüm katılımcılar daha önce görmedikleri markaların ürünlerine ilişkin tamamen bilinçsiz ve otomatik karar vermişlerdi ama hepsi verdik­leri bu otomatik karara bir şekilde rasyonel gerekçeler üretmeye ça­lışıyorlardı. Hem bizim araştırmamız hem de Lifchits'in araştırması beynin nasıl çalıştığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Önyargılarla dolu inançlarımıza bağlı kalmak noktasında çok inatçıyız ve üstelik ne kadar saçma olsa da aldığımız her kararı kendimize makul hale getirecek rasyonel sebepler üretmek noktasında da çok yetenekliyiz. İşte böyle bir yanlılık ve inatçılığın üzerine başarıya dair her yerde sürekli karşımıza çıkan benzer hikayeler de eklenince, hayata ve ba­şarıya ilişkin oluşturduğumuz inancın ne kadar da zehirli olduğu anlaşılabilir diye umuyorum.
Sayfa 38·Kitabı okudu