Doktor Ox'un Deneyi... Bariz bir mesajı olan, öyle örtülü, kapalı anlamlara boğmadan öyküsünü anlatan bir kitaptı, Jules Verne'ün kaleminden bu hikayeyi okumak da ayrı bir güzeldi.
Quiquendone kasabasının insanları oldukça sakin, kendi hâlinde, hiçbir heyecan yaşamayan, en hızlı işleri bile upuzun sürelerde hâlleden insanlardır. Belediye başkanının bir karar vermesi yıllar sürmekte, normal bir insanın iki cümlesinin arasında yarım saat geçmektedir. Ancak Doktor Ox adında bir fizyolojist bu düzeni değiştirmek için kasabaya bol bol oksijen gazı verir. Fazla oksijen gazı soluyan halk da gittikçe öfkelenmeye, heyecanlar hissetmeye başlar. Öyle ki, artık savaş kararları verilir, soylular birbiri tarafından düellolara çağrılırlar.
Kitabı okurken yazara imrendim, kendisi belli ki bilgili bir adam, kitaba çeşitli konulardan referanslar ekleyerek mitoloji, mimarî, tarih, coğrafya, edebiyat, müzik hakkında bilgilerini hatta opera üzerinde hakimiyetini açıkça gösteriyor.
90 sayfalık bir öyküydü, ilk sayfalarında yoğunca bulunan özel isimlere bakarak korkmayın derim, ilk bölümünden sonra o yoğunluk azalıyor zaten. Eminim okuyunca sizin de hoşunuza gidecek hafif bir hikaye olacak.
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
...kazalar kadar mantıkdışı bir şey yoktur. Aralarında hiçbir ilişki yok ve ne kadar istenirse istensin, birini yatıştırmak için diğerinden yararlanılamıyor maalesef.
Bitirdikten sonrayı bırakın, okurken bile boş duvarı izletip "Ben ne okuyorum?" dedirten bir kitaptı. Benim için okuması zor oldu ama bunun sebebi sayfa sayısı ya da akıcılığı değildi, aksine oldukça az sayfa çok akıcı bir biçimde yazılmıştı. Beni zorlayan, kitabın anlatımı oldu. Sürekli bir anı diğeriyle uyumlu olmayan rüyaların hissini veren bir anlatımdı. Kitabı bırakıp da etrafıma baktığımda, biriyle göz göze geldiğimde ben de gerçeklikten kopacak mıyım, diye korktum yer yer.
Bu kitabı aslında intihar psikolojisini anlattığını sandığımdan merak duyarak almıştım. Uzunca bir süre rafımda durdu, sonrasında da pek bir yakınlığım ya da sohbetim olmayan bir ekip arkadaşımın kararıyla üç kitap arasından seçip okumaya başladım. İki farklı tesadüfle sonunda elime ulaşan bu kitap, iyi ki de ulaşmış.
Kitabın öyküsünü birilerinin okuma deneyimini mahvetmeden anlatmak çok zor ama şöyle deneyeyim: Kitabımız ismini kitap boyunca duymadığımız dolayısıyla da bilmediğimiz bir kız tarafından anlatılıyor. Bu kız Jake adında, sessiz, sakin, entelektüel ve zeki bir adamla çıkıyor, açıkçası çok da güzel giden bir ilişkileri var. Ancak, kızın gün geçtikçe Jake'e bakış açısı değişiyor ve birlikte Jake'in anne ve babasını ziyaret etmek için yola çıktıkları gün artık kız "her şeyi bitirmeyi düşünüyor." Kızın karakteri hakkında pek bir bilgimiz yok, sessiz sakin midir, deli dolu mudur, bunları bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey kızın korku dolu geçmişi. Kızı geçmişi boyunca rahatsız eden, kovalayan unsurlar olmuş. Bu unsurlar tüm bilinmezliğiyle onu kovalayıp durmuş olduğundan Jake'e rastladıktan sonra bile kendini güvende hissedemiyor. Çünkü bu kız kiminle olursa olsun yalnız olan o insanlardan. Kimseye kendini açmıyor, sırlarını paylaşmıyor, yardım istemiyor ya da bağlanmıyor.
Karakter