Reyhan

Son zamanlarda hiç kitap okuyamıyorum :( O kadar üzülüyorum ki...
Neden okumuyorsun ben okumadığım zamanlar da kendimi kötü hissediyorum...
Farklı önceliklerim ve yoğunluklarım vardı bu yüzden bir türlü eski düzenime dönemedim 😔
Reklam
Senin de ahlakın, bilgin tıpkı onlarınki gibiydi. Kendi adına düşünüp, kendin gibi davranmıyordun. Senin de fikirlerin tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş; eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti. Sen çetenin reisiydin, çünkü diğerleri senin gerçek olduğunu ilan etmişti. Çetenin başına geçmek için dövüştün ve geçtin, ama kendi istediğin için yapmadın bunu, hatta tersine nefret ettiğini sen de bilirsin, diğer çocuklar omzunu sıvazlasın diye yaptın...
Sayfa 303·Kitabı okudu
Bu yorum görüntülenemiyor
Arkadaşlar merhaba 😊 Bir köy okulu için Damla Bolu ve Kızılay Bolu gönüllüleri olarak kütüphane kuruyoruz. İlkokul ve ortaokul düzeyinde kitaplara ihtiyacımız var. Eğer siz de yardımcı olmak isterseniz adresi size gönderebilirim, bana yazabilirsiniz 🙏 1 kitap olsa bile talibiz. Unutmayın! Ne kadar çok kitap, o kadar çok kütüphane; o kadar parlayan çocuk! :) ✨
Şimdiye kadar 3 kişi dönüş yaptı. Teşekkür ederim ☺️
8/10
·80 syf.··
2021 3. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 17:48
Şu anda okumakta olduğum üç tane kitap varken bir anda elime geçti, hadi bir iki sayfa göz atayım derken kitap bitti.
Richard Bach
Richard Bach
‘ ın ilk kitabını okuyorum. Bu akıcılık tamamiyle
Stefan Zweig
Stefan Zweig
‘e benziyor. Sıradan yaşama köle olmak beraberinde tükenmeyi getiriyor. Ne zaman zincirleri kırmaya dair adım atarsak karşımıza zorlu ve acılı süreç çıkacaktır. Eğer o zinciri kırmayı becerebilirsek özgürlüğümüze kavuşmuş oluruz.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 202080bin okunma
Okumakta olduğun o üç kitabı da bir bitiremedin.
Kısa Hayvan Masalı
"Öf!" dedi fare. "Dünya da günden güne daralıyor. İlkin bir genişti ki korktum, koştum ileri, uzakta sağlı sollu duvarlar duvarlar görür görmez dünyalar benim oldu. Ama bu uzun duvarlar da bir birbirlerine doğru yaklaşıyor ki, en son odadayım işte; orada, köşede de kapan duruyor, gide gide kısılacağım kapana." Kedi," Sen de öyleyse yönünü değiştir," dedi ve fareyi yedi. #kafka +++
Temsili öykü başkişisi fare, aslında doğum-ölüm arasındaki bir tünele sıkıştırılmış, atılmış Kafaesk bir bunaltı yaşayan insanı simgeler. Başlangıçta yaşamı tanımayan insan için dünya çok geniştir ama bu genişlik içinde bir yere ve değere bağlanamayan insan kendini atılmış/ bırakılmış hisseder. İnsan bu agnostik ürküntü ile ileri doğru koşar. Oysa zaman ilerledikçe yolun daraldığını ve dünyanın içinden çıkılamaz bir labirente dönüştüğünü fark eder; çünkü onu yolun sonunda ölüm beklemektedir ve bu kaçınılmazdır. Bütün çarelerin tükendiği bu noktada fare metaforuyla imlenen insanın her tercihi bir ölümdür. İnsan yaşadıkça ölümlerden ölüm beğenir bir duruma gelir, denmektedir. Büyük bir umutsuzluğu da anlatan öykü, yaşamın katlanılmazlığını vurgular. Tam bir kart bir karakter olan kedi ise, başkalarının çaresizliğini ve umutsuzluğun kendileri için fırsata dönüştüren sömürücü, asalak ve tiranik tipleri simgeler.