Ey kardeşim, yalnızlığa mı çekilmek istersin?
Kendine giden yolu mu aramak istersin?
Biraz dur ve dinle beni… Verebilir misin kendine kötünü ya da iyini, asabilir misin istemini başının üstüne bir yasa gibi?
Olabilir misin kendi kendinin yargıcı ve intikamcısı kendi yasanın?
... Bugün bile kalabalıkta ıstırap çekiyorsun ey sen,
tek kişi:
bugün hâlâ cesaretin ve umutların tam.
Fakat bir gün yoracak seni yalnızlık,
bir gün kırılacak gururun ve yerinden oynayacak cesaretin.
Haykıracaksın bir gün: "Ben yalnızım" diye...
Duygular vardır yalnızları öldürmek isteyen;
başaramazlarsa öldürmeyi,
o zaman kendileri ölmek zorunda kalırlar.
Fakat yeter mi senin gücün katil olmaya?
Koru kendini iyilerden ve adillerden!
Hoşlanırlar onlar kendi erdemini yaratanları çarmıha germekten - nefret ederler yalnızlardan.
Koru kendini kutsal saflıktan.
Kutsal değildir onun için saf olmayan hiçbir şey;
ateşi de sever -
üzerinde insanların yakıldığı ateşle oynamayı da.
Koru kendini sevginin nöbetlerinden!
Çok çabuk uzatır elini yalnız kişi,
karşılaştığı her insana.
Bazı insanlara elini değil,
pençeni uzatmalısın sadece:
ve isterim ki,
pençenin tırnakları da olsun.
Fakat karşılaşabileceğin en büyük düşman kendin olacaksın yalnızca;
bizzat kendini bekleyeceksin mağaralarda ve ormanlarda pusuda.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yüceliğine yücelik katmak için değil,
çünkü katılamazdı, zamanın dışında ışırken
parlaklığı, ben varım diyebilsin diye,
yeni sevgiler üretti gönlünce,
öncesiz sonrasız sevgi.
Ey gözlerimin olanca gücüyle
Öncesiz sonrasız ışığı görmemi
Sağlayan bereketli sevgi!"
Karanlıkta ışığın parlıyor.
Nereden geliyor, bilmiyorum.
Çok yakındaymış gibi görünüyor,
Oysa o kadar uzak ki.
Ne olursan ol;
Parla, parla küçük yıldız!