Ey dostum, ey sırdaşım, ey yol arkadaşım. Hayatı farklı uçlarda yaşayan iki zıt karakterdik seninle. Ben akademide ve kariyerimdeki çizdiğim yollarla, başarılarımla gururlanırken, sen ahlaksızlık sınırlarını zorlamakla ve bu konudaki başarılarınla gururlanırdın. İkimiz de insanların kalbini kazanırdık. Ben onları eğitmekle ve bilgilendirmekle, sen ise bedeninle ve cinsel ihtirasınla. İkimiz de paylaşmayı çok severdik; ben bilgilerimi, sen ise vücudunu. İşte buydu hikayemiz.
“Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?“