Britanyalı besteci ve siyaset yorumcusu William Augustus Miles memleketindeki bir arkadaşına yazdığı mektupta, her gece Jakoben Kulübü'nde Robespierre'i incelediğini yazıyordu: "Sakin, ölçülü ve kararlı. Yüreği cumhuriyetçilikte... Sert bir adam, ilkelerinde katı, sade, tavırları yapmacıktan uzak, giyiminde züppelik yok, ahlaksızlığın kesinlikle üzerinde, serveti küçümsüyor..."
Sayfa 104
Alıntı
"Robespierre'in 'hürriyetin düşmanlarına hürriyet yok' prensibi­ne bir dönüşten söz edilebilir. Demokrasiler, kendilerini ortadan kal­dırma hürriyetinin tanınamayacağını kabul etmiş durumdadırlar."
Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Siyasi Müesseseler ve Anayasa Hu­kuku, 3. Bası, s. 378 ve devamı.·Kitabı okuyor
Reklam
ölüm, ölümsüzlüğün başlangıcıdır. - Robespierre'in son konuşması, 26 Temmuz 1794
XVI. Lousi'yi öldürdüler, çünkü onlar, onun namussuz bir cani olduğunu söylüyorlardı ve kendi görüşlerine göre de haklıydılar, nasıl ki onun uğruna birer din şehidi gibi ölenler ve onu azizler katına çıkaranlar da haklıydı. Sonra zorbadır diye, Robespierre'in kafasını kestiler. Haklı olan kim, suçlu olan kim? Hiç kimse. Yaşıyorsun, yaşamana bak; yarın öleceksin, benim bir saat önce ölmüş olabileceğim gibi. Hem, sonsuzlukla ölçülünce yaşanacak ancak bir saniyemiz kaldığına göre, onu da zehir etmeye değer mi?
Sayfa 468·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Robespierre göre Tanrı düşüncesi toplum için gereklidir. “Ateizm aristokratiktir. Masumluğu koruyan Tanrı düşüncesi halkçıdır. Tanrı var olmasaydı bile onu yaratmak gerekirdi.” demiştir.
Stalin, kendisinden önceki Cromwell, Robespierre ve Napoleon gibi büyük devrimci despotlar ailesine aitti.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam