Mert

Victor Hugo
"Ve mezarın çözdüğü dolaşık yumak."
Sayfa 345 - İletişim Yayınları, 10. Baskı·Kitabı okudu
Yaşam
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fear the walking dead
Yaşamak için ihtiyacın olan her şeyi beğenmek zorunda değilsin. Faydalanır, kendi lehine çevirirsin.
Dizi
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 13:27
Amin Maalouf'un okuduğum ilk eseriydi. Dört bölümden oluşan eser, Ömer Hayyam'ın kayıp olan kitabının etrafında dönen ve yüzyıllara uzanan tarihsel bir kurgu-roman. Oldukça derin felsefi ve dini ögeler barındıran roman, Ömer Hayyam'ın hayatıyla paralel giderek başlıyor ve anlatının yarısına kadar da bu durum devam ediyor. Bu kısımlar oldukça edebi bir ağızla yazılmış. Tabii bunda Ömer Hayyam'ın ince kişiliğinden ve rubailerinden yararlanılmış. Fakat kitabın 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyılın başlarında geçen diğer yarısında bu edebi üslup yerini tarihsel olayların hızlı temposuna bırakıyor. Edebi üslup her ne kadar korunmaya çalışılmış olsa da Ömer Hayyam gibi çağların ötesinde duran bir şairin anlatımından siyasi olayların içine direkt dalınması okur olarak beni biraz şaşırttı çünkü bir üslup değişimi söz konusu. Bu, kitabın son iki bölümünün yani ikinci yarısının kötü olduğu anlamına gelmiyor. Sadece hızlı bir tempo değişimi söz konusu. Semerkant, genel olarak aslında İran'ın hikâyesi desek yeridir. Yüzyıllardır süregelen keşmekeşin içinde olan, hiçbir zaman dışında kalamayacak olan İran'ın hikâyesi. Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam'ın kesişen hayatlarının, yüzyıllar sonrası İran'ına bir izdüşümü. Maalouf'un kalemini ve bakış açısını sevdim, umarım başka bir kitabında onunla tekrar buluşabilirim.
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma

Mert

, bir kitap okudu
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 13:27
·
2024 3. kitabı
Amin Maalouf
8.2/10 · 74,8bin okunma
— Bir felaket ne kadar geç gelirse o kadar iyidir! Nasreddin Hoca'nın konuşan eşeği fıkrasını bilmiyor musun sen? Nasreddin Hoca, İran, Maveraünnehir ve Anadolu'nun tüm fıkralarının yarı-efsane kahramanıydı. Şirin anlattı: — Yarı deli bir kral, Nasreddin'i eşek çaldığı için idama mahkûm etmiş. Tam idam edilecekken Nasreddin haykırmış: "Bu hayvan aslında benim kardeşimdir, bir büyücü onu bu kılığa soktu, bir yıllığına bana teslim edilirse bizim gibi konuşmayı öğretirim ona!" Aklı karışan hükümdar sanığa vaadini yinelettirmiş, sonra da hükmünü vermiş: "Öyle olsun! Ama günü gününe bir yıl içinde bu eşek konuşmazsa idam edileceksin." Oradan ayrılırken karısı Nasreddin'in yakasına yapışmış: "Böyle bir şeyi nasıl vaat edebildin? Bu eşek konuşmayacak, biliyorsun." "Tabii ki biliyorum," diye cevap vermiş Nasreddin, "ama bir yıl sonra kim öle kim kala? Bir yıl içinde kral da ölebilir, eşek de ölebilir, ben de ölebilirim." Prenses devam etti: — Eğer zaman kazanmayı becerebilseydik, Rusya belki de Balkanlar'da veya Çin'de çıkacak savaşlarla uğraşmak zorunda kalacaktı. Üstelik çar da sonsuza kadar kazık çakacak değil ya, o da ölebilir, altı yıl önce olduğu gibi yeni ayaklanmalar ve isyanlarla tahtı sarsılabilir. Sabredip beklemeliydik, biraz kurnaz olmalı, hık mık etmeli, iki büklüm olup yalan söylemeli, sözler vermeliydik. Doğu bilgeliği denen şey budur ezelden beri; Shuster¹ bizi Batı ritmiyle ilerletmeye çalıştı, ama gemiyi de batırdı.
Sayfa 309 - Yapı Kredi Yayınları, 65. Baskı. Çev: Ali Berktay·Kitabı okudu
Siyaset & Politika