Burası güvenli, burası sıcak,
Burada papatyalar seni her şeyden koruyacak,
Burada gördüğün rüyalar yarın gerçek olacak,
Burası seni sevdiğim yer olarak kalacak.
Oysa alışkındı yalnızlığa.Yabancılığa da.57 Rue de Seine'deki eski yapının olağanüstü yüksek tavanına bakarken çekilen yalnızlık,neden çeşitli akraba evlerinin çeşitli tavanlarına bakarken çekilen yalnızlıktan beter olsundu?
Neşet Sabit, içinden Milli Mücadele devrindeki sade, samimi ve şiddetle şahsi, karakterli hayatı hasretle andı. Hiç şüphesiz, o anormal devir devam edemezdi. Fakat, onu canlandıran ruh bu devrin yaşama prensibine de hâkim olacaktı. Türk kadınları, çarşaf ve peçelerini işe gitmek, çalışmak için daha kolaylık olur diye çıkarıp atacaklardı. Onlar için cemiyet hayatına atılmanın manası yalnız bu çeşit salon cemiyetlerine karışmak olmayacaktı. Evet, Türk kadını, hürriyetini dans etmek, trnaklarını boyamak ve Rue de la Paix'nin kanunlarına esir bir süslü kukla olmak için değil, yeni Türkiye'nin kuruluşunda ve kalkınışında kendisine düşen ciddi ve ağır vazifeyi görmek için isteyecekti, kullanacaktı. Ve Türk erkekleri, garplılaşma hareketini, Tanzimat beyinin Garpperestliğiyle, alafrangalığıyla bir ayarda tutmayacaktı.
Fransız Vejetaryenler Derneği (Societe Vegetarienne de France, 17 Rue Duguay, Trouin, Paris) meramını şöyle ifade etmektedir:
"Vejetaryenlik tüm ha yvanların etini yasaklar. Ama hayvanlardan elde edilen yumurta, süt, yağ, bal gibi bütün maddelerin tüketilmesine izin verir. Şu var ki, tahılları, sebzeleri ve özellikle meyveleri insanın doğal yiyeceği olarak görür.