9/10
·493 syf.·
2026 74. kitabı
Kitabın ismini görünce direk atladım ve bayıldım. Sloane geçmişinden kaçan genç bir annedir. Yaptığı bazı hatalardan dolayı kız kardeşi oğlunu Sloane'ye vermemektedir. Sloane, kardesine kendisinin artık alkol almadığını duzeldigini ve çocuğu için yaşadığını kanıtlamaya çalışıyordur tabi para da kazanması gerektiği için gece gündüz çalışıyordur. Çalıştığı lokantaya gelen Kirill ve otizmli oğluna bir şekilde bağlanmıştır. Aynı şekilde Kirill de Sloane den çok etkileniyor dur lakin kendisi Rus mafyası olduğu için sloaneyi kendi hayatına sokmak istemiyordur. Bir zaman sonra geçmişi Sloaneyi bulur kaçtığı adamın sağ kolu olan Eli onu bulmuştur ve çok büyük bir iş yapmasını istiyordur. Spoiler devamı Sloane'nin Kirill in evindeki kasasından defteri alması gerekiyordur tabi bunun olabilmesi için öncelikle Kirill ve kardeslerinin daha önce bilmediği özel kulübünde Eli'nin tehdidi yüzünden açık arttirmaya çıkması ve kendisini de bir aylığına Kirill in alması gerekiyordur. Bu sayede Kirill in evine girip kasaya ulasabilecektir. Bir yandan Kirill e ihanet etme düşüncesinin zorluğu, bir yandan oğlunu göstermeyen ablasıyla olan mücadelesi ve sonuncu olarakta başında sürekli çocuğunu öldürmekle tehdit eden Eli. Sloane ne yapacağını bilememektedir. Ama sonunda Elinin oğlunu öldüreceğini söylemesi ve fotoğrafını atması sonucu Kasayı soymaya karar verip yapar tabiki birseylerden şüphelenen Kirill onu suç üstü yakalar..... Neyseki Kirill insaflı çıktı da affetti gerçi kendisi de sır sakladı tabi sloane kadar değil ama onu önceden tanıdığını söylemedi mesela. Kirill in sloane ve oğlunu da koruması, Sloane nin Kiril'in oğlu Lev i sevip koruması çok güzeldi. Ayrıca jace in kızı rue ve Lev detayı muhteşemdi. Kitapta birçok kişiyi sevdim sonu aksiyonluydu bu da hoşuma gitti. Kirill in
KirillLilian Harris · Finn Harris Publishing · 20262 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 16. kitabı
“Hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğum şey, Gale’in öfke ve nefretle tutuşan ateşi değildi. Bende yeterince ateş vardı zaten. ihtiyacım duyduğum şey bahar aylarındaki karahinbaydı. Yıkım değil yeniden doğuşu simgeleyen o parlak sarı renge ihtiyacım vardı. Kayıplarımız ne denli ağır olursa olsun hayatın devam edebileceğine…Her şeyin yeniden iyi olabileceğine…Bunu bana yalnızca Peeta verebilirdi” Bu kitap benim kalbimi çok kırdı. Ben şahsen en başından beri gale karakterinin daha uyumlu olduğunu düşünüyordum ama bu kitapta gale ve katniss arasındaki ilişkinin yavaş yavaş bitişini ve yok oluşunu çok iyi bir şekilde okuduk asla pat diye bitmedi ve bu beni çok tatmin etti. Gale karakterini suçlayan çok insan görüyorum ama primi o öldürmedi arkadaşlar bombaları onun yapması bu cinayeti onun işlediği anlamına gelmiyor o zaman Rue karakterinin ölümünden de katniss mi sorumlu? Ki Gale üç kitap boyunca katnissi asla sıkıştırmadı evet onu sevdi ama eğer katniss onun aşkıma bir karşılık verecekse bunu cidden istediği için yapsın dedi ve ona her zaman bir alan tanıdı (Katniss ona çok kez umut vermesine rağmen) ve sonrasında katniss için iyi olanın peeta olduğunu kabul etti ve kendi yoluna gitti. Tek sıkıntısı oda doğduğu ve büyüdüğü kafa yapısından tam olarak çıkamadı insan avlamayı havan avlama ile bağdaştırmasından anlayabilirsiniz. Onun dışında beni düşündüren ve üzen çok yer oldu ama bu yazımda Finnick karakterine yer vermek istiyorum çünkü kendisi en sevdiğim karakter ve yaşadıkları ile ölümü beni tek kelime ile SARSTI. Finnick tamda hayatı boyunca olduğu gibi istemediği eller üzerinde öldü Hemde baba olucağını asla öğrenemeden. En çokta beni bu üzüyor. Başkan snowa da söve söve söve duramadım NEFRET EDİYORUM ONDAN kimse bana o adamı romantize edemez ASIL DÜŞMANINIZIN KİM
Alaycı KuşSuzanne Collins · Dex Kitap · 202022,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Açlık Oyunları | İnceleme, spoiler içerir!
8/10
·420 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:36
Bu kitabı yorumlamaya konusundan detaylıca bahsederek başlamayacağım. Çünkü bir zamanımızın popüler film ve kitap serisiydi. Yıl içinde de son kitabı Hasatta Gündoğumu'nun filminin gelişiyle yeniden popüler olacak mı, göreceğiz. Filmini yarım yamalak izlemiş olsam da kitabıyla ilk tanışmam. Gerçekten küçük kusurlarını görmezden gelebileceğim-tabii ki yine de bahseceğim-kusursuz bir deneyim oldu Açlık Oyunları'nı okumak. Baş karakterimiz Katniss'den başlamak yanlış olmaz. Her sene açlık oyunları için çekilen kurada her nasıl olduysa yaşından dolayı ilk kez adını yazdırmasına rağmen canından çok sevdiği kardeşi Prim'in, oyunun kız haracı seçilmesi ve Katnis'in onun yerine gönüllü olmasıyla başlıyor olaylar. Babasının ölümü ve annesinin kendini ruhsal olarak kaybedişi, Katniss'i kardeşine öyle bağlamış ki toplama, açlık, kıtlık ve oyunlarla ilgili evde Prim'i etkilememek için konuşmuyor. Evin ebeveyninin anne değil, çocuk olduğu bir karakteri okuyoruz. Bu konuda annesine bir hayli öfkeli olduğunu da duygusal durumundan anlayabiliyoruz. "İnsanlar benimle alışveriş yaparlardı ama Prim'i gönülden severlerdi." diyor. 12. Mıntıka'nın ve Capitol'un gönlünü Katniss, Prim'e duyduğu bu sevgiyle çaldı. Oyunlar ve diğer detaylara geçmeden önce gerçekten müthiş bir distopya kurgulaması olduğunu söylemeden geçemem. Distopya kurgulamaya çalışan biri olarak kendim için bir yandan ders niteliğinde okudum. Ancak kurgunun harika olmasına nazaran dilinin biraz basit kaldığını söylemeliyim. Bu seriden önce yazar Suzanne Collins, ortaokul çağındaki kitleye hitap eden başka bir seri yazmış. Ondan dolayı böyle bir evrene geçerken bir ton tutturamama yaşadığını düşünüyorum. Çünkü zaman zaman böyle bir distopyada en azından bir ton daha koyu bir anlatım görmek istediğimi fark ettim. Yine de hissettirmek
Duygu ve Düşünce
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Dex Kitap · 202433,5bin okunma
(2015)
10/10
·32 syf.··
2026 36. kitabı
Bir müzisyen olarak, Erich Zann’ın Müziği’ni ilk kez lisede okumuştum—ve ona resmen âşık olmuştum. O kadar çok sevdim ki pandemi döneminde, sanırım 2021 civarında, içinde bulunduğum bir dublaj grubuyla onu sesli anlatım olarak bile canlandırdım. Küçük bir “radyo tiyatrosu” projesine dönüştü. Açıkçası bu hikâyenin benim için ne ifade ettiğini kelimelere dökmem zor. Nedense bana her zaman L. Shankar’ın Kirwani Tanam parçasını hatırlatmıştır. Hatta projedeki editörlere, hikâyede gece boyunca yankılanan o tekinsiz keman seslerini temsil etmesi için parçanın açılış melodisini kullanmayı önermiştim. Gerçekten de mükemmel oturuyordu—gerilim, tuhaflık, kavranamaz bir şeyin hissi. Hikâyeye dönecek olursak: Genç ve yalnız bir adam—Fransa’nın karanlık sokaklarında dolaşan, sanatla neredeyse hiç temas etmemiş biri—müziğe tamamen kapılıp gider. Garip, neredeyse başka bir dünyaya ait gibi duran bir sokakta (Rue d’Auseil) bir oda kiralar ve orada gizemli kemancı Erich Zann ile karşılaşır. Ama Zann gerçekte kimdi? Hikâyesi neydi? O çılgın, imkânsız müzikle neyi uzak tutmaya çalışıyordu? Bu sorular beni hiç bırakmadı. Yıllar boyunca kafamda sayısız teori kurdum resmen. Korku doğrudan gösterilmez—duyulur ve hissedilir. Bu da onu özellikle müzikle ilgilenen okurlar için eşsiz derecede güçlü kılar. Eğer bir gün kısa film uyarlaması yapılsaydı, o genç anlatıcıyı bizzat oynamayı çok isterdim. Ve eğer Erich Zann gerçek olsaydı onunla tanışmak isterdim. O tuhaf, dilsiz adam. Kim bilir anlatacak ne hikayeleri vardı?
İnceleme
Erich Zann'ın MüziğiH. P. Lovecraft · Gram Yayınevi · 2016141 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 14:26
Bu kitabı en son lise zamanı okumuştum ama o zamandan bu yana neredeyse her şeyi unutmuşum gibi hissediyorum ama okurken sürekli filmi gözümün önüne geliyordu. Baştan sona ne olacak, ne yapacaklar, neler olmuştu ya da neler olacak diye merak ederek geçti. Katniss, cidden sen kadın kurgu karakterler arasında bir başkasın ya. Seni unutmamak elde değil. Açlık oyunlarını okurken birkaç yıl içerisinde yayınlanan bazı diziler aklıma geldi, sanki hepsi bir şekilde açlık oyunlarının kopyası gibiydi. Böyle seni içine saran, hiç kimsenin mükemmel olmadığı, hayatta kalmak için her şeyin yapılması gerektiğini gösteren, yeri gelince öldürmen gereken bir kurgu okumayalı baya oldu diyebilirim. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum. Gale karakter olarak sevdim ama nedense Peete ayrı gibi ya. Emin değilim, oyundaki başlayan aşk oyunundan dolayı da olabilir. Ikisinin ilişkisini nasıl başladığını okumak güzeldi. Rue....Guzel ruhlu rue ve alaycı kuşlar. Katniss gibi benimde alaycı kuş broşum olsun isterdim. Kesinlikle okuyun, okutturun.
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Pegasus Yayınları · 200933,5bin okunma
Aşk İklimi
Puan vermedi·208 syf.··
2026 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 16:50
Bir aşk romanı mı okudum yoksa psikolojik tahlil mi? Her ikisi de var bu kitapta. Philipe, Odile, Isabelle üçlemesinde yaşanan aşklar temelde karakterlerin yetiştirilme tarzları ile doğrudan bağlantılı. Hepimizin mutluluk ve aşk arayışındaki psikolojimizin etkisi gibi. Temel kavramlar: Takıntı, kompleks ve saplantılar, çocukluk ve hayaller, aşk, aşk türleri, aldatma, kıskançlık, güvensizlik. Kitap, iki bölümden oluşuyor. İki bölüme konu olan ana karakter Philippe’tir ve hikâye 1900’lerin başında Fransa’da geçmektedir. Birinci bölümü Phillipe’in yazdığı mektup i oluşturuyor. Bu bölümde Philippe tüm yaşamını ve Odile ile evliliğini bir mektup şeklinde daha sonra âşık olduğu kadın olan İsabelle’e anlatıyor. İkinci bölüm ise Phillipe’in ikinci eşi Isabelle tarafından yine mektup şeklinde anlatılıyor. Odile’in André Maurois’nın ilk eşi Janine de Szymkiewic ile, İsabelle’in ise ikinci eşi Simone de Caillavet ile benzerliği ilgi çekicidir. 1909 yılına kadar beraber olduğu hiçbir kadına aşık olmayan André Maurois, Janine de Szymkiewic’e ilk görüşte aşık olur. Janine de Szymkiewic ile karşılaşması André Maurois üzerinde öyle büyük bir etki yaratır ki Janine’nin yanında artık mantığı ön planda tutan, duygularını her zaman kontrol edebilen adam değildir. Odile, onun yansımasıdır. Janine de Szymkiewic ile evlilik yaşantısı, André Maurois’nın anlattığı Odile ve Philippe’in evlilik yaşantısına büyük benzerlik göstermektedir. Janine de Szymkiewic’i Odile gibi çiçek düzenlemekten büyük zevk alır, yüksek bir estetik beğeniye sahiptir. Çiftin Elbeuf’ten Paris’e geldikleri zaman kaldıkları dair romandakine benzer bir şekilde Rue d’Ampére’dedir. Janine de Szymkiewic ve André Maurois, evliliklerinin ilk aylarında mutludurlar ancak aralarında kültür farkı, özellikle entelektüel
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,470 okunma