Enfin, il y avait les voyages : congrès, séminaires, colloques, partout dans le monde. Il achetait un guide du pays, Florence lui préparait sa valise. Il partait au volant de sa voiture qu'il était supposé laisser au parking de Genève-Cointrin. Dans une chambre d'hôtel moderne, souvent près de l'aéroport, il ôtait ses chaussures, s'allongeait sur le lit et restait trois, quatre jours à regarder la télévision, les avions qui derrière la vitre décollaient et atterrissaient. Il étudiait le guide touristique pour ne pas se tromper dans les récits qu'il ferait à son retour. Chaque jour, il téléphonait aux siens pour dire l'heure qu'il était et le temps qu'il faisait à São Paulo ou Tokyo. Il demandait si tout se passait bien en son absence. Il disait à sa femme, à ses enfants, à ses parents qu'ils lui manquaient, qu'il pensait à eux, qu'il les embrassait fort. Il n'appelait personne d'autre : qui aurait-il appelé ? Au bout de quelques jours, il rentrait avec des cadeaux achetés dans une boutique de l'aéroport. On lui faisait fête. Il était fatigué à cause du décalage horaire.
S 0 N
İnsanlardaki çoğu gariplikten tanrılar sorumludur.
Sayfa 103 - Siyah Beyaz Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Yeni Dinin İnananları
“Bugün pek çok kişi tanrıya inancını yitirdi ama başarıya, mutluluğa, bu neoliberal ideallere inanmayı sürdürüyor. Upuzun mesailere azıcık maaş veren şirketler, insanların büyük çoğunluğu bu yeni dine inansın diye ellerinden gelen her şeyi yapacaktır.” — Renata Salecl, Kabalık Çağı, Metis Yayınları, s.20.
Sayfa 20
Alıntı
Bireyin Koşulları
Bireyin Koşulları Toplumun düzeyini inceledikten sonra bireyi incelemek gerekir. Mesela sıfır en düşük puan, 10 en yüksek puan olsa; 2 puanlık bir toplumun içerisinde 9 puanlık eğitim alan bireyin ulaşabildiği eğitim düzeyi, elbette 9 puanlık bir toplumda 9 puanlık eğitim alan bir kişiyle aynı olmayacaktır. Hz. Muhammed'in (s.a.v.), diğer tarihi önderlere göre, toplumunun alacağı puanın çok düşük olduğunu görmüştük. Bu bağlamda, bireysel bazda da O'nun ulaşabildiği eğitim imkânının, diğer tarihî kişilere göre oldukça kısıtlı olduğunu söylemek zor değildir. Önceki sayfalarda buna değindik. O’nu, Sokrates ve Parmenides'e talebelik etmiş, Pisagorcu okulda ders almış, yıllarca tragedyalar yazmış ve okumuş, soyca Solon'a dayanan asil ve Aristokrat bir aileden gelen Platon ile imkân bakımından kıyaslasak ne sonuç alırız? Ya da Aristoteles'e talebelik etmiş, II. Philip' in sarayında yaşamış, bizzat onun ordusunda komutanlık yaparak kendisini geliştirmiş İskender'in koşulları ile kıyaslasak?... Yahut altı dil bilen ve pek çok Avrupa şehrini gezmiş olan Lenin ile kıyaslasak? Lenin'in bütün kardeşleri, sosyalist işçi partisinde hizmet etmiştir. Ağabeyi Rus çarına suikast düzenleyen ekipten olduğu için asılmış, kız kardeşi sürgündeyken ölmüştür. Lenin, abisinin idam edilmesinden çok fazla etkilenmiştir. "Devrimci" faaliyetlerinin en önemli nedeninin bu idam olduğu aktarılır. Onun fikirlerini bireysel eğitimine bağlamak, elbette Nebiden (s.a.v.) çok daha kolay olacaktır. Konuyu uzatmak istemiyorum. Gerçekten fikir adamları ya da tarihî kişilikler arasında, bireysel olarak çok kötü şartlarda büyümüş olanlar vardır. Bunlar, genelde iyi düzeyi olan toplumlardan çıkmak-tadırlar. Bu tür kişilerin eğitimini anne ve babaları gerçekleştirmese dahi, toplumun bazal düzeyi içerisinde
Sayfa 403 - İnsan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Mizansen?
Seçimin halkla ilişkiler konusundaki başarısını garantilemek için seçim mahalline resmi gözlemciler gönderilir. Bu kişilerin görünürdeki rolleri seçimin "adil" olduğunu gözlemlemektir. Fakat asıl işlevleri hükümet gündemi üzerinde yoğunlaşarak ve basının dikkatini güvenilir bir kaynağa yönelterek, adalet görüntüsü yaratmaktır.
Sayfa 156·Kitabı okuyor
Ş imdi de uçup geçti .
Reklam
Reklam