Peygamberimiz (a.s.), gençlerin ibadet ile yetişip dindar bir insan olmaları için tedbiri evlilik ve çocukluk dönemlerinden başlatmıştır. Gençlere eş olarak dindar olanları seçmelerini, çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet doğan okunmasını, yedi yaşına geldiklerinde namazın öğretilmesini, 10 yaşında namazı aralıksız kılmalaını, aksi takdirde tedip edilmesini tavsiye etmiş, gençlerin dinin kurallarına, emir ve yasaklarına, helâl ve haramlarına uymalarına önem vermiştir
Sayfa 162
orucun şehveti kıran bir gücü / özelliği vardır,
Cinsel güçleri fazla olan gençlerin evlenmeleri farzdır. Evlenme imkânı olmayanlar, oruç tutarak nefislerine sahip çıkmalıdırlar. Peygamberimiz (a.s.), gençlere şöyle seslenmektedir: "Ey gençler! Sizden evliliğe gücü yetenler evlensin. Çünkü evlilik gözü harama bakmaktan korur, tenasül uzvunu zinadan alıkoyar. Evlenmeye gücü yetmeyen kimseye oruç tutmasını tavsiye ederim. Çünkü orucun şehveti kıran bir gücü / özelliği vardır,
Sayfa 151
Reklam
Abdullah b. Amr (r.a) der ki: Allah Rasûlü (s.a.v) şu duayı çokça yapardı: "Allah'ım, senden sıhhat, âfiyet ve güzel ahlâk isterim."
Din
Allah Resûlü (s.a.v), 'Muhakkak, sizden önceki ümmetlerin yoluna karış karış, arşın arşın uyacaksınız. Hatta onlar bir kelerin deliğine girseler sizler de onları takip edeceksiniz.'
Tevhid
“KUR'AN şiir midir? Değildir! Fakat O'nun şiir olup olmadığını tefrik etmek müşkildir. KUR'AN, șiirden daha yüksek bir şeydir. Mamafih KUR'AN ne tarihdir, ne tercüme-i haldir, ne de İsa’nın (A.S.) dağda irad ettiği mev'ıza gibi bir mecmua-i eşardır. Hatta KURAN, ne Buda'nın telkinatı gibi bir mâba' det-tabiiye, yahut mantık kitabı, ne de Eflatun’un herkese irad ettiği nasihatler gibidir. Bu, bir Peygamberin sesidir. Öyle bir ses ki, O'nu bütün dünya dinleyebilir. Bu sesin aksi; saraylarda, çöllerde, şehirlerde, devleterde çınlar. Bu sesin tebliğ ettiği din, evvela nâşirlerini bulmuş, sonra tecaddüd-ü perver ve îmar edici bir kuvvet şeklinde tecelli etmiştir. Bu sayededir ki; Yunanistan ile Asya'nın birleşen ışığı, Avrupa'nın zulümat-âbad olan karanlıklarını yarmış; ve bu hadise, Hristiyanlığın en karanlık devirlerini yaşadığı zaman vuku bulmuştur.” Doktor Johnson
Sayfa 199 - Nur yayınları Özden matbaa 1975 Baskı (Kitaptır; PDF değil.)·Kitabı okuyor
Alıntı
Büyük harcamalarımız çok sık yaptığımız küçük harcamalardır. Savmak da, yanına yaklaştırmamak da bir harcamadır, -bunda yanılmamalı insan-, olumsuz amaçlara h a r c a n m ı ş güçtür.
Reklam