703. Cabir (r.a)'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Peygamber (s.a.v) Kur'an'dan bir süre öğretir gibi, bize işler hakkında istihare etmeyi öğretirdi: "Sizden biriniz bir iş tasarladığı zaman iki rekât namaz kılsın; sonra şöyle desin: "Allah'ım! İlmine başvurarak Senden hayır isterim. Kudretine dayanarak Senden güç isterim. Senden büyük ihsanını isterim. Muhakkak ki Sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem. Sen bilirsin, ben bilmem. Sen bilinmeyen gizlilikleri en iyi bilensin. Allah'ım! Bu iş dinim, yaşantım, geçmişim ve geleceğim için hayırlıysa onu bana takdir et. Kolaylaştır ve mübarek kıl. Eğer bu iş dinim, yaşantım, geçmişim ve geleceğim için hayırlı değilse beni ondan, onu da benden uzaklaştır. Nerede olursa olsun benim için hayrı takdir et. Sonra da beni takdir ettiğin şeye razı kıl." Sonra işini ve isteğini duada belirtir.
Sayfa 267·Kitabı okuyor
Hakikat ehline göre ölümden sonra terakki mümkündür. İbn Arabi de * bu görüştedir. Bu konuda ibn Arabî a der ki: "Tecellilerden birinde Ebu Hüseyin Nuri ile bir araya geldik. Beni öptü ve kana kana içti. Ona; "Hani sen, tevhide susayanlar başkasından kanmaz" diyordun? diye sordum. Çok utandı. Akabinde yine ona: "Alttakinin (ölünün) üsttekinden (hayatta olan-dan) feyiz aldığı anda, ğayrdan almaz sayılmaz mı? diye sordum." Ölümden sonra da ona bu dünyaya ait olmayan bir ilim verilmekte ve o ilim ile terakki etmektedir." Reşehât sahibi der ki: "İbn Arabî «s "Futûhat" isimli eserde der ki: Ebu Hüseyin Nuri hazretleri, "Ölümden sonra terakki gerçekleşmez" diyenlerdendi. Oysa birçok keşifle sabit olmuştur ki ruh bedenle ilişkisinden sıyrıldıktan sonra bu dünyaya ait olmayan bir ilim verilmekte ve o ilim ile terakki etmektedir."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bilmiş olun ki, benim için daha hayret verici daha kudretli daha esrarlı ve kocamandır; yolu üstünde durulan zincire vurulan İ N S A N…”
Sayfa 74 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Hadis İlminin Gayesi
Rivayetlerin sahih ve doğru olanlarını sahih ve doğru olmayanlarından ayırmaktır. Bir başka ifade ile Hz. Peygamber'in söylemediği bir sözü ona söyletmemek, yapmadığı bir işi ona yaptırmamak, yani sünneti asli berraklığı içinde korumaktır. Hadis ilminin gelişmesi, "Hz. Peygamber'e yalan isnad etmeme dikkati" ve "tebliğ görevi"nin yerine getirilmesi sayesinde gerçekleşmiştir. Bu konuda ilk ve en değerli gayret, sevgili Peygamberimiz'in en hayırlı nesil olarak takdir ve takdim buyurduğu ashâb-ı kirâm'a aittir. Allah kendilerinden råzı olsun. I-14
Kitap Alıntısı
Tell your heart that the fear of suffering is worse than the suffering itself. And that no heart has ever suffered when it goes in search of its dreams, because every second of the search is a second's encounter with God and with eternity.
Rivâyete göre Cebrail’in (a.s) gelişlerinden birinde Peygamberimiz (s.a.v) O’na; “Ya Cebrail, bana cehennemi ve onun hararet derecesini tasvir et” der. Cebrail de Peygamberimizin (s.a.v) isteği üzerine şunları anlatır; “Ulu Allah (c.c), cehennem ateşini yarattıktan sonra bin yıl boyunca yaktı, sonunda kıpkırmızı oldu. Arkasından bin yıl daha yaktı, nihayet ağardı. Daha sonra onu koyu bir kara renge bürününceye kadar bin yıl daha yaktı. Seni hak dinle Peygamber olarak gönderen Allah adına yemin ederim ki, cehennemliklerin üzerindeki elbiselerden biri yeryüzü halkına gösterilecek olsa, hepsi ölürlerdi. Yine eğer cehennem içeceğinin bir tek kovası yeryüzü sularının tamamına katılsa, tadanlar derhal ölürdü.
Sayfa 44 - Çelik Yayınevi
Edebiyat