Yunus Emre, "bizim Yunus"tur; hep öyle deriz. Ülkemizde Ahmet Yesevî hazretlerine "Hazret-i Türkistan" derler. Yunus Emre'ye de "Hazret-i Anadolu" dense yeridir. Herkes onu evinin bir ferdi gibi kabul eder. Yunus Emre'den en az bir şiir ezberlememiş kimse bulunmaz. O bize doğrudan hitap eder, bizim Yunus'tur.
‘’Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize ‘Niye iktidar olmadın’ diye sormayacak. Sorsa da ‘Vermediniz’ diyeceğiz.’’