theodora
10/10
·304 syf.··
2025 61. kitabı
Theodora David Potter tarafından uzun araştırmalar sonucu 2022 yılında yazılan biyografik bir eserdir. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde İmparator Jüstinyen'in eşi yani imparatoriçe olmaya kadar yükselip ülkesine damgasını vurmayı başarmıştır. Thedora doğduğu topraklardan başkente geldiğinde ayı terbiyecisi olan babası Hipodrom'da gösterilere katılan hayvan ve atların bakıcılığını yapmıştır. Hipodromda bildiğiniz iki ağırlıklı olarak rekabete Yeşiller ve Maviler olarak iki takım sahne olmuştur. Annesi dansçı olan Thedora kendisi de dansa ve oyunculuğa merak salmıştır. Bu sayede önemli kademelerden insanlarla tanışmıştır. İlk olarak Hekebolus ile evlenmiş uzak diyarlara gitmiş ama güç elinden ilk etapta çabuk kaybolmuş çünkü Hekebolus onu terk etmiştir. Tekrar İstanbul'a gelen Thedora, tahtın veliahtı ve daha sonrasında sahibi Jüstinyen'i etkilemiş. O dönemlerde sahne sanatçısı kadınların üst sınıftan erkeklerle evlenmesi yasadışı olduğu bir dönemde Jüstinyen'in imparator dayısını ikna edip yasayı değiştirmiştir. Bundan sonra artık rüzgârı arkasına almış ve meslektaşı olan kadınlara kolaylık sağlamış, zorda olan kadınlar için kurumlar oluşturmuştur. Kitabın kapağında da bulunan Thedora mozaiği San Vitale Kilisesinde yer almaktadır. Batı Avrupa'da tarihi kaynaklarda genelde Prokopios'un bakış açısı hakimdi ve Gizli Tarih isimli kitapta Thedora'yı hep kötülemiştir. Tarihi yazanlar yön vermez aslında biz bir şekilde diğer insanlardan da gerçek tarihi öğreniriz. İktidarın bir kefen olduğunu dile getiren Thedora 532 yılında çıkan Nika İsyanı'nın bastırılmasında büyük bir rol oynadı. Pers hükümdarı Hüsrev'in yaptırdığı Bukleon sarayından gemi ile kaçış planı yapan Jüstinyen'e altın ve paralarla kaçarsa belli bir süre böyle rahat hayat yaşar gibi olacağını ama elbet bir gün
1000Kitap
TheodoraDavid Potter · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202251 okunma
Her kitapsever ve girişimcinin okuması gereken bir kitap.
9/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 10:44
İlk defa Fakir Baykurt okuyan birisi olarak klasik anlatım tarzı başlarda zorlasa da kısa sürede adapte olabildim. Eski bir öğretmen ve sıkı bir okur olarak çok fazla öğrencime kitap okuma alışkanlığı kazandırmıştım ve bu kitabın da tam olarak bu konuyu ele alması okurken büyük keyif almamı ve eşekli kütüphaneciyle az da olsa özdeşlik kurmamı sağladı. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde yaşayan nahif bir adamın, karanlığa karşı durup dinlenmeden ortaya koyduğu aydınlık mücadelesini yazarımız klasik anlatım tarzıyla ve araya Anadolu türküleri de serpiştirerek çok güzel işlemiş. Nevşehir’in tarihsel portresini de çok güzel çizerek bizi o peribacaları ile meşhur harika yapıları olan topraklara götürmeyi başarmış. … SPOİLER… Mustafa Güzelgöz girişimci ruhuyla Ürgüp’ün ücra köylerine dahi kitap ulaştırmayı başarabilmiştir. Aldığı desteklerle ahır hâline getirilen halk evlerini onararak kütüphane hâline getirmiş, kadınların da okuyabilmesini sağlamak için bakanlıktan aldığı yardımlarla dikiş makineleri temin etmiştir. İstanbul ve Ankara’daki hemşerilerinden sağladığı desteklerle kütüphaneleri ve eşeğinin sandıklarını kitaplarla donatabilmeyi başarmıştır. Çocuklar için resimli kitapların toplanması konusuna da ayrı önem vermiştir. Aydınlık geleceğin yeni nesilde olduğunun bilincinde olan bir halk adamıdır. Yüksek kademelerden destek alabilmek için gururunu hiçe sayıp ağlayarak yardım dilendiği bölümler biz okuyucuları derinden etkiemeyi başarıyor. Okuyup bilinçlenmenin ülkenin kalkınmasında en önemli faktör olduğunu bilip canını dişine takarak Ürgüp için birçok fedakârlıkta bulunan eşekli kütüphaneci, şimdiki gibi o zamanlarda da insanların bilinçlenmesine karşı olan aydınlık düşmanlarına yenik düşer. Onu erken yaşta, daha birçok hedefi varken emekliye ayırırlar. Bu ana olay
Türk Edebiyatı
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1984
9/10
·352 syf.··
2023 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 02:27
Orwell, kitabın yazımını 1948 de tamamlamıştır. 1948’in son iki rakamını yer değiştirmeye karar vermiştir. Bunun sonucunda adını 1984 olarak belirlemiştir. 1984 en çok okunan kitaplar arasında yer alıyor. Bireyselliğin ve insan haklarının hatta dilin bile yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, totaliter düzen inanılmaz bir hayal gücüyle ve en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor. Yazarın geleceğe yönelik kâbus olarak gördüğü bir yaşam. Kitap da dört bakanlık işlenmektedir. Bunlar haber, eğlence, eğitim ve güzel sanatlara bakan Gerçek Bakanlığı, savaşlarla ilgilenen Barış Bakanlığı, yasa ve düzeni sağlayan Sevgi Bakanlığı, ekonomi işlerinden sorumlu ise Varlık Bakanlığıdır. Bir de Büyük Biradere önderlik eden bir parti vardır. Burada İç Parti ve Dış Pari olmak üzere ikiye ayrılır ve alt kademelerden oluşur. İç Parti, devletin beyni. Dış Parti de devletin eli koludur. Bir de bu durumlara karşı gelmek isteyen fakat olacaklardan korktukları için susmayı tercih eden bir kesim vardır. Proleterler ise aşağı kesimdir. Olaylarımızın baş karakterleri Winston Smith ve Julia bu kadar kargaşanın yaşandığı , aşkın bile yasak olduğu dönemde birbirlerine aşık olurlar ve olaylarda buradan sonra gelişmeye başlar. Hayatta korkularınızın farkında olmaya çalışın. Eğer farkındaysanız yüzleşin, eğer farkında değilseniz ummadığınız bir an da karşınıza çıkabilir. Keyifli okumalar dilerim…
İnceleme
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Aşk Yaşadığım Nadir Kitaplardan...
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2022 15:36
▪︎Öncelikle şunu söylemek isterim ki, kitap aylardır okuma listem de sürünüyordu. Okumaya korkuyordum desem daha doğru olacak. Neden derseniz? Kitabın anlatımının, okuma kolaylığının ağır olacağını düşünmüştüm. Siz siz olun asla bir kitaba ön yargı ile bakmayın. Ne kadar olumsuz yorumda olsa okumaktan asla korkmayın değerli kitapsever dostlarım. Neyse artık konumuzun özüne dönebiliriz bu kadar hayat dersi yeter. ▪︎George Orwell, Hayvan Çiftliği kitabında da 1984 kitabında da hep birilerine baş kaldırmaya çalışan tek kişiyi konu almaya çalışmış. Birinde hayvanlar üzerinde atıfta bulunurken birinde siyaset üzerinde bulunmuş. İki kitabının da su götürmez güzellikte olduğu yadsınamaz... ▪︎George Orwell'in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır. ▪︎Kitap da dört bakanlık işlenmektedir. Bunlar, haber, eğlence, eğitim ve güzel sanatlara bakan Gerçek Bakanlığı, savaşlarla ilgilenen Barış Bakanlığı, yasa ve düzeni sağlayan Sevgi Bakanlığı, ekonomi işlerinde sorumlu ise Varlık Bakanlığıdır. Birde Büyük Biradere önderlik eden bir parti vardır. Burda İç Parti ve Dış Parti olmak üzere ikiye ayrılır ve alt kademelerden oluşur. İç Parti, devletin beyni. Dış Parti de devletin eli koludur. Birde bu durumlara karşı gelmek isteyen fakat olacaklardan korktukları için
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
PANTA REİ*
10/10
·912 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 18:12
Kitap 900 sayfa olduğundan incelemeye başlamadan evvel minik uyarılar yapmayı bir görev sayıyorum. Hazır mısınız? Öncelikle, bu kitabı taşımak ve okumak hiç kolay değil. Hatta başlamaya karar vermek bile bir o kadar zor. Bu uyaranlar sizde bir önyargı yaratmamalı ama azıcık korkutmalı:) Hafiften bir ürperti hissettiyseniz devam edebiliriz o vakit; Üstelik dipnotlar alışık olduğumuz üzre sayfanın altında değil kitabın sonunda! Bu beni çok zorladı, sürekli arka sayfaya git, dipnotu bul derken okuduğunuz sayfanın kaybolması an meselesi. Ben son okuduğum sayfa dışında dipnot sayfalarının arasına da bir kitap ayracı koyarak işimi kolaylaştırdım, tavsiye ederim. Ayrıca dipnotların öncesinde de sözlükçe bulunuyor. Terimler öyle çok ki buraya da sürekli dönmek gerekiyor. Kol kası yapmak olası. İyice gözünüz korktuysa ve vazgeçmek üzereyseniz hemen uzaklaşın lâkin inceleme başlıyor:) Meraklısına hitap eden kitaplar arasında sayılabilecek nitelikte, konusunda kültürel bir alt yapı gerektiren bir eser. Ben Eco yazdığı için okudum. Yoksa kimse bana ‘gizemli şeyler’ hakkında yazılmış bir kitap okutamazdı. Onun hayal dünyasının beynimin içinde mısır patlatılıyormuş hissi vermesini seviyorum. Üstelik konu ‘din ve kitle psikolojisi’ üzerinde yoğunlaşıyorsa benim için dokuz yüz sayfa iz sürmeye değer… İnsan psikolojisinin sonuçları nereye varacak ve daha ne kadar bedel ödeyecek insanlar? Kitapta yazdığı gibi; “ Bazen insanın bir şeyi kanıtlamak için ölmesi gerekir.” İnatla, ölümüne de olsa aramak, bulacağına inanmak, sahip olma hırsı ve kazanmak kelimelerini boşuna bulmamış insanoğlu. Demek ki hisleri bu kelimelerde yaşıyor. Yoğun duygu seli içinde yalnızlığını yok etmek için onu inkâr edercesine var olmaya çalışması, toplumsallaşması, sınıfsal düzenler ve hiyerarşik yapılar içinde
Edebiyat
Foucault SarkacıUmberto Eco · Can Yayınları · 20211,947 okunma
Evlaca
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 22:54
"Bir Delinin Hatıra Defteri"ndeki kahramanımız İvanoviç, bir büroda en alt seviyede çalışan memurdur. Gogol öyküyü İvanoviç'in yazdığı günlükler şeklinde anlatıyor. Gogol, toplumun İvanoviç'e bakışı ve İvanoviç'in çevresindeki insanlarla ilişkisini anlatırken dışlanmış bir insan tipini sergiliyor. İvanoviç çalıştığı bürodaki Şube müdürünün kızına karşı platonik bir aşk besliyor. "Zengin kız fakir oğlan" diyebileceğimiz şekilde gelişen bu durum anlatılırken, toplumsal sınıf farklılığının İvanoviç'te meydana getirdiği ezilmişlik duygusu üzerinde duruluyor. Basit ve fakir bir kişi olmak, bu sebeple hakkını arayamamak, hor görülmek İvanoviç'in ruh sağlığını her geçen gün biraz daha bozuyor. Bunun yanında Gogol, İvanoviç'in yoğun hayal dünyasının deliliğe evrilişini anlatırken, okura delilik ve uçarı hayaller arasındaki sınırı da hissettiriyor. Yani okurken insan yer yer "bende mi deliyim" sorusunu soruyor kendine. Hayvanlarla konuşan ve kendisini İspanya kralı ilan eden başkahraman Palto; Hikayede anlatılan hayat şartları , çalışma şartlarında ki üst derece sertlik içeren liyakat sistemi ve yoksulluk detaylı bir şekilde okuyucuya aktarılmış. Bu şartlar içerisinde yaşayan alt kademelerden bir memurun , yalnızca bir Palto alabilmek için neler yaşadığını ve bu Paltoya nasıl bir değer biçtiğini iliklerimize kadar hissediyor.
1000k
Bir Delinin Hatıra Defteri - Palto - BurunNikolay Gogol · Olimpos Yayınları · 20192 okunma