Vaha'msı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 10:58
Aslında bir öğle molasında, bir saatte okunabilecek akıcı bir kitaptı ama ben, günlere yaymayı tercih ettim çünkü okurken cümlelerin akıcı ama anlamların, zihne kazınan ve sindire sindire tüketilecek olduğunu hissedeceksiniz. Hayata dair bir eser okumak istiyorsanız, hayata ve insanlara dair bence okuyabilirsiniz. İçinde bir sürü bölüm var ve her bölümde, kendinizi farklı sorular ve anlamların içinde buluyorsunuz. Eminim en az bir cümlesi, hayatınızda bakış açınızı fena şekilde değiştirecek ve yıllarca unutmayacağınız kadar etkili olabilir çünkü başucu kitabı gibi de aslında ve daha çok romandan vs ziyade, şöyle arada açıp, hayatta daralmıs ya da sorularla boğuşurken, ferahlamak için okuyabileceğiniz bir kitap ve madde dünyasında, vahamsı gelebilir...
Karanlıkta Sabah KuşlarıAhmet Altan · Can Yayınları · 2002834 okunma
Kasıtlı vazgeçiş'lerden.
Puan vermedi
Geçici bir inceleme. Okumak için yanlış bir dönem, yanlış bir tercih. Okunmayı hak ediyor olduğu gerçeğini suistimal etmeden usulca bırakıyorum kitabı. Bir zaman sonra, belki hüzne ve acıya daha dayanıklı olabileceğim bir zaman yeniden deneyeceğim. Bir yaşamın korkunç acılarına muhatap olmak yaşayan ve yazan kadar olmasa da okuyan için de dirayet gerektiriyor.
Hayata Dair
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Reklam
Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:19
Bu kitapta Şarklılar(doğulular) ve Garplılar(batılılar) olarak iki kültür farkını, çatışmasını çok çok iyi anlatılıyor. Neriman garplıyı, şinasi şarklıyı temsil ediyor. Günümüzde bu kitabı okuduğumuzda çok net bir şekilde bu kavramları iyi anlayabiliyoruz, görebiliyoruz. 'Medeniyet' adı altında kitapta da eleştirildiği gibi batılı olunca medenî mi oluyor. Barış Manço'nun bir kadınla olan konuşmasında kadının batılılaşmanın doğru olduğunu savunurken Barış Manço ise şu cevabı vermişti - Biz batılılaşmak istemiyoruz bir uygar olmak istiyoruz. Ayrıca Batı'nın ne denli bir pislik olduğu gün yüzüne çıkmasına rağmen. Türkiye'nin şu batılılaşma, sözde medenileşme ve "özgürlük" adı altında yıllardan beri özenme durumu çok rahatsız edici. Kendi örf ve adetlerimizi bile yapmak köylü olarak görülüyor. Çok büyük bir toplumsal çürüme yaşadı bu ülke. Çok rahatsız edici bir şey daha var o da Türkiye içerisinde doğu ve batı ayrımı da çok net bir şekilde görülüyor. Ben doğuluyum ve batıya nazaran daha örf ve adetler var ama yavaş yavaş başladı bu çürüme ve burayı da etkiliyor. Gelecek nesillerin daha uygar olması ümidiyle.. Peyami Safa Fatih Harbiye
1000Kitap
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
10/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
371 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 06:10
Anlaması biraz zor olsa da derin düşüncelere daldıran akıl yürüten ve mantıklı cevaplar veren sohbet tarzında nadir bir eser. Osmanlıca kelimeler ağırlıklıdır. Ağır ağır okumak gerekir . Kafa yormak ufku genişletmek hayali zorlamak hem felsefe hem İslam alanında kafanıza takılan sorulara güzel cevaplar verir. Dönüp bir daha okumak isteyeceğim kitaplar arasında. Ben eski basım okudum bir daha okusam yeni baskı tercih edeceğim inşaAllah.
Felsefe
Dini Felsefi SohbetlerFerit Kam · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200328 okunma
İnce Memed
Puan vermedi·639 syf.··
2026 8. kitabı
Yaşar Kemal'in İnce Memed serisi yalnızca bir eşkıyalık hikâyesi değil, Çukurova'nın insanını, kültürünü ve yaşam biçimini bütün yönleriyle anlatan büyük bir halk destanıdır. Eser boyunca insanların hainliği, açgözlülüğü, zulmü ve çaresizliği kadar merhameti, dayanışması ve umudu da güçlü bir şekilde işlenir. Serinin en dikkat çekici yönlerinden biri Çukurova'nın olağanüstü canlılıkla betimlenmesidir. Yaşar Kemal sürekli doğayı, insanları ve yaşamı anlatmasına rağmen okuru tekrar hissine düşürmez. Çukurova adeta romanın bir mekânı olmaktan çıkar, yaşayan bir karaktere dönüşür. Bu yönüyle eser yalnızca insanların değil, bir coğrafyanın da hikâyesini anlatır. Romanda iyilik ve kötülük keskin çizgilerle değil, farklı insan tipleri üzerinden gösterilir. Süleyman Ağa ve Osman Ağa gibi yiğit karakterlerin yanında Ali Safa, Abdi Ağa ve Hamza gibi zalim kişiler de yer alır. Böylece dönemin toplumsal yapısı ve insan ilişkileri bütün gerçekliğiyle ortaya konur. Yaşar Kemal, insanı yalnızca iyi ya da kötü olarak göstermemiş, onu bütün çelişkileriyle anlatmıştır. Eserde dikkat çeken bir başka unsur, insanların yaşanan olayları zamanla nasıl büyütüp efsaneleştirdiğinin gösterilmesidir. Karakterlerin hayatında hemen her olay bir türküye, ağıda ya da destana dönüşür. Abartılar, övgüler ve yermeler halkın hafızasında yeni hikâyeler yaratır. Bu durum, sözlü kültürün toplum üzerindeki etkisini ve destanların nasıl oluştuğunu anlamak açısından önemlidir. İnce Memed'i efsaneleştiren şey yalnızca onun cesareti değildir. Onu "İnce Memed" yapan, çevresindeki insanların desteği, merhameti ve dayanışmasıdır. Eserde sıkça hissedildiği gibi, tek başına taştan duvar olmaz. Memed'in yanında duran insanlar, ona yardım edenler ve onu koruyanlar bu destanın oluşmasında en az kendisi kadar etkilidir.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Reklam
Reklam