Kaldı ki Falih Rıfkı Atay'ın başında bulunduğu söylenen Ulus gazetesin­ de, sahibi bulunduğum Markopaşa ve dolayısıyla şahsım aleyhinde, latife hududunu bir hayli aşan ve mahiyetleri itibariyle beni halkın husumetine maruz bırakabilecek olan yazılar da intişar etmiştir. Gazetemizin yeni çıktığı sıralarda, Ulus gazetesinin ikinci sahifesinde intişar eden bir fıkrada, Marko­ paşa gazetesi, başlığındaki resim telmih edilerek "Sovyet selamı" vermekle vasıflandırıldığı gibi, daha birkaç gün evvel çıkan bir Ulus gazetesinin yine ikinci sahifesindeki bir fıkrada da, Troçki'nin eski akrabası olmak ve Sovyet hariciye nazır muavini Vişinski'nin sözlerini dinlemekle itham edildik. Hiçbir esasa dayanmayan ve bizi halk efkarı karşısında en ağır şekilde kötüleyen bu yazıları, biz, sırf mizah kisvesine bürünmek istedikleri için, sukut ile karşılar ve kanun yollarına müracaata kalkışmazken, hiç kimsenin ciddi telakki etmeyeceği masum bir latife için adalet karşısında hesap ver­ meye mecbur edilmemiz hazin bir tecellidir. Yüksek huzurunuza arz edilen bu hususların, adil makamınızca tetkiki neticesinde, takdirinizin lehimde tezahür edeceğinden bir an bile şüphem yoktur. Davacı vekilinin ve savcılık makamının suç olarak vasıflandırmak istedikleri yazıda, kanunun aradığı cürüm unsurları ve cürüm kastı mevcut değildir. Yüksek adaletinizden beraatımı isterim. Sabahattin Ali Markopasa gazate yazıları
Sayfa 516 - Epsilon yayınları 2019
Anı mektup günlük edebiyat şiir
Ben neyim? Hayatın bir makine gibi daima bir başkasının menfaati için işliyor. Fikrim şahsım çalışmam hep onun arzusuna dönük. Benim kıymetim onun işine yaradığım nispette çoğalıyor. Halbuki benim şahsiyetim de o nispette azalıyor.
Sayfa 4·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kızım! Şahsım için iki Türk'ün, asker evladlarımın birbirini kırmasını, kan dökülmesini Allah hakkı için istemedim. Bana bu iftirayı yükleyenleri Allahıma'a havale ediyorum.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Alıntı
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ Aziz, sıddık kardeşlerim ve hapis arkadaşlarım! Evvelâ: Sureten görüşmediğimizden merak etmeyiniz. Bizler manen her zaman görüşüyoruz. Benim ehemmiyetsiz şahsıma bedel, Nurdan elinize geçen hangi risaleyi okusanız veya dinleseniz, benim âdi şahsım yerine Kur'anın bir hâdimi haysiyetiyle beni o risale içerisinde görüp sohbet edersiniz. Zâten ben de sizinle bütün dualarımda ve yazılarınızda ve alâkanızda hayalimde görüşüyorum ve bir dairede beraber bulunmamızdan her vakit görüşüyoruz gibidir. Şualar - 489
Üstü kapalı yaşıyorum hayatımı, olması gerektiği budur diyerek de yazmaya devam ediyorum. Bu nereye kadar gidecek bilmi-yorum. Ölümü hep düşünüyorum, ölümü hep gözlüyorum. Yaşamla şahsım arasında bir mesele var. Bu meselenin bitmesini istiyorum. Artık, bir şeylerin sona varmasını istiyorum. Yazmak istemiyorum, yazıp yazıp bir kenara atmak istemiyorum. Bir şeyleri bir şeylerden koparmak ve kendimi bir deniz kenarında, düşünceliymişim gibi görmek istiyorum.
Sayfa 79
Şahsımı hor görenlere, başlangıçta birer kahraman gibi hissettiriyorum kendilerini. Ta ki benimle doğrudan yüzleşene kadar...
Sayfa 14
Reklam
Reklam