Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomistleri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.
Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.
Olur ya...
Kalp durur...
Akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur...
-Mevlana Celaleddin Rumî
Saint-Exupery'nin ünlü kitabı Küçük Prens'te, bir Türk gökbilimciden söz eden bölüm şöyledir: "Küçük Prens'in geldiği gezegenin 'Asteroid B-612' olduğu konusunda yabana atılmayacak kanıtlarım var. Bu gezegeni, bir zamanlar teleskopla ilk kez gören biri varmış; 1909'da bir Türk gökbilimci... Bu konuda hazırladığı raporu Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı'na sunmuş. Ama başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte... Bereket versin, Asteroid B-612'nin onurunu koruman için bir dediği dedik Türk önderi tutmuş bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde kurultaya gelmiş. Tabii, bütün üyeler görüşlerine katılmışlar...
Halkın uçaklara binmeye yanaşmaması üzerine Atatürk, pazar günleri ucuz fiyatlarla Ankara üzerinde gezi turları düzenlenmesini ister. Bütün amacı, uçağa binmenin korkulacak bir şey olmadığına herkesin inanmasını sağlamaktır.
"Bir asteroid veya büyük bir volkan bizi yok edebilir. Ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız; mühendislik ürünü bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro karadelik, küresel ısınma ya da sonumuzu getirecek henüz bulunmamış bir teknoloji. İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşmekte; fakat son 60 yılda atomik silahlar kendimizi tüketmek için bir potansiyel oluşturdu. Er ya da geç hayatı mavi yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız ya da soyumuz tükenecek”
-Elon Musk