Nesneleşmiş, nesneler arasında nesneye dönüşmüş -nesnelerle sembiyotik bir kölelik ilişkisi kurmuş olan-insanın kuracağı toplum ancak görünürde sağlam bir toplum olabilir. Işıl ışıl parlayan apartmanlar ormanı, acıklı bir sahnenin sadece cephesidir; kapıyı açtığında, oda yerine yankının gümbürdediği bir uçurum içinde bulursun kendini.Denize düşmüş her kazazedenin içinde iki zıt duygu bulunur: geminin sağlam güvertesini bırakmış olmaktan doğan çaresizlik ve ufukta -bir ada, bir kütük, bir sandal gibi- onu kurtarabilecek herhangi bir bahanenin belirebileceği umudu.Kendisine doğru yüzmemiz gereken adanın tuhaf bir şekli vardır; uzaktan iki levhayı andırır. Ve gerçekten de yaklaştıkça iki levhanın söz konusu olduğunu anlarız. Bunlar çok uzun zamandan beri anlamını unuttuğumuz on cümlenin yazılmış olduğu levhalardır.Evet, On Emir bizim biricik kurtuluşumuzdur. Büyük Batı uygarlığı onun üzerine kurulmuştur ve -eski, gereksiz ve sınırlayıcı oldukları düşünülerek temeldeki taşların çekilmeleriyle de uygarlık yıkılmaya başlamıştır.Başka her şeyden önce On Emir konuşmayı ve karmaşıklık ilkesine dayanarak ilişkiler kurmayı öğrenmiş olan büyük maymunun etolojik temelidir.Bunu anlayabilmek için belki de emir kavramındaki askerî yansımayı silmemiz ve bunun yerine yol kavramını yerleştirmemiz gerekir. On Emir, insana kendiyle ve başkalarıyla ilişki yoğunluğuna varmak için gerekli yolu işaret eder; her şeyin doğru ölçütünü gösterir, insanın haklarını, yükümlülüklerini ve bu ada layık olmak için- hayat süreci boyunca üstlenmeyi öğrenmesi gereken sorumluluk düzeyini hatırlatır.
__Tabii ki On Emir'in gerekliliğini hissetmeyi başarabilmek için sessiz kalmayı, ölçülü yaşamayı öğrenmemiz gerekir. Daimi olarak iPod'un kulaklıklarıyla tıkalı kalan kulaklar
Gece, yavaşça siyah mantosunu sürükler
Vapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler,
Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır...
Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyle
Köprüde fersiz gözler açılır üzüntüyle:
Sabah, ıstırap çeken kalplerin akşamıdır...
Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal,
İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal;
Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda...
Gecenin bir mehtabı andırırken sonları,
Gemi fenerlerinin ziyadan bastonları Kaybolur ağır ağır kurşunileşen suda...
Paslı mızraklar gibi uyuklayan direkler
Bir gün yapacakları muhayyel cengi bekler,
Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay...
Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su,
İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu,
Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay...
"Lavanta ve sandal ağacı da evinizi lavanta ile yıkayıp döşemek nazarı uzaklaştırır.
Kimi bitkiler nazara karşı etkili temizleyici ve koruyucudur.
Lavanta temizleyici özelliğe sahiptir.
Zencefil kokusu nazara karşı koruyucudur.
Limon hem temizler hem de korur.
Fesleğen, evi her türlü kötülükten korur.
Tütsü, mür ve sandal ağacı, nazardan korunma ve arınma ritüelleriyle bağlantılıdır.
Isırgan otu genellikle nazara karşı kullanılır ve Doğu Afrika’da ejderha ağacı ve acı yaprak yaygın ilaçlardandır.
Gümüş gibi bazı metaller nazara karşı koruyucu özelliklere sahiptir"
deniz…
.
deniz bir aynadır aslında
göğe bakıp kendini görür
kıyıya değil
kendine vurur
.
bir fener yanar uzakta
karanlığın gözbebeği gibi durur
fenerler öğrendi
beklemenin dilsiz acısını
geri dönmemenin hüznünü
deniz mavi değildir aslında
gökyüzünün yeryüzüne düşmüş halidir
.
istiridye
yüreğine taş basan sabır
köpük
suyun son nefesi kıyıda
ufuk dediğimiz
gitmek isteyip de kalanların duasıdır
yosunlar sarar hep
batık gemilerin yalnızlığını
.
dalgalar kucak açar
düşen kardeşlerine
İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey,hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, Hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle,kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Sayfa 258 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu