Kitaplar mı? Evet çok okurum, hep çok okudum. Hayır birbirimizi anlıyor muyuz, bilemiyorum. En sevdiğim şey yere uzanıp okumaktır,yatakta okumayı da severim. Hemen her şeyi bir yere uzanır öyle okurum. Hayır kitaplar değil, bu işi yaparken önemli olan, her şeyden önce okuma eyleminin kendisi önemli benim için, beyaz kağıt da bir şeylerin yazılı olması, harfler, heceler, satırlar insanla ilintisini kuramadığımız o saptamalar, göstergeler, belirlemeler, insandan gelen, anlatımların kalıbı içerisinde donup kalmış çılgınlık, inanın bana bir çılgınlıktır anlatım. Bizim kendi çılgınlığımızdan kaynaklanan bir çılgınlık. Sonra sayfaların çevrilmesi de,önemli, bir sayfadan ötekine koşmak, kaçmak, çılgınca ve artık pıhtılaşmış bir akıntıyı yaratmış olanlarla suçu paylaşmak;sonra bir tümcenin bir öteki dizeye atlamasındaki sinsilik, yaşamın tek bir tümce ile güvence altına alınması, buna karşılık tümcelerin de yaşamda güvenceye kavuşmaları, evet bunlar da söz konusu. Aslında kötü bir alışkanlıktır okumak, öteki bütün kötü alışkanlıkların yerini tutabilecek ya da onların yerine herkesi daha bir yoğun biçimde yaşamaya itebilecek bir alışkanlıktır.,delicesine bir yaşam biçimidir, insanı yiyip bitiren bir tutkudur. Hayır uyusturucu kullanmıyorum ,kitapları kullanıyorum, aralarında özellikle yeğlediklerim de var doğal olarak,pek çok kitap da var ki bana yaramıyor, bazılarını yalnız öğleden önce bazılarını da yalnız geceleri kullanıyorum, elimden hiç bırakmadım kitaplar da var, evin içinde onlarla birlikte dolanıyorum, onları oturma odasından mutfağa götürüyorum, koridorda ayakta dururken okuyorum, nerede kaldığımı belli edecek bir işaret koymam, okurken dudaklarımı oynatmam, çok iyi okumayı erken öğrenmişim.
Sayfa 84, Malina