Belma Sebil
seni ben kallavi sokağı'nda gördüm
sen beni görmedin görmedin
kapıları çaldım adını sordum
söylemediler öğrenemedim
seni ben kallavi sokağı'nda gördüm
bir daha görmedim bilmedim
belma sebil adını yakıştırdım
aklıma geldikçe her sefer
gözlerinin mavisini bitirdim
saçlarının siyahına başladım
kallavi sokağı'nda güvercinler
benim karanlık istanbul'um
bir esnaf kahvesine oturdum
belma sebil ya geçti ya geçer
rüzgarını içime doldururum
kallavi sokağı'nda güvercinler
bunca yıl sönmemiş umudum
nisan değilse mayıs
perşembe değilse pazar
ben belma sebil'i bulurum
Attilla İlhan
Yahu adam ölüyor adam!!.. Vicdanlarınızı, artık lütfen, seçim sandıklarından çıkarın!... Politikacı olarak değil, insan olarak, adam olarak bir yurttaş olarak düşünün. Sebil midir bu insanların kanı?.. Göğüslerinden, karınlarından, başlarından yaralanan bu çocuklar bir düşman ordusunun neferleri midir?.. Kaç kişi öldürüldü bugüne kadar?.. Yetmedi mi?.. Vicdanlarınızın pansumanını bu kanlı kefenlerle mi yapıyorsunuz?.. Yeter artık, yeter artık, yeter be!.. İnsan ölüyor, adam ölüyor, adam!!.. Kılınız kıpırdamıyor, kılınız!!..
Hani çok partili düzen, hani demokrasi, hukuk devleti? Neye yarıyor bunlar? Aman sımsıkı yapışın koltuğunuza çünkü, yarın, öbür gün ölürseniz, sizi bu koltukla gömecekler mezara...
İstanbul'un çeşmeleri
Genç yaşta sütü kurumuş analar gibi
Şahdamarları burulmuş
Kimi yıllardır su demiş yorulmuş
Bırakmış kendini sırt üstü güneşe
Çöp tenekesi olmuş.
Kiminin ocağına incir dikilmiş
Kiminin diri diri dilleri sökülmüş
Kiminin yerlerinde yeller eser
Taşıyla mermeriyle harm an savrulmuş
Hele bir tane var Kabataş iskelesinde
Tam rıhtımın üstüne kurulmuş
Gemicilerin güneşten, tuzdan çatlamış dudaklarına
Serin serin tatlı tatlı su getirirmiş
Birden gözümün önüne Barbaros’un yiğitleri geldi
Yorgun argın seferden dönmüşler
İlk işleri çeşmeye koşmak olmuş
N e gezer... K urum u;
İnsan hali
Nasılsa bir tane unutmuşuz Tophane'de
Damızlık misali...
Tophane çeşmesi kapı komşumuz
Sık sık buluşup dertleşiriz
Yanında bir sıra kavak ağacı
önünde tramvaylar durur
Çeşme dediğin böyle olur
Gürül gürül akar durur
Akar sebil sebil deyu
Tophane çeşmesi taştan
Yapanlar yılmamış işten