Varlığını sebil et: sana kalır varlığın; Kendi elinle çiz ki sürsün bahtiyarlığın.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Alıntı
Sebil kalp... Sessizlik bir daha arkadaşın.
Sayfa 47
Reklam
kâinattır o gülün solmadan açtığı yer yağmur O'nunla yağar, O'nunla taşar sebil sevgini, hasretini sadece o güle ver
Sayfa 54 - Timaş Yayınları
Belma Sebil seni ben kallavi sokağı'nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kallavi sokağı'nda gördüm bir daha görmedim bilmedim belma sebil adını yakıştırdım aklıma geldikçe her sefer gözlerinin mavisini bitirdim saçlarının siyahına başladım kallavi sokağı'nda güvercinler benim karanlık istanbul'um bir esnaf kahvesine oturdum belma sebil ya geçti ya geçer rüzgarını içime doldururum kallavi sokağı'nda güvercinler bunca yıl sönmemiş umudum nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar ben belma sebil'i bulurum Attilla İlhan
Yahu adam ölüyor adam!!.. Vicdanlarınızı, artık lütfen, seçim sandıklarından çıkarın!... Politikacı olarak değil, insan olarak, adam olarak bir yurttaş olarak düşünün. Sebil midir bu insanların kanı?.. Göğüslerinden, karınlarından, başlarından yaralanan bu çocuklar bir düşman ordusunun neferleri midir?.. Kaç kişi öldürüldü bugüne kadar?.. Yetmedi mi?.. Vicdanlarınızın pansumanını bu kanlı kefenlerle mi yapıyorsunuz?.. Yeter artık, yeter artık, yeter be!.. İnsan ölüyor, adam ölüyor, adam!!.. Kılınız kıpırdamıyor, kılınız!!.. Hani çok partili düzen, hani demokrasi, hukuk devleti? Neye yarıyor bunlar? Aman sımsıkı yapışın koltuğunuza çünkü, yarın, öbür gün ölürseniz, sizi bu koltukla gömecekler mezara...
Sayfa 18 - um:ag yayınları·Kitabı okuyor
İstanbul'un Çeşmeleri
İstanbul'un çeşmeleri Genç yaşta sütü kurumuş analar gibi Şahdamarları burulmuş Kimi yıllardır su demiş yorulmuş Bırakmış kendini sırt üstü güneşe Çöp tenekesi olmuş. Kiminin ocağına incir dikilmiş Kiminin diri diri dilleri sökülmüş Kiminin yerlerinde yeller eser Taşıyla mermeriyle harm an savrulmuş Hele bir tane var Kabataş iskelesinde Tam rıhtımın üstüne kurulmuş Gemicilerin güneşten, tuzdan çatlamış dudaklarına Serin serin tatlı tatlı su getirirmiş Birden gözümün önüne Barbaros’un yiğitleri geldi Yorgun argın seferden dönmüşler İlk işleri çeşmeye koşmak olmuş N e gezer... K urum u; İnsan hali Nasılsa bir tane unutmuşuz Tophane'de Damızlık misali... Tophane çeşmesi kapı komşumuz Sık sık buluşup dertleşiriz Yanında bir sıra kavak ağacı önünde tramvaylar durur Çeşme dediğin böyle olur Gürül gürül akar durur Akar sebil sebil deyu Tophane çeşmesi taştan Yapanlar yılmamış işten
Sayfa 106·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam