10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Şiraze Dergisi / Sayı 35. Mayıs - Haziran 2026. İki Aylık Kitap Kültürü Dergisi. Kastamonu Sanat Evi adına çıkarılan derginin Yazı İşleri Müdürlüğünü İhsan Sert, Editörlüğünü Sedat Sert, Genel Yayın Yönetmenliğini Kudret Ayşe Yılmaz yapmaktadır. Derginin bu sayısının teması " Kitapların İyileştirici Gücü'dür." Yine derginin içinde yer alan bir bölüm olan, dosya soruşturması için pek çok yazar ve şaire, " okumanın insan ruhundaki derin travmaları ve toplumsal yaraları iyileştirdiğine/ iyileştireceğini İnanılır. Sizce kitapların böyle güçlü tesirleri var mıdır? sorusu sorularak, alınan cevaplarla okuyucu farklı bakış açılarını yönlendirilmektedir. Dergi bir kitap tanıtım dergisi olmasına rağmen, kendi ekolünü oluşturmuş kitap tanıtımı yanı sıra belirlediği gündemle basın yayın dünyasında yerini almaktadır. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Şiraze Dergisi - Sayı 35 (Mayıs-Haziran 2026)Şiraze Dergisi · Şiraze Dergisi Yayınları · 20261 okunma
8/10
·104 syf.··
2026 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Necip Mahfuz gerçekten muazzam bir yazar. Bu kadar güçlü kalemle tanışmayan varsa vakit kaybetmeden tanışmalı. Mısır’ın batıya açılan kapısı olarak görülen devlet başkanı Enver Sedat bir suikaste kurban gitmiştir. Sonrasında ise ülkeyi bekleyen açlık, kriz, kaos ve otorite boşluğu tam bir curcunaya sebep olmuştur. Tüm bunların yanında evlenme hayali kuran iki gencin hayalleri de Enver Sedat ile birlikte gömülmüştür. Çılgın bir kitap Akıcı bir dil Tarihe tanıklık. Sürpriz son. Okumayan kalmasın.
1000Kitap
Başkanın Öldürüldüğü GünNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2018484 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ezberbozan
10/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:24
Gerçekten çok enteresan bir roman olmuş, Murat Menteş kalemini, sanatını konuşturmuş. Romanın karakteri, yazarı gelip buluyor ve adamın hayatı resmen roman oluyor. “Hayatımı yazsam roman olur.” denilen cinsten. İlk başlarda olay örgüsünün sıralı olmaması biraz kafa karışıklığı yaratmıştı bende fakat zaten Göko’nun kafasının içinin gerçekten böyle karmakarışık olduğunu anladığımda taşlar yerine oturdu. Ana karakterin hala yaşıyor olması enteresanken romanda adı geçen insanlar da çok enteresan. Kitapta Kıvanç Tatlıtuğ var, Kayahan var, Sedat Peker var… Göko hayatını tamamen kurgu gibi yaşıyor ve yaşadıklarının onun için olağan olması, beni okurken daha da hayrete düşürdü. Devamı gelecek nitelikte bir roman olmuş, umarım gelir devamı.
Edebiyat
FinkMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20213,660 okunma
Eskilerden Unutulmaması Gereken bir Seri
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:58
Kitabın basılı halini almayı uzun zamandır istiyordum lakin hangi yayın evi ve hangi sırada yoksa toplu set mi? Almalıyım gibi mevzulardan hep erteledim ve almaya fırsatım olmadı. Yaklaşık altı ay önce kız arkadaşımın teşviki ile aldığım Kobo e kitap okuyucu sağolsun biraz önce bahsettiğim sorulara derman oldu. Bu Kobo sayesinde alamadığım pahalı veya nadir olan çoğu eser gibi Pardayanlar serisinin de ilk ve örjinal çevirilerinden biri olan sahaflar da bile bulamadığım Başkan yayınları baskından okumak nasip oldu. Bu seri öyle bir seri ki ülkenin entellektüel hemen hemen her bireyinin okuduğu gibi reisliği ile bilinen Sedat Peker'in bile okumadan büyümediği bir seri. Zaten kapağında da "Dünyanın en bilinen aşk ve macera romanı" Yazısı her şeyi açıklar nitelikte. Günümüzde kesinlikle hak ettiği değeri görmeyen bir seri bence. Kitabın bir önceliği veya bir şey anlatma gibi gayesi var mı? bilmiyorum varsa da ben yakalayamadım. Kitabı çok rahat ve keyifle okudum su gibi aktı lakin e kitap okuyucuya tam alışamadığım için uzun bir serüven oldu. Hoşuma giden en büyük özelliği dönemin içinde yaşadım resmen. 15-16. Yüzyıl Fransasında mükkemel bir serüvene ve geziye misafirdim. Serinin geri kalanına okumak istiyorum kitap hakkında, karakterler hakkında veya her hangi bir içerikten bahsetmeme gere yok bunu benim yerime yapan uzun uzadıya yazan arkadaşlar illaki var onların hakkını teslim edelim. Sadece son olarak şunu demek istiyorum 21. Yüzyılda böylesi bir dönemde 70-80'lerde dünyanın bir çok yerinde çılgınlar gibi okunan bu roman serisini bitirmek her okura nasip olur mu? bilmiyorum, bu seriyi okudum demek şüphesiz benim gözümde ayrı bir okurluk seviyesi olacak. Umarım herkes bu seriye bir şans tanır.
1000Kitap
Pardayanlar 1Michel Zevaco · Baskan Yayınları · 1971449 okunma
İroni ve Hüzün
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 17:41
Bulmak için uğruna oradan oraya savrulduğumuz, hayatımızı ortaya koyamaya hazır olduğumuz cevapların aslında burnumuzun dibinde olması ve bulunduğunda çok geç olması ne ironik ve trajik bir durum. Yazar’ın okuduğum ikinci eseri olan bu kitap, birinci tekil şahıs gibi benimsemediğim bir üslup ile yazılmış olmasına karşın sayfalar ilerledikçe beni içine çektiğini itiraf etmeliyim. Oldukça akıcı, okuru kendine çekmekle kalmıyor ayrıca zihnine şüphe tohumlarını başarılı bir şekilde ekiyor. Mine’nin bir casus, her şeyin bir tezgâh olma ihtimalini geçtim, Melike’den bile bir nokta da şüphe duydum. Son sayfaya kadar sizi hikâyenin içinde tutmayı başarıyor. Kitabın bir diğer başarısı Türkiye’nin ‘’arka sokakları’’ diyebileceğimiz yerlerde dönen pislikleri yan karakterler üzerinden gerçekçi bir şekilde bizlere aktarması. İlginçtir, çocukları dilendirmek için onları sakat bırakan çete Puslu Kıtalar Atlası adlı kitapta da vardı. Bu tarz yapıların devamlılığını bu eser de görmek dramatik bir deneyimdi. Bir nokta var ki değinmeden geçmek istemiyorum. Çocuk fuhuşunun yapıldığı otele baskın esnasında ‘besmele’’nin göründüğü sahne yer alıyor. Bu sahne de yazar, ‘’kutsallığın arkasına sığınanların riyakârlığı’’na mı değinmek istemiş emin değilim. Yazarın hiç değilse karakterlerin ağzından sözel bir eleştiri getirebilirdi. Bunu da yapmamış ki sahne havada kalmakla kalmıyor, okuyucunun zihninde görsel bir tezat olarak kalıyor. Kitabın içerdiği anlatım tarzı başkarakterimizin iç sesinin ağırlığı altında okuyucuyu boğmaya gayet müsait iken yazarın bunu hikâyenin akışı ile dengeleyebilmesi de eseri başarılı kılan diğer unsurlardan olsa da, karakter derinliği oldukça sınırlı. Yıldırım’ın Sedat için önemli biri olduğunu net görülebilirken, aralarındaki ilişkinin boyutunu, mahiyetini neredeyse hiç
Sis ve GeceAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202324,1bin okunma
Camdaki Kız
Puan vermedi·352 syf.··
2026 85. kitabı
Nalan dışarıdan bakıldığında hayallerindeki hayatı yaşayan genç bir kadındır. Çok zengin bir ailede büyümüş, iyi eğitim almış, son derece zarif ve güzeldir. Ancak bu mükemmelliğin altında korkunç bir baskı vardır. Nalan, annesi sandığı ama aslında anneannesi olan Feride Hanım tarafından, bir suçlu gibi kontrol edilerek büyütülmüştür. Feride'nin geçmişteki bir travması yüzünden Nalan'a uyguladığı bu baskı Nalan'ı duygusal olarak felç etmiş ve onu camdan bir kutunun içine hapsetmiştir. Nalan hayatı boyunca görmediği sevgiyi ve onayı, kendisine ilgi gösteren iki kişide, birincisi Koroğlu ailesinin oğlu Sedat'ta aramaya başlar. Ancak bu evlilik, beklediği kurtuluş yerine yeni bir yalnızlığın başlangıcı olur. Sedat zengin, yakışıklı ama babasının baskısı altında ezilmiş, sorumsuz ve duygusal olarak olgunlaşmamış bir figürdür. Nalan'ın ruhundaki boşluğu dolduramaz. İkincisi Hayri Nalan'ın hayatına sonradan giren, ondan sınıfsal ve kültürel olarak çok farklı olan, kaba saba ama ona ilgi gösteren bir karakterdir. Nalan, çocukluğundaki sevgi açlığı yüzünden Hayri'ye saplantılı bir şekilde bağlanır. Bu bağlanma, bir kadının kendini bulma çabasının mı yoksa yeni bir felakete sürüklenişinin mi hikayesidir? Yazar bunu psikolojik tahlillerde sorgular. Camdaki Kız Gülseren Budayıcıoğlu
1000Kitap
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma