dinlemekten hiç bıkmadığım Eyüp Sultan'ın türbesine koştuğumu dün gibi hatırlıyorum. Sanki hacca gideceğimi ona da müjdelemek ister gibi. Sonra da düşündüm.
Eğer ruhu benim ziyaretimden haberdar ise bana mutlaka
"Efendime selâmımı arz eylel" diyeceği ortadaydı.
"Ve aleyküm selâm, başım gözüm üzere!"
“Atuan Mezarları’nın Tek Rahibesi olarak tüm güçlerini eline almıştı. Artık herkes onun önünde diz çöküp selam veriyordu; suratsız Tear ile Kossil bile. Herkes onunla özenli bir hürmetle konuşuyordu. Fakat hiçbir şey değişmedi, hiçbir şey olmadı. Takdis merasimi biter bitmez günler, daha önceki gibi akıp gitmeye devam etti.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yeni Câmi-i Şerîfi sebili ile şadırvan arasında yer alan evrensel iyiliğin sembolü, zarâfet ve fazîlet âbidesi sadaka taşına ve ihâta duvarı üzerine mihrap formunda inşa edilmiş merhamet medeniyetinin sembolü kuş evine selam vererek mekândan ayrılıyoruz.."
Sözün yine hep aşktan yanaysa sevgilim
sen sakla bir kaçağı
Belki yorgun ve yaralıdır hâlâ
ölüm basmıştır son sığınağı
Sus ve sadece dinle sessizliği
perdeleri çek ışıkları söndür
bir selam bir haber gönderir belki
sesleri hiç duyulmayan dostlar
Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
bekle başında onun sabahadek
Belki demin sana böyle sığınan
yapayalnız ve öylesine yorgun
kimliği duvarlarda kalan bir kaçak
Şimdi kendisinden ne kadar hürmetle bahsedilse yine az diyebileceğimiz İmam-ı Azam'ın bir sözünü söylemenin sırası geldi. Önünden İbrahim Ethem geçerken ayağa kalkıyor, büyük İmam... "Buyrun, seyyidimiz, efendimiz!.." diyor, İbrahim Ethem'e...
O bir derviş... Tâcını, tahtını Allah aşkına feda etmiş bir derviş... Selâm verip geçiyor. Talebeler, (tabiî onlar zahir ehli) koca müçtehid'e dönüyorlar, diyorlar ki:
"- Sizin gibi bir mezheb kurucusu, nasıl oluyor da bir derviş parçasına efendimiz diyor?"
Şu cevabı alıyorlar:
"- Şu yüzden ki, O Allah'ın zatı ile meşgûl, bizse işin dedikodusuyla."
Alışkanlık haline getirmeli, bir şey vermeli; selam vermeli, yol vermeli, sadaka vermeli, güler yüz vermeli... Birinin gönlüne bir sürur, bir neşe kondurduğun zaman ondan fazla sen mutlu olacaksın, emin ol.