“Bir sabah, hiçbir suç işlememiş olan Joseph K. kapısında iki yabancı buldu; suçunu bilmediği bir davanın sessiz tanıklarıydılar.”
Franz Kafka ’nın Dava’sını bilir misiniz?
Terk etmedi sevdan beni, diyen Ahmed Arif’i,
“Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum,” diyen Nazım Hikmet Ran'ı? Bugün de pazar… Ve İbrahim Sadri misali, ben sizi çok özledim.
“ ... tanıştığı hiçbir kişiyi gazeteci, devlet memuru, asker, profesör, zengin, yoksul gibi görmüyor, onları insan olarak algılıyordu.”
Livaneli okurlarının yüzündeki hüzünlü gülümsemeyi görüyor gibiyim. Serenad düştü aklınıza değil mi?
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan;
Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
Bekle Beni, Livaneli’nin son eseri ve içinde seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan ama korkularına rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyen insan var, iki insan…
“Bekle beni, döneceğim,
Bütün direncinle bekle beni.
Bekle, hüzün yağmurları
Gökyüzünü kaplayınca,
Karakış üşütürken bekle,