Filozof Sokrates'e sormuşlar :
Niçin sürekli sevinçli, neşeli ve gülümsersin; sana neden hiçbir zaman gam ve keder dokunmaz?
Ben kaybolduğunda üzüleceğim hiçbir şeye gönül bağlamam ve gerçekleşmemesi halinde acı ve sıkıntı girdabına kapılacağım hiçbir dünya malını istemem...
Savaştan kaçmak için bir kargaşaya neden olmamak gerekir, çünkü kaçmış olmuyorsun, zararına olabilecek biçimde ertelenmiş oluyorsun, diye yanıt veririm.
Molla, tepesinde sarkan bir manolyayı kokladıktan sonra "Hiç düşündün mü, Mehmet" diye sordu. "Neden bu güzel kokular hoşumuza gider? Neden bunlardan zevk alırız, mutluluk duyarız?
Çünkü güzellik insanın içindedir. Fıtratında vardır insanın iyiye ve güzele duyduğu muhabbet. İnsan olmak, güzelliği takdir etmek değil midir?"
"Bir bahçenin bakımını yapabilen" dedi Molla Gürani elleri arkasında kavuşmuş "bir ülkeyi de pekâlâ idare edebilir. Çiçekler vardır, her gün sulanmak ister. Otlar vardır yolunmadı mı çiçekleri yok eder. Ve ağaçlar vardır, gölgeleri serinlik yapar, sınır belli eder. İşte böyle, bir sultan da suladığı çiçekler gibi, tebaasının haklarını her gün gözetmeli, pis otları yolduğu gibi haksızlari cezalandırmalı, güçlü ağaçlar gibi ülkesinin sınırlarına güvenilir komutanlar yerleştirmelidir ki onların korumasında halk rahat etsin, çeşit çeşit çiçekler yeşersin."