İle... Hem bir bağlaç, hem de bir hayatın özeti.
Puan vermedi·232 syf.·
2026 40. kitabı
Aruoba, bildiğimiz, alışık olduğumuz dilden sıyrılıp, kelimelerin köklerine inerek bizi düşünmeye zorluyor. "İle" bağlacının o basit gibi görünen yapısının altında, hayatın en karmaşık meselelerini—varlığı, yokluğu, birlikteliği ve ayrılığı—öyle ince bir zekayla işliyor ki, kitabı bitirdiğinizde elinizde kalan şey sadece okunan satırlar değil, zihninizde açılan yeni kapılar oluyor. Onun felsefesi, hayatın telaşından yorulup bir an durup kendine bakmak isteyenler için adeta bir sığınak. Kitap boyunca yazarın o duru, sessiz ama bir o kadar da sarsıcı sesi size eşlik ediyor. Bazı cümleleri bir kez okuyup geçemiyorsunuz; dönüp dönüp tekrar bakma, üzerinde biraz daha düşünme ihtiyacı duyuyorsunuz. Hayata dair, ilişkilere dair, insan olmaya dair söylenmiş, tam da yerini bulan cümleler arıyorsanız, bu kitap tam size göre. “...bir de sen, kendin; kendi kendine, kendinle, kendinden...” Sizin için ile kitabında altını çizdiğiniz, “işte bu!” dediğiniz o cümle hangisiydi?
1000Kitap
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,435 okunma
SPOİLER VARR
Puan vermedi
eveet,bu kitabi mitolojik icerik var diye aldim oyle de vardi zaten,hiyeroglifler falan cizilmis kitaba ve bunu cok sevdim,punto gayet iyi,bolumler yeterli uzunlukta falan falan,asil konuya gelelim ana kadin karakter Inez ailesinin Mısır'da oldugunu duyunca apar topar toplanip Mısır'a gidiyor(dayisi da arkeolog)onu dayisi yerine dayisinin hizmetinde calisan ana erkek karakter (ismi onemli degil) onla karsilasiyor o da Inez'e diyor ki 'dayin beni gorevlendirdi,buradan simdi gideceksin' geldigi gibi gitmis oluyor kisaca ama Inez bana misin diyerek bavullarini falan umursamadan gidiyor,o sirada babasinin ona hediye ettigi yuzugu bir adam 'bu Kleopatra'nin yuzugu' diyerek Inez'den yuzugu caliyor neyse sonra dayisiyla konusuyor dayisi diyor buna 'yarin gidecen' Inez diyor 'tmm' sonraki gun dayisinin gemisine atlayip gizleniyor,kimligini ne zaman gosterecegini bilmiyor ama denizde geminin sallanmasi sonucunda bir anda suya dusuyor,ana erkek karakter onu zorbalarken bir anda 'yuzme bilmiyorum' diyor ve sonra ne oluyor? Ana erkek karakter denize atlayip Inez'i daha da dibe cekip suni tenefus yapiyor(akil alir degil) neyse bunlar kurtuluyorlar,kazi alanina geliyorlar Inez'in yetenegi var resimde dayisi diyor ki 'resim ciz bakim' o da 'tmm' diyor ciziyor iste,boyle arada sirada Kleopatra'nin anilarini goruyor(o kisimlari cok guzeldi)sonra bir gece bir bakiyor annesi karsisinda amantanrimm,annesi diyor ki 'dayin kacakcilik yapiyor sen pek degeri olmayan esyalari al getir' diyor Inez'de 'tmm' diyor yine,yardim ediyor kii bir bakmis annesi bir yabanciyla gemide,esyalari alip Inez'i almadan gidiyorlar (kahpe) bu sirada ana erkek karakterle ilk kez opustukten sonra erkek karakter 'benim nisanlim var' dedi PAUABDHIAWBDBIAHSBDH kitabin sonlarina dogru bu ikisi kaciriliyor ve maalesef
Nehrin BildikleriIsabel Ibañez · Artemis Yayınları · 2025154 okunma
Reklam
Naz
Puan vermedi·176 syf.·
2026 19. kitabı
Âhsen'e yangın Yahyâ'nın Halilî bir inci ile Hüsne'den Hayy'a meşk-i âşkıdır. İbrâhim'in kaybettiğini bulması, Fâtime'nin nebevî müjdesi. Ve en çok da, Hüsne'nin elhuseynî menzili. Ne bileyim ben tövbe estağfirullâh, Zan işte. Üzülme Yahyâ, sen O'nun gözlerinin önündesin. Bir Rahîm, seni bağrın en nâdide gülü diye yetiştirdi. Şol Muhammedî'ye bir bak...
ZanYasemin Karahüseyin · İz Yayıncılık · 202095 okunma
'Olumsuzlama aynı zamanda, itiraf etme biçimidir.'
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:22
Bir insanın antika saray saatlerini tamir etmekte ustalaşmış olması yeterince ilgi çekiciyken, böyle bir oyunu da yazabilmesi... :) Şule Gürbüz okumalarının başladığı yer tam olarak burası olabilir. Hafif dozda barındırdığı mizah ve karakterlerin çocuksu duygu durumlarıyla neredeyse Mercier ile Camier kıvamında bir eser. Tiyatro yapıtlarında aradığım, olabildiğince beni o koltuğa oturtup, sahnenin ışıkları sönünceye dek oyuna dahil edebilmesi... Çok az yerde kopuşlar yaşansa da, başarılı bir eserdi. Çok derinden, yüzeysel anlatıma, acıdan sevince, kahkahadan gözyaşına anlık geçişler, felsefi metaforların sarsıcı etkisi... Hayranlıkla okudum. 'Yaşlı İhtiyar' Beckett'ın neredeyse bütün eserlerinde görebileceğimiz, yardıma ihtiyacı olan duygusal gel-gitler yaşayan ama en güçlü cümleleri, en sıradan olayların içine gizleyen, yaşlı bilge arketipine yakın bir karakter. Her konuda üstünlüğünü ilan etmiş ama bu üstünlükten hazzetmeyen, düş ve gerçeğin sınırlarını yitirmeye cesaret edebilmiş biri. Merkezde bulunuyor... Yaşlı ve genç kadın karakterlerinin, yaşam ve ölüm üzerine bizde bıraktıkları etki çok kıymetli... Hizmetçi: başlarda gerçekten Yaşlı adama refakat eden bir hemşire olduğu fikrine kapılabilirsiniz, çıkarımları ve akıllıca sözleri size 'evet sanırım bir çıkış noktası buldum dedirtse de' oyunun sonlarına doğru fikriniz değişebilir. Susan Sontag; "Yaşama gücümüzü delilik kaynaklarımızdan alırız." derken, anlamlı bir tespitte bulunmuştu. Uyum gösterebilme becerisi deliliğin bir biçimi değil de nedir? Belki bize hiç beklemediğimiz cümleleriyle şaşırtan insanlar onlara dayatılan zihinsel normların üstünlüğünü reddedenlerdir. 1950’lerde psikoz tanısı konulan vakalar modern zamanın gayet sağlıklı bireyleri kabul ediliyor. :)
Tiyatro
Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl YokturŞule Gürbüz · Boyut Tiyatro · 1993242 okunma
AİLE HER ŞEYDİR
7/10
·128 syf.·
2026 36. kitabı
Yazardan okuduğum ikinci kitap. Ve ilk romanı. Kısa ve hızlı bir kitap oldu. Kitap kahramanin içsel dünyasında anlamlandırmaya çalıştığı dünya ile başlıyor. Düşüncelerini aktarıyor. Sonrasında ise hayatından bahsetmeye başlıyor. Anne ve babası ayrılınca anne ve iki çocuğu hayata tutunmaya çalışıyor. Başta her şey sıradan gorunsede bu olayın ruhsal dünyasında açtığı yaralar zamanla çok büyüyor. Ve kendi deyimiyle uçurumun dibine geliyor. Buna rağmen bir çıkış buluyor. Kitap boyunca bu çıkış yolunu arıyoruz. Parçalanmış ailelerin çocukların üzerindeki olumsuz etkisinin yıllar sonra bile devam ettiğini anlatan bir kitap... Kısa ,hüzünlü bir kitaptı. Yine de kahramanımızın sonunda durgun limana ulaşmasına sevindim. Alıntılar : Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez. insan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu oluyor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da, açığa vursam da mutsuzluğum değişmeyecekti . Zaten öylesine büyük bir gürültünün içine hapsolduk ki, anlatabilmeyi başardığınız birkaç şey de gürültünün içinde kaybolup gidiyor. İşte bu yüzden her şeyin en kötüsünü düşünmek, sık sık düşen insanların sahip olduğu en kötü alışkanlıklardan biridir.
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Profil Yayınları · 201811,5bin okunma
Muhabbet
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:22
Ah, nerden başlayacağım inanın bilmiyorum. Kitabın son sayfalarında birkaç damla gözyaşım akmış olabilir. Bitmesin diye teşekkür kısmını bile iki üç kez okumuş olabilirim. Okunmamış tek bir kelime dahi bırakmak istemedim. Bir kurgu karakterine böyle gönülden bağlanacağımı tahmin etmemiştim. Sybil, içimde farklı duygular uyandırdı. Empati kurmak , onu anlamaya çalışmak hem güzeldi hem de üzücü. Yazarın o kadar çok karakteri ayrı ayrı konuşturması ve her bir karakterin kendine has tarzı, içimizde oluşturduğu karakter sesi dahi olması ne kadar yetenekli ve zekice yazılmış bir eser olduğunu gösteriyor bana göre. Tabi burada çevirmenin de hakkını yememek lazım harika bir çeviri olmuş başka eserlerde bazen okuduğun cümle oraya oturmuyor yakışmıyor ne alaka diyorsun ya hani.. burda her bir cümle tam yerine cuk oturmuş. Duygularımı kenara bırakıp kitaptan biraz bahsedecek olursam, kitap farklı tarzda yazılmış ve beni etkileyen kısımda özellikle bu oldu. Mektuplardan ve e-postalardan oluşan bu eser, Sybilin hem geçmişine hem de şimdiki yaşantısına ışık tutuyor. Olmuş olanları ve yaşananları okuyucuya sunuyor böylelikle. Çok fazla karakter var. Başta o kadar ismi ve karakteri Sybil’in nesi olduklarını akılda tutmak zor olsa da okudukça kişiler zihinde yerine oturuyor. Ben tek tek isimleri not almadım ama siz kolaylık olsun derseniz isimleri ve kim olduklarını not tutarak da ilerleyebilirsiniz. Sybil yeri geldi güldürdü beni o inat, sert, bilmiş ve özgüvenli tavırlarıyla. Yeri geldi üzüldüm haline, yaşadıklarına. O kadar acı dolu hayatına, yasına, kaybına, suçluluklarına rağmen ayakta durma çabası takdire şayandı. Kitap bitti ama sen benimle yaşamaya devam edeceksin Sybil. Fazla detaya girmek istemiyorum. Zaten çok uzattım. Uzun zamandır kurgu bir eseri bu kadar övmemiştim.
1000Kitap
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 202646 okunma
Reklam
Reklam