İnanç, ufalanmış bir evreni sabitleştirir ve değişime direnmesine yol açar. Hiçbir şeyin değişmesine izin verilmez, yoksa hareketsiz evrenin yok olur. Ama sen hareket etmesen de o kendiliğinden hareket eder. Senden ötede evrimleşir ve artık senin için erişilmez olur.
Ey Ca’fer’in oğlu! Sen ne güzel delikanlısın!
Gelen-giden yolcuların ne iyi barınağısın!
Kapına, mekânına nice misafirler gelip, geçti!
Kim geldiyse senden ancak kerem ve güzellik elde etti!
"Güneş gözlüklerin ne kadar güzel Carlo. "
"Ah teşekkür ederim. "
İnsanların sahip olduklarından dolayı aldıkları iltifata teşekkür etmelerini hiç anlamadım. İçimden şunu söylemek geçiyor: "Sanki gözlüklerini sen çizdin, sen tasarladın! Neden bana teşekkür ediyorsun ki? Uyaaaann!"
Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben..
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.
Uykumun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
Aklımda sen.
Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.
Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda..
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda..
Güzelce.