“Donuyok”
“Donuyoruz desene lan, hırt!”
“Donuyok”
“Nefesini tüketme. Bunlar nerde insanlık nerde. Bunlara var mı somun ! Yerler! Var mı ballı Fatma! Tamam…”
“Donuyoruz.” diyemeyen işçi eliyle arkalarından “Nah!” yaptı. Sonra da iş arkadaşına döndü:
“Donuyoruz.”
“Katibe niye demedin?”
“Keyiflensin diye…”
“Keyiflensin diye mi?”
“Keyiflensin diye. Bizi ayı, kendini adam bellesin fukara!”
Eş ilişkisi, birbirine bağlı kalma umudu, seks, çocuklar, ev sahibi olma ya da birlikte yapılan seyahatler gibi yakınlık ifade eden şeylerle beslenir. Ama bütün bunlar gerçek durumun üstünün örtülmesinden başka bir işe yaramıyorsa, sonuçta uçurum gene de acımasızca açılır: Hastalıklar, gereksiz ameliyatlar ve benzerleri şeklinde.