"Charlie nerede?" diye sordu. Sanki Beckendorf saklanıyor olabilirmiş gibi etrafına bakındı.
Çaresizlik içinde Kheiron'a baktım.
Yaşlı sentor hafifçe öksürdü. "Silena, canım," dedi. "gel de bu konuyu Büyük Ev'de konuşalım."
Silena "Hayır," diye mırıldandı. "Hayır. Hayır!"
Sonra ağlamaya başladı. Hepimiz olduğumuz yerde donup kalmış, öylece duruyorduk. Bu yaz çok arkadaşımızı kaybetmiştik ama verdiğimiz en acı kayıp Beckendorf olmuştu. Onun ölümü, birisinin gelip kampın mihenk taşını çalmasından farksızdı."
Kötü bir alışkanlığı gömlek gibi bir anda atmak mümkün değildir. Bu, sentor Nessus'un derisinden daha kötüdür; acı ve çığlıklar olmadan yırtılmaz: olduğu gibi bırakmak daha iyidir!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük Ev’e geldiğimizde Kheiron da kendi odasındaydı, eyer çantalarını toplarken 1960’ların en sevdiği salon müziklerini dinliyordu. Belki de size onu anlatmam gerek: Kheiron bir sentor. […] Onu görür görmez Tyson donakaldı. “Midilli!” diye bağırdı kendinden geçmişçesine.
Kheiron döndü, buna gücenmiş gibiydi. “Affedersiniz?” […] Tyson, hâlâ hayretle Kheiron’a bakıyordu. Kheiron’un böğrünü okşamak istiyormuş da yanaşmaya korkuyormuş gibi inildiyordu. “Midilli?”
Kheiron burnunu çekti. “Benim sevgili genç kiklopum! Ben bir sentorum.”
"Canavar değilsin," dedim.
Ama yalan söylüyordum. Aslında söylemek istediğim, canavar olmanın çok da kötü bir şey olmadığıydı. İngilizce monster kelimesi Latince monstrum kökünden geliyordu ve ilahi bir felaket habercisi demekti, sonra Eski Fransızcaya pek çok menşei olan bir hayvan anlamına gelecek şekilde uyarlanmıştı: sentor, griffin, satir gibi. Canavar olmak melez bir sinyal, bir deniz feneri olmak demek: Aynı anda hem sığınak hem de uyarı.
Aries (Koç), altın postlu koçtur.
Taurus (Boğa), Europa'yı Girit'e götüren beyaz boğadır.
Gemini (ikizler), Zeus ile Leda'nın ikiz oğulları Castos ile Pollus'tur.
Cancer (Yengeç), Herakles'in karşılaştığı yengeçtir.
Leo (Aslan), Herakles'in bir başka düşmanı olan Nemea Asla n ıdır.
Virgo (Başak), Romalıların adalet tanrıçası Astraea'dır.
Libra (Terazi), Athena'nın terazisini temsil eder.
Scorpio (Akrep), Orion'u öldüren akreptir.
Saggitarius (Yay), ünlü birokçu olan Chiron adındaki Sentor'dur.
Capricorn (Oğlak), Zeus'u emziren Arnalthes isimli keçidir.
Aquarius (Kova), tanrı ların sakisi Ganymede'dir.
Pisces (Balık), hem Afrodit'in hem de Eros'un gizlenmek için yararlandıkları balıktır.
Soru 40. "Acaba..."
Bir şeyi tanımlamak ne demektir?
Bu son etkinlik, bir terimi tanımlamanın ne demek olduğuna odaklanır. Burada dört tanım türü öğrencilerden bu türlere ilişkin örnekler bulmalarını isteyen alıştırmalarla açıklanmaktadır.
Yanıtlar şöyledir:
Şartlı: kara delik
Sözlüksel: sentor
Kuramsal: ısı
İknaya Yönelik: kapitalizm