10/10
·216 syf.··
2025 64. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 19:00
Meltem Gürle’yi ilk kez yıllar önce “Kırmızı Kazak” kitabı ile duymuştum, ama asıl tanışmam 2025 yılında yayımlanan “İrlanda Defteri” isimli deneme kitabı ile oldu. İyi ki de öyle olmuş. Çünkü bu kitap, bende öyle bir merak ve yakınlık yarattı ki, şimdi diğer kitabını da okuma isteğiyle doluyum. Yazar, İrlanda’yı—özellikle Dublin’i—anlatırken hemen hemen her bölümde bir kitabı konuya eşlikçi yapmış. Bu sayede okur, Dublin’i edebiyat aracılığıyla keşfediyor ve şehirde yürüyormuş gibi hissediyor. Gürle, bu yaklaşımı 216 sayfa boyunca okuruyla sohbet ediyormuş gibi sıcak bir dille sürdürüyor. Bu kitapta yazar kendi deneyimlerini paylaşıyor ve bu paylaşımlar sırasında İrlanda kültürünü öyle bir aktarıyor ki, içimde gidip görme isteği uyandı. Hatta şimdiden gitmek istediğim yerlerin küçük bir listesini bile yaptım. Ama o zamana kadar, Gürle’nin önerdiği kitaplarla İrlanda’yı ve Dublin’i uzaktan keşfetmeye devam edeceğim. Önerdiği bazı kitaplar; Maeve Binchy- Circle of friends Elizabeth Bowen- The last September Molly Keane- Good Behaviour Heinrich Böll- İrlanda Güncesi Anne Enright- Yeşil Yol @_sayfayolcusu_
1000Kitap
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025201 okunma
TUTUNAMAYANLARA
10/10
·724 syf.··
2024 27. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2024 00:00
#kitapyorumu Oğuz Atay - Tutunamayanlar "Tutunamayanları anlayarak okumayı göze alanların, *nthar etmeyi göze alması gerekir." demiş 1984'te Murat Güleç. Çok iddialı değil mi? Oğuz Atay'ın varoluşsal sancıları, toplumun bireyi şekillendirme çabasına karşı çıkan insanların iç dünyasını etkileyici bir şekilde anlattığı bir başyapıt. Kitapta Selim Işık'ın, Turgut Özben'in kendi içsel yolculuğuna tanıklık ederken, biz de modern bireyin derin yalnızlığıyla yüzleşiyoruz. "Tutunamayanların dünyasına adım atmak cesaret ister." Kitap uzun bir yazılış sürecinin ardından 1971'de tamamlanmış. Atay ilk taslağı dostu ve ustası Orhan Bener'e gönderir. Bu değerlendirme Atay için çok önemlidir. Hatta romandaki Süleyman Kargı karakteri, Bener'in ta kendisidir. Bener taslağı okuduktan sonra tavsiyesi üzerine kitaptan bir bölüm çıkarılmış. (Bu bölümün akıbeti bilinmiyor.) Kitap kendisiyle sürekli iç hesaplaşma yaşayanlara yönelik. Romanın ünlenmesi Atay'ın vefatından sonra gerçekleşmiştir.. Okurken her sayfasında kendimden izler bulduğum, kitabı sanki ben yazmışım gibi hissettiğim bir okuma deneyimi oldu benim için. Sayfa sayısından veya kitabı yarım bırakmalarından gözünüz korkmasın. Hatta bence kitabı yarım bırakma durumu bir karalama kampanyası. Rahatlıkla alıp okuyabilirsiniz. Çünkü elinizden bırakamayacaksınız. Bitmesin diye yavaş yavaş okuyup daha iyi anlayacaksınız.. Eğer Oğuz Atay'ı anlamakta zorluk çekiyorsanız öncesinde Kafka ve Dostoyevski okuyabilirsiniz. Tabii #Tutunamayanlar için büyük bir okuma birikimi olması gerektiğini düşünüyorum. . . #oğuzatay #iletişimyayınları #varoluş #olric #bookstagram #booklover #kitapönerilerim #kitapligimdan #kitapönerisi #pamukokumalaryerliyazar #reklamdeğiltavsiye #eylül #september #autumn
Oğuz Atay
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·528 syf.··
2023 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 22:55
Stephen King, içinde korku ve fantastik unsurlar barındırmayan, gerçekçi, çarpıcı ve sürükleyici eseri Billy Summers'ta, madalyalı bir Irak Savaşı gazisi ve kiralık katil olan, iyi yürekli kötü bir adamın hikâyesini anlatıyor bizlere. Kitaba başlar başlamaz Emilé Zola'dan ve Zola'nın en sevdiğim romanlarından biri olan Thérèse Raquin'den bahsetmesiyle direkt adapte olurken, Billy'nin benimle aynı yaşta olmasıyla bir anda romanın ana karakteriyle aramdaki bağın sağlamlaştığını da söyleyebilirim. Billy, bir kiralık katil. Ancak kurbanlarını seçen bir kiralık katil Billy. Öldüreceği kimselerin özellikle kötü adamlar olması gerekiyor. Kötü insanlardan, başka kötü insanları öldürmek için para alan bir kiralık katil kahramanımız. İlk işlediği cinayet, henüz dokuz yaşında bir çocukken, küçük kız kardeşini vahşice katleden üvey babasını öldürmek olan bir katil ayrıca. "Samimiyet kurmadan insanlarla iyi geçinen bir tip" Billy. Ve Billy daha önce tam on yedi cinayet işlemiş bir hem kiralık hem de seri katil. Adamımız, planlarının sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi için üç ayrı kimliğe bürünüyor. Ve bu üç kimlik aynı zamanda üç ayrı hayat demek. İlki, kiralık katil olarak karşımıza çıkan Billy Summers. İkinci kimliği, cinayet mahalli olan Gerard Kulesi çalışanlarına karşı büründüğü yazar adayı David Lockridge. Ve son olarak, güvenliğini temin edeceği ve işin sonunda kendisini zararsız bir şekilde tüm olaylardan soyutlayarak izini kaybettirmek için kullanacağı aşırı kilolu bilgisayar meraklısı Dalton Smith. Billy, insanlarla samimiyet kurmadan anlaşabiliyor evet, fakat insanlar Billy ile samimiyet kurunca işler bir hayli güçleşiyor ister istemez. Üstelik yaptığınız iş, insan öldürmekse daha da içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Tam görevi gerçekleştirip, Dalton Smith olarak
Billy SummersStephen King · Altın Kitaplar · 2022857 okunma
Antideprasan kısmını Tercüme ettim.
8/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2022 111. kitabı
Newsweek Magazine dergisinin 30 Eylül 2022 tarihli sürümünün kapağı hoşuma gittiği için, içeriğini de merak ettim. Lakin derginin Türkçe sürümü yoktu. O zaman iş başa düştü diyerek İngilizcesinin (USA sürümü) merak ettiğim kısmını çevirmeye çalıştım. Dergi bu sayısında ABD'de antideprasanlar üzerinde yapılan yeni araştırmalarla ilgili bilgi veriyor. Antidepresanlara olumlu yaklaşanlar ile bunları gereksiz bulanları (sadece ağır vakalara verilebilir diyenler) arasındaki tartışmalara değiniyor. Daha önce açıklanmayan plasebo çalışmaları hakkında da bilgi verirken, daha küçük yaşta insanların ilaç bağımlısı yapılmasının yanlışlığı üzerinde de duruluyor (Not: Birkaç gün önce Metrobüste (İstanbul'da oturanlar için) bir kadın telefonla karşıdaki kişiye şunları anlatıyordu: Küçük çocuğunu devlet hastanesine götürdüğünü ve doktorun hemen ilaç yazdığını ve onun da kabul etmediğini anlatırken, şimdi özel bir terapiste gittiğini ve çocuğunun gün geçtikçe daha iyi gittiğini söylüyordu). Ayrıca antidepresanlarla uyuşturulan kişilerin ilaçları bırakmak istedikleri zaman yaşadıkları sorunlara da değiniyor. Bilinen marka ilaçların uzun zamandır tüketilmesi ve bunun sonucu olarak yaşanan sorunlara da bakılıyor. Bu dergiyi Utangaçlık adlı kitabı okuduğum sırada gördüm. Hatta devamı niteliğinde diye sayılabilir. Ayrıca Kötü İlaç adlı kitabı okuyanlar ne demek istediğimi daha da iyi anlar. Çünkü orada ilaç firmalarının bu ilaç deneylerini nasıl manipüle ettiklerini ayrıntıyla yazıyordu. Dergiyi tavsiye ediyorum. Tabii İngilizce bilenler için. NOT: Farklı bir şey yaparak derginin bu sayısının Antideprasanları işleyen kısmını kendime göre Türkçeye çevirdim. Derginin kendime hazırladığım sürümündeki 24 - 34 sayfalarını
Dergi
Newsweek - September 30, 2022Newsweek · Newsweek Magazine · 20222 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2022 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2022 14:51
youtu.be/1D4PEWUbozs Kitapta bahsi geçenler; Emile Zola - Therese Raquin Emile Zola - Nana Archie Çizgi Roman Joseph Campbell - Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Kölelik, Skandal ve Çelik Raylar Ian McEwan kitapları İncil Tim O’Brien Taşıdıkları Şeyler On İkinci Gece - William Shakespeare Venedik Taciri - William Shakespeare Daniel Keyes - Algernon’a Çiçekler George Orwell - 1984 Jackqueline Susann - Bebekler Vadisi David Foster Wallace - Infinite Jest Cormac McCarthy - Blood Meridian Charles Dickens Margaret Mitchell - Rüzgar Gibi Geçti Dizi; The Blacklist Film; Elmas Hırsızları Deadly Express Şarkı; Teddy Bear’s Picnic September Morn
Billy SummersStephen King · Altın Kitaplar · 2022857 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 14:18
“Aynı tip bireylerden oluşan toplulukların (halkların) arz ettiği en büyük tehlike, nesilden nesile gittikçe artan ve ardındaki gölge misali istikrarın peşinde düşen bir aptallıktır. “ -Friedrich Nietzche Kitle olmak engellenemez bir olgudur. Ayrıca filogenetik açıdan insan, düşünen bir hayvan olarak nitelendirilebilir. Haliyle zamanla Sosyal Darwinizm ile doğan o meşhur slogan şekil değiştirebilir; “Güçlü olan mı ayakta kalır yoksa güçlü olanın mı yanında ayakta kalınır?” Aslında bir başka açıdan çoğunluğun aptalca uysallığı güçlü olanı yaratır. Çoğunluğun zorbalığı ise olan ile olması gereken arasındaki ayrımı yapması için bireye şans vermez. Belirli olana uymanın verdiği kaçınılmaz son haliyle korkuyu doğurur. Lakin bu kitap kaygının korkuya dönüşmesini anlatmıyor. Anlatmak istediği ise, korkudan kaçınılmak istenildiğinde, her adım atıldığında basılan zeminlerin dahi korku tarafından oluşturulduğunu hatırlatmaktır. Gabriel Chevallier, 1. Dünya Savaşı’nda cephede savaşmak üzere orduya katılan yirmi yaşındaki Jean Dartemont’un bir nevi merakına yenik düşüşünü anlatıyor. Ya da daha net ifadeyle merakın doğurduğu korkuyu. Savaş çoğu kez kentsel değişikliklere yol açar. Bu değişiklik kentlerde fiziksel, toplumlarda ise ruhsal yapıyı etkilemektedir. Şehirler hengameye esir olur. Bireyler ise kısa dönemli kazançları yüceltirler. Chevallier yüceltme eylemini askerliği meslek olarak yapanların rütbe artışını hevesle karşılamaları ile özetliyor. Savaşın mutluluk verici yegâne yönü apoletlerdir. Halbuki savaşta apoletlerden çok ölüler selamlanır. Milyonlarca insanı savaşa hazırlayan motivasyon kitlenin efendi yaratma çabasıdır. Jean Dartemont’un savaşa katılma sebebiyse müphem bir arzu ve insanlığın görece laneti meraktır. Lakin Dartemont’un merakı hayatta kalmak ile
Edebiyat
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma