Ey gül-i rana
Ekdikleri dâne-i şerâre Biçdikleri kalb-i pâre pâre “ Ektikleri kıvılcım taneleridir, biçtikleri ise parça parça olmuş kalptir.”
Alıntı
NUHÂS:
Nuhâs: Tütün. Bir şeyin aslı. Dumansız alev. Tunç ve demir dövülürken sıçrayan serare. Ateş. Kıtr. Kızgın maden. Bakır. Bakır para... Nuhûset: Uğursuzluk. Talihsizlik... Nuhust: Birinci, ilk, evvel... Nühûset: Yaramazlık... Nühust: İlk gelen, evvel doğan, evvelki olan... Nihâs: Kağnı tekerleğinin etrafına takılan çember, yuvarlak demir. Kavafların kullandıkları nesne... Nihas: Asıl. Tabiat... Nehs: Çok yaramaz nesne... Nehs: Kabzetmek, almak. Yılan sokması. Eti ön dişiyle almak... Nehş: Yılan sokmak. Almak, kabzetmek. Ön dişiyle bir nesneyi ısırır gibi tutmak. Et almak... Nehhâs: Nehs’in mübalâğalısı... Nehhâs: Esirci... Nahs: Uğursuzluk. Bahtsız, uğursuz... Nahs: Zayıflama... Nahs: Vurmak... Nahş: Zayıflamak... Nahis: Kıtlık yılı... Nahis: Dönmekten dolayı genişlemiş olan makara deliği... Nâhis: Vuran, vurucu. Devenin kuyruğunda veya göğsünde olan uyuz... Nahise: Koyun sütüyle karışık keçi sütü... Nahâset: Esircilik. Canbazlık... Nâ-hâst: Kötürüm, felc... Nâ-hâst: İsteksiz. İstemeden. İstenilmemiş.
Vâridât: Sigaramın Dumanı!, ″GÖZÜMÜ YUMDUKÇA GÖRDÜĞÜM NAKIŞ″ başlıklı 31 Mart bölümü, İBDA Yayınları
Sigara dumanı gibi akıyor ömrüm
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şerare
Nereye varacağını bildiğin bir yolda yürümek birçok şeyi görmeden ilerlemektir.
Sayfa 56 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
1000k
Ey, koltuklarında rahatça oturanlar! Siz ki, “vatanseverlik” nutukları atarken, bu vatanın evlatlarını nasıl katlettiğinizi unutuyorsunuz! Siz ki, “milliyetçilik” naraları atarken, milletinizin kanını nasıl içtiğinizi görmezden geliyorsunuz!
Alıntı
Diğer taraftan, Allah Teala insanlar arasında ictimai dengenin kurulmasını birtakım sebeplere bağlamıştır. Bu itibarla insanların bir kısmı zengin, bir kısmı fakir, bir kısmı güçlü, bir kısmı zayıf, bir kısmı sıhhatli, bir kısmı hasta, bir kısmı mü'min, biz kısmı münkir olacak ki, bunlar arasında kurulacak alâkalar, insanların cemiyet halinde yaşayabilmelerini temin edebilsin. Tıpkı elektrik yüklü artı ve eksi kutuplar arasında serâre (kıvılcım) ve enerji meydana gelmesi gibi, müsbet ve menfi insanlar arasında vukû bulan mücâdele ve muhârebelerde de, pek çok hikmetler bulunmaktadır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Din
Elini arardım. Teni tenime değer, hayırhah bir şerare geçişir, "Şimdi geçecek, birtanem," teminatı beni zamanın ve mekânın gerçekliğine geri döndürür, silkinir kendime gelirdim.
Sayfa 277·Kitabı okudu