Server Bedi / Peyami Safa
10/10
·467 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:53
Milli okurlar tarafından keşfedilmeyi bekleyen bir roman , yani gazetede bilmem kaç sayı olarak böyle bir romanın yayınlanmasına inanamıyorum , o dönem yaşamış olsam her sayısını heyecanla beklerdim . Her hafta Vildan hanımın düşler alemine girer, acebalarla dolu düşüncelere dalardım. Server Bedi büyük yazarsın , her kitabında bunu kanıtlamandan ayrıca bıktım.
Çılgın AkşamlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202143 okunma
Puan vermedi·302 syf.··
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 00:48
Hiç kimse bir Şimşek aydınlığı gördükçe Pervin’in niçin haykırdığını, niçin saçını başını yolduğunu, kendini yerlere attığını, niçin kafasını taşlara vurduğunu, niçin tepindiğini anlamıyor, çünkü bu anda hastanın gözleri önüne gelen manzarayı bilmiyor, bu onlar için ebedî meçhuldür, bunu yalnız biz, bu haileyi(faciayı) en yakından, bu hâileyi içinden seyredenler, bunu yalnız biz [Yani Bu Romanı Okuyanlar] biliyoruz.” Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa’nın oğlu olan Peyami Safa’nın babası, Sivas’a sürgüne gönderilir. Babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden “Yetim-i Safa” adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar bacağının kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Bu acı verici yaşantı Peyami Safa’nın romanlarının çoğunun temelini oluşturur ve her romanda bu ruhsal bunalımı iliklerimize kadar yaşamaya başlarız. Edebiyat kaygısı olmadan sadece para kazanmak amacıyla, Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, bu isimle birçok eser meydana getirir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Babası hayattayken oğlu için “benim hayattaki en büyük eserim Peyami’dir” ifadesini kullanarak, ileride büyük eserler oluşturacak olan oğlunun parlak zekasını görmeyi başarmıştı Peyami Safa, romanlarındaki karakterlerin psikolojik buhranlarını öyle büyük bir ustalıkla yansıtır ki ancak bu hastalığı yaşayan ve acısını çeken bir insanın samimiyeti ve gerçekliğiyle
Roman-Edebiyat
ŞimşekPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20222,299 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·284 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 12:10
Peyami Safa bu romanı kendi adıyla değil, ünlü takma adı olan Server Bedi imzasıyla yayımlamıştır. Peyami Safa, "Server Bedi" ismini genellikle daha ticari ve halkın kolayca okuyabileceği, macera odaklı eserleri için kullanırdı. Roman, Avrupa Hun İmparatoru Attila'nın hayatını, savaşlarını ve özellikle de Roma üzerindeki baskısını konu alır. Peyami Safa (Server Bedi), tarihi gerçeklikleri kendi kurgusuyla birleştirerek Attila’yı sadece barbar bir hükümdar olarak değil, stratejik bir deha ve karakter sahibi bir lider olarak tasvir eder. Klasik tarihi roman formülüne uygun olarak; savaşın gölgesinde dönen saray entrikaları ve duygusal gerilimler de hikâyeye eşlik ediyor. Roma kapılarına kadar dayanan Attila’nın yarattığı o büyük korku ve ardından gelen tarihi süreç işlenerek noktalanıyor. Kısacası: "Bizim tarihimizde böyle bir dev vardı" mesajını veren, akıcı ve yormayan bir dönem kitabı. Attila'nın aşk hayatı dışındaki kısımları okuma zevki çok daha fazlaydı. Aşk hayatı ile ilgili bölümlerin daha az olmasını tercih ederdim.
AttilaPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20191,220 okunma
Bir polisiye klasiği Cingöz Recai
9/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 11:19
Peyami Safa'nın "Server Bedi" takma adıyla kaleme aldığı bu eser, Türk polisiyesinin köşe taşlarından biridir. 1924'ten bu yana popülerliğini yitirmeyen Cingöz Recai, zekası, kılık değiştirme ustalığı ve "centilmen hırsız" kimliğiyle adeta bizim yerli Sherlock Holmes veya daha doğru bir tabirle Arsène Lupin'imizdir. İçerisinde toplam 10 farklı hikaye bulunuyor. Eğer klasik Türk edebiyatının daha eğlenceli ve sürükleyici yönüyle tanışmak istiyorsanız bu kitap harika bir başlangıç.
Edebiyat
Cingöz Recai'nin Harikulâde SergüzeştleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2024262 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:00
Selma ve Gölgesi - Peyami Safa (Server Bedi) Peyami Safa’nın, meşhur takma ismi Server Bedi imzasıyla kaleme aldığı külliyatından çıkan "Selma ve Gölgesi", yazarın polisiye ve macera türündeki ustalığını sergilediği önemli eserlerden biri. bu roman, okuru güzelliği ve gizemiyle etrafındakileri büyüleyen Selma’nın sırlarla dolu dünyasına davet ediyor. Peyami Safa’nın ayırıcı özelliği olan psikolojik derinlik, bu polisiye kurguda da kendini fazlasıyla hissettiriyor; karakterlerin iç dünyaları son derece başarılı bir şekilde yansıtılmış. Dil ve anlatım yönünden oldukça doyurucu ve sürükleyici. Kitap boyunca "Selma suçsuz mu?" yoksa "Katil o mu?" ikilemi arasında gidip geliyorsunuz. Bu tereddüt, merak duygusunu son ana kadar diri tutuyor. Günümüzün çok karmaşık polisiye kurgularına alışkın olanlar için olay örgüsü biraz sade gelebilir. Ancak 1930'lu yılların şartları ve Türk edebiyatı tarihi düşünüldüğünde, oldukça başarılı ve vizyoner bir çalışma. Türk edebiyatında polisiye türünün başarılı örneklerini tatmak isterseniz, bu esere mutlaka şans vermelisiniz.
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,395 okunma
《 A H M İ N E L A Ş K 》
8/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 21:35
Bu kitap, yazarın Server Bedi imzasını kullanarak, geçim derdi nedeniyle yazdığı eserlerden biri olarak bilinir. Daha önce Peyami Safa’nın dört kitabını okumuştum ve kesinlikle külliyatını okumak istediğim yazarlar arasına dahil etmiştim. Çünkü okuduğum eserleri, merakı zinde tutmanın yanı sıra psikolojik ve sosyolojik tahlilleriyle farkındalığa yönlendiren eserlerdi. Bu eseri de, okuduğum diğer eserleri kadar derinlikli olmasa da merak uyandırıcı, güzel mesajları olan eğlenceli bir eserdi. Daha çok diyalogların eşlik ettiği bu eserde yazar, bir evliliğin içinde aşk, entrika, kültür çatışması gibi konuları işlemiştir. Kitabın isminden başlarsak; "Ah Minel Aşk", "Ah aşkın elinden..." anlamına geliyormuş. Kitabın kurgusu tam da bunu anlatıyor. Prensipli, iradeli, başarılı bir avukat beyefendinin aşık olduktan sonra hayatında meydana gelen zikzakları ve bu hengâme içindeki 'ah'ını anlatıyor. Peyami Safa'nın kaleminden anlatılan aşk, bireyin iç dünyasında rengârenk cümbüşlerle başlasa da süreç içinde hastalıklı bir duruma dönüşüyor. Bu rahatsızlık, psikopat gibi karşı tarafa verilen hastalıklı bir enerji değil; bireyin kendi iç dünyasındaki renklerinin solduğu hezeyanlarıdır. Avukat karakterimiz Halim'deki aşk, tıpkı yüksek ateşli bir hastalık gibi, onun bilincini sisler altında bırakır. İradesini istediği gibi kullanamaz, prensiplerinin fısıltısını duymaz. Tam olarak psikolojide bahsedilen "aşk geçici görme bozukluğudur" haline bürünür. Hâlbuki aşk, gönül toprağında yeşeren yaban otu olmaktan ziyade, gönülde büyüyüp sevgi ağacına dönüşen bir tohum olduğunda güzeldir. Bu sağlıksız ruh halini, gönlün en temiz duygusu olan sevgiye dönüştüremeyenler, hengameli süreçlerden geçerler. Yazar, aşkın hastalıklı yönüne vurgu yaparak, aşk yerine sevgi temel olduğunda aile kurumunun
Edebiyat & Roman
Ah Minel AşkPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2019265 okunma