-Peki evlilik, üstadım?
-Birlikde doğdunuz ve sonsuza kadar birlikde olacaksınız. Ölümün beyaz kanatları hayatınızı dağıttığında birlikte olacaksınız. Evet, Tanrının sessiz hafızasında bile birlikte olacaksınız. Ancak bırakın da birlikteliğinizde mesafeler olsun. Bırakın, dans etsin gökteki rüzgarlar aranızda.
Birbirinizi sevin, ancak sevgiyle zencirlemeyin kendinizi. Bırakın, ruhlarınızın kıyıları arasında hareket eden bir deniz olsun aşk. Doldurun birbirinizin tasını, ama içmeyin sakın ha aynı tastan. Ekmeğinizi verin birbirinize, ama yemeyin aynı ekmekden.
Dans edip şarkı söyleyin birlikde ve eğlenin, ama yalnız olun ikiniz de. Tıpkı bir udun, aynı melodiyle titrese bile ayrı duran telleri gibi. Kalbinizi verin ancak teslim etmeyin birbirinizin eline. Zira yalnızca hayatın avucuna sığar yürekleriniz.
Bir arada durun, ancak çok yakım olmayın birbirinize. Zira tapınağın sütünları ayrı durur ve meşe ağacıyla servi büyüyemez birbirinin gölgesinde.
Bir servi dedi ki bana;
“Rahat benim altımdadır.
Başını vurma dört yana,
Rahat benim altımdadır.
Çok koşup çok yorulmuşsun,
Yollarda yalnız kalmışsın,
Güvenip bana gelmişsin,
Rahat benim altımdadır.
Sana kökümde yer versem
Gölgemi üstüne gersem…
Hey rahat isteyen sersem!
Rahat benim altımdadır.
Serin serin uzanırsın,
Çiçeklerle bezenirsin,
Yat burada, kazanırsın,
Rahat benim altımdadır.
Yârin de gezer dolaşır,
Bir gün buraya ulaşır;
Hasretler burda buluşur,
Rahat benim altımdadır.”
Bir servi dedi ki bana:
Rahat benim altımdadır.
Başını vurma dört yana
Rahat benim altımdadır.
Çok koşup çok yorulmuşsun,
Yollarda yalnız kalmışsın,
Güvenip bana gelmişsin;
Rahat benim altımdadır.
bir sarmaşık diyordu o aşk için. “aşk”sözcüğü sözlükte zaten sarmaşık demekmiş. bir sarmaşık çınarları,servileri nasıl sarıp sarmalarsa aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri,servi boylu dilberleri.ve her sarmaşık,sardığı ağacı kuruturmuş sonunda.dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur,çürütür,çökertirmiş.
Ey beni Âdem! Sen sen ol, adaletten, merhametten, güzellikten ayrılma. Dosdoğru ol, insanlara iyilikle git ki bir gün sana iyilikle gelsinler. Ne ekersen onu biçersin. Servi ve zakkum ağacı boşuna meyve beklediği gibi sen de kötü olup iyilik bekleme.