Uzun zamandır kitaplığımda yer alan fakat bir türlü fırsat bulup okuyamadığım bu kitabı sonunda bugün okuma fırsatı elde ettim. Hakkında birkaç kelam etmek isterim.
Kitap, şifacı babannesi ve nişanlısıyla küçük bir köyde yaşayan Nara adındaki bir kızın başından geçenleri konu ediniyor. Yaşadıkları köye saldırı olması sonucu Nara, babaannesi ve nişanlısı Ahmet, düşman askerlere esir düşüyorlar. Bu esaret süresinde Nora geçmişine ait bir şey öğreniyor. ( Fakat kitapta bu kısım biraz havada kalıyor. Zira bu anlatılan olayın nasıl ve neden o şekilde gerçekleştiği anlatılmıyor.) Kitap boyunca Nora ve ailesi sürekli yeni problemlerle karşı karşıya kalıyorlar.
İçindeki türlü anlatım bozukluklarını göz ardı edersek (yazarlık hayatına yeni başlayan biri için gayet normal bir durum olduğunu söyleyebiliriz) kitabın, akıcı bir dile sahip olduğundan söz edebiliriz. Sonu itibariyle Yeşilçam filmlerini anımsatan, boş vakti değerlendirmek için okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yazarımızın ellerine sağlık, okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.
Küller İçinde Doğan Umut: Naraİlyas Gümüşlüer
Yoğun tempomdan ötürü okumaya aylarca ara vermiştim. Bilindiği üzere kitap okumaya ara verdikten sonra tekrar başlamak genellikle zor olur. O sebeple beni yormayacak, kolayca içine çekecek bir kitap okumak istedim ve bu sebeple daha önce Kürk Mantolu Madonna kitabı ile tanıdığım ve kalemini çok sevdiğim Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’unu elime aldım.
Kısaca bahsetmek gerekirse, memleketi Kuyucak’tan çocuk yaşta ayrılıp Edremit’e gelmek durumunda kalan küçük Yusuf, büyürken Edremit halkına yaşantısına şahit oluyor. Bir türlü yerli halkın arasında kendine tam olarak yer bulamayan Yusuf, yaşı ilerledikçe daha ciddi sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Sosyal çürüme, toplumun yozlaşması gibi konuları işleyen kitap, bunu yaparken çok akıcı ve öğretici bir dik kullanıyor. Zaten İş Bankası Kültür Yayınları’nın günümüz Türkçesine uyarladığı tüm kitaplarda birçok yeni kelime ekleniyor lügatımıza. Bu da öyle bir kitaptı. Ben bu kitaptan kendi payıma düşeni aldığımı düşünüyorum. Toplum yapımızla ilgili ciddi anlamda düşünmemi ve farklı bakış açılarına sahip olmamı sağladı. Henüz okumayan kaldıysa (pek sanmıyorum ama) herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali
Türk Edebiyatı’nda yüzlerce kıymetli yazarımız var. Benim için bunların başını çeken kişi de Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Her eserini keyifle okur, kendime dersler çıkarırım. Uzun zamandır bu zevkten mahrum kaldığımı fark ederek hemen Efsuncu Baba’ya başladım.
Gürpınar, halkın batıl inançlarıyla ilgili şahane eserler yazmıştır. Bunların başında Gulyabani ve Cadı gelmektedir. Bu eserleri hayran kalarak okumuş olduğum ve Gürpınar’ın kalemine aşina olduğum için Efsuncu Baba’yı da çok sevdim.
Bu kitapta, batıl inançlara kendini fazlasıyla kaptırmış, bütün bir gününü bu inançlara göre yaşayan ( günümüzde bunlara kompulsiyon bile diyebiliriz) bir karakter (Ebufazl Enveri) konu edilmektedir. Ebufazl Enveri, bir kitapta define yeri tarif edilmesi üzerine o yere gider ve orada Agop ile Kirkop adında kişilerle tanışır. Bu üç kafadar, defile peşine düşerler ve kitabımız, onların bu yolda katıldıkları türlü maceraları konu edinir.
Kısacık ve masal tadında bir kitaptı. Gürpınar’ın kaleminden kötü bir şey çıkması zaten mümkün değil. Okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar
Çok popüler olan kitaplara çoğu zaman mesafeli duruyorum. Kürk Mantolu Madonna’nın sosyal medyadaki şöhreti de malumunuz. Bu sebeple çok uzun zamandır okumayı erteliyordum. Fakat kendimi daha fazla Sabahattin Ali’nin kaleminden mahrum etmek istemeyerek sonunda Kürk Mantolu Madonna’ya başladım.
Kitap ilk cümlesinden itibaren okuru içine çekiyor. Tek bir bölümden oluşması da anlam bütünlüğü ve akıcılığı bozmayarak keyifli bir okuma sağlıyor.
Kitapta Raif Bey adlı karakterin Berlin’e giderek orada bir müzede “Kürk Mantolu Madonna” adını verdikleri bir portreye hayran kalması ve sonrasında gelişen olaylar anlatılmaktadır.
Raif Bey’in aşk hikayesi, bence Türk Edebiyatı’ndaki en kıymetli hikayelerden biridir. Bunca zaman okumadığım için çok pişman oldum fakat nihayet bu aşka tanıklık etmiş olmanın da saadeti içerisindeyim. Benin gibi henüz okumamış olan kaldı ise şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali
Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum fakat sebebini bilmediğim bir şekilde sürekli erteliyordum. Sonunda kitaplarımın arasından bana göz kırptı ve elime alıp okumaya başladım.
Psikolojik bozuklukların veya birtakım semptomların genetik kökenli olabileceğini ve birçok durumu evrimsel psikolojiye göre açıklayan bir kitap. Keyif alarak okudum.
Psikologların ve psikolojiye ilgi duyanların sevebileceğini düşünüyorum. Okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.
Seninle BaşlamadıMark Wolynn