9/10
·682 syf.··
2026 1. kitabı
‎Henry James'in 1902'de kaleme aldığı ve bir başyapıt niteliği taşıyan Güvercinin Kanatları, sadece bir dönem romanı değil; aynı zamanda arzunun, çıkarın, masumiyetin ve vicdan azabının karmaşık bir dansıdır. Roman, dış dünyanın parlak salonlarından ziyade, karakterlerin zihinlerinin en tenha köşelerinde geçer. ‎ ‎Kitapta dikkatimi en çok çeken, karakterlerin kendi iç dünyalarıyla olan bu derin bağıydı: "Hayatın kaçınılmaz gürültüsünden olabildiğince uzak durmaya çalışıyor, sırf bu sesi işitebilmek için sessizliğin peşinden koşuyordu." James, Milly Thaele ve çevresindeki karakterleri anlatırken adeta onların zihinlerini bir cerrah titizliğiyle açıp inceliyor. "Bir zihin ancak bu kadar dolu ve içini dolduran şeylerle ancak bu kadar bütünleşmiş olabilirdi" cümlesi, yazarın karakter derinliğindeki ustalığını özetliyor. Milly Thaele karakteri, romanın tam merkezinde, adeta bir ışık kaynağı gibi duruyor. Onun için yapılan "gerçekten de bir güvercindi" benzetmesi, sadece saflığını değil, aynı zamanda bu saflığın dünyevi hırslar karşısındaki savunmasızlığını da temsil ediyor. Ancak bu masumiyet, diğer karakterlerin kurguladığı "kusursuz planların" önündeki en büyük engel haline geliyor. ‎ ‎James, insanların birbirini anlama çabasındaki yetersizliği şu keskin tespitle vuruyor: "Önyargılar iki kişinin arasında oluşabilecek gerçek bağlardan önce devreye giriyor ve onların yerini alıyordu." Bu durum, ilişkilerin neden sıradanlaştığını ve ruhsuzlaştığını çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle kadın ve erkek dünyası arasındaki o aşılmaz duvarı, "Bazı incelikler vardır! ... Ama hayır, siz erkekler hiç anlamıyorsunuz" sitemiyle dile getirmesi, romanın sadece bir dönem draması değil, günümüze de seslenen bir insan ilişkileri çözümlemesi olduğunu gösteriyor. ‎ ‎Roman,
Edebiyat
Güvercinin KanatlarıHenry James · Artemis Yayınları · 2017134 okunma
Bir gece sevgi duvarını aştık...
8/10
·112 syf.·
2026 1. kitabı
Can Yücel'le tanışmak benim için farklı bir deneyim oldu. Şiirlerinde alışılmış kalıpların dışına çıkan, kendine özgü bir dili var. Bazı kelimeleri bilinçli olarak değiştirmesi, harflerle oynaması ve yer yer kullandığı sıra dışı ifadeler nedeniyle bazı şiirleri ilk okuduğumda anlamakta zorlandım. Ancak bu durum aynı zamanda onun üslubunu diğer şairlerden ayıran özelliklerden biri. Kitaba adını veren ve benim en çok etkilendiğim şiir olan Sevgi Duvarı, duygusunu okura güçlü bir şekilde geçiriyor. Kitap boyunca Can Yücel'in hayata, insana ve aşka bakışını samimi ve cesur bir dille görmek mümkün. Her şiiri bana aynı ölçüde hitap etmese de genel olarak keyifle okuduğum bir kitap oldu. Şiirde farklı bir ses arayanlara ve Can Yücel'in kendine has dünyasını merak edenlere tavsiye ederim.
İnceleme
Sevgi DuvarıCan Yücel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şehrin silüetinde insan
Puan vermedi·224 syf.··
2026 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:29
“İdealin serhaddinde susmuş bu insanların hikmetinde kaybolmuş bir dünyayı arıyorum istediğime onlarla erişemeyince şiire yazıya dönüyorum.” Aslında yazar içindeki boşluğun sahibinin hasretini çekmekte bu hasret uğruna bütün kapıları çalmakta bu kapılar hayat sergüzeştinde hatırasında kalan beş şehirde sıralanıp içtimai hayata dair anekdotlar tarih bilgisi edebiyat ve daha bir çok alandan kendinden ve kendi gününün gözlüğünü takarak her türlü hülya için o günün rüzgarına teslim olmakla mesut bir dünyanın geleceğinden bahsediyor.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
8/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:08
Yaşlı ve manipülatif bir erkekle ; genç, daha olgunlaşmamış genç bir kızın ilişkisini odağa alan bir hikaye. Patolojik ilişkisel kavramlarla dolu. Politik bir kitap okuduğumuzu ise kitap ilerledikçe farkediyoruz. Katharina’nın yıllarca yaşadığı ilişkinin aslında politik sistemin minyatürü olması gerçeği ile yüzleşiyoruz. Hans eskimiş, baskıcı , kültürlü gözüken ama kendi çelişkileri ve güvensizlikleri içinde kaybolan denetleyici devleti temsil ediyor. Onun tavırlarından bu kadar bunalmamız, kitabı kaçar gibi okuyup bitirmek istememizin nedeni de tam olarak bu. Katharina ise Doğu Almanyanın son kuşağını temsil ediyor. Başlangıçta olan o neşesi merakı, Hans tarafından kontrol altına alınıyor ve sistem için de kendi olmaktan vazgeçiyor. Bir yandan da onu bırakmayı düşünemiyor bile. Garip bir bilindiklik ile devam ediyor bu manipülatif ilişkiye. Hep suçlu o . İtaat, suçluluk hissi ,denetlenme… Ama bir şekilde Hans’ı gerçekten seviyor da, o bu sistemde sevgi arıyor, beni seviyor mu düşünüyor mu sorusu gündemine geliyor sık sık. Kitabın sonuna gelirsek biraz muğlak bırakılmış olmakla birlikte, Hansın sadece bu sistemi temsil etmediğini bu sistemin gerçekten de küçük bir parçası olduğunu anlıyoruz. Hans ajan mıydı değil miydi bilmiyoruz net olarak ama kişilik özelliklerini Doğu Almanyanın gözetleyici, manipülatif, kontrolcü yapısından alması daha fiziksel bağlarla sağlamlaştırılıyor kitabın sonunda. Ve kimse ne canavar ne kurban aslında. 100 yıllık bir tarih içinde sistemin şekillendirdiği insanlar sadece..
KairosJenny Erpenbeck · Can Yayınları · 20231,117 okunma
5/10
·132 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 23:05
Belki de Can Yücel’ i sevmek biraz ruh meselesi. Ben saygı duyarak okudum ama tam anlamıyla içine giremedim sanırım. Yine de herkesin içinde kendinden bir parça bulduğu bir kitap gibi anlatılıyor ya ben o kapının biraz dışında kaldım sanki. Bazı dizeleri gerçekten çok güzel, çok kırgın, çok gerçek… ama kitabın geneli bende öyle derin bir iz bırakmadı. Belki de sorun kitapta değil zamandadır bilmiyorum ama okurken çoğu yerde sadece bir şairi okudum, bir duyguyu değil. Yine de Can Yücel’ in o yorulmuş, hayatla kavga etmiş ama hala dalga geçebilen hali bazı satırlarda insanın içine dokunuyor. Bitirdiğimde iyi ki okudum dedim ama tekrar tekrar döner miyim? kısmında çok emin olamadım. Yine de belki doğru zamanda rastlaşmak dileğiyle.
Sevgi DuvarıCan Yücel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,2bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 10:51
Büyük bir önyargıyla yaklaşıp çok beğendiğim bir kitap oldu.. Uzun zamandır kitaplıkta duruyordu ama elim bir türlü gitmiyordu, neden bilmiyorum. Ve sonunda okudum ve bence popülerliğini sonuna kadar hak ediyor. Spoiler içerir Kitap boyunca olanları küçük bir kızın gözünden bizlere sunuyor Harper Lee. Irkçılık, aile içi bağlar, sevgi, merhamet, insanlık.. Tüm duyguları o kadar güzel aktarmış ki Bazı yerde durup duvarı izledim, hayır bu olamaz, neden diye. Irkçılık maalesef ki insanlık tarihi boyunca kanayan yaramız, insanlık utancımız oldu ve Harper Lee bunu çok güzel bir şekilde işleyip önümüze sunmuş. Dili, konunun işleyiş biçimi her şeyiyle çok beğendim sonunun çok az da olsa muamma olması biraz üzdü beni onun dışında kesinlikle şans verilmesi gereken bir eser. O kadar uzun zaman kitaplıkta bekletmeye gerek yokmuş aslında
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma