"Şuna inanınız ki dünyada hiçbir fetih, kaderin sırrına vakıf olanlar için, sınıf kapısını açmak kadar şerefli değildir." Maarif davasına gönül vermiş her eğitimci için sınıf bir fetih meydanıdır. Fethe çıkan muallim nasıl olmalı? Mesuliyetleri nelerdir? Hepsinin cevabını kitapta fazlasıyla bulmaktayız. Topçu, ilkokul yıllarından üniversite yıllarına kadar eğitim sisteminin eksikliklerini, değerlerimizden kopukluğunu, milli olmaktan uzaklığını eleştirmiş, eğitim sistemi içinde tenkit ettiği konulara çözüm odaklı yaklaşarak o günden bugüne eğitimcilere rehber olmaya devam etmektedir. Ne demişti? Topçu, "Gençlik, geleceğin tohumudur." Bize teslim edilen tohumları doğru zamanda elverişli topraklarımıza ekerek nasıl suladığımız; tohumdan yeşerecek olan ürünün kalitesini belirleyecektir. Eserin kaleme alındığı yıllardan bugüne 60 yıl geçmesine rağmen, üstadın kritik ettiği sorunların hala günümüzde de devam etmesinin sebebi; elimizdeki tohumları milli ve manevi verimli topraklarımız yerine, öz benliğimizi reddeden ve bizi gün geçtikçe değerlerimizden uzaklaştıran Batı'nın topraklarında yeşertmeye gayret ettiğimizin bir göstergesi olarak mütalaa edilmiştir.
Son olarak babam kitabı bana hediye ederken "Bu kitabı okumadan öğretmen olma." demişti. Şimdi ne demek istediğini daha iyi anlıyorum. Bu kitap herkese tavsiye, eğitimcilere ve eğitimci olacak gençlere ise elzemdir. Unutmayın!
"Bizim vazifemiz karakter yapmaktır, şahsiyet yaratmaktır."