9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 16:20
istanbulin’i bitirdiğimde önce bir sakinleşeyim sonra zihinimi ve duygularımı toparlayıp yazayım diye düşündüm. çünkü okurken öyle yoğun duygular yaşayıp öylesine heyecanlanmıştım ki o halimle kitaba dair bir şey yazamayacaktım. istanbulin tabii ki istanbul’a dair bir kitap. ben istanbul’a hep hazine sandığı derim. sandığın hiç ummadığınız bir köşesinden paha biçilemez güzellikte şeyler çıkar ve mest olursunuz. Ao yüzden de istanbul sokaklarında gezmelere doyamam. son beş altı yıldır bu şehre karşı aşka düşmüş biri gibiyim. çatılar, kiremitler, yıkık dökük duvarlar, eski tabelalar, bir kilisenin çalan çanları,kıyı köşe bir ağaçlık istanbul’un hangi halini görsem heyecanlanıyorum. maşukun aşığa görünmesi gibi görünüyor bana canım şehir. zorluklarını kötü yanlarını neredeyse hiç görmüyorum. ertuğ uçar istanbul’a benim hislerimle bakmış sanki. zor ama hayat gibi güzel bir şey var burada sürprizli, hüzünlü, sevinçli. mesela gözümüzün önündekilerden daha fazlası arka sokaklarda, kıyıda köşede. üstelik oralarda ben öyle şeyler hissediyorum ki her birini hem çiziyorum hem anlatıyorum diyor. bir yandan da şehirle sohbet ediyor. istanbulin bir ev, istanbulin bir tekke, istanbulin bir manzara, istanbulin bir merdiven, kayıkhane, berber, boyacı, kedi, köpek, vapur zihninizi ve kalbinizi şenlendiren öykülere dönüşüyor. üstelik aynı zamanda mimar olan yazarın çok güzel çizimleri sayfalara eşlik ediyor. bu kitap hazine sandığında bulduğum paha biçilemez bir mücevher oldu benim için. istanbul sokaklarında elinde istanbulin kitabıyla gezinen birini görürseniz beni görmüş olma ihtimaliniz yüksek. tavsiye ederim, öneririm demiyorum lütfen okuyun diyorum. bayılacaksınız.
İstanbulinErtuğ Uçar · Can Yayınları · 202582 okunma
5/10
·688 syf.··
2023 216. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2023 08:50
Bugün çok önemli bir gün olması nedeniyle biraz sevinçli biraz buruk bir gün başladı bizler için. Evvela başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutlarım. Ataması henüz yapılmamış bekleyen öğretmenlerimiz de buna dahil. En çok da onların. Bunun yanında öğretmenlik vazifesini yapmak için göreve giden ve bebek katili örgüt (pkk denilen dağdaki şerefsizlerin siyaseten bile destek aldığı şehirdeki tüm terör destekçilerini de sonuna kadar lanetliyorum) tarafından şehit edilen kardeşlerimiz var. Buradan Şenay Aybüke Yalçın, Necmettin Yılmaz, Ayhan Kökmen, Necmettin Kuyucu, Arzu Özsoy, Ayşenur Alkan başta olmak üzere şehit edilen tüm öğretmenlerimizin de ruhu şad olsun! Siyah, ışığın yokluğudur. Yine 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir cümleyle başladı kitap. Çok da hoşuma gitti bu söz, ben de incelemeye başlamak istedim. Bir de şu çok önemli meseleye değinmek istiyorum. 2 tane 2. el satış platformuna baktım ve bu kitaba tam 600₺ fiyat biçildiğini gördüm. Evet yanlış okumadınız, 600₺ ve bu bana saçmalığın daniskası geliyor. Size de öyle gelmiyorsa gerçekten bir sıkıntı var demektir. Hemen müjdeyi vereyim, ben pdf okuyamıyorum diyenlere de vereyim onunla kendinize ufaktan bir kahve makinası alma şansınız bile var, elektronik olarak okumak isterseniz daha ölmedik hala buradayız. Şimdi; Stephen King serimizin bu kitabında Edgar Freemantle’a konuk olduk. İlginç bir öyküsü olduğunu da eklemeden geçemeyeceğiz. Kendisi oldukça varlıklı birisi. Büyük bir kazadan çok zor biçimde kurtulduktan sonra konuşması, görmesi ve hafızası bozulduğu gibi bir uzvunu da kaybediyor. Haliyle gelen iyileşme süreci içerisinde de aklında sürekli intihar düşünceleri dolaşıyor. Büyük afetler veya buna benzer durumlar yaşayan
Duma AdasıStephen King · Altın Kitaplar · 2008758 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·114 syf.··
2021 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 02:40
Kızının ismi sık sık geçiyor. Şair kedileri çok seviyor şiirlerinden bunu anladım... Didem madak'ın hayal dünyası muhteşem... bir mahalle kurup şiir yazmak... pulbiber mahallesini gezdim. Kitaptaki en güzel şiir; sevinçli kedi. Yakın dostu müjde bilir'in didem madak hakkında yazdığı yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Kitaplara girmemiş ve dergilerde çıkmış şiirleri çok güzel... Özellikle son şiiri... "128 dikişli şiir" Müjde bilir son şiiriyle ilgili şöyle diyor. "Bu son şiiri bir kuytuda okuduk, son bir gece olacağını bilmeden... ışıl,zeynep ve ben. Bir yokluğa yuvarlanır gibiydik... o gece hale teyzeyle birlikte kaldık didem'in yanında. Sabah olmak üzereydi... hastanenin antetli kağıtlarına,fotokopi çeker gibi yazmaya başladım didem'in emanetini. Kaybolmasından korkuyordum. Hem şiirin başını okşarsam,sanki didem hiçbir yere gitmeyecekti." Didem madak, sylvia plath'ın oğlunun vefat ettiğini öğrenince "kardeşi" saydığı sylvia'ya şiir yazmış. Yazdığı şiiri dostlarına okumuş. (Nicholas'ın ölümü) bir şeye kızıp bir gece yarısı yırtıp çöpe atmış sevdiği şiiri. Didem madak'ın vefat ettiği gün arkadaş aklında kalan tek dizeyi sayıklamış. "Sylvia uyan! Nicholas sütünü içmedi!" Okuyun ve okutturun... Kalbiye hanım pardon didem madak zamansız gitmişsin...
Pulbiber MahallesiDidem Madak · Metis Yayıncılık · 200711,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2017 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2017 18:22
Anlatıcı kâğıdı önüne, kalemi eline almış ve betimlemiş. Cümlelerce, paragraflarca, sayfalarca betimlemesini sürdürmüş ve kitabını sonlandırmış. Her bir betimlemenin olduğu cümlelerin içindeki kelimeler de ayrı ayrı konuşmuş. Anlatıcı her gördüğünü, her duyduğunu, her düşündüğünü betimlerken de bir arayışın içinde, kitap zaten bir arayışın kitabı ama sanki bu arayışında bulmayı hedef olarak kafasına koymamış gibi, betimliyor, soruyor, soruşturuyor ama her bir kuvvetli betimlemesini de “belki'lerle”, “ya da'larla” aksini betimliyor, sorarken bize de sordurtuyor, yer yer kitabın sizi eline alıp sizi okuduğunu hissettiriyor. Alaaddin, Alaaddin’i arıyor. Bilmiyorum, belki de her şey, her kişi Alaaddin’dir. Bir masal içinde gibiyiz, Doğu ile Batı’nın masallarının içinde arıyoruz, roman kendini arıyor da diyebiliriz. Doğu ve Batı’nın masalları içinde ararken de kitaba başarılı bir metinlerarasılık hâkim ve aynı zamanda kurgu içinde kurgu da hâkim, yani güzel, başarılı bir şekilde de bir üstkurmaca örneği. Hasan Ali Toptaş’a Türkçeyi en iyi şekilde kullanan yazar denilmesi haklı bir övgü, sanki dilimizdeki her bir kelimenin sahibi gibi ve onları da eğitmiş gibi. Eğittiği her bir kelime de Toptaş’tan aldıkları komutları yerine getirmede son derece sadıklar. Bu komutlar sayesinde de ortaya bu değişik, bu ilginç, ilginç olduğu kadar da başarılı roman çıkmış. Kelimeler çıkarmış diyorum çünkü bu kitapta olan kelimeler, kitabın içinde Toptaş’ın onların sahibi olmasına rağmen bağımsızlığını ilan etmişler. Yazıldıkları satırlarda olduğu kadar, yazılmadıkları, boş bırakıldıkları hatta eksik ve yarım yazıldıkları yerlerde de egemenliklerini gösteriyorlar. İşte bu kısımlarda Toptaş topu kısmi olarak bize bırakıyor, bilinç akışını yapıyor ve bizim tamamlamamızı istiyor, kitaptaki baş
Edebiyat
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20194,928 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2016 47. kitabı
"Bu kitapta yer alan şahıs ve mekanların gerçekle alakaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları... hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazetmeyenlet, Grapon Kağıtları'nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çagırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler. -Didem Madak" Didem Madak'ın şiirlerini okurken kendimi düşünürken buldum. Beni başka diyarla uçurdu. Kendimi şiirleri çizerken buldum. Kahramanları düşünerek kendimi onların yerine koydum. Didem Madak usta bir şair. İmgeleriyle düşüncelerimi doruklara çıkardı. Didem Madak'ın ilk yazdığı şiir kitabıdır. Bu kitabı okuyun. Ay Işıl'a Sığışmıştı ... "Hani her çocuğu başka bir çocuğa Yaklaştıran bir şarkı vardır ya Kıyıya yanaşan bir gemi gibi" ... "Çocukluğumuz mor bir zambağa Hani her çocuk zaman zaman Kendini mor bir zambağın içinde düşler ya Sonra iki çocuk birbirine gülümser," Annemle İlgili Şeyler ... "Vişne bahçeleriyle dolu, Neşeli bir şehre benzerdi senin sesin. Bazen ölmek istiyorum. Beni yeniden doğurman için İri, ekşi bir vişne tanesi gibi" ... "Ben bu eve Muc'un ucuz evi diyorum. Yokluğunda böyle oldum. Mucize öldükten sonra, buraya taşındım. Ve inan Muc bu evi bana ucuza verdi." Mutsuza Kim Bakacak? ... "Dünyanın bütün sabahlarına iki bilet al da birlikte gidelim maviş anne Bana da kendi serüvenimden bir yer ayırt, Şefkate söyle o da gelsin. Özledim onu, o da gelsin saçlarıma dokunsun"
Siyaset
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma