• Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

    Ey aşk! Sen öyle bir kişisin ki, dünya tokları, senin vuslatının açlarıdır.

    Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

    Aklımda olduğun sürenin yarısı kadar yanımda olsan, hiç sorun kalmayacak gibime geliyor.

    Asla sevme, seversen ihanet etme; ihanet edeni de asla affetme…

    Aşk, ölüme kadar insanda yaşayan tek histir……

    Bir kişiyi sevmek kolaydır, vazgeçmek zordur.

    Çok sevilmeye değil, hep sevilmeye ihtiyacım var.

    Her yüreğin harcı değildir dokunmadan sevmek.

    Aşk da önemli olan aynı elleri tutmak değil, bir ömür hiç bırakmamaktır.

    Anladım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

    Sana kötü bir haberim var aşkım. Seni dünden daha çok özlemişim...

    Bugün günlerden ne? Yoksa sensizlik ertesi mi?

    Gözlerimin içindeki ülkemsin. Her sokağın ayrı bir devrim...

    Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana...

    Dünyalar kadar seven bir şehir kadar özlemiyor şimdi...

    Sen olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde...

    Ben sadece kışın karpuzu yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma...

    Neyim olursan ol da hayal kırıklığım olma. Orası çok kalabalık. Tanıyamam seni...

    En çok ta çayın demlisini aşkın senlisini seviyorum aşkım...

    Hadi kalbim topla kırıklarını da duaya gidelim. Yaradan'dan başkası anlamaz bizi...

    Sen oradan bir canım dersin. Benim kalbim kaburgamın altına sığmaz burada...

    ask-sozleri
    Uzağız sevgilim ama yüreğimde uyanıyorsun bugün...

    Öptüm aşkım geceyi aydınlatan o güzel gözlerinden...

    Küçücük şu yüreğimde dünyalar kadar sen var...

    Belki kavga ederiz veya birbirimizi üzeriz ama ne olursa olsun hep yanımda kal bir tanem...

    Nasıl özlediğimi anlatsam aramızdaki yollar dağlar taşlar utanır...

    Çok güzel gözlerin vardı. İçinde kaybolacağım cinsten. Ve sanırım kayboldum...

    Bir tek sen varsın ömrümde aşkım gerisi mi? Vesaire...

    Seni canımdan çok seviyorum. Seni helalim geleceğim olduğun için saklıyorum kendime...

    Keşke daha önce karşılaşmış olsaydık, daha önce aşık olurdum sana.

    Her şey bana baktığın an başladı.

    Sen bir gül bahçesinde açan en nadide çiçeksin sevdiceğim.

    Gözlerim, kulaklarım, ellerim ve kalbim sana mühürlü sevdiğim.

    Anladım ki beni annem senin için doğurmuş bebeğim.

    Sen gördüğüm en güzel rüyasın hiçbir zaman uyanmak istemediğim.

    Koku, tat, sıcak... sende her aradığım vardı. Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.

    İsterse dünyalar sizin olsun, yeter ki o benim olsun.

    Her gün filiz veren bir sevda benimkisi ve en büyütüyorsun aşkınla beni.

    Bütün mükemmel sevgililerin sadece kitaplarda olduğunu sanıyordum.

    Dünyanın bütün güzellikleri sende toplanmış gibi sevgili.

    Bir çift göze aşık ve diğer bütün gözlere körüm

    Mutluluğu sende bulan senindir. Ötesi Misafir ...

    En güzel şiirlerde bile yazılamayan bir kafiye gibisin sevgilim.

    Sevgiyle ilgili tek sorun, seni sevmelere tek bir ömürde doyamayacak olmam.

    Elini tutup, gözlerine baktığım Seni seviyorum diye haykırdığım “Son Aşkım” sen olur musun?

    Dünyan öyle bir kararsın ki, seni aydınlatan tek ışık gözlerim olsun

    Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.


    Bir gün beyazlar giyip benim olsana sevdiğim.

    Ah be adam sana herhangi bir hediye değil, ömrüm armağan edilmeli.

    Sensiz geçen bir an, en derin boşluktur bana, o yüzden hep sen ol yanımda.

    Sen varsın ya, artık kimse beni yalnız bırakamaz.

    Bana bu kadar güzel bakan kadının, gelinim olduğunu görmeden ölmek istemem.

    Ne bakmaya doyuyorum ne de ne de bakarken doyuyorum sana.

    Senin tarafından sevilmek sadece mutluluk değil aynı zamanda muhteşem bir hediyedir.

    Senin dünyan kararsın bir ben aydınlatayım aşkımla.

    Benim en büyük sırrım sensin. Kimseye anlatamam, sadece yaşarım o sırrı.

    Yanında uyanmak bir rüyanın gerçekleşmesi ve güne başlamanın en güzel gerekçesidir.

    Gülüşünü göremediğim ve hissedemediğim gün, büyük ihtimalle ölmüş olduğum gündür.

    Bir kurşun ol saplan kalbime, çıkarırsam namerdim.

    Sonuna kadar birbirimizi sevelim ve bizi çekemeyenleri çatlatalım.

    Gördüğüm en güzel rüyasın ne olur uyandırma beni.

    İsmim aynı isim ama sen söyleyince dudaklarından damlayan bal gibi oluyor.

    Ne kadar uzakta olursak olalım, hep aynı gökyüzünü paylaşmış olacağız.

    Bir gün aynı deftere seninle imza atmak istiyorum.

    Sevdiğiniz kişi tarafından sevilme duygusuna hiçbir duygu eşit olamaz.

    Sen benim gözümde bir damla yaş olsaydın seni kaybetmemek için asırlarca ağlamazdım.

    Ben bir deliyim, sürekli adını sayıklayan.

    Sana bir gül vermek istiyorum ama korkuyorum sevgilim, ya seni görünce utanır da solarsa diye.

    Kafamı senden başka bir yana çevirdiğim zaman bile özlüyorum seni.

    Güzelliğin aklımı başımdan alıyor ve sonra bırakıyorum işi gücü.

    Kim ne derse desin sen benim duymak istediğim tek şarkısın.

    Sen günaydın demeden günüm iyi geçmez benim.

    Yağmurları sevmezdim ta ki altında seninle ıslanıncaya kadar.

    Aşk bir sonsuzluksa bırak sana bakayım doyasıya.

    Biz sevdamızı çöpte bulmadık ki çöpe atalım.

    Sen gittiğinde seni özleyecek kadar değil, eksik kalacak kadar seviyorum.

    Sen aşkın en güzel çiçeğe konmuş halisin. Seni seviyorum gülüm.

    Olduğun yerde ne aya gerek var ne de güneşe. Karanlığımı aydınlatanım seni seviyorum.

    Yanımda olsan şimdi, nasıl da sevesim var seni.

    Aynı şehir ya da dünyanın bir ucu olması fark etmiyor sevgin içim oldukça!

    Seni ve sana ait olan her şeyi çok seviyorum sevgilim.

    Ben seni koklasam nefesimi vermeye kıyamam.

    UZUN AŞK SÖZLERİ
    Uzun aşk sözleri, sevdiğine duygularını dolu dolu anlatmak isteyenler için birebirdir. Bu yüzden en güzel, anlamlı uzun aşk sözlerini sizler için hazırladık. Okurken keyif almak isteyeceğiniz uzun aşk sözlerini sevdiğinizle hemen paylaşmak isteyecekseniz. İşte en etkileyici uzun aşk sözleri...

    Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

    Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.

    Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazıma düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.

    Aşka uçarsan kanatların yanar. Aşka uçamazsan kanatların neye yarar? Aşka varınca kanadı kim arar? Aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var? Aşk, kanatlanıp uçmaktır ey yar!

    Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.

    Seni özlemek, üşümek gibidir soğuk bir akşamüstü, yağmurun altında yürümek gibi sırılsıklam, titreye titreye. Sıcak bir yer bulup sığınmak istersin ya hani, öyle ihtiyacım var işte, yüreğine sığınıp, nefesinde ısınmaya.

    Kömür karası sevdam var benim, tıpkı gökyüzündeki yıldızlar kadar güzel, bir o kadar da göz alıcı kirli insanlardan uzak tertemiz engin denizlere benzeyen gözlerini hapsettiğim damarlarımdan akıp giden nefesinle kalbime ulaştın, sen benim yaşayamadığım her şeysin sen cansın heyecansın.

    Ah sevda bahçemin tutsak çiçeği… Ben seni oraya hapsettim. Seni hapsettim kırık bir aşk şarkısı eşliğinde. Hüzne buladım seni. Deniz meltemlerini okşayan saçlarını hapsettim kalbimin kıvrımlarına. Ordasın artık. Oradasın ve ne kadar olman gerekiyorsa.

    Yağmurlu bir günde koşar sana gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla, ansızın dudaklarımı dudaklarıma değdir. Masum bir çocuk gibi konuşursam anla ki sana muhtacım; ver elini elime yalanda olsa bir kez seni seviyorum de…

    Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın… Sen tarifi imkânsızımsın.

    Aşk çare midir yalnızlığa? Yoksa tutsak mı eder yüreğine? Ya da uçurur mu kafesindeki çırpınan kuşu, özgür bırakır mı? Aşk nedir sahi? Aşk sevmektir sevginin de doz aşımı yoktur. Korkmayın doya doya sevin sarmalayın sevdiğinizi…

    Sen mi yazdın benim alın yazımı, sen mi çizdin benim yalnızlığımı, Söyle bana seni kim değiştirdi, Değiştirdin benim tüm yaşantımı, Akşam olmadan güneş batmadan gel, gel Beni yalnız bırakma, Beni sensiz bırakma….

    Bir muammadır AŞK, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır AŞK.


    Sen benim en kıymetlimsin, En güzel vazgeçilmezimsin. Sevmekle bitmeyenimsin, Sen benim hakikatlimsin. En derin, en içimdesin, Sen benim en güzel derdimsin

    Kuyruklu yıldızlar vardır dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm o da sensin bir tanem...

    Benim için bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum aşkım...

    Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet aşık olmak önemli değil bir ömür boyu sevebilmektir meziyet.

    Uyuyamıyorum geceleri, çerçevede ki fotoğrafın bile alıp götürüyor uzaklara beni. Çok şey var yapabileceğim, bulutlar çıkmasalar yoluma...

    Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri...

    Kalbimdeki aşka dudaklarımdaki gülüşe akşam akan göz yaşlarıma ancak sen layıksın çünkü sen benim için özelsin aşkım.

    Sen benim meleğimsin. Senin için besteledim hayatımızın şarkısını. Seninle bir ömür boyu giderim korkmam asla sana güveniyorum...

    Herkesin yaşama sebebi farklıdır. Benim yaşama sebebim ise sensin. Seni seviyorum sevgilim. Hiçbir şey seni sevmek gibi değil sevgili, her şey sadece senden ve gözlerinden ibaret.

    Senden hariç her şey bir yana, sen sol yanıma! Gelecek günlerin hatırına: Seni Seviyorum. Ki sen bilirsin. Kimse sevmese bile yine en çok ben severim seni...

    Seni severken aklımın durmasını da seviyorum. Bütün mutluluklar senin olsun, sen benim ol sevgilim. Seni çok seviyorum.

    Ben seni severek güzelleştim her şeyim. Sen bana sarılınca bir hoş oluyorum ve seni çok seviyorum aşkım.


    DEVAM EDİYOR...

    DEVAMI
    Seni her şeyden çok seviyorum sevgilim. İstemem malı mülkü şu yalan dünyada, seni her şeyden çok sevmek inan yeter bana.

    Benim her zerrem, âşık senin her zerrene. Seni seviyorum az kalır bence. Ebedi bir aşkla seviyorum seni.

    Keşke mümkün olsa da seni sevdiğimi suya yazabilsem aşkım. Sevmek bir renkse, sana olan sevgim ucu bucağı olmayan bir gökkuşağı.

    Seni niye mi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni, Yeniden hayata döndürdüğün için çok ama çok seviyorum.

    Korkunç uçurumlara bırakmak kendimi, uçsuz bucaksız denizlere atmak isterdim bedenimi. Ama içimde sen varsın… Ya sana bir şey olursa?

    Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa, o gözlere bakmayacaksın.

    Gül dediğin nedir ki, solar gider, ateş dediğin nedir ki, kül olur gider, gün dediğin nedir ki, geçer gider, ama sana olan sevgim sonsuzdur, ancak mezarda biter!

    O kadar sevdim ki seni, o beklediğin olmak istedim hep. Kalbinde bir misafir gibi değil, bir aşk gibi kalmak istedim.

    Ben küçücük bir bebektim “sen” kocaman bir sevda. Ben senin ellerinde büyüdüm “sen” benim yüreğimde…

    Kıymetimi bilmen için gitmem mi gerek! Sevdiğini anla artık büyüdün bebek! Masal değil ki bu aşk öğrenmen gerek! Gitmesi kolay olur zor olan sevmek…

    Aşk insana insan olduğunu hatırlatan bir kavram. Lakin insanı insanlıktan çıkarmakla daha çok ün kazanmış. Bunun nedeni insanların Aşk’ı yaşamayı bilmemeleri. İnsanlar Aşk’ı iki kişilik sanar ama aşk tek kişiliktir.

    Ben seni seviyorum falan diyemem sana. Uyurken sırtını ört, hız yapma, kavgaya karışma, çok içme falan derim. Sen anla.

    Unuttum dersin çevrendekilere; ama unutmadığını bir tek sen bilirsin. Aşk öyle bir şey işte, gitse bile unutamıyorsun yine.

    Yastığa başını koyduğunda başlar asıl macera gözyaşların intihar eder. Tek tek gözlerinden yastığa dertleşirsin yalnızlığında.

    İyiyim deriz ya hep, alışkanlık bizimkisi. Peki, karşındaki kişi de gerçekten nasıl olduğunu merak mı ediyor sanki.

    Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam!

    Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.

    Ben gidiyorum dediğimde, ‘gitme’ diyen birini değil, Ben de geliyorum, yalnız gidemezsin! diyen birini istiyorum...

    Bazen alabileceğin en büyük intikam; affetmektir. Ve bazen karşındakine verilebilecek en güzel cevap gülüp geçmektir.

    Gitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun.


    Eğer birini unutmak istiyorsan onun adını kumlara yaz sabahleyin dalgaların ve fırtınanın onu sildiğini göreceksin; eğer birini seviyorsan kalbine yaz ki hiçbir fırtına ya da dalga onu silemesin!

    Bizim de dünyamızda sabah olacak gülüm, düşmezse düşmesin yakamızdan ölüm. Umuduma bin kurşun sıksa da ölüm. Unutma, umuduma kurşun işlemez gülüm.

    Bizim ömrümüzde ırmaklarımız vardır. Sularında hayallerimizi yüzdürdüğümüz. Bizim ömrümüzde dostlarımız vardır, günler ayrı geçtiğinde üzüldüğümüz.

    O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

    Mavililer giyer deniz olurum, yeşiller giyer bahar olurum, belli olmaz belki bir gün beyazlar giyer senin olurum.

    Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin.

    Günün ilk ışıkları sahile vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı bir dille sunu fısıldar denizin kulağına: Seni çok özledim…

    Seni seviyorum çünkü elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine o tarifsiz sıcaklığı koymayı başarıyorsun.

    Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

    Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana…

    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk göz bebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun.

    Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

    Aşk, koskoca dünya nüfusunu bir anda sadece iki kişiye düşürmeye yarar. Nüfus sayımına gerek yoktur; çünkü aşk hiçbir zaman yerinde saymaz.


    Hayal kırıkların denizdeki kum kadar çok olabilir. Önemli olan hayallerinin kırıldığı yerden yaşama tutunabilmektir. Çünkü her aşk engin bir tecrübedir.

    İnsanın aklı ile kalbi bir olamaz. İkisinin verdiği savaşın ortasında kalan kişiden arta kalanlar hatıralardır.

    Ölüme götüreceğini bile bile birbirimizi sevdik. Farkına varamadığımız tek şey, hangimizin hangimize mezar olacağıydı.

    Sevmekten daha önemli olan tek hissettirmektir. Eğer sevgin bir his içermiyorsa, sevdiğin insanın sana bir hayaletmişsin gibi bakması normaldir.

    Aşk dediğin işte böyledir; eğer birinin yüreğinde kaybolduysan başka birinin seni bulabilmesi imkansız hale gelir.

    Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.

    Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; Bense hep arkandan ağladım.

    Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim Allah belamı versin! Deli gibi sarhoş olup her şeyi iki tane gördüğümde bile sen bir taneydin...

    Aşk, mevsimi geçmeyen öyle bir ilahi meyvedir ki, lezzeti muz gibi yiyenin niyetine değil, kaderine bağlıdır.

    Sen mavi giyin aşkım ben gökyüzünü bile unuturum. En güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin sen aşkım...


    İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, özleyip de sevdiğini görememek. İşte aşk bu olsa gerek!

    Ya sevmesin kimse kimseyi; Ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş.. Ya olmasın aşk denen bu illet, ya da adam gibi sevmeyi bilsin herkes.

    Yüreğinde öyle bir umut taşı ki onu senden kimse almasın. Kalbin öyle bir sevgiyle dolsun ki , isteyen değil hak eden alsın.

    Aşık odur ki, Allah’tan aldığı aşk emanetini Allah’a verir. Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk’a kurbandır.

    Ey aşk! Seni senelerce yaban ellerde, hoyrat dillerde aradım. Oysa bendeymişsin bilememişim. Oyalanmışım, kalakalmışım.

    Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.

    Aşık odur ki, Allah’tan aldığı aşk emanetini Allah’a verir. Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk a kurbandır.

    Bana göre aşık öyle olmalı ki, şöyle bir kalkınca, her tarafı ateşler sarsın; her tarafta kıyametler kopsun.

    Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin bazen kendine.. Ama hata bizde.. Küçücük yürekle kocaman sevmek ne haddimize..

    Sevmeye layık olmayana hatırlayarak değerli etme. Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma sevgi yürekli olana yakışır.

    Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

    Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem, fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.


    Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; Bense hep arkandan ağladım.

    Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.

    Sevgi hayattır, aşık olmak yetmez. Sevgi yaşamaktır, elini tutmak yetmez. Seveceksen beni adam gibi sev. Ama buna senin yüreğin yetmez.

    Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin. Ne çok sevmiştim seni, ne çok hatırlar mısın? Bir bahar seli gibi dalımdan akıp geçtin.

    İsmin dudağımda oldu bir hece, bakışın sitemli aşksız bilmece, uykusuz kaldığım kaçıncı gece, sokak lambaları şahidim olsun!

    Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır, vuslat kime? Canı seni çekene mi, senin için canından geçene mi?

    Sarıl be! Öyle bir sarıl ki beklediğim her güne kırıldığım her ana değsin. Öyle bir sarıl ki tüm kırıklarımı toparlasın. Hatta öyle bir sarıl ki seviyorum diyenler sevgisinden utansın.

    Aşk seni koklamaktır. Senin kokunu alıp içime çektiğim, sonra sana kendimi verdiğim, her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp, zamanın durmasını istemektir.

    İnsanları korkutan aşk değildir. Çünkü aşk kimsenin kırılmasına izin vermez. Ancak hayaller kırıldığı zaman insanın yardımına aşk bile yetişemez.

    Düşünecek fırsat bulamayanlar için yazmak her şeyin çözümüdür. Aşkı düşünmek mi istersin yoksa yazmak mı? Düşünürsen var olursun, yazarsan sonsuz olursun.

    Aşk, ışık girmeyen su değmeyen topraklarda çiçeklerin can bularak yeşermesi gibidir. Yeter ki aşk araziniz sevilmeye elverişli olsun.

    Hiç acı çekmeden mutluluğun değerini anlayamazsın. İki damla gözyaşı dökmeden gülmenin estetiğini alamazsın. Aşık olmak istiyorsan, önce yanmayı göze alacaksın.

    Çağın vebası mutsuzluk değil ikiyüzlülüktür. Çünkü mutsuz olmanın bir gururu vardır, ikiyüzlülük ise tamamen karaktersizliğin ürünüdür. Aşık olmak isterken maymun olanlar çoktur.

    PLATONİK AŞK SÖZLERİ
    Seni sevmek hayallerim de, seni sevmek rüyalarımda, sen sevmesen de ben böyle de mutluyum seninle.

    Batan güneş umudumuz doğan güneş tesellimiz olsun.

    Hata senin değil karşılıksız seven kalbimin senin haberin olmasa da bu kalpten seviyorum seni of çekiyorum hep içten.

    Sen aşkımdan bir habersiz yaşıyorsun seni izliyorum kalbim ellerimde seni bekliyorum biliyor musun?

    Sen gözlerimde bir umut, sen yüreğimde bir sevinç ama karşılıksız aşk yaşarken ölmekmiş gülüm.

    Karşılıksız sevgi benimkisi, sana platonik bağımlı bir serseriyim, Sen ise benden habersiz masum bir meleksin bebeğim.

    Biliyorum, imkansız aşk bu ama hükmedemiyorum kendime. Çünkü, bu yürek seni çok sevdi.

    Rüyalarımın aşkısın, hep rüyalarımda kalacaksın. Seni çok seviyorum.

    Gözlerini böyle siIkelersen üzerime, benim üstüm başım sen olur. Yapma!

    Gül dikeniyle, bulut yağmuruyla, ketçap mayoneziyle, kalbim karşılıksız sevgimle tamamlıyor birbirini.

    İnsan sesini hiç duymadığı, kokusunu hissetmediği, gülüp eğlenmediği, sarılıp öpemediği birini bu denli çok düşünür mü?

    Ben senin için her akşam besteler yazsam da adına şiirler okusam da senin haberin olmayacak biliyorum bunu da.

    Seni habersizce sevdim, habersizce gitmesini de bilirim platonik sevgilim.

    Bir gün bi çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem alay edip güler misin yoksa sen de sever misin?

    Bekledim! Hep seni bekledim. Bir an bile umutsuzluğa düşmedim, kabul etmedin, etmesen de hep sevdim, sen hep benimleydin!

    İNGİLİZCE AŞK SÖZLERİ
    Aşk evrensel bir duygudur ve dünyanın dört bir yanında aşkla ilgili pek çok güzel söz söylenmiştir. Aşk sınırları ve coğrafyaları aşabilir bu yüzden sizler için İngilizce aşk sözleri de derledik. Ünlü sanatçıların, yazarların, şairlerin bu aşk sözlerinin hem orijinallerini hem çevirilerini aşağıda bulabilirsiniz.

    “To the world you may be one person, but to one person you are the world.” – Bill Wilson (Tüm dünya için sen tek bir kişi olabilirsin ama sen benim bütün dünyamsın.)

    “Love takes off masks that we fear we cannot live without and know we cannot live within.”— James Baldwin (Aşk, onlarsız yapamayacağımızdan korktuğumuz ama onlarla da yaşayamayacağımızı bildiğimiz maskelerimizi çıkartır.)

    “You have found true love when you realize that you want to wake up beside your love every morning even when you have your differences.” – Anonim (Farklılıklarınıza rağmen her sabah aynı kişinin yanında uyanmak istediğinde aşkı bulmuşsundur.)

    “I love you and that’s the beginning and end of everything.” – F. Scott Fitzgerald (Seni seviyorum ve bu her şeyin hem başlandıcı hem de sonu.)

    “You are the last thought in my mind before I drift off to sleep and the first thought when I wake up each morning.” – Anonim (Sen uykuya dalarken son sabah kalkarken de ilk düşüncemsin.)

    “I love you not only for what you are, but for what I am when I am with you.” – Roy Croft (Seni sadece sen olduğun için değil seninleyken nasıl biri olduğum için de seviyorum.)

    “I went to sleep last night with a smile because I knew I’d be dreaming of you… but I woke up this morning with a smile because you weren’t a dream.” – Anonim (Geçen gece seni rüyamda göreceğimi bildiğim için gülümseyerek yattım, sabah da bir rüya olmadığın için gülümseyerek kalktım.)

    “You are every reason, every hope and every dream I’ve ever had.” – Nicolas Sparks (Sen sahip olduğum her neden, umut ve hayalsin.)

    “If I know what love is, it is because of you.” – Hermann Hesse (Aşkı biliyorsam bu senin sayendedir.)

    Daha fazla İngilizce aşk sözü isterseniz özel olarak sadece İngilizce aşk sözlerinden oluşan listemize göz atabilirsiniz. Aşağıdaki bağlantıdan ulaşabileceğiniz yazımızda pek çok güzel İngilizce aşk sözünü Türkçe çevirisi ile birlikte derledik.

    İngilizce aşk sözleri ve anlamları: Türkçe çevirileri ile kısa İngilizce aşk sözleri
    ÜNLÜLERDEN MEŞHUR AŞK SÖZLERİ
    Bazen sevdiğimize güzel bir söz söylemek için meşhur kişilerin söylediği aşk sözlerinden yardım alma ihtiyacı duyarız. Öyle ki bazen aklımızda olan ve bir türlü dile getiremediğimiz hislerimize tercüman olurlar ünlü kişiler. Mevlana aşk sözleri ile yüzyıllara meydan okumuş, dünyanın her köşesinden kişinin yüreğine dokunmuştur. Onun gibi birçok ünlü yazar, düşünür tarafından söylenmiş etkileyi aşk sözlerini sizler için derledik. İşte ünlülerden meşhur aşk sözleri...

    “Bir çift göze aşık olursun, sonra bütün gözlere kör.” Cemal Süreya

    Gece midir insanı hüzünlendiren, Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren, Yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?” Özdemir Asaf

    “Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.” Cemal Süreya

    “Siz hiçbir okyanusu dudaklarından öptünüz mü?” Cemal Süreya

    “Ey yar..! Telaşımı hoş gör. Islandığım ilk yağmurumsun.” Hz. Mevlana

    “Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.” Mevlana

    Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlana

    “Seni anlatabilsem seni. Yokluğun cehennemin diğer adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini.” Ahmet Arif

    “Şehrime gel sevgili. Yarın çık gel. Bırak her şeyi bir bekleyenim var de gel. Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın. Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın. Gel ki nefes alayım. Gel.” Nazım Hikmet

    “Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.” Mevlana

    “Canım benim bilir misin? Canım dediğimde içimden canım çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.” Ahmet Arif

    “Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım.” Nazım Hikmet

    “O kadar yakınsın ki seni ben sandım, sana o kadar yakınım ki beni sen sandım. Sen mi benim ben mi sensin şaşırdım kaldım…” Mevlana

    “İlla birini seveceksen tene değil cana değeceksin. İlla birini seveceksen, dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever. Ama sen görmediklerini seveceksin, sözde değil özde istiyorsan şayet; tene değil cana değeceksin.” Hz. Mevlana


    “Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. “ Mevlana

    “Akıllı aşık, ihtiraslı aşıktan iyidir.” Socrates

    “Aşkın gelişi, aklın gidişidir.” Antoine Bret

    “Akıl başka yerde olunca gözler kör olur.” Publius Cyrus

    “Kainatın ufalıp bir varlıktan ibaret kalması, tek bir varlığın genişleyip Tanrıya kadar erişmesi; işte aşk budur….” Victor Hugo

    “Aşk, ab-ı hayattır, bu suya dal. Bu denizin her katresi ayrı bir ömürdür….” Mevlana

    “Aşk, Halık’ın kendisine kadar yükselmesi için insana verdiği kanattır…” Michelangelo

    “Aşk, öyle bir varlıktır ki onda doğu kimyası var. Bir buluttur, onda yüz binlerce şimşek var…” Mevlana

    “Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşığın bütün sırları meydandadır…” Mevlana

    “Aşk, bir erkeğin ya da bir kadının bir başkasını her şeyin üstünde görmesidir…” Lev Tolstoy

    “Aşk bir tablodur. Onu doğa çizmiş ve hayat süslemiştir...” Voltaire

    “Ben hiç mutluluktan delirmedim; Ama delirmekten mutluyum.” Kahraman Tazeoğlu

    “İnsanın içi ağrır mı hiç? Ağrıyor işte... Seni özlediğimden olsa gerek...” Kahraman Tazeoğlu

    “Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç sana diyeceklerim söylemekle bitmez.” Özdemir Asaf

    “Bir insan birini yalnızken hatırlıyorsa sevmemiştir. Ansızın aklına gelip yalnızlaşıyorsa işte o zaman sevmiştir.” Turgut Uyar

    “Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.” Kahraman Tazeoğlu

    “Seni gönülden seven insan için iyi gün kötü gün yoktur. Ne zaman yanında olması gerekiyorsa o zaman yanında olur.” Cemal Süreya

    “Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.” Ahmet Arif

    “Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevmişim seni.” Cemal Süreyya

    “Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel, öl
  • 🍀🌼🌳

    Cemal Süreya

    Senin çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara içinde kalsın dizlerim; yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.

    Şems-i Tebrizi

    Düzenim bozulur,
    Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.
    Nereden bilebilirsin
    Hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

    İlhan Berk

    İlk izlenim çok önemlidir. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın. Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın."

    K. Tazeoğlu

    "Meğer susmak; İnsanın içiyle konuşmasıymış, geç farkettim" .

    G. Vidal

    Aşk diye bişe yok ki.. Sadece biraz heyecan duyuyoruz bunu da kendimize aşk diye yediriyoruz.

    Tolstoy

    Kimseyi küçümseyecek kadar büyük değilsin. Çünkü gün gelir; Küçümsediğin her şey için önemsediğin bir bedel ödersin .

    Gorki

    Bir sürü dostum içinde elbet düşmanım olacak; ama nerden bilebilirdim ki onca düşmanım içinde beni dostum vuracak .

    Y.Erdoğan

    Üzülmüyorum.. Çünkü hayatımdan çıkan hiç kimsenin hayatımda yeri yok. Düşünüyorum da değersizlere bu satırlar bile çok.

    Y.Erdoğan

    Her erkek zeki, güzel, anlayışlı ve onu çok sevecek bi kadın ister. İyi güzelde adama sormazlar mı, bunları hakedecek ne yaptın.

    Freud

    Garip değil mi ? Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, İlk vazgeçeceği kişi siz olursunuz .

    Elif Şafak

    Belki de aşk sevgiliyi kazanmayı değil de, Onda kendini kaybetmeyi gerektirir .

    Can Yücel

    Bi hayli kırgınım.. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden.. Belki hayata, belki kendime, belkide dilimden düşmeyen keşke'lere .

    B. Marley

    Herşeyinle seversin, tüm gücünle belki.. Ama yine kaybedersin. Neden mi ? Çünkü her 'seviyorum' diyeni adam zannedersin .

    Issız Adam/2008

    "Karın ortasında donmak üzeresin. Uyumak tatlı geliyor; ama sen öldüğünün farkında bile değilsin"

    O. Wilde

    Güç erkeğe, güzellik kadına verilir; ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenilir .

    Neyzen Tevfik

    Hayat üç buçukla dört arasındadır; Ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.

    Y. Erdoğan

    Bazen sen bile "vay be !" dersin kendine; tek satırlık adamları nasıl roman yapmışım gönlüme .

    L. Aragon

    "Gitmeden önce düşün; çünkü döndüğünde bulduğunla, giderken bıraktığın asla aynı olmayacak".

    M. Kundera

    "Erkek hoşlandıktan sonra tanır, Kadın tanıdıkça hoşlanır" .

    Bob Dylan

    Kimseden akıl alacak kadar aptal değilim. Bana kalırsa sen akıl vermeden önce, geri kalanının sana yetip yetmeyeceğini hesapla.

    E. Ayhan

    Ey Yalnızlık ! Herkesin koynuna girip çıkarsın da, Bir tek benimle mi düzenli bir ilişkin var .

    E. Cansever

    Bazen diyorum ki onu kafama takmamalıyım. Sonra da diyorum ki; önce kalbimden atmalıyım .

    D. Noel

    Bardağa kola doldurur gibi değer vereceksin insanlara ağır ağır ve yavaş. Çok verirsen köpürür taşar, Elinde bardakla kalırsın.

    Kahraman Tazeoğlu

    "Başka anlamlar aramaya gerek yok! Katlandığım kadar seviyorum seni .''

    Rene Descartes

    Yalnızlık, bir daha kırılmayacağın ve üzülmeyeceğin bir mutluluktur. Onu çekilmez yapan tek şey ise 'yenilmişlik' duygusudur.

    Nazım Hikmet Ran

    Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. ...Ne güzel de darma duman ediyorsun beni.."

    Nazım Hikmet Ran

    Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma. çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında..

    Can Yücel

    Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik.. anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik..!

    Sunay Akın

    "Ne yani, Papatyada bir yaprak daha olsaydı beni sevecek miydin" ?

    Can Dündar

    "Hiç dokunmadığın birine aşık olabiliyorsan, işte sen aşkı hakediyorsun."

    Dostoyevski

    Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır .

    Hz. Mevlana

    Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.

    Can Yücel

    Ve şimdi aşk;
    Yaz'ın ortasında bir kar tanesiyle tanışmak gibi.

    Özdemir Asaf

    Sana bir şiirler olmuş sevgilim.Yüzün, gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam, "ben" den ayrı yazılıyorsun.

    Küçük İskender

    İki kadın olsun hayatımda, biri; Eve girdiğimde 'Hoşgeldin' Diyen,
    Diğeri ise eve girdiğimde " İngaa " diyen.

    P. Neruda

    "İnsanlarla yüzyüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin".

    Hz.Mevlana

    Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.

    Sunay Akın

    Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm, göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

    Murathan MUNGAN

    ...
    Artık daha az seviyorum seni..
    Unutur gibi..ölür gibi daha az..
    Yeniden ödetiyorum kendime
    Onca aşkın öğretemediğini..
    ...Kolay değildi..
    Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
    Kaç acı birden imtihan etti beni..
    Bir tek gece vardır insanın hayatında..
    Ömür boyu sürer nöbeti..
    Bu da öyleydi..
    İyi ol..
    Sağ ol..
    Uzak ol..
    Ama bir daha görme beni...

    Donnie Brasco

    Tahterevallinin diğer ucuna oturarak sayemde yükselen insanlara; canımın sıkıldığında kalkabileceğimi söyleyin .

    [Anonim]

    Hani dünyaya Haykırsam Aşkımı DerLer ya;
    Önce qiT Sevdiqini kuLaqına Haykır Aşkını
    DaHa çok SeviLirsin!

    Aziz Nesin

    'Aşığım sana' cümlesinin sonundaki 'a' harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, Sen hala 'Aşığım San' beni ..

    Çehov

    İnsanlara ne kadar değer veriyorsan o kadar tepene biniyorlar. Hele bir de verdiğin değeri onlara belli ettiğinde..

    [Anonim]

    Yarın bizi beraber görenler "kimdi o yanındaki" diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca; "ömrümün geri kalanı" dersin .

    Murathan Mungan

    Bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine bütün hayatını anlatmak istersin .

    Y.Erdoğan

    Neymiş, birini seviyorsak serbest bırakacakmışız, dönerse bizimmiş dönmezse hiç bizim olmayacakmış. Güvercin besliyoruz sanki.

    Hz. Mevlana

    Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.

    Y.Erdoğan

    Her ayrılıktan sonra; ya 'güle güle' yada 'Hoşçakal' denir sevgliye. Sahi gülen yada hoş kalan var mıdır sizce ?

    Can Yücel

    "Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken aşık olduğun kişidir".

    Rene Descartes

    Yalnızlık, bir daha kırılmayacağın ve üzülmeyeceğin bir mutluluktur. Onu çekilmez yapan tek şey ise 'yenilmişlik' duygusudur.

    F.Roof

    Şaire sorarlar: Giden midir terkeden, yoksa kalan mı? Şair derki; Kalan gidenin gitmesine ses çıkarmıyorsa, çoktan terketmiştir.

    Dylan

    Bazı erkekler çok paranın bütün kızları etkileyeceğini sanır. Tıpkı çok makyajlı kadının, kendini çok güzel sanması gibi .

    E.Ayhan

    Bir tırnağı kırıldı diye 9 tırnağına birden kıyabilen bir kızın, kalbi kırıldığında neler yapabileceğini siz düşünün .

    D.Noel

    Fazla abartmayın.. Çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız aşk, birgün bir hoşçakal'a sığacak .

    Bukowski

    Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştğımız ipler çok kısa .

    Aziz Nesin

    Aziz Nesin'e soyadını sorarlar.Şöyle cevap verir:"1934 yılında soyadı kanunu çıktı.Herkes kendi soyadını seçtiği için insanların bütün gizlilik aşağılık duyguları ortaya çıktı.Dünya'nın en cimrileri 'eli açık',Dünya'nın en korkakLarı 'yürekli',Dünya'nın en tembelleri çalışkan soyadlarını aldılar.Kendime NESİN soyadını aldım..Herkes 'NE-SİN' diye çağırdıkça,Ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim."

    [Anonim]

    Ben seni zararına sevmişim
    Sürümden kazanılmaz sevme sürgünlerinde her gün..
    Ki;
    ......Ben takın olsaydım değil yüzük
    Hızma olurdum burnuna, kızma
    ......An bi an nefes aldığını hissedebilmek adına...

    Yılmaz Erdoğan

    Pek umursamıyorum kimseyi, sadece gülüyorum içimden. Çevremdeki insanlardan değil, İnsan gibi görünen varlıklar yüzünden .

    Özdemir Asaf

    Beni öyle bir yalana inandır ki, Ömrümce sürsün doğruluğu..!

    Konfüçyus

    Eş seçmek, kitap seçmeye benzer; iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir ama içeriği sağlam olmadıkça, sonunu getirmek zordur.

    Cemal Süreya

    Hayatta gözyaşlarımı hakedecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarm gereksiz,Yada uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.

    K.Tazeoğlu

    Vasat bir günün sonu. Hava kararmak üzere. Üşüyorum.Kendime daha kalın bir mont almalıyım. Şöyle yüreğime kadar beni ısıtacak...

    Turgut Uyar

    Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesende silemezsin.

    İlhan Berk

    Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .

    L. Aragon

    "Sevdiğini başkasına uğurlamak mı daha zor; yoksa başkasından geldiğini bile bile onu karşılamak mı" ?

    Bukowski

    Mutlu insanlar; Herşeyin en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir .

    C. Palahniuk

    “Her aşk, bitki isimleriyle başlayıp, hayvan isimleriyle son bulur.”

    O. Bal

    Öyle güzel güldü ki, o gün bugündür gülemiyorum yanında çirkin kalırım diye..

    Can Yücel

    Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin. "Çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar kırılırsın.

    Benjamin F.

    Bırak bütün insanlar seni tanısın ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın. İnsanlar sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler.

    Aragon

    Beni sev ya da benden nefret et, ikisi de benim yararıma. Seversen hep kalbinde olurum. Nefret edersen hep aklında.

    Çehov

    Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; Yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar .

    Yılmaz Güney

    Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım.. Zaman değil yürek istiyormuş.. Oda sende kaldı .

    Walsch

    "İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye, daha sonra da yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye meraklıdırlar."

    Edward Estlin Cummings

    "Eğer aşk için kelime gerekseydi, Dilsizler nasıl sevecekti".

    Gore Vidal

    Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, emin olun ruhunda depremler vardır. "Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin" .

    Oğuz Atay

    İki kadına adamak istiyorum hayatımı.. Biri "erkeğim" desin bana, Diğeri sadece "baba".

    Yılmaz Erdoğan

    Tamam kabul; Küçükken mıknatıs yutmuş olabilirim, Peki ama bütün salaklar da demir mi yuttu?

    E.Cansever

    Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle herşeyi bırakmana felan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter .

    Cemal Safi

    Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni 'sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri'.

    Paul Auster

    Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna değmediğini gördüğün andır. Ve en büyük kaybın ona harcadığın zamandır.

    Turgut Uyar

    “Az sözle çok şey anlatacaksın. ‘seni seviyorum’ diyeceksin sadece; ama öyle herzaman değil, yalnızca hissettiğinde.”

    Yılmaz Erdoğan

    Gel, ceketini unuttun. Hiç olmazsa onu al. İnan başka bir niyetim yok.. Üşürsün, dayanamam..

    [Anonim]

    Öyle Birini Bulun Ki

    Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;
    Sizi alnınızdan öpen;
    ...Size en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen;Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...
    ...Öyle birini bekleyin ki;
    Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;
    Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o' diyen...

    Paul Auster

    "Sana birkez ihanet edeni affedersen seni yine kullanır; Çünkü ihanet bir ruh hali değil, karekterin dökülüş biçimidir".

    Can Dündar

    "Unuttum" dersin çevrendekilere; ama unutmadığını birtek sen bilirsin. "Aşk öyle bişey işte, gitse bile unutamıyorsun yine" .





    Hz.Mevlana

    ...
    İlla birini seveceksen, dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen göremediklerini seveceksin. Sözde değil özde istiyorsan şayet; ten'e değil, can'a değeceksin.

    Marquez

    "Ruh eşini hala bulamaman, eşsiz bir ruhun olduğunu gösterir"


    Turgut Uyar

    Her kadın hoşlandığı adamın soyadını aldığında nasıl durur diye içinden söylemiş ya da bir yerlere yazmıştır.

    Özdemir Asaf

    "Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum".

    Can Yücel

    Değişmek zordur; ama bazen aynı adam olmak daha zordur...
    Hayat öyle yüklenir ki üstüne,
    Ne kalmak istersin, ne de gitmek.
    O durumdayım işte!

    Cemal Süreya

    Boğazıma takıldı sevdan.
    Üç kere sırtıma vur helâl de;
    Alışık değilim harama, ondan olacak heralde.

    Nazım Hikmet

    Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden.


    Özdemir Asaf

    Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.

    Nazım Hikmet Ran

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben; ben yine bende bittim.


    [Anonim]

    Kime güzel bir söz söylesem ona aşık olduğumu sanıyor.. Oysa ben onlara değil, o sözü söylerken hayal ettiğim kişiye aşığım.


    Paul Auster

    Fark, birileri farklı olmaya çalışırken, kendin olmaktır hayatta. Bil ki seçici olmamak, geçici olmaya mahkum kalmaktır aslında.

    Cengiz Aytmatov

    Gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı herşey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızık kalır..

    Can DÜNDAR

    Bir insanı unutmak,bir insandan vazgeçmek,bir insanı hayatından sonsuza kadar
    çıkartmak zorunda kaldın mı hiç?. Hani ölmüş gibi,hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip,ama aslında hiç gelmeyeceğini de bilmen gibi.
    Hani ölmüş gibi...



    Can YÜCEL

    Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.


    Enis Batur

    "Aşkın en sağlam sigortası mesafedir".

    Tolstoy

    Her insan mutlu olamaz... Çünkü gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını. Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.
    Her insan mutlu olamaz... Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları, hak ettiğinden daha büyük umutlarla bekler hayatına girenleri. Ve asla göremez yanı başındakileri.


    Can Yücel

    Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmalısın kapını. Ve tam zamanında çıkarmalısın, sevginden şımarmaya başlayanları.

    K.Tazeoğlu

    Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk !

    L.Tolstoy

    Gerek yokken yanındalar, ihtiyacın olduğunda uzakta. Unutma ki, Kimi hayatına girdiğinde hayatını aydınlatır, kimisi çıktığında.

    Nazım Hikmet Ran

    Artık ne geri gelmeni beklerim ne de ben gelirim. Nasılsa ben bir şey kaybetmedim, sen bensizliği seçtin. Karar senin.

    [Anonim]

    "Ressama sormuşlar mutluluğun resmini çizebilir misin diye. Ressam demiş ki; ben çizerim de sen anlayabilir misin ?"


    A.Behramoğlu

    Dünyaya bir daha gelirsen nasıl bir hayat isterdin sorusuna kim ne derdi bilmiyorum ama, ben aynı ananın evladı olmak isterdim.

    Can Yücel

    ''Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...'

    Can Yucel

    Dört yanı hüzünle çevrili yara parçasına ' aşk ' denilirmiş. Yüreğimin coğrafyasına düşünce anladım.

    Şems T.

    Kalp ruha der ki: Ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: "Sen yeterki sev".

    Dostoyevski

    Sevmek; Güzel birinde aşkı aramak değil, Bir başkasında; 'Kendini bulmaktır.

    Anton Çehov

    Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında.

    M.D.Stael

    Aşk bir kadının hayatının tümü, bir erkeğin hayatının ise bir bölümüdür.

    J.Paul Sartre

    Hayat üç bölümdür: Dünyayı değiştireceğini sandığın, Değişmeyeceğini anladığın ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun.

    Bob Marley

    "Belki de hepimiz hiç düşünmeden kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir. Hemde karşılığında bizi düşünmesi bile zor olanlara".

    Bob Marley

    "Düşmanından çok dostundan sakın ! Çünkü dostluk biterse; Sana nasıl zarar verebileceğini en iyi dostun bilir.

    D.Diderot

    Kadın üzerine yazı yazarken kalemi gökkuşağına batırıp , mürekkebi kelebek kanatlarının tozu ile kurulayacaksınız.

    Balzac

    Dost İçin Sırtımı Köprü Yapmaya Hazırım Ben; Yeter ki Temiz Kalpleri Taşıyan Ayaklar Geçsin Üstümden.

    O.Wilde

    Gariptir kadınlar.. Kendilerini güldüren erkekleri sadece severler; onları ağlatınlara ise aşık olurlar.

    S.Freud

    Bil ki, önemli değildir kaç kez yenildiğin... Çünkü asıl önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.

    L.Tolstoy

    Bil ki; Yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma; Ne yaşattıysan elbet birgün onu yaşarsın.

    L.Tolstoy

    Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin. ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin !

    J.Christophe

    Beni anlamak için söylediklerimden çok sustuklarımı dinleyin.. Çünkü ben, söylediklerimden çok sustuklarımda gizliyim..

    [Anonim]

    Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğinizdir.

    J.Christophe

    "Çektiğin acı kadar olgunlaşırsın diyorlar. Olgunlaşa olgunlaşa çürüdük ! bilmiyorlar".


    Gorki

    "Huzur denilen o şeyin her santimine ihtiyacım var bu aralar. Bana biraz bahar gerekiyor. Çok üşüdüm" .


    W. Bagehot

    Hayatta en büyük zevk başkasının "yapamazsın" dediğini yapmaktır.


    Can Dündar

    Seyahatta cam kenarı sanki yalnızların yeridir. "Çünkü aslında orası, başını koyacak omuz bulamayanlar içindir"..

    T. Uyar

    "Kadınları mutlu etmenin 20 yolu'' diye bir sürü gereksiz haber çıkıyor. Tek maddede açıklıyorum: Dürüst olun, yeter .

    Scarface/ 1983

    Makyajına ve yüzündeki boyalarına güvenme.Yollar da güzeldir ama altından kanalizasyon geçer.

    [Anonim]

    Eğer hala yalnızsanız, Allah sizi birilerinden koruyor demektir.

    S. Akın

    İki pencere açık kalınca cereyan, İki yürek açık olunca Aşk olur; ama sonuç değişmez: İkisininde sonunda "üşütürsün".

    P. Coelho

    "Giden sizin için çok değerli de olsa kapıyı örtün ki; içeride kalanlar üşümesin".

    C. Süreya

    "Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin.. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin" !

    P. Auster

    Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. "Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir."

    [Anonim]

    Aşk:cennetle cehennem arsı işleyen trende mevsimlik bir bilet.

    Can Dündar

    Her seferinde canını acıtıyorsa bile,hiç kmse ’o’ olamyorsa ve canının ynacağını bildiğn halde yine de seviyorsan,aşk budur işte

    [Anonim]

    Bir gece omuzuma bıraktığın iki melek gibiydi sevdan, bir yanım yokluğunu sorguluyor, diğer yanım senli günlerimi an ve an aklımda tutuyordu. Yokluğuna yanamıyorum sevgili, bana bıraktığın acıya ağlayamıyorum. Gittin sevdan bende kaldı...İki melek iki masum gözyaşı, sen bende kaldın sevgili...

    Neyzen Tevfik

    Çatlak bardaktaki suya benzer hayat. Sen içsen de tükenir içmesen de. Artık acı çekmeyi bırak, hayattan tat almaya bak .

    [Anonim]

    Sigaraya ilk başladığında saklarsın ya hani. Taki ailen görene kadar. Bende aşka öyle sakladm kendimi, taki seni görene kadar.

    Cezmi Ersöz

    Herkesin diline dolanmış "mutlu bitmeli aşklar" diye. Aşk'ı dilinize doladınız madem, peki "bitmeli" niye ?

    Özdemir Asaf

    Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım.. Yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığından yalnızım..

    M.Kenter

    Saat tam 00:00' da birinin seni düşündüğünü düşünüyorsan, aslında sen de farkındasın herşeyin bir anlık olduğunun .

    Özdemir Asaf

    Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın..
    Keşke yalnızlığımla paylaştığımı seninle paylaşsaydım..
    Keşke senin adın yalnızlık olsaydı
    ve ben hep yalnız kalsaydım..."

    Freud

    Birinin yalan söylemesine kızmam da yalan söylerken yakalanacak kadar salak bir insanın beni kandırmaya çalışmasına kızarım.

    Özdemir Asaf

    "Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum".

    Cemal Safi

    Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni 'sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri'.

    Cemal Süreya

    Üşüyor musun ? Üzülme bee. Gel yanıma. O kadar yaktın ki canımı ısınırsın; üşümezsin bir daha...

    [Anonim]

    O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da;
    Hatta her hangi bir tanesi de.
    Unutma tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil..
    ......ama şayet o, seni olup olmadık yerlerde güldürebiliyorsa,
    Seni iki kez düşündürebiliyorsa,
    ...Onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver.
    Seni günün her anında düşünmüyor olabilir;
    ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir: "kalbini".
    Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma,
    Ve verebileceğinden fazlasını bekleme..
    Seni mutlu ettiğinde gülümse,
    Kızdırdığında fark etmesini sağla ve birlikte değilken özlendiğini bil..

    [Anonim]

    Ne kadar farklı olursa olsun; Sana ait olmayana tenezzül etme,' Ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme..!

    [Anonim]

    Aklımdasin her zaman sevgilim dedi. Güldüm; güzeldi aslında. Olmayan bir yerdeyim hani.

    G.Vidal

    "Hastalığını öğrenip 'geçmiş olsun' diyenler değil, Birgün sonra 'nasıl oldun' diyenler olmalı yanında."

    O.Wilde

    Kadın bir erkeği gerçekten severse, Onun gözünde dünyadaki bütün erkekler; kesin olarak anlamını yitirir .

    P.Neruda

    Asla aşk acısı çeken birine aşık olmayın. O kişi yaralıdır ve yarabandı olarak sizi kullanır .

    Cemal Safi

    Seni seviyorum; 1 cümle, 2 kelime, 13 harf, 2 insan ve 1 aptal.

    Cemal Süreya

    "Aşk, 'bir kişiye adamaktır kendini' derlerdi hani. Düzeltiyorum, 'aşk bir kişiye hep aldanmaktır' oysa ki..."

    Turgut Uyar

    Yüz dilde 'seni seviyorum' desen ne fayda. Bir dilde adam gibi sevmedikten sonra..

    Özdemir Asaf

    "Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; O hayat herşeye bedeldir".

    Şems

    Kalp mi insana sev diyen yoksa yalnızlık mı körükleyen? Sahi nedir sevmek; Bi muma ateş olmak mı, Yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

    Can Dündar

    Aşk sevmesini bilen için vardır ve karşılıksızdır. ''Ne kadar seversen o kadar severim'' gibi düşünmek aşk değil, tüccarlıktır.

    Can Yücel

    Ülkenin, farklı şehirleriydik..Ben sürgünyeri.. Sen başkent..İlk isyan hep sende başlardı..Cezasını... çekmek hep bana kalırdı..

    Bukowski

    Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyikilerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin! Karar senin.

    Cemal Süreya

    Çok yoruldum sevgili; daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim zaten, uğrunda kaybettiklerimin bedelini.

    Cemal Süreya

    Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk ! Sen büyü hele, Bak ne oyunlar oynayacaklar seninle.

    Bob Marley

    Gördüğünü herkes sever, Sen onda kimsenin görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan; ten'e değil, kalbe dokunacaksın.

    Oğuz Atay

    Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim.

    Can Yücel

    Toprak gibi olmalısın.. Ezildikçe sertleşmelisin! Seni ezenler sana muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı..

    Can Yücel

    Bilir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarılamamak.. Ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak..

    [Anonim]

    İnsanı en çok üzen şey; Ummadıkları kişiler adam olurken, adam sandıklarının insan bile olamamış olmasıdır..!

    G.Vidal

    Ayrılığın en çok acıtan yanı; Onun yüzünden kaybettiğin insanlara yeniden muhtaç kalmandır...

    Al Capone

    "Git dediğinde gidip, gel dediğinde gelmemi mi bekliyorsun? Ben hayatın önünde eğilmedim ki, senin karşında eğileyim".

    P.Brunton

    Dün rüya, yarın ise hayalden ibarettir. Dünü mutlu, yarını umutlu yapan bugündür. Onun için iyi bak bugüne, acıda olsa Gülümse..

    Can Yücel

    Anne karnına sığarken, dünyaya neden sığamadığını ve sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını farketmeli insan"!

    Yılmaz Erdoğan

    Seveni mahçup etmedik ama sevdiğimize, kendimizi sevdiremedik. Çünkü; ya sevmesini bilmedik, yada haddinden fazla sevdik.

    Can Dündar

    "Kadınmış derler adamı deli eden. Sen ne dersen de, yine kadındır deliyi de adam eden"..

    H.Balzac

    Dost İçin Sırtımı Köprü Yapmaya Hazırım Ben; Yeter ki Temiz Kalpleri Taşıyan Ayaklar Geçsin Üstümden.

    Fiddler on the Roof

    "Tamam mesafeler aşka engel değildir ama, Ben burada ağlasam onun yanakları ıslanır mı orada" ?

    Şems

    Üç şey seçildi cennetten:Kelimler,aşk,annelik duygusu. Kelimeleri Adem aldı, annelik duygusu Havvaya kaldı; ama aşk çok ağırdı.

    Can Yücel

    Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın.

    Bob Marley

    Belki de haklısın.. sıfır'ın gücü yoktur.. ama unutma ki, sıfır'ın kaybedecek bir şeyi de yoktur !

    Cemal Süreya

    Korkar olduk artık ''seviyorum '' demeye.. Kimi sahiden değiyor sevmeye, Kimi ise pişman ediyor insanı sevdiğine.

    Cengiz Aytmatov

    Gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı herşey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızık kalır..

    Can Yücel

    Birini seveceksen, onu herşeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; Onu unutamamana değil, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın..!

    Paul Auster

    Fark, birileri farklı olmaya çalışırken, kendin olmaktır hayatta. Bil ki seçici olmamak, geçici olmaya mahkum kalmaktır aslında.

    Oğuz ATAY

    Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın. Sussan; acıtır, konuşsan; kanatır..!

    Can YÜCEL

    Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile, insansın sonuçta, seveceksin. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara. Gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları! Bir kemik, aynı yerden iki defa kırılmaz.

    Nazım Hikmet Ran

    Hani derler ya;'ben sen siz yaşayamam' işte ben onlardan değilim,'ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım.'

    [Anonim]

    Parfüm sevmem ben, hiçte ihtiyaç duymadım. Çünkü bana göre en güzel koku, Sevdiğine sarıldıktan sonra üstünde kalan koku..

    Cemal Süreya

    Seni seviyorum"dan daha özel bir cümle de var: Sana güveniyorum. Çünkü herkes herkesi sevebiliyor; ama herkese güvenmiyor...

    [Anonim]

    Birçok kişi aşkın yaLan oLdugunu düsünür.. Eger 'aşk' yaLansa neden acısı bukadar gerçek..?

    Can Yücel

    Yalnızım.. Çünkü herhangi biriyle değil, Beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.

    Yılmaz Erdoğan

    Tamam kabul; Küçükken mıknatıs yutmuş olabilirim, Peki ama bütün salaklar da demir mi yuttu?

    Yılmaz Erdoğan

    Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme ! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum 'Allah sevdiğine kavuştursun' der diye.

    Can Yücel

    Haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. Ağlayacaksın ama belli etmeyeceksin. Onsuz kalacaksın belki; ama asla vazgeçmeyeceksin .

    Yılmaz Erdoğan

    Söylemek isteyip de söyleyemediğim çok şey var.. kiminin yüzüne kiminin gelmişine, geçmişine.

    Yılmaz Erdoğan

    Hiç kimse sevgilisine benim icin ne yaptın? dememeli.. 6 milyar insanin içinde seni bulmuş, daha ne yapsın.

    Cemal Süreya

    Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz."Aşka gelince birkere sevdim işte, birdaha işim olmaz".

    Küçük İskender

    Okeyde beklenen son taş gibisin.Biliyorum beklemekle gelmezsin.Zaten gelme çünkü sen gelirsen ben biterim.

    M. Kenter

    "Radyoyu ne zaman açarsanız açın, en sevdiğiniz şarkının hep son melodilerini duyarsınız".

    Cemal Süreya

    Korkar olduk artık ''seviyorum '' demeye.. Kimi sahiden değiyor sevmeye, Kimi ise pişman ediyor insanı sevdiğine...

    L.Tolstoy

    Bir insanın değeri kesire benzer:Pay gerçek değerini gösterir,payda kendisini ne zannettiğini.Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.

    L.Tolstoy

    İnsanlar çok değişti, dikkat etmek lazım. Biriyle el sıkıştıktan sonra beşi de yerindemi diye parmaklarını saymak zorundasın.

    Lev Tolstoy

    Umduğumuz gibi olsaydı hayat, Sandığımız gibi yaşardık. Bulduklarımızla yetinseydik, Kaybettiklerimize ağlamazdık.

    Cemal Süreya

    "Sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığma, ben çok gülerim.. Ve gülerken hiçkimse yalan olduğu anlayamaz"..

    Bukoeski

    "Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın"

    Elif Şafak

    Kelebek gibidir aşk. Peşinden koştukça senden kaçar. En iyisi bırak uçsun, Belki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna konar.

    K.Tazeoğlu

    Vasat bir günün sonu. Hava kararmak üzere. Üşüyorum.Kendime daha kalın bir mont almalıyım. Şöyle yüreğime kadar beni ısıtacak...

    Can Yücel

    "Eğer git diyebilecek kadar güçlüysen, hoşçakal deyip susmasını da bileceksin..."

    Cemal Süreya

    Uzaktan seviyorum seni.. Kokunu alamadan, boynuna sarılamadan, yüzüne dokunamadan.. Sadece seviyorum.

    Cemal Süreya

    Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni: Önce bana, sonra bana sonra yine bana bak.

    Cemal Süreya

    Hayatta gözyaşlarımı hakedecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarm gereksiz,Yada uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.

    Can Dündar

    Erkek adam ağlamaz denir ya, sakın inanma ! Unutma ki, erkek adam ağlamayan değil, bir kadını ağlatmayandır aslında..

    Aragon

    "Aşkın en acımasız yanı; Ağzından çıkmaya cesareti olmayan sözlerin, yürekte fırtınalar koparmasıdır".

    Dylan

    "Aşk bazen yeni çıkan bir filmin fragmanı gibidir. Görebileceğin tüm güzellikler yalnızca tanıtımda verilir".

    Elif Şafak

    Modern aşk istemem, üzüntüden başka ne ki ? İlkel aşk isterim, aşkın en ilk'el halini.

    Cemal Süreya

    Bir daha beni sevdiğini söyleme ! Neden biliyor musun ? Çünkü yine inanırım.

    Cemal Süreya

    Unutsun beni demişsin, bu bana imkansız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

    Ahmet Altan

    Aşk kılıç yarası gibidir, acısı geçer ama mutlaka izi kalır.

    J.Christophe

    Unutmak ve beklemek insanı en çok acıtan eylemlerdir; ama bunların ne kadar süreceğini bilememek acıların en beteridir!

    J.Christophe

    Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer Ve bilirsin, o nehir asla durmaz.

    Vince Lombardini

    Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkmamandır.

    C. Yılmaz

    Dün bi şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek ne kadar acıtsa da; "Ben seni çok özledim".

    Marquez

    "Keşke tanımasaydım" dediğim hiçkimse olmadı benim. "Keşke beni tanımasına izin vermeseydim" dediklerim oldu .

    Cemal Süreya

    Tam unuttum dersin, karşına çıkar tebessüm eder ve yine bağlar seni kendine.. Yine inanırsın; yalan olduğunu bilsen bile .


    Cemal Yücel

    ''Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazınıda bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.''


    J. Jenkins

    Yanılgı insanlar içindir; ancak silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, fazlaca yanlış yapıyorsunuz demektir.

    Byron

    Mutluluğu tatmanın tek çaresi, onu paylaşmaktır.

    Özdemir Asaf

    Yalnızlığımda çoğalıp,kalabalığımda eksiliyorum,ve öylesine kalabalıkki yalnızlığım,ne yana dönsem, sana çarpıyorum...

    Özdemir Asaf

    Aşk görmekten çok özlemeyi sever,dokunmaktan çok düşlemeyi,ve aşk öyle haindir ki,nerde imkansız varsa gider onu sever.

    Cemal Süreya

    Önce sevdiğiniz terk eder sizi,Ardından uykunuz.Sonra ne sevdiğiniz geri gelir ne uykunuz

    Cemal Süreya

    Çocuk olsam yeniden..Bir tek düştüğüm için acısa içim,Ve kalbim;Çok koştuğum zaman çarpsa sadece...

    Can Yücel

    Bilir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarılamamak.. Ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak..

    Balzac

    Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.

    Şems-i Tebrizi

    Kalp ruha der ki: Ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: "Sen yeterki sev".

    S.Akın

    Duvarda ki yangın düğmesinin cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme kır beni.. "

    Özdemir Asaf

    İmkânsızlıkları yaşamak mıdır sevmek,
    Yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
    Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek,
    Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek?
    Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek,
    ......Yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek?

    Özdemir Asaf

    Neyine bağlandım ki bu kadar. Bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi ?

    Can Dündar

    Bazen insan; ''Ben iyiyim'' dediğinde gözlerinin içine bakıp ''iyi değilsin biliyorum'' diyecek biri...ne çok ihtiyaç duyar"..

    K.Tazeoğlu

    Senin de kederle evlenip boşanmış dul neşelerin var, dört tarafı gözyaşıyla çevrili...

    Can Yücel

    Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın.

    Can Yücel

    Sadece Erkekler aşık olur, çünkü kadınlar aşktır...!!!

    [Anonim]

    Oysa bir 'asal sayı'nın yalnızlığıydı benimkisi,Ya kendisini bölen,Yada sevdiğinden başkasına bölünmeyen..

    Freud

    "Ne garip değil mi .. Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz".

    Cemal Süreya

    Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme.. Kırk yılın hatrına Sen kalayim..!

    Nazım Hikmet

    Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin...

    M. Kenter

    "Unutulmamalı ki; gözleri güzel yapan rengi yada boyası değil, bakışların ta kendisidir".

    Che

    İyilik yapmaya devam et.. Karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile, sen o iyiliğe layıksın .

    M. Mungan

    "Dört tane gerçek dost edin, tabutunu taşısın yeter".

    Bukowski

    ''Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer; ben çok pahalı bir tabloyum.''

    Oğuz Atay

    "Kimse benim kimsesizliğimden cesaret bulmasın , en güçlü anımdır yalnızlığım ! Çünkü ben daima tek başıma iktidarım .

    K.Tazeoğlu

    "Aşkı tarif gerekirse sana anlatayım, aşk ne biliyor musun? Benim sana yaşadığım, senin durmadan hep üstüne bastığın"..

    D. Noel

    Bedava psikolog bulursam, depresyona girmeyi düşünüyorum .

    Şems

    Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme. Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; "sevgi yürekli olana yakışır".

    Che

    Ne kadar farklı olursa olsun; Sana ait olmayana tenezzül etme, Ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme .

    B. Marley

    Kendi kendime konuştuğum kadar, Kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, Sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.

    P. Auster

    "Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum; nasıl olsa onlar zamanı gelince kendilerini tanıtıyorlar".

    Can Yücel

    Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten 'aşk' bu kadar basit olmazdı !

    A. Capus

    Hevesleri için kimse kimsenin gururu, duyguları ile oynamasın, Bu yerin üstü varsa, bir de altı var unutulmasın .

    İlhan Berk

    "Akla gelen, başa gelir diyorlar ya, yalan ! Öyle olsa, milyonlarca sen düşerdi başıma" .

    N. Parra

    Toprak bir gün yağmurun kıymetini anlayacak; fakat o gün yağmur yağmayacak.

    W. Golding

    "Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır ! Bir kadına sahip olan adam; Her kadını kendine hayran bırakır."

    N.F.Kısakürek

    Fazla ciddiye almayın şu hayatı; Nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız .

    Gorki

    Ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek; kalitelidir .

    Can Yücel

    Ne sahip olduğundur hayat, nede umdukların bunca zaman. Yüreğin kadardır hayat! 'Seviliyorsan renkli, Seviyorsan siyah beyaz'...

    P. Coelho

    Aslında bütün kadınlar tatlı sözleri sever; ama iltifatların yalan mı gerçek mi olduğunu anlayacak kadar da zekiler .

    Sunay Akın

    Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki; "çayı bile iki şekerle içerim, birlikte erisinler diye".

    Sunay Akın

    Hep derler ya; "Ben arkandayım, sırtın yere gelmez" diye. Ben almayayım.. Yüzüm yere geleceğine, sırtım yere gelsin !

    Y. Erdoğan

    Aslında geçmiş zaman 3e ayrılmalı sadece. Di'li geçmiş, miş'li geçmiş ve tüh'lü geçmiş zaman olmak üzere .

    Huxley

    Temiz kalpli insanlar hiçbir zaman rahat bir hayat yaşayamazlar, Çünkü kendilerini başkalarının mutluluğu için feda ederler.

    Yılmaz Erdoğan

    İlişkinin başında "Dünyamı değiştirdin" diyen kişinin, sonunda " Biz ayrı dünyaların insanlarıyız" demesi insanı şaşırtmamalı..

    J. Christophe

    Güven bana" lafını duyduğunuz her ortamda güvenmeniz gereken tek bir kişi vardır. O da kendiniz .

    Müşfik Kenter

    Dolu dolu caddelerde, tıklım tıklım kaldırımlarda elleri cebinde dolaşan kişidir yalnız .

    P. Auster

    Asıl yalnızlık; yalnız hissetmenize sebep olan kişilerle yaşamak zorunda kalmanızdır .


    Ece Ayhan

    Kim ne derse desin, tek bir gerçeği vardır aşkın; "Karşındakinin adam olup olmadığını, aşıkken değil ayrılırken anlarsın".

    Sunay Akın

    Tamda unutmuşken gittiğini, artık acıtmıyorken yokluğun, "en içten kahkahalarımın arasında; aklıma gelmek zorunda mısın ?"


    Aziz Nesin

    Terkeden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp 'özledim' demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır.

    [Anonim]

    - En büyük hayalin nedir ?
    + Yağmur altında sevgilime sarılmak.
    - Ya senin ki ?
    + Yağmur altında sarıldığın kişi olmak.

    Yılmaz Erdoğan

    'Ben' kattım sana biraz, öyle sevdim seni. Çünkü sen de bensiz; O kadar güzel değilsin hani.

    Huxley

    Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu yok edecek olan yine erkektir.

    Bernard SHAW

    “Bazı insanlar herşeyi olduğu gibi görür ve 'neden' diye sorarlar. Bense herşeyi asla olmadığı biçimde hayal eder ve
    'neden olmasın' diye sorarım...“

    P. Coelho

    Her insan kaybeder; ama sevmeyen vazgeçer. Bil ki aşk; Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde biter .

    Can Yücel

    Boş boş seviyorum demekle olmaz; Göstereceksin sevdiğini, hissettireceksin.. yapamıyor musun ! O zaman yoldan çekileceksin.

    Nietzsche

    Bir Kere Yanlış Trene Bindiyseniz; Koridordan Ters Tarafa Yürümenin Hiçbir Faydası Yoktur !

    Murathan Mungan

    Ne zaman bir düş kursam, ertesi gün hayal kırıklarını topluyorum.

    N.F.Kısakürek

    Dünya öküzün üstünde derler, bilmem ama; dünya üstünde nice öküzler bilirim .

    Sunay Akın

    Üzülmüyorum. Beni sevmeyeni ben de sevmem. O bensizliği göze aldıysa zaten, ben onsuzluktan bir şey kaybetmem.



    V. Hugo

    En anlamlı yemin söz vermektir, En büyük intikam affetmektir, En adi söz hiç sevmedim demek; Ve en güzel cevap gülüp geçmektir.

    Bob Marley

    Bakmayın insanların "Beni çok sevecek birini arıyorum" demesine. Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor .

    Can Yücel
    ...
    Aslında hiç kimse sevmedi,
    Bir ben sevdim seni..
    Severmiş gibi değil, kana kana sevdim seni.
    Tıka basa sevdim, dolu dolu sevdim..
    Aslında kimse sevmedi seni, sevmekten çekindi.
    ...Oysa ben; Yanayana sevdim seni.
    Bile bile sevdim.
    Aklımdan zorun var gibi,
    Mecburmuş gibi,
    Ve başka çarem yokmuş gibi..

    "Bir ben sevdim seni..
    Aslında bir sen sevmedin beni, herkesi sevdiğin gibi" .

    Hz.Mevlana

    Eğer birgün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp 'Büyük bir derdim var' deme. Derdine dönüp 'Büyük bir Rabbim var' de!

    Bukowski

    Geride bıraktıkların ileriye gitmeni engelleyecek, Unutma; İleri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek..

    Dan Brown

    Başarmak zordur, Kolaya kaçarsan sonuç basitleşir. Unutma, Yokuş aşağı inmek kolaydır ama manzara tepeden seyredilir.

    C. Süreya

    Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. Çünkü, onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler..

    B. Johnson

    "Eğer iki insan her konuda anlaşıyorsa; emin olabilirsiniz ki düşünen yalnızca bir tanesidir".

    B. Marley

    "Sevgilin olabilecek birçok insan olabilir; ama sevdiğin olabilecek insan bir tanedir".

    Ece Ayhan

    Gidenlerden; aşkınızı, kalbinizi beyninizi mektuplarınızı vs. değil sadece uykularınızı geri isteyin.En çok ona ihtiyaç oluyor.

    Can Yücel

    Kural bu: En çok seven, hep en önce terkedilir. Unutma; vedalar acıtsada, bazen gitmek gerekir .

    Marquez

    Birini özlemenin en kötü yolu, yanyan? oturduğun halde onu hiçbir zaman elde edemeyeceğini bilmendir .

    Cemal Süreya

    Ne kadar silersen sil ! Ya yırtılır defterin ya da izi kalır cümlelerin .

    D. Noel

    Seni seviyorum, dediğinde "gerçekten mi?" diye sorarsam; inanmadığımdan değil, sadece bir kez daha duymak istediğimdendir .

    Aziz Nesin

    Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belkide aşk, yaşanılan en büyük günahtır.

    [Anonim]

    Sesini duyabilme umuduyla yaşadığım hayat yüzünü göremediğim için çekilmez olsada sesini duyabildiğim için yaşamaya değer.

    C. Yücel

    Bazen her şeyi unutup sadece sımsıkı sarılmak istersin; ama bir şey hep engel olur. Nedir o biliyor musun ? Gurur .

    Can Yücel

    Bazen kırdım, çoğu kez kırıldım; ama ben hiç kimseyi kaybetmedim, sadece zamanı gelince vazgeçmesini bildim.

    Mevlana

    Bazı alimlerin Allah'ı ispat etmeye çalışmalarına şaşıyorum. Allah"ın varlığı sabittir, sen kulluğunu ispat etmeye çalış".

    Can Yücel

    Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden...

    E. Cansever

    Öyle bir çık ki karşıma ''Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi'' hissedeyim seni .

    Marquez

    Sen üşürken onun yokluğunda, O senin varlığından bile habersizdir.

    C. Süreya

    Seni olduğun gibi seven insan için iyi gün kötü gün yoktur. Ne zaman yanında olması gerekiyorsa o zaman yanında olur .

    Huxley

    "Tanımadan nefret edebileceğiniz tek kişi; Sevdiğiniz kişinin, sevdiği kişidir" .

    J. Christophe

    Kendini nokta kadar değersiz hissettiğinde dönüp arkana bak; belki önemli bir cümlenin sonundasındır .

    Ece Ayhan

    Vücudunun %70 i su olan bir canlının nasıl olurda içi yanar .

    [Anonim]

    Söylediklerimi, yazabilme imkanım yok...
    Duygularım durmadan konuşuyorken, mantığım susmamı istiyor...
    Anlayacağın!
    Tüm suskunluğumun; ardındakileri, haykıracağım bir gün.
    Kelimelerin sesi, cümle kurabilmem için yeterli değil...
    ...Satırlar duyuyor,
    Sen duymuyorsun....

    Gorki

    Aşk; gelirken verdiği mutlulukla değil, gittiği zamanki acıyla anlaşılır.

    Ece Ayhan

    Acı çekiyordum senden sonra fakat unuttuğun bir şey vardı. Çektiğim her acı beni değil, İçimdeki seni öldürüyordu.

    Oğuz Atay

    "Neden yalnızlıktan şikayetçidir ki insan. Ne yani, Mutlu olması için bir sevgiliye mi muhtaçtır her zaman" ?

    A. Nesin

    Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.

    The Girl in the Café/2005

    Evden çıkarken yüz kere aynaya baksan da, yoldaki arabaların camlarında kendine bakmadan yürüyemezsin.

    Cemal Süreya

    Allah'a emanet ol,dedi ve gitti. - Güldüm... Zaten baska kimim var ki ?

    Bob Marley

    ''Eğer bu hayatta illa kıymet bilmek gerekiyorsa, sadece kendi kıymetini bil."boşver be ! nasılsa her rüya güneşle sona eriyor''

    [Anonim]

    " Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar."

    Y. Erdoğan

    Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı..

    Can Dündar

    Ve aşk; O omzuna yattığında, rahatsız olmasın diye kılını bile kıpırdatmamaktır.

    Fuzuli'ye sormuşlar : Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi ? Sevmek demiş. . Çünkü, sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın !

    Paul Auster

    Ben 4 kişiyim: 1 ben, 2 içimdeki, 3 aynadaki, 4 kalbimdeki.. Beni geç, içimdeki zaten deli, Kır aynadakini.. Ya kalbimdeki ?

    Hegel

    Sevmek, onunla birlikteyken bir bütün olmak değil; o yokken 'yarım kalabilmektir' .

    M. Longston

    "Kırılacak 206 tane kemiğiniz varken, aptalın biri gelir kalbinizi kırar".

    İ. Berk

    "Buğulu camlardaki sözler gibisin; Nefesim olmadan bir hiçsin" .

    D. Noel

    "Kadın unutmaz; sadece sineye çeker. Zamanı geldiğinde ise iade eder".

    Y. Erdoğan

    "Kuaföre ne istediğini anlatmak, beş bilinmeyenli denklemi çözmekten daha zordur”.

    Cemal Süreya

    "Yeter, aklından çıkar artık onu" diyor kimileri. "Siz de aklınızla değil de, yüreğinizle sevseydiniz anlardınız beni".

    Al Capone

    Git dediğinde gidip, Gel dediğinde gelmemi mi bekliyorsun ? Ben hayatın önünde eğilmedim ki, Senin karşında eğileyim."

    Y Erdoğan

    Seveni mahçup etmedik ama sevdiğimize, kendimizi sevdiremedik. Çünkü; ya sevmesini bilmedik, yada haddinden fazla sevdik".

    Balzac

    Bazen birinin yokluğuna o kadar alışırsınız ki, başka birinin gelip o boşluğu doldurmasından korkarsınız .

    D. Noel

    Dost gibi görünen yalakalar, Farklı olmaya çalışan basit insanlar, Arkamızdan kurulan oyunlar.. Kural hep aynı: Gül ve Geç .

    A.Capus

    "Büyük adam olmana lüzum yok, sadece adam ol yeter"

    Müşfik Kenter

    Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak .

    [Anonim]

    Sarılmak neden güzeldir bilir misin?
    "Çünkü sağ tarafta kalp yoktur ve orası hep boştur,
    Sarlınca sağ tarafını onun kalbi doldurur"..

    Huxley

    Dünyanın en zevkli işi; Bir şeyin nasıl yapılacağını bildiğin halde başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.

    C. Süreya

    Cevap veriyorum "Zamanla herşey geçer" diyen akıllılara; "Geçen tek şey zamandır" anlayan, anlatsın anlamayanlara.

    Nazım Hikmet

    İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil .

    Che

    Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.

    B. Vian

    Mesela hiçbir çiçekçi dükkanının demir kepenkleri yoktur. Çünkü kimse aklına getiremez, bir çiçeği çalmayı.

    Marquez

    "Ne kadar yaşayabileceğini biliyor musun ? O halde sarıl sevdiğine son nefesin gibi" ..

    C. Palahniuk

    "Korkma aç kapıyı. Sende kalmaya değil, Beni almaya geldim".

    Ece Ayhan

    Elimden gelen bir şey yoktu, kalbimden geleni yaptım ben de; Sevdim işte, o kadar.

    Y. Erdoğan

    Kimse beni sevmiyor; Çünkü ben farklıyım. Ben de kimseyi sevmiyorum; Çünkü hepsi aynılar .

    Nazım Hikmet

    "O bensizliği seçtiyse, ben onsuzluktan bir şey kaybetmem".

    Kahraman Tazeoğlu

    Bence sen aşkı sadece "çok sevmek" olarak algılıyorsun. Oysa karşılıklı sevmektir aşk .

    C. Süreya

    Düşenin dostu olmaz" der kimileri. Sanki ayakta olanın dostu çokmuş gibi .

    Can Yücel

    Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak .

    Ece Ayhan

    "Sevdiklerimizi tekmelemeye anne karnında başlarız".

    İlhan Berk

    Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bi tat alabilirsiniz


    A. Huxley

    İyilikten zarar gelmeyeceğini öğretirler; fakat arkanızdan enayi denileceğini öğretmezler .

    J. Christophe

    Birini kendine çok yakın buluyorsan ona biraz zaman tanı. Aslında sana ne kadar uzakta olduğunu mutlaka gösterecektir .

    Prison Break

    "Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır".

    Edip Cansever

    Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin bazen kendine.. Ama hata bizde. Küçücük bir yürekle kocaman sevmek ne haddimize !

    U. Çifdalöz

    Herkes bıraksın "senin için ölürüm" laflarını. Önce kendiniz için yaşamayı öğrenin, sonra başkası için ölürsünüz .

    Murathan Mungan

    "Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur."

    W. Butler

    "Uzaklıklar sevenler için önemsizdir. Çünkü gerçek sevgiyi anlatan tek duygu; özlemektir".

    N. Parra

    Ne kadar seversen sev; ama asla belli etme sevgini. "Çünkü sevdiğin kişi, sevildiği kadar üzecektir seni".

    Lawrence Durrell

    "Bir sokakta sevdiğiniz biri yaşadığı zaman, orası bir dünya olur".

    İclal Aydın

    ''Onca zamanın üstünde, eskimeyen bir düşüncesin şimdi; insan hergün anımsar mı aynı gözleri?''

    Çehov

    Basit kadın, güzel olmayı zeki olmaya tercih eder. Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır

    [Anonim]

    Dünyada erkek basına üç kadın düşermiş, gerçekten de öyle. Bir erkek kalbine üç kadın sığdırabilir.''Annesi, karısı ve kızı" .

    Seneca

    "İnsanları tanımak için onları sınamaktan korkma; Çünkü kaybedilmesi gerekenleri, en önce kaybetmelisin".

    V. Hugo

    Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni; senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.

    M. Kundera

    En anlamlı bakış, bir çift ıslak gözde saklıdır. Çok şey anlatır; Çünkü dil bağlanır, yürek konuşur .

    Çehov

    Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte.. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size .

    Ece Ayhan

    "Sevmek sevdiği için kendini ateşe atmaktı eskiden. Şimdi; sevdiğini ateşe atıp üzerinden atlamak olmuş."

    J. Antonia

    Kendim olmaktan korktuğum andan itibaren, sen olmaya başlıyorum.. Ne güzel; bana beni unutturuyorsun .

    Turgut Uyar

    Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesende silemezsin.
  • Seviyorum seni, ki bu ne sevmektir...
    Sevmekten varıyorum sevmemeye
    ve beklemekten beklememeye
    yüreğim ateşinden soğuyunca.

    Seni sevdiğimdendir, bir tek sana âşık oluşum,
    dinmez hıncım ve bu hınçla yalvarışım.
    Gezgin aşkımın tüm mesafesinde
    görmemek var seni, bir kör gibi sevmek yine de.
    Pablo Neruda
    Sayfa 90 - Kırmızı Yayınları
  • Cansu Biray
    Cansu Biray Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir'i inceledi.
    @CansuBiray·21 Nis 2019·Kitabı okumadı
    "Aşk, bir bedende iki kişi."
    “Ey aşk...! bir mucize gerçekleştir şimdi
    Şapkandan bir kumru havalansın
    Bana öyle büyük ki bu kalp,
    Gelsin yüreğime yuvalansın”
    .
    Kitabı okurken sımsıcak bir yürek buldum. Yaşam kavgasının molalarında, sıcacık bir poğaça, buğusu üstünde demli bir çay, sevgi ve vefayla beslenmiş hoş bir muhabbet, zifiri karanlıklarda bir umut ışığı, sığınılacak güvenli bir liman, şifalı bir çift dost eli hissine kapıldım. 438 sayfalık kapsamlı ve güzel bir kitap, aforizmalarla, çarpıcı düşüncelerle dolu bir kitap. Düşünmeyi ve düşündürmeyi hedefleyen, beyinlere seslenen metafor zengini tam bir şiir ziyafeti. Bu ziyafetin menüsünde, sevgi var, sitem var, aşk var, barış var, umut var , çocuk var, kadın, insan, doğa ve Dünya var, kısacası belli bir yaşanmışlık var. Benim en çok sevdiğim aforizmalarının birinde Şair Tahsin Özmen diyor ki " İnsanın pilini, sahip olduğu mallar değil, mutlu olduğu anlar şarj eder." Ben de bu kitabı okurken gerçekten mutlu oldum, yaşam enerjim yenilendi tazelendi.
    Bu kitapta Şair şiiri, insan insan, insan doğa, insan toplum ilişkileri olarak yansıtıp, sosyal siyasal iktisadi ve kültürel olguların bir bileşkesi olarak ele almış. Bir empati aracı, duygusal paylaşım aracı olarak şairin şiirlerini, esas olarak insanı düşündüren, bunun yanında kimi zaman üzse de, kimi zaman hüzünlendirse de, genelde hayatı sevdiren, manevi bir hazza kaynaklık eden ve eleştirel bir farkındalık yaratmaya dönük şiirler olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca Şair şiirlerinde, yaşadığımız zamanın garipliğinden, monotonluğundan, doyumsuzluğundan, duygusuzluğundan, duyarsızlığından, mutsuzluğundan, umutsuzluğundan, yalnızlığından da şikayet ediyor. Robotlaşmış, mekanikleşmiş, doğallıktan uzaklaşmış, başkaları ne der şiarıyla yaşamı kendine rehber edinmiş empati yoksunu bir insanlar topluluğundan rahatsızlığını da dile getiriyor.

    Bu bağlamda kitaptaki şiirlerin okuyucuyu sıkmayan, mesajı açık, anlaşılır, sade şiirler olduğunu düşünüyorum. Şair şunu demek istemiş, bunu demek istemiş şeklinde tercüme ve tercüman gerektirmediğini, yoruma ihtiyaç hissetmediğini, pazardaki karpuz gibi, elma gibi, erik gibi, kiraz gibi somut, capcanlı dipdiri şiirler olarak değerlendiriyorum. Yani şiir ete kemiğe bürünmüş, eğip bükmeden, lafı dolandırmadan söylenmiş, çiçekle ilgiliyse çiçek, güneşle ilgiliyse güneş, insanla ilgiliyse insanı odağına oturtmuş.
    Bu kitabın tüm geliri "ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ”ne bağışlanmış.
    Kitabı herkese önerir ve şimdiden Kitaba göz nuru dökerek gönlünü bırakacaklara keyifli okumalar dilerim.

    BİR DELİNİN SENFONİK DOKUNDURMALARI

    Duygusal Açlık
    1.
    Sevgi !...
    .
    -Mutluluğu aramaktan,
    İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok,.-
    .
    -Her güleni mutlu mu sanırsınız?-
    .
    Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların,
    Umutsuz evlilikleriyle doldu.
    Sevgiler tadımlık, dakikada bir renk değiştiren, poz verir gibi anlık oldu.
    .
    -Ömürlük sevgilere hasretiz.-
    .
    Herkes sevilmek istiyor,
    (Oysa sevilmenin birinci koşulu sevmektir.)
    Ve hiç kimsenin kendinden başkasını sevesi yok.
    Bu gidişle de hep kendimizi seveceğiz.
    -Duygusal açlık, doygusal açlık sorununun önüne geçti.-
    Ne savaştan, ne hastalıktan, ne de afetten,
    Yapayalnız sevgisizlikten öleceğiz.
    .
    Oysa,
    -Sevgi yaradılışın hamuru, varoluşun kaynağıdır.-
    -İnsan olmak sevmekle başlar.-
    Kıblesi sevgi olanın, mutluluk elinin altındadır,
    Sadece uzanıp alması yeter.
    .
    Lütfen,
    Zengin fakir, genç yaşlı demeden,
    Dil, din, ırk cinsiyet farkı gözetmeden,
    Tüm insanları ve diğer canlıları
    Yormadan, kırmadan dökmeden,
    Şartsız şurtsuz, yalansız dolansız,
    Nedensiz nasılsız bir sevgiyle sevin.
    .
    Cüzdanlara kilo verdirmek için sevmeyin.
    Sevecekseniz güzel sevin.
    .
    Dünyada sahtesi en çok üretilen şeylerden biri haline geldi sevgi.
    Bu nedenle, sevginiz yapay olmasın, içten olsun, gerçek olsun,
    Yirmi dört ayar altın gibi saf olsun.
    .
    Sadece göz ile el ile değil, ruhen kalben sevin.
    Çünkü...
    -Yürekte demlenmemiş sevgi hamdır.-
    .
    Hatta biraz sevginizin dozunu kaçırın,
    Mesela ben, sarılınca kemiklerimin ısınacağı bir sevgi istiyorum.
    .
    -Bu Dünya’nın, en çok sevgiye ihtiyacı var.-
    .
    Zira cehenneme çevirdiğimiz yeryüzüne, cenneti getirecek yegâne güç sevgidir.
    Bir kadını sınırsız ve koşulsuz sevin, Dünyanızı cennete çevirsin.
    .
    Ben önemli olanın, bir kadının yüzünü değil, yüreğini güldürmek olduğunu anladım.
    Ve bugüne kadar, bir insanın kalbine girmekten daha güzel bir yer bulamadım.
    .
    Bir kadın seviliyorsa mutluysa,
    O kadar güzel ve içten güler ki,
    Sanırsın gözbebeklerinden serçe sürüleri geçiyor.
    .
    Gönül bağı için ne gözün görmesi, ne de elin değmesi,
    Sadece yüreğin sevmesi yetiyor.
    .
    Anladım ki
    -Yürek yarasına sürülen en iyi ilaç, sevgidir.-
    .
    -İnsan yüreği sevildikçe çocuksulaşır.-
    Şımaracak kimsesi olmayanların şımartacak kimsesi olun...!
    Mutluluk ancak öyle bulaşır.
    .
    Aç parantez (Başta insanlar olmak üzere,
    Yağan yağmura esen yele,
    Yanan ateşe, doğan güneşe,
    Daldaki yaprağa, açan çiçeğe,
    Uçan kuşa, börtü böceğe,
    Koyuna kuzuya, kediye köpeğe,
    Havaya suya toprağa teşekkür edin,
    tebessüm edin, selam verin.
    Teşekkürü günlük yaşamınızın
    bir parçası haline getirin.)
    .
    Bu arada (Bir insanı diğerine aşık edecek, sevdirecek, ne siyasi ne de iktisadi bir rejim henüz icat edilmedi.
    .
    Sevgiyi alış veriş zannedenler bilmelidir ki
    Sevgi hesaplanamaz, ölçülemez.
    Mesela ben hiç yarım kilo sevmedim.)

    Kadın...!
    Kimi eskiler,
    Kadını toprak gibi gördüler,
    İliklerine kadar sömürdüler.
    2.
    Kadına Şiddet
    .
    Kadın...!
    Kimi erkekler tarafından rahatlatma aracı, kendilerinin duygusal işçisi,
    Evlerinin bekçisi, toplumum günah keçisi olarak görülüyor.
    .
    Yaratılan öfke, nefret ve korku ortamında,
    Kadınlara esaret yaşamı sürdürülüyor.
    Kadınlar dövülüyor, sövülüyor, kovuluyor, ya da vurulup öldürülüyor.
    .
    Sadece fiziksel şiddetle değil,
    Zihinsel ve duygusal istismarla
    defalarca bıçaklanmalarına rağmen,
    Yaralarını gösteremiyor kadınlar,
    Ruhen yıkık bir harabeye döndürülüyor.

    3.
    Adam !...
    .
    Hasta zihinli bazıları, terörün vücut bulmuş hali.
    .
    Adam değilsen hiç fark etmez,
    Ha cahil ha alim olmuşsun.
    Eşeğin sırtına ha kitap ha saman çuvalı
    koymuşsun.
    -İnsanın oluşu değil duruşu mühimdir.-
    .
    -Bize en yakın olanlar, en keskin bıçağı elinde tutanlar.-
    .
    Papatya yürekli adama (!)...
    (seviyor/sevmiyor)
    Karnını yurt bileceksin, memesinden süt emeceksin.
    Kucağında ağlamayı keseceksin, aşık olup kalbine gireceksin.
    İşine gelince seveceksin,
    Gelmeyince ya dövecek ya kovacak ya da vuracaksın.
    Seni seven bir kadının eli kanlı katili olacaksın,
    O senin saçının teline kıyamazken,
    Sen onun canına kıyacaksın.
    .
    Yapma !..,
    Bu vahşete “Kadına Şiddet" diyoruz biz.
    Yapma !...
    Sen ne zaman Adam olacaksın?
    .
    Yapma !...
    .
    -Kadınlar kimsenin duygusal işçisi değil.-
    Onlara köle muamelesi, esir muamelesi, kullanışsız amele muamelesi çekme !...
    .
    Hiç bir anne babayı, kızlarını katillerine kendi elleriyle veren anne baba durumuna düşürme.
    .
    Be Adam (!)
    Güle kurşun sıkılır mı?
    Güle dikenleri var diye kızılır mı?
    .
    Ayaklarının altına cennet serili kadına,
    Cehennemi yaşatamazsın.
    -Hiç bir kadın cenneti bulmak için, erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir.-
    .
    Bil ki..,
    Ne kara kalemle gökkuşağı çizilebilir.
    Ne de senin gibi,
    Avı için ağlayan ucuz ruhlu timsahın gözyaşları içilebilir.
    .
    Kimseyi yalandan sevme !...
    Seveceksen adam gibi sev,
    Adam gibi sevmeyi beceremiyorsan sevme !...

    Yalan demişken,
    (Aslında yalancıda gerçek aramak, zaman kaybıdır.
    -Yalan önce herkesi kendine inandırır.
    Sonra gürültüsüyle hakikati uyandırır.-
    Ve her zaman kendine bir ortak bulur.
    Oysa gerçeğin şahide ihtiyacı yoktur,
    Tek başına hep ayakta durur.
    Tek bir gerçek, tüm inkârları yıkmaya yeter.
    Onu arayanla er ya da geç buluşur.)
    .
    Bu arada (Hiç sevmem kötü hikayesi olan yerleri;
    Adliyeleri,
    Hapishaneleri,
    Hastaneleri.)
    .
    Bazıları seçimlerini sahiplenmeyişinin adına kötü kader diyor. (!)
    .
    Yani diyeceğim şudur ki;
    -Yamuk bir kişilik, doğru bir hayat yaşatmaz insana.-
    .
    Aç parantez (Her insan içindeki kafeste bir vahşi besler.
    Bunların bazıları evcilleştirilemediği için dişisinin canına kıyan adi bir caniye döner.
    Ve her yer egoistle, mazoşistle, sadistle, narsistle, piskopatla, sosyopatla dolar.)

    -Dişiliği kişiliğin önüne koyanların sonu hüsrandır.-
    -Aşk pahalıdır ucuz insanla yaşanmaz.-
    -Her kadın bir şiirdir, her adam okuyamaz.-
    4.
    Bilinçsiz kadın bu tür erkeklerin işine gelir,
    Farkındalık yaratmak, bilinçlenmek gerek kadına şiddeti durdurmak için.
    Boyun eğmek, teslimiyet çare değil, ayağa kalkmak gerek kurtulmak için.
    .
    -Suskunluk...;
    Bazen cehaletin gürültüsü,
    Bazen de bilgeliğin türküsüdür.-
    .
    Bir zamanlar, susmak;
    Kadınların konuşma diliydi.
    Söyleyecekleri ya gözlerinde ya da yüreklerinde gizliydi.
    .
    Aç parantez (-Gözler ki dilin telaffuz edemediğini söyler.-
    Zira dil yürekten her geçeni söyleyemez.)
    .
    Tek savunma silahları,
    Yumruk yapmaya kıyamadıkları elleriydi.
    Sığınabilecekleri biricik mekân,
    Ya mezar ya da ana baba evleriydi.
    .
    -Cesaretini toplayamayan, bavulunu toplamak zorunda kalır/dı.-
    Oysa,
    -Bir insanın en sağlam dostu cesaretidir.-
    -Hayat bahaneleri değil cesareti ödüllendirir.-
    .
    Göster onlara okyanusun öfkesini.
    .
    Ki kadınların çığlıkları ışık,
    Korkuları şarkı, hıçkırıkları çağrıdır kıyamete.
    .
    Parantez içi ( Ancak yine de,
    Kadın sinirlenince dağı taşı delesi gelir,
    Lâkin ojelerini görünce, gülen bir emojiye dönüşüverir.)
    .
    -Acılarınızla kimseyi beslemeyin.-
    .
    -Kimse seni duymuyorsa kurtuluşun kendindedir.-
    -Düşmek istemiyorsan, başkalarına yaslanma.-
    Zira,
    -Başkalarının ışığına güvenen, karanlıkta kalır.-
    .
    Bu arada (Anneler kızlarına güneş ve kutup yaldızından oluşan bir gökyüzü örer.
    Kızımın güneşe açılan bir penceresi olsun,
    Karanlıklarında yönünü bulsun diye.)

    Öz Benlik !..
    5.
    Ahh uykusuz ve yorgun kalbim ah !...
    Bilirim kırıklarını toplamaya bile fırsat bulamadan defalarca kırdılar seni.
    Sen yine de her şey yolunda rolü yapmaya,
    Hiç kırılmamış gibi tıkır tıkır atmaya devam ettin.
    .
    Oysa,
    -Uçmak için kanadın olmuş neye yarar, hevesin kırılmışsa.-
    .
    -Her şey boş bu Dünyada diyorsan, içini sen dolduramamışsın demektir.-
    .
    Hayatın hazır bir senaryosu yok ki
    Onu sen kendin yazıp oynayacaksın.
    .
    Zira hayatı bekleme odası olarak kullanmak...;
    Çölde bahar,
    Seni hasta eden yerde şifa aramak, hiçe razı olmaktır.
    Yaşamın rengini matlaştırmak,
    Kendi kanatlarıyla uçma zevkinden mahrum kalmaktır.
    .
    İnsan önce...
    Kendine dost, kendine deva olmalı,
    kendini, sevmeli, saymalı,
    Kendine karşı doğru, dürüst davranmalı.
    Kısacası...
    İnsanın kendine söyleyecek bir şeyleri hep olmalı.
    .
    İnsanın herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur;
    Kendini sevmesi, sayması, onurlandırması için.
    Sadece kendine güvenmesi, kendini keşfetmesi ve kendi yolundan çekilmesi,
    Hata ve kusurlarını sahiplenmesi,
    Kendine merhamet etmesi yeter.
    .
    Aç parantez (Gerçi bir ömür harcadım, halâ kendimi tam keşfedemedim.)

    6.
    Aç yüreğini dost üşüyorum, kara bulutlar güneşim yok sansın.
    Ser gölgeni dost düşüyorum, dipsiz uçurumlar boşluğundan utansın.
    .
    -Bazen su yanar, ateş donar.-
    -Tam uçuyorum derken, bir anda yere çakılırsın.
    Tam düşüyorum derken, ummadığın bir dala takılırsın.-
    .
    -İnsan dediğin...
    Yaprak yaprak dökülen bir umut ağacıdır.-
    .
    Nereye baksam her yer keder rengi, içimiz kül yığını.
    Parantez içi (Yanmadan kim kül olmuş ki.)
    .
    Unutmayı unutan herkesin bir yangını var,
    Kustukça sönen sustukça yanan.
    Ya içine attıklarından, ya da içinden atamadıklarından.
    .
    Biz buna "Dert Adamı Çürütür" diyoruz.
    .
    Bazen susarak kendimizin efendisi, konuşarak başkalarının esiri olsak bile.
    Sık sık konuşmak gerek vakti gelince,
    Zira susmaya bol bol zaman olacak ölünce.
    .
    -Ah bu Dünya !...
    Camlar kırılır sesten durulmaz.
    Canlar kırılır hiç ses duyulmaz.-
    .
    Aç parantez (Her dost nefes almak için bir penceredir.
    .
    İnsana, masaya içini dökünce kusmayacak dostlar lazım.
    Ancak bu devirde içini dökecek birini bulmak o kadar zor ki,
    Herkes ağzına kadar dolu.
    .
    Kimileri yüreği acıyla dolunca,
    Kimileri de sustuklarının ağırlığı dayanılmaz olunca, benim gibi şiir yazar.
    Ki yazmak, soyunup dökünmek, arınmaktır.
    Bazen insanı şair veya yazar yapan zarif bir elbiseyi giyinmektir.
    .
    Esasen konuşmak değil susmak,
    Aldanmak değil inanmak,
    Düşmek değil kalkmak yorar insanı.
    Savrulmak değil sarılmak,
    Sarhoşluk değil ayılmak,
    En çok da;
    Sevmek değil ayrılmak,
    Ölmek değil yaşamak yorar insanı.
    .
    Yine de unutmamak gerekir ki,
    Kara bulutlardan sonra yağmur ve güneş sarar insanı.)

    -Mutluluk arayışındaysanız,
    Kılavuz kitabının baş yazarı, içinizdeki çocuktur.-
    7.
    Çocuk ve Umut !...
    .
    Ne zaman hüzünlensem, hüznümü kollarımın arasına alır,
    Ta ki neşesi yerine gelene kadar çocukluk gülüşlerime giderim.
    .
    Ne zaman başımda kara bulutlar dolaşsa, çalsa mevsim zemheri ayazına,
    Kıpır kıpır çocukluğum konar penceremin pervazına,
    Getirir çocukluk güneşlerimi içimi ısıtır.

    -Ben saklandığı yerde unutulmuş bir sokak çocuğuydum.-
    .
    -Ki sokaklar;
    Tüm suskunların dili, mazlumların evidir.-
    .
    Hangi bankta sabahlasam,
    Üşüyen sokak lambaları misali,
    Direnirim gecenin ayazına, soğuk benim yurdum.
    Ne bir eve sığabilirim ne de koca bir kente
    Yaşamın ayak dibinde küçük bir damla olurum,
    Bir anne yüreği düşler içinde uyurum.
    .
    Yüreğimin varoşları, kardan kıştan kaçanlarla dolu.
    Diken mi kaldı batmadık, ah bu yalın ayak yürümeler.
    Yine de seviyorum Dünyayı,
    Yaşamak her gün canıma okusa da besbeter.
    Olsun !...
    Biliyorum bir yerlerde bir gül var,
    Hayalimdeki kokusu da yeter.
    .
    Hayat kendi rengine boyasa da kanatlarımı,
    Ben hep saçağından şeker kokulu umut sarkan sırça evler düşlerim.
    .
    Biz buna "Şükür" ve “Umudun insana yüz çevirmemiş hali.” diyoruz.
    .
    -Aslında hepimiz, umut ağacının bir dalına tutunuruz,
    Ama çoğu zaman dalın kırılabileceğini unuturuz.-
    .
    İnsanoğlu zaman zaman,
    Boğulmadan çıkamanın mümkün olmadığı hayallere dalar,
    Gökyüzüne bile sığdıramadığı, ayakları yere basmayan hayaller kurar,
    Mesela kayan bir yıldızı gökteki yerine tekrar koyar.
    .
    Geceleri yıldız gibi parlayan,
    Yeni umutlar filizlenir her sabah güneşle birlikte ufuktan.
    Kimi güneşin batmasıyla hiç olur,
    Kimi de birilerinin üstüne basıp geçmesiyle piç olur.
    .
    Tekrar tekrar umutlanmak döngüsü insanoğlunun kaderidir.
    .
    Zira,
    -Çırpınışlardır hayatı kanatlandıran.
    Hayallerdir insanı umutlandıran.-
    .
    -Umuttur fakirlerde bağımlılık yapan.
    Ve yoksulluktur bu Dünyada en cömert paylaşılan.-
    .
    Bir insan yoklarıyla değil, çoklarıyla değerlendirilmeli.
    Çünkü Dünya bazılarına alâ, bazılarına şehlâ bakar.
    Hayat kimilerine lunapark, kimilerine Berlin Duvarı,
    Yatacak yerleri yok dediklerimiz, kuş tüyü yataklarda yatar.
    .
    Oysa bazıları hayatı eksile eksile öğrenir.
    Yaşamak kudretiyle doldurur tüm boşluklarını.
    Ve bir gün,
    -Damla olarak geldiği okyanusa kafa tutar.-
    .
    -Zira ışığı görmeyi bilenler için hayat her zaman gülümsemeye hazırdır.-
    .
    Yani,
    -Marifet, sürüklenen değil akarsuya yön veren taş olabilmektir.-
    Ağlamadan keyif, çileden zevk alabilmektir.
    .
    Kaldı ki,
    Her şeye sahip olmak, en büyük mutsuzluk kaynaklarından biridir.
    -Zenginlik cepte değil, kalptedir.-
    .
    -Niyet bir tohumdur kalbe ekilen.
    İyiyse gül biten, kötüyse diken.-
    Rastgele !..

    8.
    Ben, Annem ve Babam !...
    .
    Ya kimsesiz çocuklara atkı örerim,
    bere örerim kazak örerim yumuşacık anne sesinden.
    Ya da kuru bir dala yaprak olurum sıcacık anne nefesinden.
    .
    Salıncaklardan mutlu çocuk kahkahaları,
    Ağaçlardan kuş sesleri toplarım,
    Rüzgârla uçup gitmesinler diye.
    Çocuk yüreklerinde uyuyan masallar biriktiririm,
    Unutulup yitmesinler diye.
    .
    Yoktur çocuk olup da gökkuşağına kanmayan.
    Masal var mıdır içinde çocuk olmayan?
    .
    Varsa biz buna "Büyüklere Masallar" diyoruz.

    Annem...!
    Dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı.
    Balkondaki ipe çamaşır sermek yerine,
    mahallemizin serçeleri okuyup kültürlensin diye şiirler asar,
    Kuşlara edebiyat öğretmenliği yapardı.
    .
    -Yüreği güzel olanın dili de güzeldir.-
    .
    Tüm anneler gibi annemin de
    Binlerce karatlık yüreği vardı.
    Ne zaman kardeşim balkondan sarksa,
    Ellerinden önce gözleriyle tutardı.
    Kardeşim ne zaman salıncaktan düşecek olsa önce başörtüsü uçardı.
    .
    -Elinin erişemediği yere yüreği yetişirdi.-
    -Ne çok acı biriktirirmiş annelerin dizleri.-
    .
    -Hiç kimse beni annem gibi sevmedi.-
    -Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi.-
    .
    Aç parantez (Biri beni karnında, diğeri kalbinde taşıyan.
    İki kadını çok sevdim bu hayatta.
    Biri kan bağından, diğeri can bağından.
    .
    İnsan ömür boyu,
    Ana sırtına binerken duyduğu güveni,
    Ana kucağında meme emerken bulduğu huzuru arıyor.
    Bu açıdan,
    Dünyadaki bütün erkekleri toplasak bir anne etmez.)

    Siz hiç, hayal kırıklığına uğrayacağınızı bile bile,
    Her gece yüreğinizde yeşerttiğiniz binlerce umutla,
    Birini, pencere kenarına oturup kırk yıl bekleyecek kadar sevdiniz mi?
    .
    İşte o benim Babam...!
    .
    Dünya’yı omzunda taşıyan bir bilge adam;
    Gülünce yedi renk açardı yüzünde bahar,
    Lunaparka benzerdi benim babam.
    .
    Tomurcuklandığım dalımdı,
    Dağlara baş eğmeyen yanımdı,
    Gurbet kokardı, annemse memleket.
    .
    Bir tek onun ceplerinde, umut hangi çocuğun kapısını çalacak şıngırtısı arardım.
    Gerçi o inanmazdı benim çocukluk mucizelerime ama,
    Mahalleli çocuklara en güzel lolipopu, onun ayçiçeği gülüşlerinden yapardım.
    .
    -Babasız, insan kendini yoksul hissediyor.-

    Bilir misiniz ?
    Babam,
    Yıllarca annemin ölürken ağzında yarım kalan naneli sakızını sakladı,
    Saç tarağına takılan üç beş saç tellini kokladı.
    .
    -Allah kimseyi sevdiklerinin kokusuna muhtaç etmesin !...-
    .
    Bana gelince,
    Babamın hastaneye yatarken dönünce alırım diye bıraktığı cüzdanını, ağızlığını, tespihini,
    Bir gün veririm umuduyla hâlâ yanımda taşırım.
    Kaldırmaya kıyamadığım,
    Koltukta asılı hırkasıyla sabah akşam selamlaşırım.
    Bakıp bakıp iç çektiğim o hırkanın yalnızlığı öyle bir oturur ki yüreğime,
    Bir sarılıp, bir vedalaşırım.
    .
    Aç parantez (Hayatımdaki bütün boşlukları doldurdum,
    Bir tek anne-baba boşluğunu dolduramadım.
    İki kez yıldırım düştü yüreğime, biri annem diğeri babam öldüğünde,
    Enkazlarını hâlâ kaldıramadım.
    .
    Her yıl gözyaşı ekerim topraklarına,
    ruhumu mavi bir sızıya salar ölüm.
    Bilirim ki artık anasız babasız, boşluğa savrulmuş külüm.)

    Aşk ve Duygu Dünyam
    9.
    Yalnızlık !...
    İnsanın en kadim ve en sadık dostlarından biridir.
    .
    Ancak,
    -Yalnızlık mutsuzluktur.-
    .
    İnsanın kapısını hep geceleri vurur.
    Kapıyı açsanız da açmasanız da,
    Öteleyip içinize attığınız tüm dertlerle birlikte, gelir göz kapaklarınıza oturur.
    Sadece sokup çıkartır buz gibi bitmeyen düşünceler denizine,
    Ne sarılıp ısıtır, ne de durulup uyutur.
    .
    -Sevgisiz kalmış bir gönül her daim kıştır.-
    .
    Parantez içi (-Yüreğinizi sık sık ziyaret edin,
    En zoru yürek yalnızlığıdır.-
    Gerçi yalnızlıklar da altın günleri düzenliyorlar kendi aralarında ama.)
    .
    Her neyse önceleri,
    Yalnızlığım beni hiç yalnız bırakmazdı.
    Her sabah uğurlar akşam karşılardı.
    Tek sorun,
    -İnsan yalnızlığına sarılamıyor ki.-

    Misafir gelip de yatsın diye naftalinleyip bekletilen yorgan gibiydim, henüz kimse örtmemişti beni üstüne.
    Parantez içi( Ne olur Tanrım bu durumu hiç kimseye söyleme.)
    .
    Daha sonraları medeni durum,
    Bütün ıhlamurlar sen kokar, şekline evrildi.
    Ve şimdi sevmek zamanı deyip aşk çağrıldı:
    .
    Ey aşk...!
    Bir mucize gerçekleştir şimdi
    Şapkandan bir kumru havalansın.
    Bana öyle büyük ki bu kalp,
    Gelsin yüreğime yuvalansın.
    .
    -Ki aşkta, yürekten gelmeyen yüreğe değmeyen her söz, lafügüzaftır.-
    Zira,
    -Yüreği, insanın bahçesidir.
    Bu bahçede yetişmeyen aşk, aşkın ya serabı ya da sahtesidir.-

    Aşk !...
    10.
    Aşk, herkesin bildiği sır,
    Bazen gerçek bazen yalan,
    Bazen bir asır, bazen bir an.
    .
    -Biliyorsunuz, yaşam cinsel yolla bulaşır.-
    -Hepimiz aşk annenin çocuğuyuz.-
    .
    İnsan şekerciye girmiş çocuğa döner, içine aşk girince.
    İnsan kendini sönmüş balan gibi hisseder,
    içinden aşk çıkınca.
    .
    -Aşk ve ölüm ikisi de kalpten vurur.-
    Gerçi,
    -İnsan, kırık kolla kırık bacakla yaşayamıyor ama,
    Kırık kalple yaşamayı öğreniyor önünde sonunda.-
    .
    Ne ilk ne de son kabustu gördüğümüz,
    Yine de dağlara hiç baş eğmedik.
    Kana kana içip yaşarken öldüğümüz,
    Kızılcık şerbeti dolu bir kâseydik.
    Ne mezar taşı vardı, ne toprak ne de kemik,
    Kazma küreksiz nicelerini gömdüğümüz,
    İki yüreğimiz vardı, sırçadan incecik.
    .
    Yani biz birbirine sığınmış iki yürektik.
    Tek taşla duvar örülmez dedik, taşa sevgi ektik.
    Ve
    Güzeldir yardan gelen,
    Ondan gayrı ne varsa haram olsun
    Nazlı bir kaş çatışından evladır ölüm,
    Ondan gelirse belâm olsun dedik.
    .
    Biz buna “Bir bedende iki kişi, Aşk” diyoruz.
    -Aşk; su arayan ateştir.-
    Çünkü aşka ulaşmak için yangınlardan geçmek gerekir.
    .
    Ve -Aşk,
    İçi ateş dışı buz,
    Girer yanarsın, çıkar donarsın.
    Düşte gör, ateş mi yakar seni sen mi ateşi yakarsın.-
    .
    Ve yine -Aşk,
    Defter arasında bir tutam gül kokusu.-

    -Seven ne boya, ne soya bakar.-
    11.
    Bazıları, diriler şöyle dursun deyip,
    Çiçekleri bile ölülere alırlar.
    .
    Oysa,
    -Bazılarının yüreğini eşsen, dört bir yanından sevgi çıkar.-
    .
    Kör yıllar ve yaşanmışlıklar,
    Ellerimizi yüzlerimizi tırnaklarıyla çentik çentik çizebilir, kırış kırış edebilir.
    Ama hiç yaşlanmaz gönül bahçelerimiz,
    Sevdiğine her zaman, yüreğinin teriyle büyüttüğü taptaze çiçekler verebilir.
    .
    -Ne mutlu sevenlere, sevilenlere.
    Sevdiğinin kucağını gül bahçesine çevirenlere.-
    -Zira gönül bahçesine baharı getiren de,
    götüren de yârdır.-

    Tüm sevgiler, siyaha inat beyaz olmalı, kirletilmemeli.
    .
    Fakat ben kirlettim;
    Bütün hata benim,
    Önce gözlerine iman ettim,
    Sonra başkenti aşk olan bir ülkede halifeliğimi ilan ettim.
    Meğer bir serçenin umutsuz kanat çırpışlarıymış sevdam.
    Kıymet bilmez başka biri uğruna,
    Bataklıkta çırpına çırpına tükettim.
    .
    Aç parantez (Hey gidi insancık, sana verilen beyni kullanmakta ne diye cimrilik edersin.
    Yüreğindeki gemi seni beklerken, niçin başka limana gidersin.)
    .
    Yani...,
    -Benim aşktan yana metcezirlerim, yaralı şarkılarım çoktur.
    Anladım ki,
    -Aşık olmak değil aşık kalmak mühimdir.-

    -Suyun temizleyemediği tek şey, düşünce kirliliğidir.-
    12.
    Toplumsal Dejenerasyon !...
    .
    -Büyük acıları küçük insanlar yaratır.-
    Küçük insanların hayat gemilerinin dümenini, öz benlikleri değil egoları yönetir.
    .
    Oysa,
    -Ego yönetimi bir sanattır.-
    Freni patlamış bir egonun direksiyonundaysanız,
    Sonunuz ya duvar ya uçurumdur.

    Son zamanlarda;
    Utanır olduk insanlığımızdan,
    Başta sevgi olmak üzere her şey o kadar hızla kirlendi ki,
    Parantez içi (Büyük meziyet en az kirlenerek yaşamak.)
    .
    Trend yaptı onursuzluğun dibi midesizlik,
    Her yer hasta bir düzen icin ruhunu satmış, egosunun esiri kara kara insanlarla doldu.
    Tekrar parantez içi (Herkes çirkinliği fiziksel sanıyor.)
    Dünya işlerine dalıp kirlenmekten korkan
    temiz yürekli insanlar sanki buhar oldu.
    .
    Aç parantez (-Bazen hiç kimseye görünmemek için şeffaf olmak istiyorum.-)
    .
    Bırakınız doğayı, diğer canlıları...
    İnsanlar bile kullanıp atmalık.
    Güçlülerin gözünde birer toz zerresi insan.
    Error verirse format atılacak hard disk,
    Canın isteyince açılacak cep uygulaması,
    Okuyunca kenara koyulacak kitap,
    Merdiven basamağı,
    Araştırma projesinde denek,
    Satranç tahtasında piyon,
    Ya kurşun asker, ya kukla...
    Beyinler kopya, kalpler kopya.
    Zihinler sömürge, işgal altında.
    -Oysa
    İnsan arada bir kendi olmayı da ihmal etmemeli.-
    .
    Parantez içi (Ruhuma işkence veriyor bu durum, buruşturulup çöpe atılan ambalaj kağıdı muamelesi görmekten fazlasıyla muzdaripim.
    .
    Anlayacağınız arsız zamanlardayız... was the only time to
    Üzerimize konan sinekler bile,
    Ya kahrından, ya utancından ölür oldu.

    Sanal Alem ve Maddeci Toplum
    13.
    Sanal alemde yaşayan,
    En büyük silahın para olduğu,
    Madde egemen bir toplum düzenine geçtik.
    Her şeyin yapaylaştığı, robotik zihinli bir topluma doğru gidiyoruz.
    Sanki görünmez bir el, insanları makineleşmiş, duygusuz hissiz robotlara dönüştürüyor.
    .
    Gerçekle yapayın savaşı başladı,
    Görünmeyenlerin görünenleri yönettiği bu sanal dünya, içi dahilerle dolu bir tımarhaneye döndü.
    .
    -Hayat dağınık, düzenli olması gerekmiyor diyen kuralsızların çağındayız.
    .
    Aç parantez (Aklı gelgitlilerden değil,
    Zihni parazitlilerden korkmak gerek.)
    .
    -Teknolojinin en büyük eksiği, hissiyatı yok, maneviyatı yok.-
    .
    Sanırsın gençler ayaklı apple mağazası.
    .
    İlişkilerde insanın yerini telefon, televizyon, bilgisayar ekranları aldı.
    Oysa biz;
    -Cam cama değil, can cana,
    Ekran sıcağını değil, insan sıcağını severiz.-
    .
    Bir kalbimizin olduğunu unuttuk,
    Duyguların önemi yok artık,
    -İnsani değerlerimizi soydular, çırılçıplak kaldık.-
    .
    Hayatta kalmayı paraya bağladık,
    Paraya pula insanlığımızı satar, İlişkilerimizi maddiyat üzerine kurar hale geldik.
    (Laf aramızda,
    -Bir gün yakalarsam, paraya, benden neden hep kaçtığını sorucam.-)
    Oysa,
    -İnsan maddiyat için değil, maddiyat insan için vardır.-
    -İnsaniyet servetle, cüzdanla ölçülmez.
    Yürekle, vicdanla ölçülür.-
    .
    Aç parantez (Gerçi bazı vicdanların son kullanma tarihleri çoktaaan geçmiş.
    .
    Başarı ya da başarısızlık,
    Parayla pulla, maddiyatla ölçülür oldu.
    .
    Oysa önemli olan,
    -Hayattaki başarın nedir diye sorduklarında,
    İnsan olmayı başardım diyebilmektir.-
    .
    Dolayısıyla son zamanların sorusu şu;
    Çok güzel, çok zeki, çok zengin olabilirsin,
    İnsan olmayı becerebildin mi peki?
    Eminim, çoğumuz insan olma dersinden sınıfta kalırız.

    -Bu arada kötüler sayesinde iyileri, iyiler sayesinde kötüleri tanıdık.
    İyi insan olmak için cebin değil,
    Yüreğin dolu olması gerektiğini anladık.-
    .
    Ancak,
    İyileri kötü, kötüleri iyi,
    Delileri dahi, dahileri deli gibi gören bir toplum haline de geldik.
    Kötüler iyi görünmede ustalaştı.
    Kötülük zehir gibi kendine hep bir ev bulabildi.
    .
    Vicdanımız erozyona uğradı, merhamet duygumuzu yitirdik.
    Merhamet şemsiyesini sadece kendimize tutar olduk, başkalarını unuttuk.
    .
    -Oysa insanlık, üzerimizdeki kıyafetten değil, yüreğimizdeki merhametten doğar.-
    .
    Parantez içi (Çıkar gözetmeyen bir insanlığı çok özleyeceğiz.
    İnsanlık kendi karanlığıyla yüzleşip, hesaplaşmalı artık.
    Mesela ben, insanlıktan umudumu yitirdikçe, tekrar tekrar bulmaya çalışıyorum.
    Ancak anladım ki,
    İnsanlığı, insanlardan çok çok uzaklara koymuşlar.
    .
    Beni hasta ediyor insanların sevgisizliği, anlayışsızlığı.
    Birileri alınmasın diye hep beyaz bayrakla dolaşmaktan yoruldum.
    .
    Dibi görünmeyen bir bataklık bu sahte dünya.
    İnsan ne kadar sevebilir ki.
    Bu dünyanın insanı değilim ben, yaşamayı beceremiyorum.)

    -Büyüdükçe Kirlendik,
    Büyüdükçe İnsanlığımız Küçüldü-
    14.
    Gerçekte biz,
    Darağacında simsiyah gölgeydik.
    İndirdik masmavi göğü yere,
    Toplayıp pırıl pırıl güneşi, ayı ve yıldızları
    Ama’ya gökkuşağı önerdik,
    Kara kara insanlara rengarenk güller verdik.
    Oysa güneşin saçları sarı sarı,
    -Çocukların maviydi arkadaşlıkları.-
    (Çıkarsız, ikirciksiz, tertemiz.)
    .
    Her çocuk zamanla adam olur.
    Çocuk olmamak anlamına gelmez büyümek,
    Sadece reçel yanaklar kaybolur.
    Parantez içi (Aslında her yetişkin, yaralı bir çocuktur.-)
    .
    Büyüdük, çocukluğumuzu yedi kat yerin dibine gömdük.
    Parantez içi (İlk cinayetimiz.)
    Açtık pencereyi, içeri karanlık doluştu ve düş bitti.
    Yer açtıkça günahlarımıza,
    İçimizdeki o merhametli güzel çocuklar gitti.
    Şimdi alacakaranlık kuşağı,
    Büyümenin şeytanlığı çocuk masumiyetini mağlup etti.
    .
    Gerçi çocuk olursun bir emzik boyu yaşamadan kıyarlar.
    Balık olursun pul pul, çiçek olursun yaprak yaprak yolarlar.
    Serçe olursun kanatlarını kırarlar.
    Ah şu insanlar...!
    Cehenneme çevirdikleri bu cennet Dünyada her şeyi kendilerine yorarlar.

    Yarattıkları cehennemde yanıyor,
    Savaşlarda anası ağlayanların çocukları.
    Yarattıkları cennette oynuyor,
    Savaşlara silah sağlayanların çocukları.
    .
    Biz buna "Adaletin bu mu Dünya" diyoruz.
    .
    Zulmün esiri hayatı sırtlayan kimliksiz çocuklar;
    Paraları yok, ama ne çok yaraları var.
    .
    Mesela bazıları yaralı kuşağın çocukları olarak Dünya'ya geldiler.
    Üzerlerine yağmurdan çok mermi yağdı,
    Yaralarından çok etrafları sarıldı,
    Yaralarından çok kimlikleri soruldu,
    Ateşi sadece cehennem ateşi olarak bildiler.
    Yaralarından soyunamadan öldüler.
    .
    Aç parantez (Bir yanda yaralarını umutla pansuman edenler.
    Diğer yanda umudu vuran hain eller.
    .
    -Ölülerin hiç kimsesi yok Anne...!-
    .
    Ki ölüm acıların en paslısıdır.
    Çocuk, ölümlerin en yaslısıdır.
    Özlem, uykuların en seslisidir.
    .
    Uyku ölümün kuzeni de olsa,
    Acılar hiç uyumaz.
    .
    Ah şimdi beyaz kanatlı bir
    güvercin olacaktım ki.)

    15.
    Karanlıklar yansın dedim...
    Başını maviye yaslayınca gece,
    aydınlığa yasak koydular.
    Saçları bukleli, gözleri kavun içi
    bir güneş çizdim dağın doruğuna,
    Daha doğmadan vurdular.
    .
    Kafeslerde yüreklerini bıraktırdı kuşlara
    karanlıklarda büyüttüğümüz zulüm.
    Gökyüzünü maviye boyadı diye, nice fidanları darağaçlarında vurdu ölüm.
    Ve avuçlarımızda sadece dikeni kaldı,
    efendilerin elimizden aldığı gülün.
    .
    Yüreğimi dikenli teller yerine hep çiçekler sardı,
    Yangınları dışında, ne topu tüfeği vardı, ne de kimseye bıçakla daldı.
    Yine de onmaz yaralar açtı hayat, çoktur yarası yüreğimin.
    Neler gördü bu yorgun gözlerim esirlerin mahzun bakışlarında,
    Takılı kaldı tel örgülerde, yoktur yarısı yüreğimin
    .
    Çatlaklarımdan sızıyorum,
    kanaması sürüyor hala yaralarımın.

    -İnsanoğlunun en büyük savaşı aklıyla yüreği arasında olandır.-
    .
    Yok mudur bu savaşın insan öldürmeyeni?
    .
    Oysa çocukken,
    Savaşın başına barış ören,
    Tüm mermileri çiçeğe çeviren,
    Düşmana kurşun yerine gül veren
    neferlerim vardı benim.
    Mağlubiyetle sonuçlanan zaferlerim vardı benim.
    .
    Parantez içi (Sadece kazandıkları değil bazen de kaybettikleridir insana kazandıran.)

    Suriye ve Filistin’e Dokundurma
    16.
    Bilmezsiniz...!
    Parantez içi (Belki de bilirsiniz.)
    .
    İnsan ne kedi kanında, ne de kendi gözyaşında yüzme öğrenemez.
    .
    Bizim harabeye dönmüş kentlerimizde,
    Balıkçı ağlarında yaşanan can pazarı misali,
    Her gün can pazarları yaşanır,
    Ölüm koroları hiç susmaz.
    Kese kağıdı değildir patlayan,
    Metal kuşlardan bombalar yağar
    Göğümüzde serçeler uçmaz.
    Demir leblebiler gezinir içimizde,
    Kan göllerimizde nilüferler açmaz.
    Biz her şeyimizden vazgeçeriz de
    ölüm bizden hiç geçmez.
    .
    -Her şey eksilir de,
    Bir tek ölüm eksilmez evimizden
    Tüm sevdiklerimizi, birer birer alır elimizden.-
    .
    Parantez içi (Ki ölümün aldığını geri verdiği hiç görülmemiştir.
    .
    Oysa enkazda bile güller açardı yeniden,
    Tutulsaydı mis kokulu bir bebeğin ellerinden.
    Bu arada,
    -Hangi çiçek bir bebek kadar güzel kokabilir ki.-)

    17.
    Özgürlük şarkısı söyleyen Filistin Halkına
    Kurşun yağdıran askere çağrımdır:
    Kurşun bir çocuğun cesaretini ne kadar kırabilir ki.
    Bir çocuğun düşlerini,
    Hangi mayın, hangi bomba hangi mermi vurabilir ki.
    Hangi çocuk sapanıyla bir askeri öldürebilir ki.
    .
    -Gözyaşı yüreğin dolup taşmasıdır.-
    Ağla ki Dünya arınsın,
    Silme gözyaşını bırak aksın çocuk.
    Belki böyle deniz oluruz, deryada köpük.
    .
    Umudum...!
    Bir dilim yaşamayı güvercin payı bölüşenler.
    Bir gün bize kardeşçe yaşamayı öğretecekler

    -Gül,
    Ne dalını kırandan,
    Ne çiçeğini derenden esirger kokusunu.-
    -Zehir ektiğin topraktan çiçek bekleme.-
    18.
    Doğa...!
    .
    İçimde bir nehir,
    İçinden kelebek kanatlı filler geçiyordu.
    Sıkı sıkı suya sarılmıştı ateş son bir umutla,
    Güneş eğilmiş su içiyordu.
    Ağa yakalanmayan balıklar,
    Can pazarından kurtulmanın sevinciyle
    bulutların üstünde uçuyordu.
    .
    Gül de sevinir kokarken !..
    Su da yorulur akarken !...
    .
    Hele bir de doğduğundan beri uyumamışsa,
    Başını taştan taşa vurmuşsa.
    .
    (Nehir: Dünyanın en uzun sürüngeni.)
    .
    Buzullar...
    Taş gibi dururken kalptekiler,
    Damla damla eriyor kutuptakiler.
    .
    Biz buna "Küresel Isınma" diyoruz.
    .
    Demek ki
    Su da ağlar !... ateşi düşsün diye.
    Yağmur niye yağar !... insanoğlunun acısına dayanamaz bulutlar.
    .
    Bu arada, benim de yangınlarımı söndürmek için, çok uğraştı yağmurlar.
    .
    Aç parantez (-Yağmur,
    Bulutların düşürdüğü umut kırıntılarıdır.
    Bulutların damla damla bize yazdığı mektuptur.-)

    19.
    En büyük meziyetimiz,
    Güzel ne varsa canına okumak.
    .
    Ateşe tapmayan heykeller yaptım sudan,
    Hepsi de deniz ruhlular.
    Bu devran böyle sürüp gitmez,
    Sonsuz değildir uçurumun da dibi var. - Su ve Dinozorlar Tarihi.
    .
    Gün gelir şafak sökemez kör düğümünü.

    -Yüzüstü yere düşmenin acısını, en iyi, bir dalından kopan yapraklar, bir de çocuklar bilir.-
    .
    Ve hep yaprakların hüzününü taşır
    Mevsimlerin şairi sonbahar.
    .
    Bir gün saat intiharı çeyrek geçer,
    Ve asi bir konar göçer olur dalında her yaprak.
    Sarı sıcak bir Eylül'de kucak açar toprak.
    Sarılıp bir güz yeline yeni yurduna göçer yaprak.
    -Ki ben, dökülen yapraklarda hüzünlü bir eylül uykusuyum.-
    .
    Ne ağaç söyleyebilir dalından düşen yaprağına, bir daha yeşeremeyeceğini.
    Ne de kuş söyleyebilir kanadından kopan tüyüne, bir daha uçamayacağını.
    .
    Hani nerde, bana alkış tutan yapraklar?
    Bir yandan çöpçüler silip süpürür, bir yandan rüzgar.
    Oysa yapraklar yerdeyken çok daha güzeldir yollar.
    .
    Parantez içi (Yapraklar neden serçeler ve çocuklar gibi tez canlı telaşlıdır, onlara benzer?
    Hep merak ederim.)

    Hani nerde en çok sevdiğim kuşlar?
    .
    Aahhh şimdi serçelerin doluştuğu bir çınar olacaktım ki.
    Dallarım kuşlara vatan, yapraklarım karıncalara yorgan.
    .
    Çocuklar ve Kuşlar; biri göğün yaramazı, biri yerin.
    .
    Göğü bilmeyen serçe, deniz değmeyen balık, şarkı söylemeyen çocuk mu olur?
    .
    Dünyanın en güzel iki dilinde:
    Bir kuş bir çocuğa şarkı söylüyordu “kuşça.”
    Bir çocuk bir kuşa eşlik ediyordu “çocukça”.
    .
    Göğe inancını yitirmesin kuşlar, mülkünü kirletmeyin, ağaçları kanatmayın !...
    Bir umuttur serçe sesi, simsiyah bulutların çöreklendiği gökyüzünde.
    Beton ormanlar yaratarak,
    Gökyüzü çocuklarına konacak dal aratmayın !...
    -Dalgaların pes ettiği yerdir sahil.-
    Balıkları deniz manzarasız bırakmayın !...
    Mavisini yok edip martıları ağlatmayın !...
    .
    Kuru bir dala gözyaşı olun,
    Ama, yeşile düşman bahçıvan olmayın.
    Elveda diyeceğiz Dünyaya böyle giderse,
    Doğanın dilini anlayın, doğaya kıymayın !...
    .
    Parantez içi (Mesela İstanbul’un ihtişamından bihaber yüreği kirliler,
    İstanbul’u önce Boğaz’ından yaraladılar.)

    Dua
    20.
    Yüce Yaradan mucize bedenlerimizi,
    O insanüstü dâhiyane zekasıyla yaratmış, ilahi sevgisiyle donatmış.
    İçimize, her saniye belli bir düzen içinde çalışan sayısız evren koymuş,
    Bu evrenlerin krallığını da her atışında Allah diyen,
    İlahi zamanlama dolmadan durmayacak olan kalbimizde kurmuş.
    .
    Yani kâinatta bizleri dizlerinin üzerine çöktürüp şükrettirecek o kadar çok şey var ki.

    Öyleyse duasız şiir mi olur !...
    .
    Aç parantez (Ancak, şayet inanıyorsan,
    Allah, gelişi güzel dile dolanacak, ağızda sakız edilecek bir kelime değildir.
    O’ndan alelâde birinden bahseder gibi bahsedilmez.
    Manava sipariş verir gibi,
    Tarkan’dan şarkı ister gibi dua edilmez.)
    .
    Dua ki gönüllere umut eken,
    Huzur veren yürekteki derinlik.
    Samimi bir sığınış, iç döküş, boyun büküş,
    Dertlere en büyük teselli,
    Acz içindeki ruhlara en büyük serinlik.
    .
    Dünyanın kirini yıkamak için,
    Ne çokça yağmura, ne doluya ne de kara.
    Ne Cennette özel kontenjan peşinde koşanlara,
    Ne de laboratuarda mikroskopla tanrı arayanlara,
    Sadece fikren ve fiziken özgür,
    Düşünen, akıl yürüten, inançlı ve vicdanlı insanlara ihtiyaç var.
    .
    Duaya durmuş ağaçlar misali açtım ellerimi göğe,
    Büktüm boynumu, kurdum saati umuda;
    Ki umut varsa, bu kadar karamsarlığa da gerek yok.
    Zira,
    -Sizi Yaradan sizi yarı yolda bırakmaz.-
    .
    “Allahım !...
    Başta insanlık olmak üzere, canlılar aleminin zararına olacak her şeyi defet gitsin !...
    Katıla katıla gülsün,
    Tıka basa doysun çocuklar,
    Ölüm onları hep teğet geçsin !...”
    .
    Parantez içi (Benim için de,
    Bu ömrüm gibi hep umutla geçmeyecek yeni bir ömür daha ver.)

    Ve Yaşamın Son Evresi
    21.
    -Hayatı sana kim verdiyse ölümünü de o verecektir.-
    .
    Zaten herkes doğumla birlikte içinde bir ölüm tohumu taşır.
    .
    Ve her insan önce çocukluğunun,
    sonra gençliğinin katili,
    Yaşlılığının ise kurbanı olur.
    .
    -Zaman her şeyi çalar insandan.-
    Ve hayat insanı perte çıkarır.
    .
    İnsanoğludur zamanın geçip gittiğinden şikayet eden.
    Oysa zaman değil kendisidir bu hayattan geçip giden.
    Zira,
    -Zaman geçip gitmek için, hiç kimseden izin istemez.-

    Yaşlanmak kötü şey evlat...!
    Yaş ilerledikçe ot bürümüş,
    Bakımsız meçhul mezarlar gibidir yüreğin,
    Daha yaşarken bayramdan bayrama hatırlanan ölülere dönersin.
    Artık üvey evlatsın bu Dünyada
    Herkesin gözüne batarsın teli çıkmış şemsiye misali,
    Yedi sülalen yük sayar seni
    Yatalak olup altına kaçırırsın,
    Takma dişlerini unutursun bardakta
    Torunlarından bir güzel dayak yersin.
    .
    Her an dört gözle ölümü beklersin.
    Derin bir yutkunma, derin bir iç çekiş, ah edişle şöyle bir maziye bakar,
    Tanrım ne olur nefes alma yükünden kurtar beni...!
    Nerde kaldı bu ecel dersin.
    .
    -Çünkü Huzur, gönlün gelincik tarlasıdır.-
    .
    Artık toprak seni değil, vücudunla toprağı sen beslersin,
    .
    Böylece parantez kapanır.
    Ama bu şiirin parantezi kapanmaz.
    .
    Aç parantez (Şayet bir toplum yaşlıları ile bağını keserse, ki biz buna ‘Kendi bindiği dalı kesme.’ diyoruz.
    Ve onlara yeterince sevgi, saygı, ilgi ve alaka bekliyoruz.)
    .
    Merhamet;
    Bir toplumun en büyük güvencesidir.
    -İnsanın gönül bahçesindeki en güzel çiçeği ihtiyacı olana vermesidir.-
    Ne de çok yakışır insana,
    Bir canın tüm canları sevmesidir.
    .
    Lütfen merhameti trend yapın.
    İyilikte, güzellikte, hoşgörüde yarış tutun.
    .
    -Ne kadar verirsen o kadar hak edersin.-
    .
    -Vicdan kararlarında ekseriyet aramaz.-
    .
    ..
    ...
    (Not: Bu şiir biraz da,
    Felsefe yapma,
    Ve aforizma patlatma gazıyla yazılmıştır.
    .
    Unutmayın...!
    Bazı sözler altın şıngırtısı gibi hoştur.
    Bazı sözler teneke tıngırtısı gibi boştur.)

    2014
  • 434 syf.
    ·Beğendi
    Güzel bir kitap, son derece zengin ve içerikli aforizmaları var, oldukça kalın bir başucu kitabı. İnsanın canı sıkıldıkça okuyacağı şiirler var her konuda.
    Aşağıya, beni çok etkileyen şairin nefes kesici güzel bir şiirini alıyorum, okuyup kararı siz verin. Benden tam puan.

    BİR DELİNİN SENFONİK DOKUNDURMALARI

    Duygusal Açlık
    1.
    Sevgi !...
    .
    -Mutluluğu aramaktan,
    İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok,.-
    .
    -Her güleni mutlu mu sanırsınız?-
    .
    Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların,
    Umutsuz evlilikleriyle doldu.
    Sevgiler tadımlık, dakikada bir renk değiştiren, poz verir gibi anlık oldu.
    .
    -Ömürlük sevgilere hasretiz.-
    .
    Herkes sevilmek istiyor,
    (Oysa sevilmenin birinci koşulu sevmektir.)
    Ve hiç kimsenin kendinden başkasını sevesi yok.
    Bu gidişle de hep kendimizi seveceğiz.
    -Duygusal açlık, doygusal açlık sorununun önüne geçti.-
    Ne savaştan, ne hastalıktan, ne de afetten,
    Yapayalnız sevgisizlikten öleceğiz.
    .
    Oysa,
    -Sevgi yaradılışın hamuru, varoluşun kaynağıdır.-
    -İnsan olmak sevmekle başlar.-
    Kıblesi sevgi olanın, mutluluk elinin altındadır,
    Sadece uzanıp alması yeter.
    .
    Lütfen,
    Zengin fakir, genç yaşlı demeden,
    Dil, din, ırk cinsiyet farkı gözetmeden,
    Tüm insanları ve diğer canlıları
    Yormadan, kırmadan dökmeden,
    Şartsız şurtsuz, yalansız dolansız,
    Nedensiz nasılsız bir sevgiyle sevin.
    .
    Cüzdanlara kilo verdirmek için sevmeyin.
    Sevecekseniz güzel sevin.
    .
    Dünyada sahtesi en çok üretilen şeylerden biri haline geldi sevgi.
    Bu nedenle, sevginiz yapay olmasın, içten olsun, gerçek olsun,
    Yirmi dört ayar altın gibi saf olsun.
    .
    Sadece göz ile el ile değil, ruhen kalben sevin.
    Çünkü...
    -Yürekte demlenmemiş sevgi hamdır.-
    .
    Hatta biraz sevginizin dozunu kaçırın,
    Mesela ben, sarılınca kemiklerimin ısınacağı bir sevgi istiyorum.
    .
    -Bu Dünya’nın, en çok sevgiye ihtiyacı var.-
    .
    Zira cehenneme çevirdiğimiz yeryüzüne, cenneti getirecek yegâne güç sevgidir.
    Bir kadını sınırsız ve koşulsuz sevin, Dünyanızı cennete çevirsin.
    .
    Ben önemli olanın, bir kadının yüzünü değil, yüreğini güldürmek olduğunu anladım.
    Ve bugüne kadar, bir insanın kalbine girmekten daha güzel bir yer bulamadım.
    .
    Bir kadın seviliyorsa mutluysa,
    O kadar güzel ve içten güler ki,
    Sanırsın gözbebeklerinden serçe sürüleri geçiyor.
    .
    Gönül bağı için ne gözün görmesi, ne de elin değmesi,
    Sadece yüreğin sevmesi yetiyor.
    .
    Anladım ki
    -Yürek yarasına sürülen en iyi ilaç, sevgidir.-
    .
    -İnsan yüreği sevildikçe çocuksulaşır.-
    Şımaracak kimsesi olmayanların şımartacak kimsesi olun...!
    Mutluluk ancak öyle bulaşır.
    .
    Aç parantez (Başta insanlar olmak üzere,
    Yağan yağmura esen yele,
    Yanan ateşe, doğan güneşe,
    Daldaki yaprağa, açan çiçeğe,
    Uçan kuşa, börtü böceğe,
    Koyuna kuzuya, kediye köpeğe,
    Havaya suya toprağa teşekkür edin,
    tebessüm edin, selam verin.
    Teşekkürü günlük yaşamınızın
    bir parçası haline getirin.)
    .
    Bu arada (Bir insanı diğerine aşık edecek, sevdirecek, ne siyasi ne de iktisadi bir rejim henüz icat edilmedi.
    .
    Sevgiyi alış veriş zannedenler bilmelidir ki
    Sevgi hesaplanamaz, ölçülemez.
    Mesela ben hiç yarım kilo sevmedim.)

    Kadın...!
    Kimi eskiler,
    Kadını toprak gibi gördüler,
    İliklerine kadar sömürdüler.
    2.
    Kadına Şiddet
    .
    Kadın...!
    Kimi erkekler tarafından rahatlatma aracı, kendilerinin duygusal işçisi,
    Evlerinin bekçisi, toplumum günah keçisi olarak görülüyor.
    .
    Yaratılan öfke, nefret ve korku ortamında,
    Kadınlara esaret yaşamı sürdürülüyor.
    Kadınlar dövülüyor, sövülüyor, kovuluyor, ya da vurulup öldürülüyor.
    .
    Sadece fiziksel şiddetle değil,
    Zihinsel ve duygusal istismarla
    defalarca bıçaklanmalarına rağmen,
    Yaralarını gösteremiyor kadınlar,
    Ruhen yıkık bir harabeye döndürülüyor.

    3.
    Adam !...
    .
    Hasta zihinli bazıları, terörün vücut bulmuş hali.
    .
    Adam değilsen hiç fark etmez,
    Ha cahil ha alim olmuşsun.
    Eşeğin sırtına ha kitap ha saman çuvalı
    koymuşsun.
    -İnsanın oluşu değil duruşu mühimdir.-
    .
    -Bize en yakın olanlar, en keskin bıçağı elinde tutanlar.-
    .
    Papatya yürekli adama (!)...
    (seviyor/sevmiyor)
    Karnını yurt bileceksin, memesinden süt emeceksin.
    Kucağında ağlamayı keseceksin, aşık olup kalbine gireceksin.
    İşine gelince seveceksin,
    Gelmeyince ya dövecek ya kovacak ya da vuracaksın.
    Seni seven bir kadının eli kanlı katili olacaksın,
    O senin saçının teline kıyamazken,
    Sen onun canına kıyacaksın.
    .
    Yapma !..,
    Bu vahşete “Kadına Şiddet" diyoruz biz.
    Yapma !...
    Sen ne zaman Adam olacaksın?
    .
    Yapma !...
    .
    -Kadınlar kimsenin duygusal işçisi değil.-
    Onlara köle muamelesi, esir muamelesi, kullanışsız amele muamelesi çekme !...
    .
    Hiç bir anne babayı, kızlarını katillerine kendi elleriyle veren anne baba durumuna düşürme.
    .
    Be Adam (!)
    Güle kurşun sıkılır mı?
    Güle dikenleri var diye kızılır mı?
    .
    Ayaklarının altına cennet serili kadına,
    Cehennemi yaşatamazsın.
    -Hiç bir kadın cenneti bulmak için, erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir.-
    .
    Bil ki..,
    Ne kara kalemle gökkuşağı çizilebilir.
    Ne de senin gibi,
    Avı için ağlayan ucuz ruhlu timsahın gözyaşları içilebilir.
    .
    Kimseyi yalandan sevme !...
    Seveceksen adam gibi sev,
    Adam gibi sevmeyi beceremiyorsan sevme !...

    Yalan demişken,
    (Aslında yalancıda gerçek aramak, zaman kaybıdır.
    -Yalan önce herkesi kendine inandırır.
    Sonra gürültüsüyle hakikati uyandırır.-
    Ve her zaman kendine bir ortak bulur.
    Oysa gerçeğin şahide ihtiyacı yoktur,
    Tek başına hep ayakta durur.
    Tek bir gerçek, tüm inkârları yıkmaya yeter.
    Onu arayanla er ya da geç buluşur.)
    .
    Bu arada (Hiç sevmem kötü hikayesi olan yerleri;
    Adliyeleri,
    Hapishaneleri,
    Hastaneleri.)
    .
    Bazıları seçimlerini sahiplenmeyişinin adına kötü kader diyor. (!)
    .
    Yani diyeceğim şudur ki;
    -Yamuk bir kişilik, doğru bir hayat yaşatmaz insana.-
    .
    Aç parantez (Her insan içindeki kafeste bir vahşi besler.
    Bunların bazıları evcilleştirilemediği için dişisinin canına kıyan adi bir caniye döner.
    Ve her yer egoistle, mazoşistle, sadistle, narsistle, piskopatla, sosyopatla dolar.)

    -Dişiliği kişiliğin önüne koyanların sonu hüsrandır.-
    -Aşk pahalıdır ucuz insanla yaşanmaz.-
    -Her kadın bir şiirdir, her adam okuyamaz.-
    4.
    Bilinçsiz kadın bu tür erkeklerin işine gelir,
    Farkındalık yaratmak, bilinçlenmek gerek kadına şiddeti durdurmak için.
    Boyun eğmek, teslimiyet çare değil, ayağa kalkmak gerek kurtulmak için.
    .
    -Suskunluk...;
    Bazen cehaletin gürültüsü,
    Bazen de bilgeliğin türküsüdür.-
    .
    Bir zamanlar, susmak;
    Kadınların konuşma diliydi.
    Söyleyecekleri ya gözlerinde ya da yüreklerinde gizliydi.
    .
    Aç parantez (-Gözler ki dilin telaffuz edemediğini söyler.-
    Zira dil yürekten her geçeni söyleyemez.)
    .
    Tek savunma silahları,
    Yumruk yapmaya kıyamadıkları elleriydi.
    Sığınabilecekleri biricik mekân,
    Ya mezar ya da ana baba evleriydi.
    .
    -Cesaretini toplayamayan, bavulunu toplamak zorunda kalır/dı.-
    Oysa,
    -Bir insanın en sağlam dostu cesaretidir.-
    -Hayat bahaneleri değil cesareti ödüllendirir.-
    .
    Göster onlara okyanusun öfkesini.
    .
    Ki kadınların çığlıkları ışık,
    Korkuları şarkı, hıçkırıkları çağrıdır kıyamete.
    .
    Parantez içi ( Ancak yine de,
    Kadın sinirlenince dağı taşı delesi gelir,
    Lâkin ojelerini görünce, gülen bir emojiye dönüşüverir.)
    .
    -Acılarınızla kimseyi beslemeyin.-
    .
    -Kimse seni duymuyorsa kurtuluşun kendindedir.-
    -Düşmek istemiyorsan, başkalarına yaslanma.-
    Zira,
    -Başkalarının ışığına güvenen, karanlıkta kalır.-
    .
    Bu arada (Anneler kızlarına güneş ve kutup yaldızından oluşan bir gökyüzü örer.
    Kızımın güneşe açılan bir penceresi olsun,
    Karanlıklarında yönünü bulsun diye.)

    Öz Benlik !..
    5.
    Ahh uykusuz ve yorgun kalbim ah !...
    Bilirim kırıklarını toplamaya bile fırsat bulamadan defalarca kırdılar seni.
    Sen yine de her şey yolunda rolü yapmaya,
    Hiç kırılmamış gibi tıkır tıkır atmaya devam ettin.
    .
    Oysa,
    -Uçmak için kanadın olmuş neye yarar, hevesin kırılmışsa.-
    .
    -Her şey boş bu Dünyada diyorsan, içini sen dolduramamışsın demektir.-
    .
    Hayatın hazır bir senaryosu yok ki
    Onu sen kendin yazıp oynayacaksın.
    .
    Zira hayatı bekleme odası olarak kullanmak...;
    Çölde bahar,
    Seni hasta eden yerde şifa aramak, hiçe razı olmaktır.
    Yaşamın rengini matlaştırmak,
    Kendi kanatlarıyla uçma zevkinden mahrum kalmaktır.
    .
    İnsan önce...
    Kendine dost, kendine deva olmalı,
    kendini, sevmeli, saymalı,
    Kendine karşı doğru, dürüst davranmalı.
    Kısacası...
    İnsanın kendine söyleyecek bir şeyleri hep olmalı.
    .
    İnsanın herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur;
    Kendini sevmesi, sayması, onurlandırması için.
    Sadece kendine güvenmesi, kendini keşfetmesi ve kendi yolundan çekilmesi,
    Hata ve kusurlarını sahiplenmesi,
    Kendine merhamet etmesi yeter.
    .
    Aç parantez (Gerçi bir ömür harcadım, halâ kendimi tam keşfedemedim.)

    6.
    Aç yüreğini dost üşüyorum, kara bulutlar güneşim yok sansın.
    Ser gölgeni dost düşüyorum, dipsiz uçurumlar boşluğundan utansın.
    .
    -Bazen su yanar, ateş donar.-
    -Tam uçuyorum derken, bir anda yere çakılırsın.
    Tam düşüyorum derken, ummadığın bir dala takılırsın.-
    .
    -İnsan dediğin...
    Yaprak yaprak dökülen bir umut ağacıdır.-
    .
    Nereye baksam her yer keder rengi, içimiz kül yığını.
    Parantez içi (Yanmadan kim kül olmuş ki.)
    .
    Unutmayı unutan herkesin bir yangını var,
    Kustukça sönen sustukça yanan.
    Ya içine attıklarından, ya da içinden atamadıklarından.
    .
    Biz buna "Dert Adamı Çürütür" diyoruz.
    .
    Bazen susarak kendimizin efendisi, konuşarak başkalarının esiri olsak bile.
    Sık sık konuşmak gerek vakti gelince,
    Zira susmaya bol bol zaman olacak ölünce.
    .
    -Ah bu Dünya !...
    Camlar kırılır sesten durulmaz.
    Canlar kırılır hiç ses duyulmaz.-
    .
    Aç parantez (Her dost nefes almak için bir penceredir.
    .
    İnsana, masaya içini dökünce kusmayacak dostlar lazım.
    Ancak bu devirde içini dökecek birini bulmak o kadar zor ki,
    Herkes ağzına kadar dolu.
    .
    Kimileri yüreği acıyla dolunca,
    Kimileri de sustuklarının ağırlığı dayanılmaz olunca, benim gibi şiir yazar.
    Ki yazmak, soyunup dökünmek, arınmaktır.
    Bazen insanı şair veya yazar yapan zarif bir elbiseyi giyinmektir.
    .
    Esasen konuşmak değil susmak,
    Aldanmak değil inanmak,
    Düşmek değil kalkmak yorar insanı.
    Savrulmak değil sarılmak,
    Sarhoşluk değil ayılmak,
    En çok da;
    Sevmek değil ayrılmak,
    Ölmek değil yaşamak yorar insanı.
    .
    Yine de unutmamak gerekir ki,
    Kara bulutlardan sonra yağmur ve güneş sarar insanı.)

    -Mutluluk arayışındaysanız,
    Kılavuz kitabının baş yazarı, içinizdeki çocuktur.-
    7.
    Çocuk ve Umut !...
    .
    Ne zaman hüzünlensem, hüznümü kollarımın arasına alır,
    Ta ki neşesi yerine gelene kadar çocukluk gülüşlerime giderim.
    .
    Ne zaman başımda kara bulutlar dolaşsa, çalsa mevsim zemheri ayazına,
    Kıpır kıpır çocukluğum konar penceremin pervazına,
    Getirir çocukluk güneşlerimi içimi ısıtır.

    -Ben saklandığı yerde unutulmuş bir sokak çocuğuydum.-
    .
    -Ki sokaklar;
    Tüm suskunların dili, mazlumların evidir.-
    .
    Hangi bankta sabahlasam,
    Üşüyen sokak lambaları misali,
    Direnirim gecenin ayazına, soğuk benim yurdum.
    Ne bir eve sığabilirim ne de koca bir kente
    Yaşamın ayak dibinde küçük bir damla olurum,
    Bir anne yüreği düşler içinde uyurum.
    .
    Yüreğimin varoşları, kardan kıştan kaçanlarla dolu.
    Diken mi kaldı batmadık, ah bu yalın ayak yürümeler.
    Yine de seviyorum Dünyayı,
    Yaşamak her gün canıma okusa da besbeter.
    Olsun !...
    Biliyorum bir yerlerde bir gül var,
    Hayalimdeki kokusu da yeter.
    .
    Hayat kendi rengine boyasa da kanatlarımı,
    Ben hep saçağından şeker kokulu umut sarkan sırça evler düşlerim.
    .
    Biz buna "Şükür" ve “Umudun insana yüz çevirmemiş hali.” diyoruz.
    .
    -Aslında hepimiz, umut ağacının bir dalına tutunuruz,
    Ama çoğu zaman dalın kırılabileceğini unuturuz.-
    .
    İnsanoğlu zaman zaman,
    Boğulmadan çıkamanın mümkün olmadığı hayallere dalar,
    Gökyüzüne bile sığdıramadığı, ayakları yere basmayan hayaller kurar,
    Mesela kayan bir yıldızı gökteki yerine tekrar koyar.
    .
    Geceleri yıldız gibi parlayan,
    Yeni umutlar filizlenir her sabah güneşle birlikte ufuktan.
    Kimi güneşin batmasıyla hiç olur,
    Kimi de birilerinin üstüne basıp geçmesiyle piç olur.
    .
    Tekrar tekrar umutlanmak döngüsü insanoğlunun kaderidir.
    .
    Zira,
    -Çırpınışlardır hayatı kanatlandıran.
    Hayallerdir insanı umutlandıran.-
    .
    -Umuttur fakirlerde bağımlılık yapan.
    Ve yoksulluktur bu Dünyada en cömert paylaşılan.-
    .
    Bir insan yoklarıyla değil, çoklarıyla değerlendirilmeli.
    Çünkü Dünya bazılarına alâ, bazılarına şehlâ bakar.
    Hayat kimilerine lunapark, kimilerine Berlin Duvarı,
    Yatacak yerleri yok dediklerimiz, kuş tüyü yataklarda yatar.
    .
    Oysa bazıları hayatı eksile eksile öğrenir.
    Yaşamak kudretiyle doldurur tüm boşluklarını.
    Ve bir gün,
    -Damla olarak geldiği okyanusa kafa tutar.-
    .
    -Zira ışığı görmeyi bilenler için hayat her zaman gülümsemeye hazırdır.-
    .
    Yani,
    -Marifet, sürüklenen değil akarsuya yön veren taş olabilmektir.-
    Ağlamadan keyif, çileden zevk alabilmektir.
    .
    Kaldı ki,
    Her şeye sahip olmak, en büyük mutsuzluk kaynaklarından biridir.
    -Zenginlik cepte değil, kalptedir.-
    .
    -Niyet bir tohumdur kalbe ekilen.
    İyiyse gül biten, kötüyse diken.-
    Rastgele !..

    8.
    Ben, Annem ve Babam !...
    .
    Ya kimsesiz çocuklara atkı örerim,
    bere örerim kazak örerim yumuşacık anne sesinden.
    Ya da kuru bir dala yaprak olurum sıcacık anne nefesinden.
    .
    Salıncaklardan mutlu çocuk kahkahaları,
    Ağaçlardan kuş sesleri toplarım,
    Rüzgârla uçup gitmesinler diye.
    Çocuk yüreklerinde uyuyan masallar biriktiririm,
    Unutulup yitmesinler diye.
    .
    Yoktur çocuk olup da gökkuşağına kanmayan.
    Masal var mıdır içinde çocuk olmayan?
    .
    Varsa biz buna "Büyüklere Masallar" diyoruz.

    Annem...!
    Dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı.
    Balkondaki ipe çamaşır sermek yerine,
    mahallemizin serçeleri okuyup kültürlensin diye şiirler asar,
    Kuşlara edebiyat öğretmenliği yapardı.
    .
    -Yüreği güzel olanın dili de güzeldir.-
    .
    Tüm anneler gibi annemin de
    Binlerce karatlık yüreği vardı.
    Ne zaman kardeşim balkondan sarksa,
    Ellerinden önce gözleriyle tutardı.
    Kardeşim ne zaman salıncaktan düşecek olsa önce başörtüsü uçardı.
    .
    -Elinin erişemediği yere yüreği yetişirdi.-
    -Ne çok acı biriktirirmiş annelerin dizleri.-
    .
    -Hiç kimse beni annem gibi sevmedi.-
    -Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi.-
    .
    Aç parantez (Biri beni karnında, diğeri kalbinde taşıyan.
    İki kadını çok sevdim bu hayatta.
    Biri kan bağından, diğeri can bağından.
    .
    İnsan ömür boyu,
    Ana sırtına binerken duyduğu güveni,
    Ana kucağında meme emerken bulduğu huzuru arıyor.
    Bu açıdan,
    Dünyadaki bütün erkekleri toplasak bir anne etmez.)

    Siz hiç, hayal kırıklığına uğrayacağınızı bile bile,
    Her gece yüreğinizde yeşerttiğiniz binlerce umutla,
    Birini, pencere kenarına oturup kırk yıl bekleyecek kadar sevdiniz mi?
    .
    İşte o benim Babam...!
    .
    Dünya’yı omzunda taşıyan bir bilge adam;
    Gülünce yedi renk açardı yüzünde bahar,
    Lunaparka benzerdi benim babam.
    .
    Tomurcuklandığım dalımdı,
    Dağlara baş eğmeyen yanımdı,
    Gurbet kokardı, annemse memleket.
    .
    Bir tek onun ceplerinde, umut hangi çocuğun kapısını çalacak şıngırtısı arardım.
    Gerçi o inanmazdı benim çocukluk mucizelerime ama,
    Mahalleli çocuklara en güzel lolipopu, onun ayçiçeği gülüşlerinden yapardım.
    .
    -Babasız, insan kendini yoksul hissediyor.-

    Bilir misiniz ?
    Babam,
    Yıllarca annemin ölürken ağzında yarım kalan naneli sakızını sakladı,
    Saç tarağına takılan üç beş saç tellini kokladı.
    .
    -Allah kimseyi sevdiklerinin kokusuna muhtaç etmesin !...-
    .
    Bana gelince,
    Babamın hastaneye yatarken dönünce alırım diye bıraktığı cüzdanını, ağızlığını, tespihini,
    Bir gün veririm umuduyla hâlâ yanımda taşırım.
    Kaldırmaya kıyamadığım,
    Koltukta asılı hırkasıyla sabah akşam selamlaşırım.
    Bakıp bakıp iç çektiğim o hırkanın yalnızlığı öyle bir oturur ki yüreğime,
    Bir sarılıp, bir vedalaşırım.
    .
    Aç parantez (Hayatımdaki bütün boşlukları doldurdum,
    Bir tek anne-baba boşluğunu dolduramadım.
    İki kez yıldırım düştü yüreğime, biri annem diğeri babam öldüğünde,
    Enkazlarını hâlâ kaldıramadım.
    .
    Her yıl gözyaşı ekerim topraklarına,
    ruhumu mavi bir sızıya salar ölüm.
    Bilirim ki artık anasız babasız, boşluğa savrulmuş külüm.)

    Aşk ve Duygu Dünyam
    9.
    Yalnızlık !...
    İnsanın en kadim ve en sadık dostlarından biridir.
    .
    Ancak,
    -Yalnızlık mutsuzluktur.-
    .
    İnsanın kapısını hep geceleri vurur.
    Kapıyı açsanız da açmasanız da,
    Öteleyip içinize attığınız tüm dertlerle birlikte, gelir göz kapaklarınıza oturur.
    Sadece sokup çıkartır buz gibi bitmeyen düşünceler denizine,
    Ne sarılıp ısıtır, ne de durulup uyutur.
    .
    -Sevgisiz kalmış bir gönül her daim kıştır.-
    .
    Parantez içi (-Yüreğinizi sık sık ziyaret edin,
    En zoru yürek yalnızlığıdır.-
    Gerçi yalnızlıklar da altın günleri düzenliyorlar kendi aralarında ama.)
    .
    Her neyse önceleri,
    Yalnızlığım beni hiç yalnız bırakmazdı.
    Her sabah uğurlar akşam karşılardı.
    Tek sorun,
    -İnsan yalnızlığına sarılamıyor ki.-

    Misafir gelip de yatsın diye naftalinleyip bekletilen yorgan gibiydim, henüz kimse örtmemişti beni üstüne.
    Parantez içi( Ne olur Tanrım bu durumu hiç kimseye söyleme.)
    .
    Daha sonraları medeni durum,
    Bütün ıhlamurlar sen kokar, şekline evrildi.
    Ve şimdi sevmek zamanı deyip aşk çağrıldı:
    .
    Ey aşk...!
    Bir mucize gerçekleştir şimdi
    Şapkandan bir kumru havalansın.
    Bana öyle büyük ki bu kalp,
    Gelsin yüreğime yuvalansın.
    .
    -Ki aşkta, yürekten gelmeyen yüreğe değmeyen her söz, lafügüzaftır.-
    Zira,
    -Yüreği, insanın bahçesidir.
    Bu bahçede yetişmeyen aşk, aşkın ya serabı ya da sahtesidir.-

    Aşk !...
    10.
    Aşk, herkesin bildiği sır,
    Bazen gerçek bazen yalan,
    Bazen bir asır, bazen bir an.
    .
    -Biliyorsunuz, yaşam cinsel yolla bulaşır.-
    -Hepimiz aşk annenin çocuğuyuz.-
    .
    İnsan şekerciye girmiş çocuğa döner, içine aşk girince.
    İnsan kendini sönmüş balan gibi hisseder,
    içinden aşk çıkınca.
    .
    -Aşk ve ölüm ikisi de kalpten vurur.-
    Gerçi,
    -İnsan, kırık kolla kırık bacakla yaşayamıyor ama,
    Kırık kalple yaşamayı öğreniyor önünde sonunda.-
    .
    Ne ilk ne de son kabustu gördüğümüz,
    Yine de dağlara hiç baş eğmedik.
    Kana kana içip yaşarken öldüğümüz,
    Kızılcık şerbeti dolu bir kâseydik.
    Ne mezar taşı vardı, ne toprak ne de kemik,
    Kazma küreksiz nicelerini gömdüğümüz,
    İki yüreğimiz vardı, sırçadan incecik.
    .
    Yani biz birbirine sığınmış iki yürektik.
    Tek taşla duvar örülmez dedik, taşa sevgi ektik.
    Ve
    Güzeldir yardan gelen,
    Ondan gayrı ne varsa haram olsun
    Nazlı bir kaş çatışından evladır ölüm,
    Ondan gelirse belâm olsun dedik.
    .
    Biz buna “Bir bedende iki kişi, Aşk” diyoruz.
    -Aşk; su arayan ateştir.-
    Çünkü aşka ulaşmak için yangınlardan geçmek gerekir.
    .
    Ve -Aşk,
    İçi ateş dışı buz,
    Girer yanarsın, çıkar donarsın.
    Düşte gör, ateş mi yakar seni sen mi ateşi yakarsın.-
    .
    Ve yine -Aşk,
    Defter arasında bir tutam gül kokusu.-

    -Seven ne boya, ne soya bakar.-
    11.
    Bazıları, diriler şöyle dursun deyip,
    Çiçekleri bile ölülere alırlar.
    .
    Oysa,
    -Bazılarının yüreğini eşsen, dört bir yanından sevgi çıkar.-
    .
    Kör yıllar ve yaşanmışlıklar,
    Ellerimizi yüzlerimizi tırnaklarıyla çentik çentik çizebilir, kırış kırış edebilir.
    Ama hiç yaşlanmaz gönül bahçelerimiz,
    Sevdiğine her zaman, yüreğinin teriyle büyüttüğü taptaze çiçekler verebilir.
    .
    -Ne mutlu sevenlere, sevilenlere.
    Sevdiğinin kucağını gül bahçesine çevirenlere.-
    -Zira gönül bahçesine baharı getiren de,
    götüren de yârdır.-

    Tüm sevgiler, siyaha inat beyaz olmalı, kirletilmemeli.
    .
    Fakat ben kirlettim;
    Bütün hata benim,
    Önce gözlerine iman ettim,
    Sonra başkenti aşk olan bir ülkede halifeliğimi ilan ettim.
    Meğer bir serçenin umutsuz kanat çırpışlarıymış sevdam.
    Kıymet bilmez başka biri uğruna,
    Bataklıkta çırpına çırpına tükettim.
    .
    Aç parantez (Hey gidi insancık, sana verilen beyni kullanmakta ne diye cimrilik edersin.
    Yüreğindeki gemi seni beklerken, niçin başka limana gidersin.)
    .
    Yani...,
    -Benim aşktan yana metcezirlerim, yaralı şarkılarım çoktur.
    Anladım ki,
    -Aşık olmak değil aşık kalmak mühimdir.-

    -Suyun temizleyemediği tek şey, düşünce kirliliğidir.-
    12.
    Toplumsal Dejenerasyon !...
    .
    -Büyük acıları küçük insanlar yaratır.-
    Küçük insanların hayat gemilerinin dümenini, öz benlikleri değil egoları yönetir.
    .
    Oysa,
    -Ego yönetimi bir sanattır.-
    Freni patlamış bir egonun direksiyonundaysanız,
    Sonunuz ya duvar ya uçurumdur.

    Son zamanlarda;
    Utanır olduk insanlığımızdan,
    Başta sevgi olmak üzere her şey o kadar hızla kirlendi ki,
    Parantez içi (Büyük meziyet en az kirlenerek yaşamak.)
    .
    Trend yaptı onursuzluğun dibi midesizlik,
    Her yer hasta bir düzen icin ruhunu satmış, egosunun esiri kara kara insanlarla doldu.
    Tekrar parantez içi (Herkes çirkinliği fiziksel sanıyor.)
    Dünya işlerine dalıp kirlenmekten korkan
    temiz yürekli insanlar sanki buhar oldu.
    .
    Aç parantez (-Bazen hiç kimseye görünmemek için şeffaf olmak istiyorum.-)
    .
    Bırakınız doğayı, diğer canlıları...
    İnsanlar bile kullanıp atmalık.
    Güçlülerin gözünde birer toz zerresi insan.
    Error verirse format atılacak hard disk,
    Canın isteyince açılacak cep uygulaması,
    Okuyunca kenara koyulacak kitap,
    Merdiven basamağı,
    Araştırma projesinde denek,
    Satranç tahtasında piyon,
    Ya kurşun asker, ya kukla...
    Beyinler kopya, kalpler kopya.
    Zihinler sömürge, işgal altında.
    -Oysa
    İnsan arada bir kendi olmayı da ihmal etmemeli.-
    .
    Parantez içi (Ruhuma işkence veriyor bu durum, buruşturulup çöpe atılan ambalaj kağıdı muamelesi görmekten fazlasıyla muzdaripim.
    .
    Anlayacağınız arsız zamanlardayız... was the only time to
    Üzerimize konan sinekler bile,
    Ya kahrından, ya utancından ölür oldu.

    Sanal Alem ve Maddeci Toplum
    13.
    Sanal alemde yaşayan,
    En büyük silahın para olduğu,
    Madde egemen bir toplum düzenine geçtik.
    Her şeyin yapaylaştığı, robotik zihinli bir topluma doğru gidiyoruz.
    Sanki görünmez bir el, insanları makineleşmiş, duygusuz hissiz robotlara dönüştürüyor.
    .
    Gerçekle yapayın savaşı başladı,
    Görünmeyenlerin görünenleri yönettiği bu sanal dünya, içi dahilerle dolu bir tımarhaneye döndü.
    .
    -Hayat dağınık, düzenli olması gerekmiyor diyen kuralsızların çağındayız.
    .
    Aç parantez (Aklı gelgitlilerden değil,
    Zihni parazitlilerden korkmak gerek.)
    .
    -Teknolojinin en büyük eksiği, hissiyatı yok, maneviyatı yok.-
    .
    Sanırsın gençler ayaklı apple mağazası.
    .
    İlişkilerde insanın yerini telefon, televizyon, bilgisayar ekranları aldı.
    Oysa biz;
    -Cam cama değil, can cana,
    Ekran sıcağını değil, insan sıcağını severiz.-
    .
    Bir kalbimizin olduğunu unuttuk,
    Duyguların önemi yok artık,
    -İnsani değerlerimizi soydular, çırılçıplak kaldık.-
    .
    Hayatta kalmayı paraya bağladık,
    Paraya pula insanlığımızı satar, İlişkilerimizi maddiyat üzerine kurar hale geldik.
    (Laf aramızda,
    -Bir gün yakalarsam, paraya, benden neden hep kaçtığını sorucam.-)
    Oysa,
    -İnsan maddiyat için değil, maddiyat insan için vardır.-
    -İnsaniyet servetle, cüzdanla ölçülmez.
    Yürekle, vicdanla ölçülür.-
    .
    Aç parantez (Gerçi bazı vicdanların son kullanma tarihleri çoktaaan geçmiş.
    .
    Başarı ya da başarısızlık,
    Parayla pulla, maddiyatla ölçülür oldu.
    .
    Oysa önemli olan,
    -Hayattaki başarın nedir diye sorduklarında,
    İnsan olmayı başardım diyebilmektir.-
    .
    Dolayısıyla son zamanların sorusu şu;
    Çok güzel, çok zeki, çok zengin olabilirsin,
    İnsan olmayı becerebildin mi peki?
    Eminim, çoğumuz insan olma dersinden sınıfta kalırız.

    -Bu arada kötüler sayesinde iyileri, iyiler sayesinde kötüleri tanıdık.
    İyi insan olmak için cebin değil,
    Yüreğin dolu olması gerektiğini anladık.-
    .
    Ancak,
    İyileri kötü, kötüleri iyi,
    Delileri dahi, dahileri deli gibi gören bir toplum haline de geldik.
    Kötüler iyi görünmede ustalaştı.
    Kötülük zehir gibi kendine hep bir ev bulabildi.
    .
    Vicdanımız erozyona uğradı, merhamet duygumuzu yitirdik.
    Merhamet şemsiyesini sadece kendimize tutar olduk, başkalarını unuttuk.
    .
    -Oysa insanlık, üzerimizdeki kıyafetten değil, yüreğimizdeki merhametten doğar.-
    .
    Parantez içi (Çıkar gözetmeyen bir insanlığı çok özleyeceğiz.
    İnsanlık kendi karanlığıyla yüzleşip, hesaplaşmalı artık.
    Mesela ben, insanlıktan umudumu yitirdikçe, tekrar tekrar bulmaya çalışıyorum.
    Ancak anladım ki,
    İnsanlığı, insanlardan çok çok uzaklara koymuşlar.
    .
    Beni hasta ediyor insanların sevgisizliği, anlayışsızlığı.
    Birileri alınmasın diye hep beyaz bayrakla dolaşmaktan yoruldum.
    .
    Dibi görünmeyen bir bataklık bu sahte dünya.
    İnsan ne kadar sevebilir ki.
    Bu dünyanın insanı değilim ben, yaşamayı beceremiyorum.)

    -Büyüdükçe Kirlendik,
    Büyüdükçe İnsanlığımız Küçüldü-
    14.
    Gerçekte biz,
    Darağacında simsiyah gölgeydik.
    İndirdik masmavi göğü yere,
    Toplayıp pırıl pırıl güneşi, ayı ve yıldızları
    Ama’ya gökkuşağı önerdik,
    Kara kara insanlara rengarenk güller verdik.
    Oysa güneşin saçları sarı sarı,
    -Çocukların maviydi arkadaşlıkları.-
    (Çıkarsız, ikirciksiz, tertemiz.)
    .
    Her çocuk zamanla adam olur.
    Çocuk olmamak anlamına gelmez büyümek,
    Sadece reçel yanaklar kaybolur.
    Parantez içi (Aslında her yetişkin, yaralı bir çocuktur.-)
    .
    Büyüdük, çocukluğumuzu yedi kat yerin dibine gömdük.
    Parantez içi (İlk cinayetimiz.)
    Açtık pencereyi, içeri karanlık doluştu ve düş bitti.
    Yer açtıkça günahlarımıza,
    İçimizdeki o merhametli güzel çocuklar gitti.
    Şimdi alacakaranlık kuşağı,
    Büyümenin şeytanlığı çocuk masumiyetini mağlup etti.
    .
    Gerçi çocuk olursun bir emzik boyu yaşamadan kıyarlar.
    Balık olursun pul pul, çiçek olursun yaprak yaprak yolarlar.
    Serçe olursun kanatlarını kırarlar.
    Ah şu insanlar...!
    Cehenneme çevirdikleri bu cennet Dünyada her şeyi kendilerine yorarlar.

    Yarattıkları cehennemde yanıyor,
    Savaşlarda anası ağlayanların çocukları.
    Yarattıkları cennette oynuyor,
    Savaşlara silah sağlayanların çocukları.
    .
    Biz buna "Adaletin bu mu Dünya" diyoruz.
    .
    Zulmün esiri hayatı sırtlayan kimliksiz çocuklar;
    Paraları yok, ama ne çok yaraları var.
    .
    Mesela bazıları yaralı kuşağın çocukları olarak Dünya'ya geldiler.
    Üzerlerine yağmurdan çok mermi yağdı,
    Yaralarından çok etrafları sarıldı,
    Yaralarından çok kimlikleri soruldu,
    Ateşi sadece cehennem ateşi olarak bildiler.
    Yaralarından soyunamadan öldüler.
    .
    Aç parantez (Bir yanda yaralarını umutla pansuman edenler.
    Diğer yanda umudu vuran hain eller.
    .
    -Ölülerin hiç kimsesi yok Anne...!-
    .
    Ki ölüm acıların en paslısıdır.
    Çocuk, ölümlerin en yaslısıdır.
    Özlem, uykuların en seslisidir.
    .
    Uyku ölümün kuzeni de olsa,
    Acılar hiç uyumaz.
    .
    Ah şimdi beyaz kanatlı bir
    güvercin olacaktım ki.)

    15.
    Karanlıklar yansın dedim...
    Başını maviye yaslayınca gece,
    aydınlığa yasak koydular.
    Saçları bukleli, gözleri kavun içi
    bir güneş çizdim dağın doruğuna,
    Daha doğmadan vurdular.
    .
    Kafeslerde yüreklerini bıraktırdı kuşlara
    karanlıklarda büyüttüğümüz zulüm.
    Gökyüzünü maviye boyadı diye, nice fidanları darağaçlarında vurdu ölüm.
    Ve avuçlarımızda sadece dikeni kaldı,
    efendilerin elimizden aldığı gülün.
    .
    Yüreğimi dikenli teller yerine hep çiçekler sardı,
    Yangınları dışında, ne topu tüfeği vardı, ne de kimseye bıçakla daldı.
    Yine de onmaz yaralar açtı hayat, çoktur yarası yüreğimin.
    Neler gördü bu yorgun gözlerim esirlerin mahzun bakışlarında,
    Takılı kaldı tel örgülerde, yoktur yarısı yüreğimin
    .
    Çatlaklarımdan sızıyorum,
    kanaması sürüyor hala yaralarımın.

    -İnsanoğlunun en büyük savaşı aklıyla yüreği arasında olandır.-
    .
    Yok mudur bu savaşın insan öldürmeyeni?
    .
    Oysa çocukken,
    Savaşın başına barış ören,
    Tüm mermileri çiçeğe çeviren,
    Düşmana kurşun yerine gül veren
    neferlerim vardı benim.
    Mağlubiyetle sonuçlanan zaferlerim vardı benim.
    .
    Parantez içi (Sadece kazandıkları değil bazen de kaybettikleridir insana kazandıran.)

    Suriye ve Filistin’e Dokundurma
    16.
    Bilmezsiniz...!
    Parantez içi (Belki de bilirsiniz.)
    .
    İnsan ne kedi kanında, ne de kendi gözyaşında yüzme öğrenemez.
    .
    Bizim harabeye dönmüş kentlerimizde,
    Balıkçı ağlarında yaşanan can pazarı misali,
    Her gün can pazarları yaşanır,
    Ölüm koroları hiç susmaz.
    Kese kağıdı değildir patlayan,
    Metal kuşlardan bombalar yağar
    Göğümüzde serçeler uçmaz.
    Demir leblebiler gezinir içimizde,
    Kan göllerimizde nilüferler açmaz.
    Biz her şeyimizden vazgeçeriz de
    ölüm bizden hiç geçmez.
    .
    -Her şey eksilir de,
    Bir tek ölüm eksilmez evimizden
    Tüm sevdiklerimizi, birer birer alır elimizden.-
    .
    Parantez içi (Ki ölümün aldığını geri verdiği hiç görülmemiştir.
    .
    Oysa enkazda bile güller açardı yeniden,
    Tutulsaydı mis kokulu bir bebeğin ellerinden.
    Bu arada,
    -Hangi çiçek bir bebek kadar güzel kokabilir ki.-)

    17.
    Özgürlük şarkısı söyleyen Filistin Halkına
    Kurşun yağdıran askere çağrımdır:
    Kurşun bir çocuğun cesaretini ne kadar kırabilir ki.
    Bir çocuğun düşlerini,
    Hangi mayın, hangi bomba hangi mermi vurabilir ki.
    Hangi çocuk sapanıyla bir askeri öldürebilir ki.
    .
    -Gözyaşı yüreğin dolup taşmasıdır.-
    Ağla ki Dünya arınsın,
    Silme gözyaşını bırak aksın çocuk.
    Belki böyle deniz oluruz, deryada köpük.
    .
    Umudum...!
    Bir dilim yaşamayı güvercin payı bölüşenler.
    Bir gün bize kardeşçe yaşamayı öğretecekler

    -Gül,
    Ne dalını kırandan,
    Ne çiçeğini derenden esirger kokusunu.-
    -Zehir ektiğin topraktan çiçek bekleme.-
    18.
    Doğa...!
    .
    İçimde bir nehir,
    İçinden kelebek kanatlı filler geçiyordu.
    Sıkı sıkı suya sarılmıştı ateş son bir umutla,
    Güneş eğilmiş su içiyordu.
    Ağa yakalanmayan balıklar,
    Can pazarından kurtulmanın sevinciyle
    bulutların üstünde uçuyordu.
    .
    Gül de sevinir kokarken !..
    Su da yorulur akarken !...
    .
    Hele bir de doğduğundan beri uyumamışsa,
    Başını taştan taşa vurmuşsa.
    .
    (Nehir: Dünyanın en uzun sürüngeni.)
    .
    Buzullar...
    Taş gibi dururken kalptekiler,
    Damla damla eriyor kutuptakiler.
    .
    Biz buna "Küresel Isınma" diyoruz.
    .
    Demek ki
    Su da ağlar !... ateşi düşsün diye.
    Yağmur niye yağar !... insanoğlunun acısına dayanamaz bulutlar.
    .
    Bu arada, benim de yangınlarımı söndürmek için, çok uğraştı yağmurlar.
    .
    Aç parantez (-Yağmur,
    Bulutların düşürdüğü umut kırıntılarıdır.
    Bulutların damla damla bize yazdığı mektuptur.-)

    19.
    En büyük meziyetimiz,
    Güzel ne varsa canına okumak.
    .
    Ateşe tapmayan heykeller yaptım sudan,
    Hepsi de deniz ruhlular.
    Bu devran böyle sürüp gitmez,
    Sonsuz değildir uçurumun da dibi var. - Su ve Dinozorlar Tarihi.
    .
    Gün gelir şafak sökemez kör düğümünü.

    -Yüzüstü yere düşmenin acısını, en iyi, bir dalından kopan yapraklar, bir de çocuklar bilir.-
    .
    Ve hep yaprakların hüzününü taşır
    Mevsimlerin şairi sonbahar.
    .
    Bir gün saat intiharı çeyrek geçer,
    Ve asi bir konar göçer olur dalında her yaprak.
    Sarı sıcak bir Eylül'de kucak açar toprak.
    Sarılıp bir güz yeline yeni yurduna göçer yaprak.
    -Ki ben, dökülen yapraklarda hüzünlü bir eylül uykusuyum.-
    .
    Ne ağaç söyleyebilir dalından düşen yaprağına, bir daha yeşeremeyeceğini.
    Ne de kuş söyleyebilir kanadından kopan tüyüne, bir daha uçamayacağını.
    .
    Hani nerde, bana alkış tutan yapraklar?
    Bir yandan çöpçüler silip süpürür, bir yandan rüzgar.
    Oysa yapraklar yerdeyken çok daha güzeldir yollar.
    .
    Parantez içi (Yapraklar neden serçeler ve çocuklar gibi tez canlı telaşlıdır, onlara benzer?
    Hep merak ederim.)

    Hani nerde en çok sevdiğim kuşlar?
    .
    Aahhh şimdi serçelerin doluştuğu bir çınar olacaktım ki.
    Dallarım kuşlara vatan, yapraklarım karıncalara yorgan.
    .
    Çocuklar ve Kuşlar; biri göğün yaramazı, biri yerin.
    .
    Göğü bilmeyen serçe, deniz değmeyen balık, şarkı söylemeyen çocuk mu olur?
    .
    Dünyanın en güzel iki dilinde:
    Bir kuş bir çocuğa şarkı söylüyordu “kuşça.”
    Bir çocuk bir kuşa eşlik ediyordu “çocukça”.
    .
    Göğe inancını yitirmesin kuşlar, mülkünü kirletmeyin, ağaçları kanatmayın !...
    Bir umuttur serçe sesi, simsiyah bulutların çöreklendiği gökyüzünde.
    Beton ormanlar yaratarak,
    Gökyüzü çocuklarına konacak dal aratmayın !...
    -Dalgaların pes ettiği yerdir sahil.-
    Balıkları deniz manzarasız bırakmayın !...
    Mavisini yok edip martıları ağlatmayın !...
    .
    Kuru bir dala gözyaşı olun,
    Ama, yeşile düşman bahçıvan olmayın.
    Elveda diyeceğiz Dünyaya böyle giderse,
    Doğanın dilini anlayın, doğaya kıymayın !...
    .
    Parantez içi (Mesela İstanbul’un ihtişamından bihaber yüreği kirliler,
    İstanbul’u önce Boğaz’ından yaraladılar.)

    Dua
    20.
    Yüce Yaradan mucize bedenlerimizi,
    O insanüstü dâhiyane zekasıyla yaratmış, ilahi sevgisiyle donatmış.
    İçimize, her saniye belli bir düzen içinde çalışan sayısız evren koymuş,
    Bu evrenlerin krallığını da her atışında Allah diyen,
    İlahi zamanlama dolmadan durmayacak olan kalbimizde kurmuş.
    .
    Yani kâinatta bizleri dizlerinin üzerine çöktürüp şükrettirecek o kadar çok şey var ki.

    Öyleyse duasız şiir mi olur !...
    .
    Aç parantez (Ancak, şayet inanıyorsan,
    Allah, gelişi güzel dile dolanacak, ağızda sakız edilecek bir kelime değildir.
    O’ndan alelâde birinden bahseder gibi bahsedilmez.
    Manava sipariş verir gibi,
    Tarkan’dan şarkı ister gibi dua edilmez.)
    .
    Dua ki gönüllere umut eken,
    Huzur veren yürekteki derinlik.
    Samimi bir sığınış, iç döküş, boyun büküş,
    Dertlere en büyük teselli,
    Acz içindeki ruhlara en büyük serinlik.
    .
    Dünyanın kirini yıkamak için,
    Ne çokça yağmura, ne doluya ne de kara.
    Ne Cennette özel kontenjan peşinde koşanlara,
    Ne de laboratuarda mikroskopla tanrı arayanlara,
    Sadece fikren ve fiziken özgür,
    Düşünen, akıl yürüten, inançlı ve vicdanlı insanlara ihtiyaç var.
    .
    Duaya durmuş ağaçlar misali açtım ellerimi göğe,
    Büktüm boynumu, kurdum saati umuda;
    Ki umut varsa, bu kadar karamsarlığa da gerek yok.
    Zira,
    -Sizi Yaradan sizi yarı yolda bırakmaz.-
    .
    “Allahım !...
    Başta insanlık olmak üzere, canlılar aleminin zararına olacak her şeyi defet gitsin !...
    Katıla katıla gülsün,
    Tıka basa doysun çocuklar,
    Ölüm onları hep teğet geçsin !...”
    .
    Parantez içi (Benim için de,
    Bu ömrüm gibi hep umutla geçmeyecek yeni bir ömür daha ver.)

    Ve Yaşamın Son Evresi
    21.
    -Hayatı sana kim verdiyse ölümünü de o verecektir.-
    .
    Zaten herkes doğumla birlikte içinde bir ölüm tohumu taşır.
    .
    Ve her insan önce çocukluğunun,
    sonra gençliğinin katili,
    Yaşlılığının ise kurbanı olur.
    .
    -Zaman her şeyi çalar insandan.-
    Ve hayat insanı perte çıkarır.
    .
    İnsanoğludur zamanın geçip gittiğinden şikayet eden.
    Oysa zaman değil kendisidir bu hayattan geçip giden.
    Zira,
    -Zaman geçip gitmek için, hiç kimseden izin istemez.-

    Yaşlanmak kötü şey evlat...!
    Yaş ilerledikçe ot bürümüş,
    Bakımsız meçhul mezarlar gibidir yüreğin,
    Daha yaşarken bayramdan bayrama hatırlanan ölülere dönersin.
    Artık üvey evlatsın bu Dünyada
    Herkesin gözüne batarsın teli çıkmış şemsiye misali,
    Yedi sülalen yük sayar seni
    Yatalak olup altına kaçırırsın,
    Takma dişlerini unutursun bardakta
    Torunlarından bir güzel dayak yersin.
    .
    Her an dört gözle ölümü beklersin.
    Derin bir yutkunma, derin bir iç çekiş, ah edişle şöyle bir maziye bakar,
    Tanrım ne olur nefes alma yükünden kurtar beni...!
    Nerde kaldı bu ecel dersin.
    .
    -Çünkü Huzur, gönlün gelincik tarlasıdır.-
    .
    Artık toprak seni değil, vücudunla toprağı sen beslersin,
    .
    Böylece parantez kapanır.
    Ama bu şiirin parantezi kapanmaz.
    .
    Aç parantez (Şayet bir toplum yaşlıları ile bağını keserse, ki biz buna ‘Kendi bindiği dalı kesme.’ diyoruz.
    Ve onlara yeterince sevgi, saygı, ilgi ve alaka bekliyoruz.)
    .
    Merhamet;
    Bir toplumun en büyük güvencesidir.
    -İnsanın gönül bahçesindeki en güzel çiçeği ihtiyacı olana vermesidir.-
    Ne de çok yakışır insana,
    Bir canın tüm canları sevmesidir.
    .
    Lütfen merhameti trend yapın.
    İyilikte, güzellikte, hoşgörüde yarış tutun.
    .
    -Ne kadar verirsen o kadar hak edersin.-
    .
    -Vicdan kararlarında ekseriyet aramaz.-
    .
    ..
    ...
    (Not: Bu şiir biraz da,
    Felsefe yapma,
    Ve aforizma patlatma gazıyla yazılmıştır.
    .
    Unutmayın...!
    Bazı sözler altın şıngırtısı gibi hoştur.
    Bazı sözler teneke tıngırtısı gibi boştur.)

    2014
  • 160 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Canım Aliye, Ruhum Filiz...
    Her okuyuşta yeniden seviyorum seni Sabahattin Ali... Bu ne güzel yazmaktır!
    Bu ne güzel sevmektir!
    Bu ne güzel sahiplenmektir!
    Bu ne güzel kabulleniştir!

    Aliye Ali'ye bu kadar güzel sözler sarf eden güzel adam... Seni okudukça sevmek istemiyorum kimseyi. Çünkü biliyorum. Bir daha senin gibi sevecek insanlar gelmeyecek bu fani dünyaya. Fakat elden ne gelir? Gönül bu... Birisine tutuldu mu bırakmak bilmiyor...
    Senin gibi sevmek istiyorum. Ancak mesele ortada. Görüyorsun, senin gibi sevsekte seni sevdiği gibi sevmiyor kimse... Her mektubuna başlayınca güzel sözlerinle döndürdün başımı. Ben bu satırları okurken böyle güzel duygulara kapıldım. Ah! Canın Aliye'yi düşünemiyorum ki! Sonsuzluğa yelken açmış sevginizin meyvesi Ruhun Filiz'e ne de güzel mektuplar yazmışsın öyle...

    Çoğu mektubu okurken tekrar başa döndüm. Çoğu mektubun tamamını alıntılamak istedim. Fakat onları yazarken kaybedeceğim zamanı yeni mektuplarda harcamayalım dedim. Diğer mektuplarına geçtikçe anladım : sevmek yan yana olup birbirine süslü kelimelerle aşkını anlatmaya çalışmak değil, uzakta dahi olsan ona yüreğinin derininden gelen sözcükleri aktararak olabilirdi. Öyle uzun uzun abartı sözcüklere çoğu zaman gerek duymazdım. Fakat ne yaparsın, sen işte! Öyle güzel anlatıyorsun ki insan hep uzun olsun, senin olsun o yazılanlar istiyor...

    Her mektup yeni bir sevgi, her mektup yeni bir telaş, her mektup yeni bir özlem, her mektup yeni bir bekleyiş, her mektup yeni bir sen, her mektup yeni bir dert ve her mektup yeni bir birliktelikti...

    "Ben resimdeki gibi güzel değilim" diyen Canın Aliye'ye ne de güzel demişsin öyle! "Sen benim için her halinle güzelsin. Seni her halinle seviyorum."

    Diyorum ya! Böyle güzel seven kalmadı. Demişsin ya "Hep genç kalacağım." diye. Sen hep genç kalacaksın.

    Sabahattin Ali'yi okumaya Değirmen ile başlamıştım. Fakat onu okuduğum sırada kendisini tam olarak çözemediğim için bende pekte büyük bir etkisi olmamıştı. Daha sonra okumam için ısrar eden insanları kıramayıp Kürk Mantolu Madonna yı okudum. Bu pek tabi benim için yeni bir kapı oldu. Sabahattin Ali hayranlığım böyle başladı. Bundan sonra yoluma İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf ve Çakıcı'nın İlk Kurşunu ile devam ettim. Okumadığım zaman özlüyorum. Okuduğum zaman bitecek diye korkuyorum. Her okuyuşta yeniden "İyi ki!" diyorum, "İyi ki okumuşum be!".
    Her yeni mektupta yeni şeyler olmasına rağmen Sabahattin Ali asla karşı tarafa umutsuzluk içeren şeyler yazmamış. Aksine her yazdığı o güzel söz insana daha bir umut oluyor. Kızına ve eşine yazdığı mektuplar beni ona yeniden hayran bıraktırdı. Canım Sabahattin Ali en sevdiğim hep sen olacaksın sanırım... Seni kitaplarınla tanımak fırsatı buldum bu güzel evet fakat bir de seninle yüzyüze konuşabilme fırsatım olsaydı...

    Her neyse.
    İyi ki okumuşum.
  • Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, "Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim." dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.
    Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor. Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!
    -Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.
    -Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.
    Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.
    -Kaç dil biliyorsun oğlum sen?
    -İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe ile üç dil oluyor.
    -Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna "kadın dili" de diyebilirsin.

    Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya cıkıyor.
    -Kadınların ayrı bir dili mi var?
    -Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçeyi öğrenmeli.
    İyi de niye Bükçe? -Çünkü kadınlar konuşurken, genellikle söyleyecekleri sözü net söylemezler. Eğip bükerler; onun için dilin adını "Bükçe" koydum.
    -"Bükçe zor bir dil mi baba?" diye sordu gülerek.
    -Bana bak, çok önemli bir konu ama eğleniyor gibisin, biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün doğrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan kolay, anlamazsan zor. Mesela Çinli bir karın var, sen karına sürekli Fransızca "seni seviyorum diyorsun ama karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca "seni seviyorum un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince seni seviyorum dediğinde seni anlayabilir.
    -Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar ?
    -Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.

    -Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.
    -Ne bir sıfırı oğlum, en az on sıfır öndeler. Düşünsene, henüz konuşmayan, küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Onun için leb deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb demek zorunda kaldıkları için bile kızarlar. "Niye leb demek zorunda kalıyorum da o düşünmüyor? diye canları sıkılır.
    -Biz de bazen Cananla böyle sorunlar yaşıyoruz. Niye düşünmedin? diye kızıyor bana.
    -Kızarlar oğlum, kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler, detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendileri gibi düşünceli olmamızı beklerler, fakat erkekler onlar gibi değil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.
    -Ne olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?
    -Var dedik ya oğlum, Bükçeyi öğreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?
    -Hazırım baba.
    -Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu, Bükçede en az yüz kelime ile anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana Bugün bir elbise aldım. diye söylemez. Elbise almak için dışarı çıktığı -ndan başlar, kaç mağazaya gittiğinden, almak için kaç elbise denediğinden, indirimlerden, yolda gördüğü tanıdıklarından, alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.

    -Hikaye dili yani.
    -Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, Hikaye anlatma, ana fikre gel, kısa kes. demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde bittin demektir. İster öyle de, istersen seni sevmiyorum. de. İki durumda da "seni sevmiyorum" demiş olacaksın.
    -Ne alakası var baba seni sevmiyorum demekle kısa anlat demenin?
    -Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düşünürler.
    -Bu önemli. Bükçe'de dinlemek sevmektir diyorsun.
    -Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalı konuşuyoruz diye düşünürler ve gözlerimizle onlara ne demek istediğimizi çözmeye çalışırlar. Oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.
    -Geçen hafta Canan bana "Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi duracağım." dedi. Ben de "Böyle de iyisin." dedim. Canı sıkıldı, bir kaç saat surat astı. ";Neyin var?" diye sordum. "Hiçbir şeyim yok." dedi. Sence nerede hata yaptım?
    -"Böyle de iyisin" derken o "de" ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu şöyle anlamıştır. "Böyle de fena sayılmazsın, eh işte, idare edersin ama tabi daha da iyi, daha da güzel olabilirsin."
    -Peki ne demem gerekiyordu?
    -Şunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın. Bunu hiç unutmazlar. O gün "Hayatım sen zaten Çok güzelsin, kilo vermeye falan bence ihtiyacın yok." deseydin, günün zehir olmazdı. Mesela bir gün kucağına oturup "Ağır mıyım?" derse sakın ;Evet, biraz" falan deme "Hayır" de. Yoksa bir daha kucağına oturmaz.

    -Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydiği yakışır ve her kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.
    -Aferin oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin. Kadının, kendi anne babasıyla sorunu olsa, kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.
    -Ve asla unutmazlar, değil mi?
    -Aynen öyle. Yıllar once annene, annesi için "Biraz cimri." demiştim. Hala "Sen benim annemi sevmezsin." der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.
    -Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini çözmek zor geldi.
    -Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama "Sen şunu mu demek istiyorsun?" diye asla yüzüne vurmayacaksın.
    -Anladım. Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de diyebiliriz. O beni iğnelediğinde "Niye bana iğne batırıyorsun? Diye sormayacağım, o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.
    -Güzel ifade ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı. "Akşama tok mu geleceksin?" diye sordu. Beni biliyorsun akşam yemeklerinde hep evdeyimdir. Kırk yılda bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen anladım annenin ne demek istediğini. "Tok gel, yemekle uğraşmak istemiyorum" demek istiyor. Anladım ama tabi "Ne demek istiyorsun?" demedim.
    -Dün çok yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.
    -Bunun pek çok sebebi olabilir. Yorulmuş olabilir, bir kabul gününden tok gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü diyetine başlamış ve o gün yemekle uğraşmak istemiyor olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan "Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir şeyler ye, ya da yorgunum, gelirken bir seyler getir yiyelim." demez. Sanki böyle derse, iyi ev kadını rütbesi tozlanacak, mevki kaybedecek. İlla Bükçe anlatacak, asık bir yüzle karşılaşmamak için senin de anlaman gerekiyor. "Hayır, evde yiyeceğim ama istersen hazır bir şeyler alıp geleyim, ne dersin?"dedim. "Tamam." dedi. Döneri sever biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner yaptırdım. Onun dönerini de porsiyon yaptırdım. Bunu düşündüğüm için ayrıca sevindi. O da diyette, düğünde daha zayıf görünme derdinde bu sıralar.
    -Bu Bükçe'de kısa konuşma yok mu baba?
    -Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın, soruyorsun, Neyin var? diye. Hiçbir şeyim yok. diyorsa, aman bir şeyi yokmuş diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan yakınarak, ağlamaya başlar.
    -Bükçe'de Hiçbir şey yok. demek ";Çok şey var, benimle ilgilen. demek oluyor, o zaman.
    -Evet. Biz erkekler "Bir şey yok." diyorsak ya gerçekten bir şey yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir sey vardır ama; "Şu anda konuşacak bir şey yok." diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için "Bana değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım." demek istiyordur. Çok nadiren gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp bunaltmayacaksın tabi.
    -Bir arkadaşım da "Kadınların "Peki." demesi tehlikelidir" demişti.
    -Doğru. Bir kadının ağzından çıkan kuru bir "peki", "olur", "tamam" her zaman tehlikelidir. Bu Bükçe'de "Şimdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracağım." demektir. Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında "Peki canım, olur hayatım" gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.

    -Zor bir dil baba.
    -Yok yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi. İlk başlarda biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen hatalar yapacaksın, dikkat edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın. Kolay yanı şu; senin bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.
    -Anlamak da pek kolay değil ama.
    -Korkma, o kadar zor değil. En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca, düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve konuşurken suçlayarak konuşurlar; fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.
    -Nasıl yani?
    -Mesela, karın sana "Ne zamandır dışarı çıkmadık." derse bunu suçlama olarak üstüne alma, canı seninle gezmek istiyordur, bunu sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır. Maksadı seni suçlamak değildir. "Daha geçenlerde gezmeye gittik." gibi bir savunmaya girme. "Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa zamanda gideriz." de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.

    -Küçük ama önemli detaylar.
    -Aynen öyle. Mesela karın "Üşüdüm." diyorsa, "Üstünü kalın giy." demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.
    -Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe'yi. Ne kadar erken başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik belki.
    -Haklısın, aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.
    -Not mu alsaydım... Epeyce detayı varmış dilin.
    -Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim. Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret ettiği sözcük "Fark etmez."dir. "Fark etmez"i kadınlar "Hiç umurumda değil, ne yaparsan yap." diye anlarlar.
    -En değerli sözcük nedir?
    -Sen bil bakalım.
    -"Seni seviyorum." herhalde.
    -Evet, kadınlar "Seni seviyorum." sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler ";Söylemiştim, zaten biliyor. diye bu konuda gaflete düşmemeliyiz.
    -Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor bana.
    -Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona geliyordum. Davranışlar da çok önemli tabii. kadınlar küçük şeylere önem verirler. Akşam ona sarıl, televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.
    -Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.
    -Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman alacak, zor ve masraflı şeyler değil. Sen bu küçük şeylere dikkat et, zaten karın sana paşa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama, eğer sen hep alıp hiç vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.
    -Tamam baba, bunlara dikkat edeceğim.

    Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı. Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru adımlamaya başladı. Az sonra geldi.
    -Baba çok teşekkür ederim. Bükçe'yi anlamaya başladım. Canan aradı. "Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte mi baksak?" dedi. Tam "Fark etmez, sen seç." diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi "Ev de perde de umurumda değil." gibi anlayacağı aklıma geldi. "Tabii canım, istersen birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen." dedim, çok mutlu oldu. Kendi seçecek.
    -O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay sıyırırız.
    -Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini hiç unutmayacağım. Bana Bükçe'yi öğretmeseydin halimi düşünmek bile istemiyorum.
    Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle güle kullan, isteyene de öğret, herkes de güle güle kullansın. Kullansınlar ki yüzleri gülsün. Sema Maraşlı'nın Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz Kitabından