10/10
·128 syf.··
2026 42. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:54
Gitmek... Kalmak... Bırakmak... Vazgeçememek... Ve yalnız kalmak... ​Kitabı okurken yalnız kaldığımı hissettim. Omuzlarımı saran rüzgar beni üşüttü. Düşüncelerimle dans ettim zihnimde. Yazar bir ilişkiyi anlatabileceği en güzel, en derin biçimde ve bu kadar iyi bir edebi dilde anlatmış. Her bölümün tadı damağımda kaldı. ​Çok güzel başlayan hikayeler genellikle büyük saygısızlıklarla bitiyor. Çok büyük aşklar genelde büyük nefretlerle son buluyor. Ama bırakacak gücü kendinizde bulursanız... Alıştığımız yerden, tenden ve kalpten gitmek sandığımız kadar kolay olmuyor. Kapı eşiğinde de dursak gitmemek adına evi defalarca kez kontrol ediyoruz. Terk edeceksek bile "Ya ütü fişte takılı kaldıysa?" diye düşünüyoruz. Bırakıp gitmek, temelde çok büyük bir eylem bence. ​Ben derin bağlar kurma insanıyım. Belki de bu yüzdendir; bir yere alışıp, kendinden bir şeyler verip, karşıdan bir şeyler alıp anılar biriktirdikten sonra oradaki zamanının dolduğunu kabullenemiyorsunuz genelde. Gitmeye karar vermek için önce kendinize küsüyorsunuz, sonra karşınızdakine. ​Halbuki size aynı gözlerle bakıyor gibi geliyor, aynı sözlerle gülüyor gibi geliyor ama değil. Kendinizi kandırıyorsunuz bir süre. "Olmaz" diyorsunuz, "başkasına bana baktığı gibi bakamaz, sevemez." Çünkü zannediyorsunuz ki o sadece sizi öyle sevebilir. Birini kendi sevme biçiminiz dışında sevmek —hele ki karşınızdaki bir narsistse— bu ona verip verebileceğiniz en büyük ödün. Çünkü her zaman size söylenen tek söz şu oluyor: "Sevmeseydin." ​Ben kitabı çok sevdim, sanırım devamlı olarak altını çizdiğim cümleleri okuyacağım. Derin bağlar kurabileceğiniz kitaplara denk gelmeniz dileğiyle.
Edebiyat
Zaman Zaman GüneşliAslı Ilgın Kopuz · Can Yayınları · 2023110 okunma
İyi hissetmek isteyenlere… /800. İnceleme (Sona dikkat!)
9/10
·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:05
Herkese kendini anlatmak zorunda değilsin. Her ilişkiyi sürdürmek zorunda değilsin. Her yükü taşımak zorunda hiç değilsin. Şşş… Rahatla… Dünyanın bütün ağırlığını sırtlamana gerek yok! “Ben yapmazsam kimse yapmayacak,” “Ben olmazsam yürümeyecek,” diye her şeyin peşinde koşturmayı bırak! Yorgunsun biliyorum. Ruhun hayattan tiksinmiş durumda. Bir gün ölüp gittiğinde “yürümez,” dediğin her iş sensiz yürüyecek! Kırmaktan korkup, nazik yaklaştığın herkes seni yanlışlarınla anacak… Kendini tüketme bu kadar. Kimse seni anlamayacak. Aksine nasıl olsa taşıyabiliyor diye bütün yükleri senin sırtına yüklemeye başlayacaklar. “Sürekli yorgun hissediyorsan, sürekli içinde bir kasvet varsa, sürekli neşeli olamıyorsan belki de bunu kendi kişiliğine yüklemeden önce çevrene bakman gerekiyor. Çünkü bazen üzgün, yetersiz ya da yorgun değilsindir; sadece yanlış insanların etrafındasındır.” Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı, diyor Şükrü Erbaş ve devam ediyor, “İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.” Cahit Zarifoğlu, “Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.” Oysa dünyada en çok ince insanlar kırılıyor. “Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya,” diyerek son sözü söylüyor Gülten Akın ve Dünya hassas kalpler için gerçek bir cehennem! derken ne kadar haklı Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe“Ne olacağını bilmiyorum ama ne olursa olsun, bir şekilde yola devam edebileceğimi biliyorum.” Kişisel gelişim zırvalıklarına inanmıyorum! Samimiyetsiz, uydurma, çokça kalıp ifadeler kullanan, kâğıt israfı diyebileceğim çalışmalar birçoğu… Lakin Beyhan hoca başka! İçimizden biri gibi sanki… Kitabı okurken, seninle aynı yollardan geçtiğini, aynı hatalara düştüğünü görüyor ve okuduğun kitap hayatını değiştirmese bile yaralarına iyi geldiğini hissediyorsun. “Bana iyi
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202630 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·120 syf.··
2026 36. kitabı
Nereye Gidiyoruz Baba kitabından sonra sepetime bu kitabını ekledim Dul.Allah'ım okurken o kadar güzel duygularla hislerle yaşayarak okuyorum ki bu yazarı yeri bende gerçekten çok farklı oldu.Yani belki abartılı gelebilir size ama gerçekten her kelime her cümle o kadar bizden o kadar gerçek hayat ki.Dul kitabında yas tutan bir eş anlatıyor ve biz okuyoruz nasıl hissetmeyelim ki taş mıyız hııı kalp taşıyoruz kalppp.Sevmek ve sevilmek, birbirini tanımak bizi birbirimize bağlayan en büyük etkenler.40 yıl boyunca beraber olduğunuz bir hayat var ve kayıp gidiyor yanınızdan. Okumak ve üstüne düşünmek güzeldi. Aşırı sevdim.
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma
Sevgi
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:45
Yaşam çok zordur ama bu zorluğun ilacı sevmek, sevilmek, şükretmek, kendini olduğu gibi kabul etmek ve korkularınla yüzleşmektir. Sevgi kalpten kalbe koşulsuz yayılırdı...
Alıntı
İyilik TimiMetin Özdamarlar · Timaş İlk Genç Yayınları · 2024975 okunma
UCUBE KILIKLI NİKOLAS
1/10
··
Beğendi
kitap gitmiypr arkadaşlar 90.sayfada evlenip mutlu yuva kurdular çok fazla sıkıcı yazarımızın kalemi çok fazla yüzeysel bana bile çok basit geldi sıkıldım. 36 yaşında koskoca adamsım nikolas 21 yaşında kızı zorbalayıp kendine kapıyo ucube kılıklı moruk çok saçma yami hiç beklentimi fln karşılamadı 1 puan bile çok ayırdığım zamana yazık CİNSELLİK OLARAK UYUŞMAK SEVMEK DEĞİLDİR.
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202642 okunma
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANH ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan doğunca
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma