Annemin Uyurgezer Geceleri
8/10
·440 syf.··
2026 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:46
Üç kuşak kadının hikâyesi… En çok da anneanne Şehbal Targut’un yaşadıkları sarstı beni. Romanın anlatıcısı Şehnaz’a ise zaman zaman kızdım. Kendi ayakları üzerinde duran, başarılı bir akademisyen olmasına rağmen E.’ye karşı bu kadar taviz vermesi beni okurken öfkelendirdi. Belki de bunun sebebi geçmişten taşıdığı yüklerdi. Çünkü bu romanda bir kez daha görüyoruz ki bazı hikâyeler annelerden kızlarına miras kalıyor. Ayhan Targut Varlı ise dışarıdan bakıldığında örnek bir eğitimci ve anne. Ancak uyurgezer olduğu gecelerde ortaya çıkan sırlar, Şehnaz’ın hayatını derinden etkiliyor. Romanda oldukça fazla geri dönüş (flashback) bulunuyor. Bu nedenle Ayfer Tunç okumaya ilk kez başlayacaklara bu kitabı önermem. Kitabı bitirdiğimde derin bir nefes aldım ve geriye şu düşünce kaldı: Kimse bulunmaz Hint kumaşı değil. Önce insan kendini sevmeli. Kendini seven insan, sevdiği kişiyi de incitmez.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Tarihin Gölgesinde Bir Soygun
Puan vermedi·224 syf.··
2026 49. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:54
19. yüzyıl Osmanlısına gidiyorsunuz. Vaka-i Hayriye’nin (Hayırlı Olay) ardından, Yeniçeri Ocağı’nın kanlı bir şekilde ortadan kaldırıldığı günlerin hemen sonrasındayız. İmparatorluk, eski ihtişamından uzaklaşmış; siyasi, askerî ve toplumsal sorunlarla mücadele etmektedir. Tam da böyle bir dönemde büyük bir soygun planlanır. Bu iş için ise zindana düşmüş, ardından tövbe ederek bambaşka bir hayat sürmeye başlamış olan Müderris Zindan Şeyhi Ubeydullah Ağa uygun görülür. Böylece kendinizi entrikaların, sırların, hırsların ve ihanetlerin iç içe geçtiği sürükleyici bir hikâyenin içinde bulursunuz. Yapılan planlar, ortaya çıkan engeller ve beklenmedik ihanetler derken akıllarda tek bir soru belirir: Bu soygun nasıl sonuçlanacaktır? Sarayın en korunaklı ve güvenli bölgesinden çıkmak için nasıl bir plan yapılmıştır? Daha da önemlisi, bu plan başarıya ulaşabilecek midir? İskender Pala, soygun hikâyesini anlatırken roman kahramanlarının kişisel yolculuklarını da ustalıkla işler. Karakterlerin hüzünleri, mutlulukları, aşkları ve hayal kırıklıkları anlatılırken, bir yandan da Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu karmaşa gözler önüne serilir. Devletin yaşadığı bu buhran, toplumun her kesimine sirayet etmiş durumdadır. Romanda beni en çok etkileyen bölümlerden biri, Mora Yarımadası’nda yaşanan Rum ayaklanmaları ve bu süreçte Müslüman Türklerin maruz kaldığı acılardı. İçlerindeki öfke ve nefret o dönemde aynı, bu dönemde de aynı bence, kesinlikle müslümanlara karşı duruşları hiçbir zaman değişmedi ve değişmiyor. Çünkü her daim tehlike olarak görüyorlar. O yüzden müminler dost olmalı ve birbirini sevmeli, geçici dünyalık hırslara kapılıp ayrışmamalı. Bu birlik ve beraberliği sağladığımız zaman, kimse aramıza nifak tohumlarını sokup zayıf düşüremez. İskender Pala’nın etkileyici
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,302 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsanın Kalbi Sevgiye Eşittir
10/10
·96 syf.··
2026 38. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:47
İnsan sevgi olmazsa yaşayamaz! Kimse sevmesin kendini sevmeli ya da elhamdülillah müslüman ülkedeyiz Allaha olan sevgisi var. Kalp bu hissi duymazsa karanlık kuyu, katılaşmış kaybolmuş taş.. Tolstoy bu kitabında sevgiyi de öylesine gğzel dile getirmiş ki en zor şartlarda bile iyilik yapmanın ve sevginin insanı ayakta tutan tek güç olduğunu anlatmış.Kimi hikâyelerde de mal mülk geçici olduğu halde ölümü unutup hırsa bürünenleri de anlatmış.Hatta kitapta anlatımlarından birinde zengin adamın uzun yıllar giyeceği sağlamlıkta bir çizme istemesi, ancak aynı gün ölmesi insanın kendi geleceğinden habersiz olduğunu vurucu şekilde gösterirken, diğer başka bir sayfasında da "İnsanların önündeki nimetleri görmeyip, hırsla kendilerini boş yere nasıl sıkıntıya ve felakete soktuklarını" çiftçi Pohom karakteriyle bu hikayesinde anlatmıştır. Tolstoy'un hayatına baktığımız zaman da özellikle elli yaşlardan sonrasına, kendi yaşantısında da sorgulayıcı düşüncelerle yoğrularak geçici olan hayatta zenginliği reddedip sevginin,eşitliğin ne kadar önemli olduğunu benimseyen bir yaşam tarzı yaşadığını görürsünüz. Aslında her yazar kendinden duygular katar eserlerine...Bu kitapta da Tolstoy'un duygu aynalarından biri var olmuş. Ben de Tolstoy hayranı olarak büyük bir keyifle okudum her bir cümleyi. Kitaplarınızın ve mutluluklarınızın bol olması dileğiyle. Huzurla demlenin, arkadaşlar. Keyifli okumalar dilerim.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
inceciksin ama derinden etkilersin!
9/10
·88 syf.··
2026 67. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 11:15
"Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki?" Ayfer Tunç kaleminden Aziz Bey Hadisesi can çağdaş'tan ince olmasına rağmen bir solukta okuyup sindirebileceğiniz bir roman değil. Çünkü Ayfer Tunç anlatımı diye bir gerçeklik var. Satır aralarında kendinize bir yer bulmanızda mümkün, aynaya bakar gibi hissetmeniz de. Aziz beye çok şaşkınım... Boşa gecen bir ömür, kayıplar, pişmanlıklar, hayeller, kırgınlıklar, kızgınlıklar belki de pişmanlıklar... Oysa herkes bir kere geliyor bu dünyaya! "İnsan birini sevmeli hemde çok sevmeliydi..." kabul. Herşeye rağmen herkese rağmen ... Peki hayatında bir daha asla telafisi olamayacak kayıplarına rağmen yine de tercih eder miydi? "Sevildiğini sanmış ve yanılmış olmaktan çok utanıyordu. Ölebilseydi eğer bunu tercih ederdi." Bundan sonra omuzlarına yüklenecek yükleri olacaktı ama o yine de kendi bildiğini yapacak burnunun dikine gidecekti sonuna dek... Duygu selimiz de burada başlayacak kimi zaman kızacak kimi zaman üzülecek. özetle... "Güneşten ağır ağır gölgeye çekilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece, Haliç’in kirli sularına bakarken anladı ki hep öyle, burnu dik yaşadığını sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı tümüyle bir yanılgıymış." PEKİ HATA KİMDEYDİ?
1000Kitap
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
Zorba
7/10
·348 syf.··
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 19:35
“ Hayatı anlamak mı gerekir, yaşamak mı? ” Kitap tamamen bu soruyu cevaplamamız ve bizim kendi hayatımızın bir oyuncusu mu seyircisi mi olduğumuza karar verebilmemiz için yazılmış diyebiliriz:) Zorba: Özgür ruhlu, maceracı, doğal ve eğitimsiz. Anlatıcı: Kontrolcü, mantığıyla hareket eden,düşünceli (fazla düşünen) ve eğitimli Kitap, Zorba’nın bakış açısını, yaşam tarzını ön plana çıkarıp, böyle olunmalı mesajı taşısa da ben iki karakteri de sorunlu bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Biri, hayatı yaşamaya cesareti olmayan, tedirgin, hayatı kitaplardan öğrenmeye çalışan, mantığıyla hareket eden ve fazlasıyla kontrollü bir insanken diğeri bir o kadar boşvermiş, anın tadını çıkaran, eğlenen ve hayattan keyif alan bir insan. “Zorbayı bu hale getiren ne oldu acaba?”yı ararken okuduğum bir yerde nedenini buldum. Kitabı henüz okumamış olanları düşünerek yazmıyorum ama Tanrı’ya bu kadar öfkeli ve onu nefret edercesine reddeden tüm insanların aslında daha önce fazlasıyla inançlı olduğunu ve sonrasında, yaşadıkları şeylerden ötürü keskin bir reddediş yaşadıklarını kendi çevremde de gözlemlediğim için burda da kendimce tezimi doğruladım. Çünkü nefret sevginin başkalaşmış versiyonudur. İnanmayan insan, dümdüz inanmaz olur biter.Zorba aslında Tanrı’ya inanıyor ve içten içe onunla hesaplaşmak istiyor. Kitaptaki ana mesaj: İnsan sadece düşünerek tamamlanamaz.Risk alarak yaşamalı, hatalar yapmalı, mutlu olmalı, mutsuz olmalı, sevmeli, acı çekmeli, yeri geldiğinde kaybetse bile tekrar başlayabilmeli. (Bunu Zorba’nın dans ettiği ve anlatıcıya dans etmeyi öğrettiği bölümde fazlasıyla anlayabiliyoruz) Ve hayat sadece yaşamayı düşünerek, kafamızın içinde planlar yaparak yaşanmaz, hayat adımlar atarak yaşanır, Zorba’ca bangır bangır yaşanır:)) Not: Bence kitabı ergenler okumamalı ki
Felsefe
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap adı: İçindeki Mucize Yazar adı: Anıl Şehirlioğlu Kitap türü: Kişisel Gelişim, Kişisel Rehber Sayfa sayısı: 302 Yazarın daha önce başka bir kitabını okumuştum ve o kitabı da oldukça çok beğenmiştim. Kitapta sadece seans sırasında karşılaşılan farklı insan sorunlarından, onların yaşadığı ve hayatları boyunca taşıdıkları yükleri, travmalarını okumuyorsunuz, buna sebep olan sorunlara ulaşıp çözümünü okuyarak şahit oluyorsunuz. Her bölüm sonunda özellikle olumlamalar çok dikkatimi çekti. Dünyada yaşayan her bir insan tek dert onda var sanırken, nice insanların ne dertleri var, çözmek için kimi uğraş verirken kimi de yazarın dediği gibi, her yaşadığı şeyi hakedilmiş bir şey olduğunu kendini inandırarak yaşamaya çalışıyor. Bir çok konu işlenmiş kitapta, alma verme dengesi, beklentiler, yüklenilmş fazla sorumluluklar, güçsüzlük, yalnızlık, ait hissedememe, suçluluk ve en önemlisi DEĞERSİZLİK, belki de travmaların en ağırı ve iyileşmesinin en zoru. Kitabın en başında yazar Kuantum konusuna kutsal kitabımız Kurani Kerimden Ayetlerden örnekler vererek açıklık getirmiş İnsan önce kendini sevmeli, değer vermeli, önemsemeli ki başka insanlara da aynı değeri gösterebilsin. Kitaptan bazı kesitler: 🪻Allahtan kopan bir parçasın. Dünyanın misafirisin. Var mısın bu işin hakkını vererek var olmaya 🪻 Kim olduğumuzu anlamamın yolu, önce kim olmadığımızı anlamaktan geçiyor Hayatımızdaki her insan ve her olay, bize yol gösteren trafik levhaları gibidir. Yolun sonu kendine varmaktır. 🪻Tekamül zıddıyla var olur, pozitif varsa negativ de vardır. Önemli olan senin neyi seçtiğindir. 🪻Hayatının yönetmeni sensin. Senaryonu değiştirme yetkisine sahipsin. Yaşantından memnun değilsen. Belki artık başka Filme geçmelisin. Öz sevecendir, dinginlik, huzur ve güven verir. Ego
İçindeki MucizeAnıl Şehirlioğlu · Yediveren Yayınları · 2019160 okunma