Bu kitabın adından “ne boktan bir isim” diye düşünüyorsanız, tebrikler shdhd. Bu sefer haklı çıktınız. Çünkü Mykle Hanse, bu metinde bize edebiyattan çok mizah ve absürt bir kara mizah gösterisi sunuyor. Dünya zaten çivisi çıkmış, üstelik üstüne bok bulaşmış bir dünya. İnsanlar, sistem, toplum… her şeyin absürtleştiği bir evrende, bir de “azgın pompacılar” peydah oluyor. Burada pompacı dediğimiz kapitalizmin, cinselliğin, şiddetin ve açgözlülüğün “pompaladığı” bir metaforik karakter aslında.
Öyle büyük bir beklentiye sakın girmeyin. Mantık arama. Çünkü mantık ararsan beynin mavi ekran verir ddsfg. Her bölümde absürt sahneler, iğneleyici betimlemeler, grotesk mizah var. “Azgınlık” kelimesi burada hem cinselliğin taşkınlığına hem de insanlığın dizginsiz hoyratlığına gönderme yapıyor. Yazar, erotizm ve iğrençliği iç içe vererek cinselliği şehvetli bir şey olarak değil, toplumsal çürümenin de aynası olarak sunuyor. Kapitalizmi, tüketimi ve modern insanın boşluğunu en uç uçurumdan bağırarak sistem eleştiriyor. Bunları yaparken de dilde alaycılığı eksik etmiyor.
Şimdi, bu kitabı okurken aklınıza “edebî bir şaheser” beklentisi gelirse üzülürsünüz. Bu, edebiyat değil; daha çok bir edebiyatı trolleme girişimi. Ama eğleniyor muyuz? Evet. Çünkü insan bazen akademik kitaplarından kafayı kaldırıp bu tür absürt şeylerle beynini dinlendirmek istiyor. Bir bakıma bu kitap, bugünkü dünyanın özeti. Kapitalizmin gazıyla herkes bir şeyleri pompalıyor. Cinsellik ise sürekli meta, sürekli teşhir. Geride kalanlar ise çivisi çıkmış boklu bir düzen. Özetle, bu kitap daha çok dünyanın saçmalığını alaycı bir dille suratımıza çarpan bir kara mizah metni. Okumasanız da olur aslında ama okursanız en azından bu dünyanın absürtlüğüyle kavga ederken yalnız olmadığınızı görürsünüz. Pompacı çok,