Ben bir gerizekalıysam, sen bir geri kalplisin...
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:13
İlk defa dünyayı sınırları olmayan bir delinin veya dahinin gözlerinden görüyorsunuz. Kitabı okuyan herkesin "Asil bir deli mi, dahi mi?" diye sorduğuna eminim. Bence Asil insanların ciğerini bilen, gelgitleri ola bir deli. Düşünceleri, deneyleri, milletvekiline yaptırdığı açıklamalar sonucu aldıkları, gördükleri dahiceydi fakat bunları yapmaya ancak bir deli cesaret edebilirdi. Bu konuda fikrimi söylesem de bir gözünün mavi, ötekinin yeşil olmasının sebebi sanırım hem deli hem dahi olduğunu gösteren bir işaretti. (Aynı yüzde bulunan iki ayrı renk, iki ayrı dünya ve belki iki ayrı bilinç .. ) * Biraz zaman geçtikten sonra gözlerinden biri kahverengiye dönüşüyordu ama yine de iki ayrı renkti.* Bazı insanlar delilerin çok düşünmekten o hale geldiğini söyler ya, bu kitabı okuyana kadar bu düşünceye katılmıyordum ama okuduktan sonra bir şüphe kaldı diyebilirim. Tam anlamıyla katılamıyorum çünkü her şey bir mektupla başlıyor ve annesi Asil'in doğuştan bir zihinsel gelişim bozukluğu olduğunu söylüyordu. Şuana kadar okuduğum yabancı kitaplarda bile bu kadar geniş ve farklı bir dünyaya açılmamıştım, Asil benim hem sempati duyduğum hem de çekindiğim bir karakter oldu. Onu çevresindeki normal insanlar anlamadı hatta en güçlü iletişimini Yahya adında bir çocukla kurdu. Çünkü çocukların dünyası yetişkinlerinki kadar sığ değildir bence bu da atlanmaması gereken bir detaydı. Asil ölürken Yahya'nın bir gözünün mavi, bir gözünün yeşile dönüşmesi de kapattıktan sonra düşünmeye yöneltti. Kitabın sonunda Azil'in anlamına yer verilmesi de hoşuma gitti çünkü bu bilgi kitabın başında verilseydi bu kadar etkili olmazdı. Üzerine söylenecek çok cümle var ama ne yazık ki düşüncelerim ve hislerim anlatmaya yetmiyor... Azil Azil Hakan Günday
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
2/10
·125 syf.··
2026 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:12
Orhan Kemal, bu romanda toplumsal cinsiyet rollerini altüst etme iddiasıyla yola çıksa da aslında felsefi ve edebi olarak bu iddianın altında ezilen kaba bir yer değiştirme denemesi sunuyor. Sistemdeki eril ve mülkiyetçi kodlara hiç dokunmadan sadece etiketleri değiştirdiği için, ortaya yaşayan karakterler yerine yazarın elinde oynayan yapay kuklalar çıkıyor. Kadın fıtratının özünde var olan o latiflik, zarafet ve kapsayıcılık, güç yer değiştirdiği an anlaşılmaz bir şekilde buharlaşıyor ve yerini "erkek taklidi" kaba bir hoyratlığa bırakıyor. Üstelik yazarın, bir erkeğin ezilmesi ve namus baskısı altında pısırıklaşması üzerinden kadın okuyucunun içinin rahatlayacağını, bir tür intikam hazzı duyacağını varsayması, kadının vicdan ve adalet duygusunu tamamen küçümseyen, oldukça iğreti edici bir yaklaşım. İşin içinden o dönem için ilginç sayılan parodi havasını çıkardığınızda ise geriye sadece dilsel açıdan sığ, kendini tekrar eden, gürültülü ve boş bir mahalle muhabbeti kalıyor; bu da edebi derinlik ve nitelikli bir üslup arayan okur için sabır zorlayan tam bir vakit kaybına dönüşüyor.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,120 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Operatöre Bağlanıyorsunuz-3
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:48
Sevgili okurlar, Bugün sizinle Operatöre Bağlanıyorsunuz-3 kitabını inceleyeceğim. Baştan söyleyeyim bu incelemeden çok bir veda olacak. Beni bu tarz kitaplara alıştıran, klasik dışında kitap yoktur anlayışından kurtulmamı sağlayan bu kitap serisi oldu. Bu seri sayesinde bu tarzdaki diğer kitaplara da şans verdim. Bu nedenle öncelikli olarak bana o sığ görüşten kurtulmamı sağladığı için kitabın yazarı sevgili Kübra Kiraz Berk'e çok teşekkür ederim. Aşağıda yazdığım şeyler kitap serisini okumayanlar için spoiler içerir️️️, uyarısını geçmiş olayım. Serce'ye bayılıyorum. Gerçekten inanılmaz bir karakter. Her şeyi çat çat söyleyebiliyor olması, kimseden korkmaması, korksa bile kendini ezdirmemesi, arkadaşlarına ve ailesine canından bile çok sahip çıkması ve daha sayamayacağım bir çok özelleğiyle mükemmel bir karakter. Keşke Serce gerçek olsa ve arkadaşım olsam. Ona ve onun çenesine ihtiyacım var. Ceyhun Çapkın... gerçekten böyle bir erkek dünyada var mıdır? Açıkçası bilemiyorum, varsa da beni bulur mu? Onu hiç bilmiyorum. İlk kitapta defalarca deneyip Serce'ye ulaşması, onu hep koruyup kollamaya çalışması, ona bu dünyadaki en nadide şeymiş gibi davranması... Gerçekten fevkalade bir erkek. Ufuk ve Avni o kadar matrak insanlar ki, gerçek hayyatta onlar gibi birine hiç rastlamadım. Her durumda oldukları durumu daha da zorlaştırmanı bir yolunu buluyorlar. Özünde iyi insanlar ama biraz salaklar. Ve son olarak sırma... Son kitapta tanışmış olsakta onuda çok sevdim. Kendisini biraz daha tanımayı çok isterdim. Bu seriye veda etmek beni çok üzüyor ama içimde bir umut belki 4. bir kitap daha gelir diye düşünüyorum. Sonuçta 3. Kitapta yıllar sonra gelmişti. Hoşça kal Operatör ailesine, seni özleyeceğim...
Operatöre Bağlanıyorsunuz - 3K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 0571 okunma
Seçkinler ve Rasyonel Olmayan Kitleleri̇n Fonlanma Algori̇tması
9/10
·103 syf.··
2026 225. kitabı
Toplumsal yapıların, ideolojilerin ve politik kavgaların arkasındaki çıplak motor, ahlaki ilerleme veya insani değerler değil; tamamen elitlerin yer değiştirmesi (Circulation of Elites) ve rasyonel olmayan kitlelerin bu süreçte birer piyon olarak kullanılmasıdır. Antik Yunan’da Sofist Thrasymakhos’un ortaya koyduğu "Adalet, güçlünün işine gelendir" kanunu, günümüzün modern ve dijital laboratuvarında da pürüzsüz bir şekilde işlemektedir. Toplumdaki en büyük yanılgı, yönetici elitlerin (gücü elinde tutan kliklerin) çok zeki, bilgili veya üstün rasyonel varlıklar olduğu zannıdır. Pratikte elitlerin rasyonel olması gerekmez; onlar sadece kitledeki aptallığı, zihinsel tembelliği ve ilkel kabile dürtülerini manipüle etmeyi öğrenmiş "nitelikli parazitlerdir." Günümüzün tarikat yapıları, küresel fon mekanizmaları ya da politik figürleri, entelektüel bir derinliğe sahip değillerdir. Onların tek yeteneği, kitlelerin "kafa çalıştırmayı gerektirmeyen" dogmalara olan kronik açlığını görüp, gücü elde tutmak için bu cehaleti kanalize etmektir. Güç; rasyonel aklın değil, kitle manipülasyon yeteneğinin ödülüdür. Tarih boyunca sahneye çıkan dinler, sosyalizm, kapitalizm, feminizm, Woke kültürü veya Black Lives Matter gibi tüm ideolojik ve sosyolojik akımlar, makro düzeyde sadece birer araçtır. Bilinçsiz Otomatlar: Bu akımların savunucuları (solcular, radikal aktivistler, tarikat müritleri) mekanizmanın farkında değillerdir. Bilişsel kapasiteleri yetersiz olduğu için kendilerini dünyayı kurtaran "ahlaki kahramanlar" sanırlar. Oysa hepsi rasyonel olmayan birer biyolojik piyondur. Fonlama ve Propaganda Bariyeri: Yeni bir elit grubu, mevcut güç sahiplerini devirmek istediğinde kitlelere rasyonel argümanlar sunamaz; çünkü kitleler rasyonaliteyi kavrayamaz. Bunun yerine kitleleri ajite
Sosyoloji
Seçkinlerin Yükselişi Ve DüşüşüVilfredo Pareto · Doğubatı Yayınları · 2006159 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 17. kitabı
𝑩𝑬𝑵 𝑮𝑬𝑳𝑫İ𝑴𝑴𝑴 Güzel bir hafta sonu diliyorum kıymetli okur dostlarım... Bugün size Hayykitap ‘ndan çıkan @mecitomurozturk ' ün değerli kaleminden #duayıyenidenkeşfetmek  kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Modern çağın insan ruhunda yarattığı o derin tahribat ve yalnızlık hissiyle başlıyor kitap. Yazar, günümüz insanının hız, tüketim ve yoğun uyarıcılar arasında kendi iç sesini nasıl kaybettiğini adeta yüzümüze çarpıyor. İşte bu kriz dalgası içinde, insanın Yaratıcı ile kurduğu en temel köprü olan “dua” eylemi de nasibini almış ve mekanikleşmiştir. Kitabın değindiği temel mesele tam olarak bu: İnsanlar duayı sadece zor zamanlarda hatırlanan bir istek listesi ya da otomatiğe bağlanmış, anlamı üzerine düşünülmeyen dinsel bir rutin olarak görüyor. Yazar, okuyucuya duanın bu sığ algıdan kurtarılması ve acilen yeniden keşfedilmesi gerektiği çağrısını yapıyor. Sayfalar ilerledikçe dua, sadece dille söylenen sözler olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik, felsefi ve ruhsal eyleme dönüşüyor. Yazarın inşa ettiği bu felsefe, nihayetinde insan yaşamındaki en olgun meyvesini veriyor. O da duanın gerçek anlamda keşfedilmesinin, insanı ulaştıracağı son durağın tam bir teslimiyet ve sükûnet hâli olduğu gerçeğidir. Duanın kabul edilip edilmemesi kaygısından bütünüyle sıyrıldığınızda, Yaratıcı ile kurduğunuz o anlık bağın kendisi en büyük ödüle dönüşüyor. Kitap, duayı yeniden keşfeden insanın hayata, acılara ve beklentilere bakışının radikal bir biçimde değiştiğini vurguluyor. Dünyada ama dünyadan özgürleşmiş bir bilge bilinciyle bizi baş başa bırakıyor. ꫂ❁ “İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır.” ​(s. 9) ꫂ❁ ​“İnsan bazen istediğinin değil, istediğini isteme hâlinin şifasına muhtaçtır.” ​(s. 38) ꫂ❁ ​"Dua, kalbin Allah ile dertleşme
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma
Hayal kırıklığı
Puan vermedi·%39 (270/680 syf.)·
maalesef bu seri ilerlemiyor. okuma hızımı çok düşürdü, çevirisi midir alfa yayınlarının sinir oynatan fontu mudur bilemem. sayfalarca sayfalarca aynı şeyler, bir gelişme yok. ayrıca dünyanın genişliğine kıyasla tanıdığımız karakter havuzu çok sığ, bu da beni olay örgüsünden kopardı ve kötü bir kurgu okuyormuşum gibi hissettirdi bana maalesef. çok büyük beklentiyle başlamıştım seriye, karşılayamadı.
Kraliyet SuikastçısıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021199 okunma